Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/4911 E. 2023/6626 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/4911
Karar No
2023/6626

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4911 Karar No : 2023/6626 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 03/03/2021 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilerek davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve yine bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazetede yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilen Kanun hükmüne göre elde edilmiş olan, Anayasa hükmü gereği korunması gereken kişisel veri niteliğindeki istihbari bilgi notuna dayanılarak davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 'nun17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; diğer taraftan, yargılama sonunda haksız çıkan tarafa yargılama giderleri yükletilmekte olup, bunun içinde harçların da mevcut olduğu; başka bir ifadeyle, yargılama sonunda haksız çıkan taraftan ayrıca harç tahsil edilmediği, kanun gereği yargılama giderlerinin yükletildiği, dolayısıyla yargı yerine başvururken ödenmesi gereken harç muafiyetinin (veya istisnasının) yargılama sonunda yükletilen yargılama giderlerini kapsamadığı; bu kapsamda, davacı tarafın lehine sonuçlanan davalarda, davacıdan alınmayan yargılama giderlerinin (harçlar dahil) tümünün davalı idareden tahsili gerektiği; buna göre, Mahkeme kararındaki hüküm fıkrasındaki " ...davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden dava açıldığı esnada alınmayan ve aşağıda dökümü yapılan toplam 383,30-TL yargılama giderinin (davalı idare genel bütçeye dahil olduğundan) tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına yer olmadığına..." ibaresinin karar metninden çıkartılarak "...davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden dava açıldığı esnada alınmayan ve aşağıda dökümü yapılan toplam 383,30-TL yargılama giderinin davalı idareden tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklindeki ibarenin karara eklenmesi gerektiği; diğer taraftan, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 09/03/2021 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; "tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; istinaf başvurusunun kabulünü gerektirir bir yanlışlık olmadığından, İdare Mahkemesi kararının, ilgili kısmının "dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 09/03/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4045 sayılı Kanun hükümlerine göre tesis edilen dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddi yolundaki temyize konu... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/4911, K. 2023/6626, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-4911-e-2023-6626-k-4191a8d1a76e