Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2022/3030 E. 2023/6133 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2022/3030
- Karar No
- 2023/6133
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3030 Karar No : 2023/6133 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı VEKİLİ : Av. E... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Jandarma Eğitim Alay Komutanlığında uzman erbaş adayı olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 01/12//2017 tarihli işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması nedeninin, "hakaret, tehdit ve cinsel taciz" suçlamalarıyla sanık sıfatıyla yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı dosyasında, tehdit suçundan 6 ay 7 gün hapis cezası, hakaret suçundan 109 gün karşılığı 2.180,00 TL adli para cezası, cinsel taciz suçundan 93 gün karşılığı 1.860,00 TL adli para cazası ile cezalandırıldığı, cezaları ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmesinin gösterildiği, "hakeret ve tehdit" suçları dışında ''cinsel taciz'' suçunun Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 6. maddesinin (i) bendinde yer alan katalog suçlar arasında sayılmamış olsa da tahdidi olarak sayılan suçlar arasından "sarkıntılık" suçunun sayılmış olduğu, "cinsel taciz" suçunun "sarkıntılık" suçundan daha ağır bir suç olduğu, "sarkıntılık" suçunun işlenmesinin mesleğe alımlarda engel teşkil ettiği, dolayısıyla "cinsel taciz" suçunu işleyen davacının daha ağır olan bu suçtan dolayı evveliyetle kamu görevine atanmasının kamu yararı açısından engel teşkil edeceği, işlediği suçlardan ötürü yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, ayrıca davacının birden fazla suçlama ile yargılandığı, sonuç itibariyle hükmün açıklanması geri bırakılmış ise de iddia edilen eylemleri gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, bu haliyle davacının kriminal bir kişiliğinin olabileceği, güvenlik faaliyeti yürüten Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapmasının kamu yararı açısından risk oluşturma ihtimali olduğundan sözleşme fesih işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/04/2021 tarih ve E:2018/10072, K:2021/2559 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de kuşkusuz olduğu belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, işlem tesis edildiği tarihte mevzuat hükümlerinin yürürlükte olduğu, sözleşmenin feshedilme sebebinin sadece güvenlik soruşturmasının olumsuz olmasından kaynaklı olmadığı, aynı zamanda, davacının uzman erbaş olmak için mevzuatta aranan niteliklere sahip olmadığı için sözleşmesinin feshedildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının suçluluğu hükmen sabitleyen bir karar olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının gerekçe gösterilerek sözleşmesinin feshedilmesinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5 madde hükmüne aykırı olduğu, işlemin yasal dayanağı olan 4045 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, Anayasa'nın 153. maddesi kapsamında Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 28/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.