Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2022/1214 E. 2023/6315 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2022/1214
- Karar No
- 2023/6315
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1214 Karar No : 2023/6315 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararla; davacı hakkında "basit yaralama" suçundan yapılan yargılama sonucunda, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "1 yıl 13 ay hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, her ne kadar söz konusu mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olsa da, söz konusu ceza yargılaması aşamasında davacının diğer sanıkla karşılıklı olarak kavga ettiklerini ikrar ettiği, davacının kavga ettiği kişi ile birbirlerini yaraladıkları, davacının kavga ettiği kişiyi sopayla yüzünde sabit iz bırakacak şekilde yaraladığının sabit olduğu hususları göz önünde bulundurularak, gerek Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununda gerekse Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliğinde taksirli suçlar hariç olmak üzere bir suçtan bir ay ve daha fazla hapis cezası ile mahkum olmanın sözleşmeli er ve erbaş olmaya engel teşkil edeceği hususunun açıkça düzenlendiği, Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma Koruyucu ve Güvenlik İşbirliği Yönergesinde belli hakları kullanmaktan, yoksun bırakılmayı gerektiricek bir suç işlediği veya yargılamasının devam ettiği yönünde bilgi verilenlerin güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz kabul edileceği hususunun açıkça düzenlendiği, davacı hakkındaki mahkumiyet kararında da Türk Ceza Kanunu'nun belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmayı düzenleyen 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, davacının işlediği ve ceza almasına sebep olan suçun vasfı, mahiyeti ve yerine getireceği kamu görevinin önemi ve gerektirdiği nitelikleri dikkate alındığında, davacının güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın (alamadığı maaşlar ve ek ödemelerin) tazmini talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırılığının saptanmış olması karşısında, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği; ayrıca, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev alacak personelde aranacak nitelliklerin tek tek sayıldığı, hakkında güvenlik soruşturması yapılanın, kurumun ve yürütülen hizmetin gereği olarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir parçası olan davalı idarede emniyet ve asayişe dair görevlerin yürütüldüğü dikkate alındığında, kapsamına alınacak olan personel için takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılmasının hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Anayasa Mahkemesi'nin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile idarenin güvenlik soruşturması yapabilmesine dayanak olan düzenlemenin iptal edildiği, ayrıca davacının terör örgütü ile ilgili herhangi bir suçtan yargılaması ve mahkumiyetinin bulunmadığı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesinin somut delillere dayanmadığı, idarece takdir yetkisinin kötüye kullanıldığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava açma tarihi olan 17/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/12/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.