Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2023/2388 E. 2025/3046 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2023/2388
- Karar No
- 2025/3046
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2388 Karar No : 2025/3046
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Kayseri ili, 1'inci Komando Tugay 4'üncü Komando Tabur Komutanlığında piyade uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi, Uzman Erbaş Yönergesi'nin 7. bölüm, 38. maddesi (ç) fıkrası uyarınca, kendisinden istifade edilememesi nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin... tarih ve O-... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, öncelikle davacı yönüyle işlem tesisine dayanak madde metnindeki tipiklik ve uygunluk koşullarının oluşmadığı, öte yandan, davacı hakkında geçerli istirahat raporunun düzenlenmiş olması ve daha önce disiplinsizliğe konu fiilinin bulunmaması bir bütün halinde değerlendirildiğinde, istirahat raporuna dayanılarak tutulan tutanakların ikaz kabul edilerek davacının sözleşmesinin feshedilmesinde eylem ile ceza arasındaki adil dengenin gözetilmediği, davacının sevk edildiği hastane dışında bir yerden rapor alması, raporu garnizon dışında geçirmesi ya da kontrol muayenesi için çağrılmasına rağmen gelmemesi gibi durumların disiplin yaptırımına tabi olabileceği kabul edilse bile, belirtilen fiillerin davacının sözleşmesinin feshini gerektiren nitelikte ve ağırlıkta olmadığı ve bu haliyle verilen cezanın ölçülülük (orantılılık) ilkesine uygun olmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…kendilerinden istifade edilememe…” ibaresinin ve 19. maddesinde yer alan “…kendilerinden istifade edilememe…” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarih ve E:2022/4, K:2022/64 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı 10/06/2022 tarihinden başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. ve 19. maddesinde yer alan ve kendisinden istifade edilememe hallerinin yönetmelikle düzenlenmesine yetki veren hükümdeki “…kendilerinden istifade edilememe…'' ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptali nedeniyle Yönetmeliğin kendisinden istifade edilmeme hallerini düzenleyen maddesinin de yasal dayanağının kalmadığı, bu durumda, Anayasa Mahkemesi kararıyla birlikte yasal dayanağı ortadan kalkan Yönetmelik hükmüne dayanılarak, davacıdan istifade edilemeyeceğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İşlemin tesis edildiği tarihte uygulanma imkanı bulunmayan Anayasa Mahkemesi kararına istinaden idarenin işlem tesis etmesinin beklenmesinin hukuken mümkün olmadığı, iptal kararındaki gerekçenin Türk Silahlı Kuvvetleri bakımından ağır disiplin ve güvenlik zafiyetine yol açabilir nitelikte olduğu, Anayasa Mahkemesi kararının henüz yürürlüğe girmediği ve Kanun koyucunun yapmış olduğu düzenlemenin halen yürürlükte olduğu göz önüne alındığında, idarenin halen yürürlükte olan mevzuat kapsamında işlem tesis etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının sağlık raporunu bahane ederek emir ve talimatlara aykırı olarak görevinden ayrılmasının, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanun'u bakımından disiplinsizlik ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanun'u bakımından suç olduğu, personelin askerlik mesleğinin değerlerini benimseyemediğinin de görüldüğü, ayrıca muafiyete rağmen yargılama giderleri arasında harca hükmedilmesinin de hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi kararının dikkate alınmasının gerektiği, sözleşme fesih işlemine dayanak Yönetmelik hükümleri hukuken geçersiz hale geldiğinden, idarenin hukuki olarak dayandığı bir hukuk normunun somut olarak bulunmadığı, kendisine isnat edilen fiillerin gerçek olmadığı, sözleşmesinin feshini gerektirecek derecede ve mevzuatın aradığı anlamda bir görevde başarısızlığının ve kendisinden istifade edilememe halinin bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 04/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.