Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2022/4016 E. 2023/2911 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2022/4016
- Karar No
- 2023/2911
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4016 Karar No : 2023/2911 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … VEKİLİ : Av. … DİĞER DAVALI : … Kaymakamlığı / … KARŞI TARAF (DAVACI) : …'i temsilen ...-Sen VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Hazro ilçe Belediye Başkanlığında sözleşmeli personel statüsünde veteriner unvanıyla görev yapan davacı tarafından, hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin Hazro Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle uğranılan maddi kayıpların tazmini ve bu sürelere ilişkin tüm özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun ''Mahalli idarelere ait yetkiler'' başlıklı 27. maddesinde; ''Bölge valisi, olağanüstü halin gerektirdiği durumlarda mahalli idarelerin organlarınca alınacak kararlar ile tesis edilecek tasarrufların tamamının veya belli konulara ilişkin olanlarının; il merkezinde kendisinin, görevlendirilmesi halinde il valisinin ve ilçelerde kaymakamların onayı ile yürürlük kazanmasını kararlaştırabilir. Olağanüstü halin bir ilde ilanı halinde, bu yolda karar alma yetkisi il valisine aittir.'' hükmüne, aynı Kanun'un Geçici 1.maddesinde: ''Bölge valiliği teşkilatı kurulup göreve başlayıncaya kadar, bu Kanunla bölge valilerine verilen görev ve yetkiler, il valilerince yerine getirilir.'' hükmüne yer verildiği; Diyarbakır Valiliği İl Olağanüstü Hal Büro'sunun … tarih ve … sayılı işlemiyle, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 27. ve geçici 1. maddeleri hükümlerine dayanılarak mahalli idare organlarının, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nda belirtilen doğrudan temin usulündeki miktarı aşan her türlü mal, hizmet, yapım işleri ve buna ilişkin ihale iş ve işlemleri ile her türlü personel alımlarının 25/11/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere olağanüstü hal süresince ilçe kaymakamının onayına sunulması ile yürürlük kazanmasının kararlaştırıldığı; yapılan incelemeler neticesinde, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen PKK/KCK ve diğer terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olabileceği değerlendirilen davacının sözleşmesinin, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu uyarınca Kaymakamlık tarafından uygun görülmemesi nedeniyle feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı; idareye takdir yetkisi tanındığı, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir somut bilgi ya da belge bulunmadığı ve idarenin yargı kararı ile davacıyı istihdam etmeye zorlanamayacağı dikkate alındığında dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 10/03/2021 tarih ve E:2019/1089, K:2021/1222 sayılı bozma kararına uyularak; Hazro Kaymakamlığı İlçe Olağanüstü Hal Bürosu tarafından, davalı Hazro Belediyesi'ne yazılan yazıda, davacının sözleşmesinin askıya alınması istenildiği halde sözleşmesinin feshedildiği, ayrıca davalı idareler tarafından savunma verilmediği görülmekle 04/02/2022 tarihli ara kararı ile davalı idarelerden; davacının, milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütleri ile iltisakı ve irtibatlı olduğu yönünde hukuken kabul edilebilir biçimde net, somut, kesin ve yeterli herhangi bir bilgi ve belgenin bulunup bulunmadığının sorulduğu, bu hususa ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin yine Hazro Cumhuriyet Başsavcılığından, davacı hakkında, PKK başta olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu suçlamasıyla hakkında herhangi bir soruşturma olup olmadığı, adli tahkikat yapılıp yapılmadığı, yapılıyor/yapılmış ise akıbetinin ne olduğunun sorulduğu, bu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, davalı idarelerce sunulan 07/03/2022 tarihli cevabi yazı ile davacı hakkında milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütleri ile iltisakı ve irtibatlı olduğu yönünde hukuken kabul edilebilir biçimde net, somut, kesin ve yeterli herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının belirtildiği, yine Hazro Cumhuriyet Başsavcılığından gelen 17/02/2022 tarihli cevabi yazıda, davacı hakkında herhangi bir soruşturma dosyası bulunmadığının belirtildiği; bu durumda, dava konusu işlemin sebep unsuru olarak gösterilen milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen PKK/KCK ve diğer terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı ve irtibatının olduğu hususunun davalı idarelerce hukuken kabul edilebilir biçimde net, somut, kesin ve yeterli bilgiler ile ortaya konulmadığı ve ayrıca bu yönde herhangi bir adli soruşturmanın da olmadığı görülmekle, davacının milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen PKK/KCK ve diğer terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olabileceğinin değerlendirilmek suretiyle davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırılığı ortaya konulduğundan, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iadesine ve maddi kayıplarının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iade edilerek, maddi kayıpların davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdareye tanınan takdir hakkı kapsamında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …. DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, istinafa konu İdare Mahkemesi kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iadesi ve maddi kayıpların davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde temyiz eden davalı idareye iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.