Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/1652 E. 2023/6637 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/1652
Karar No
2023/6637

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1652 Karar No : 2023/6637 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun Sahra Sıhhıye Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen 07/07/2020 tarih ve E:2019/102, K:2020/654 sayılı kararla; davalı idare tarafından, dava dosyasına gönderilen belgelerde; davacının 10/07/2018 tarihinde göz altına alındığı, 13/07/2018 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, hakkında geçici görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulandığı belirtilmişse de; gelen belgelerin davacı ile aynı isimde Tnk. Uzm. Çvş. ... adlı kişiye ait olduğu, ilgili belgelerin sehven gönderildiği, ara kararı ile istenen doğru bilgi belgelerden bu hususun açıklığa kavuştuğu, bu itibarla, davacının kendisiyle ilgili güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasını gerektirecek bir bulgunun mevcut olmadığı, sözleşme fesih işleminin dayanağının davacının bir yakını hakkındaki istihbarat bilgisi olduğu, söz konusu istihbaratın idari işlemlere dayanak teşkil edebilmesi için somut bilgi ve belgelerle desteklenmesi gerekmesine rağmen, hakkında olumsuz istihbarat bilgisi bulunan şahıs hakkında kamu davası açılıp açılmadığı, ceza verilip verilmediği, adli sicil kaydı bulunup bulunmadığı gibi hususlar hakkında araştırma yapılmadığı ve herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığının görüldüğü, bu durumda, kendisi hakkında bir olumsuzluk bulunmayan, yakını hakkında ise istihbarat bilgisi dışında bir inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılan davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasını gerektirecek somut bilgi ve belge bulunmadığı dikkate alındığında, eksik araştırma ve inceleme ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; diğer taraftan, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, verilen iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirileceğinde ise kuşkuya yer bulunmadığı; öte yandan, iş bu kararın tek başına davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan kamu görevine atanması sonucunu doğurmayacağı, yeni yapılan yasal düzenleme olan 7315 sayılı Kanun hükümlerinde öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara göre davacının durumu hakkında davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılacağı açık olduğundan, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının aktarılan gerekçesi karşısında bu durum bir hak ihlali de doğurmadığı, bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamış ise de, karar sonucu itibarıyla yerinde olduğundan, bu itibarla, İdare Mahkemesince verilen karar sonucu itibariyle hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği gereğince, yetkili kurumdan gelen belgelerin mevzuat esaslarına göre görevli aday değerlendirme kurulunca değerlendirildiği ve davacı adayın güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna karar verildiği, takdir yetkisinin en uygun adaydan yana kullanılması sırasında hiçbir şahıs hakkında suçlamada bulunulmadığı, hiç kimsenin bir başkasının fiilinden sorumlu tutulmadığı, görevli kurumlar tarafından gönderilen bilginin kullanılması sırasında idarelerinin gelen bilginin gerçekliği ve/ veya yargı kararı ile sabit olup olmadığı hususunda inceleme yapma sorumluluğunun bulunmadığı, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait maddi veya manevi değeri olan ve hassasiyetle muhafaza edilmesi gereken her çeşit bilgi, belge, doküman veya tesisin, insanın fikri veya fiziki kontrolünde bulunması nedeniyle personelin hassas ölçütlerle değerlendirilmesinin başlı başına önemli olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, idareleri harçtan muaf olduğu halde aleyhe harca hükmedildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/1652, K. 2023/6637, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-1652-e-2023-6637-k-414d6fd6ca53