Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2021/6343 E. 2025/1029 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2021/6343
Karar No
2025/1029
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6343 Karar No : 2025/1029

DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Konfederasyonu VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU: 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin, ''Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 4. maddesinde yer alan üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ibaresinin ne şekilde uygulanacağını gösteren, ''kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine” ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 4. maddesinin uygulanma şekli gösterilen dava konusu düzenlemenin, Kanun’un emredici nitelikteki hükümlerine aykırılık oluşturduğu, toplu sözleşme metinlerinin, üst hukuk normlarına uygun olması gerektiğinden, daraltıcı ya da aykırılık oluşturan kural içeremeyeceği, Anayasa’nın eşitlik ilkesinin ihlaline yol açıldığından, çalışma huzuru ve barışının bozulmasına sebebiyet verileceği, idarenin yaptığı her işlemin amaç unsuru açısından, öncelikle kamu düzenine uygun olması gerektiği, bu bağlamda kişisel, bir başka üçüncü kişi yararına yapılan işlemlerin, hukuka aykırılık teşkil edeceği, dava konusu düzenleme ile üye sayısı fazla olan sendikalara yeni üye kazandırılmasının amaçlandığı, dolayısıyla, daha az üyeye sahip olan sendikalardan üye sayısı fazla olan sendikalara geçiş olacağı, bu durumun da, sendikaların faaliyetlerinin sona ermesine sebep olacağı ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI: Anayasa’nın 53. maddesinde toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkına yer verildiği, 128. maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği; ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olduğunun kurala bağlandığı; 4688 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrasında toplu sözleşme ikramiyesinin açıkça toplu sözleşme kapsamında olduğu; ikinci fıkrasında ise, toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağının belirtildiği; ancak, sendika üyeleri arasında ayrım yapılıp yapılmayacağı konusunda kısıtlayıcı bir düzenlemenin de yer almadığı; Anayasa ve 4688 sayılı Kanun ile diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak Kamu İşveren Heyeti ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti arasında gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde dava konusu madde hükmünde mutabakat sağlanmak suretiyle toplu sözleşmenin imzalandığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI : Anayasa'nın 53. maddesinde toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkının düzenlendiği, bu çerçevede kamu görevlilerinin mali, sosyal ve özlük haklarının belirlenmesine yönelik olarak yapılan toplu sözleşmeler dahil olmak üzere, üye oldukları konfederasyon ve sendikaların iş, işlem ve işleyişlerinin düzenlendiği 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. ve 29. maddelerinde toplu sözleşmenin kapsamı, toplu sözleşmenin tarafları ve imza yetkisi konusunda düzenlemeler yapıldığı, Anayasa ve Kanun hükümleri gereğince akdedilen düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ :Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ :Dava,25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin; ''Toplu Sözleşme İkramiyesi’’ başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine” ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, herhangi bir kamu görevlisi sendikasına üye olan kamu çalışanlarının, Toplu Sözleşme İkramiyesinden yararlandırılabilmesi için, üye olunan sendikanın üye sayısının dikkate alınıp alınmayacağına ilişkindir. Anayasa’nın ''Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı’’ başlıklı 53. maddesinde, ‘’İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.) Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. ..." hükmüne yer verilmiştir. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun ''Amaç’’ başlıklı 1. maddesinde; bu Kanun’un amacının, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu; ''Toplu Sözleşmenin Kapsamı’’ başlıklı 28. maddesinde; toplu sözleşmenin, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsayacağı, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, toplu sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerli olacağı; ''Toplu Sözleşmenin Tarafları ve İmza Yetkisi’’ başlıklı 29. maddesinde; toplu sözleşme görüşmelerine kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyetinin, kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin katılacağı, Kamu İşveren Heyetinin, Cumhurbaşkanının görevlendireceği Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın başkanlığında, Cumhurbaşkanınca belirlenen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinden oluşacağı, Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin, bağlı sendikaların toplam üye sayısı itibarıyla en fazla üyesi bulunan konfederasyonun Heyet Başkanı olarak belirleyeceği bir temsilci ile her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek birer temsilci, bağlı sendikaların üye sayıları esas alınmak kaydıyla toplam üye sayıları itibarıyla birinci, ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından belirlenecek birer temsilci olmak üzere onbeş üyeden oluşacağı, toplu sözleşmeyi imzalamaya kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti Başkanının, kamu görevlileri adına sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü için Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümleri için ilgili sendika temsilcisinin yetkili olduğu; ''Üye Sayılarının Tespiti’’ başlıklı 30. maddesinde; sendika ve konfederasyonların üye sayılarının belirlenmesine ilişkin olarak, kurumlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca kurumlardan ve sendikalardan gelen müşterek imzalı listeler üzerinden yapılacak tespite ilişkin hükümlere yer verilerek, anılan Bakanlığın, kurumlarda çalışan toplam kamu görevlisi sayısı ile sendikalar itibarıyla üyelik kesintisi yapılan üye sayılarını dikkate alarak her yıl 15 Mayıs tarihi itibarıyla hizmet kollarındaki bütün kamu görevlileri sayısı ile hizmet kolundaki sendikaların üye sayılarını tespit edeceği, buna göre kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonların toplam üye sayısını belirleyeceği ve sonuçları her yıl temmuz ayının ilk haftasında Resmi Gazete'de yayımlayacağı; 31. maddesinde ise; toplu sözleşme görüşme sürecinin sonunda, kamu görevlilerinin geneline yönelik mali ve sosyal haklara ilişkin bölüm ile her bir hizmet koluna özgü mali ve sosyal haklara ilişkin bölümlerden ve tek metinden oluşan toplu sözleşme veya toplantı tutanağının imzalanacağı, toplu sözleşmeye kurumsal hiyerarşiyi bozacak ve aynı veya benzer unvanlı kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları arasında kurumlar arası dengesizliğe yol açacak hükümler konulamayacağı, en son aşamada imzalanan toplu sözleşme metinlerinin Resmî Gazete'de yayımlanacağı düzenlenmiştir. düzenlenmiştir. Dava konusu Toplu Sözleşme maddesinde uygulanma şekli gösterilen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6111 sayılı Kanunun 118. maddesi ile değişik Ek 4. maddesinde;" 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında aylık veya ücretleri ile birlikte kırkbeş Türk Lirası toplu sözleşme primi ödenir. Bu madde uyarınca yapılan ödeme, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun benzer ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmeni''Dayanak'' başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında; bu Toplu Sözleşmenin 4688 sayılı Kanun'un 28. ve 32. maddelerine dayanılarak akdedildiği; ''Yürürlük Süresi ve Tereddütlerin Giderilmesi'' başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kararın, 01/01/2022 - 31/12/2023 tarihleri arasında uygulanacağı belirtilmiştir. Anılan Toplu Sözleşmenin ”Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasında; “ 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek-4. maddesinde yer alan ''üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine'' ibaresi, ''kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine” şeklinde, ‘’kırkbeş Türk Lirası’’ ibaresi, ‘’2119 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda’’ şeklinde uygulanır.”, ikinci fıkrasında; “ Birinci fıkraya göre üye sayılarının tespitinde ödeme tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de en son yayımlanan “4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin İstatistik Hakkında Tebliğ” esas alınır. ’’ düzenlemesine yer verilmiştir. Dava konusu düzenlemeye konu 375 sayılı KHK'nin Ek 4. maddesi, 28 Aralık 2022 tarih ve 32057 sayılı resmi gazetede yayımlanan 7429 sayılı Kanunun 11. maddesi ile dava konusu işlemin tesisinden sonra değiştirilerek anılan Kanunda " 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında aylık veya ücretleri ile birlikte 750 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda toplu sözleşme desteği yapılır. Kamu görevlileri sendikasının kurulu olduğu hizmet kolunda sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde ikisini sendika üyesi kaydeden kamu görevlileri sendikalarına üye olup aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında aylık veya ücretleri ile birlikte toplu sözleşmeyle belirlenen tutarda toplu sözleşme ikramiyesi ödenir. Toplu sözleşme ikramiyesi ödenen kamu görevlilerine ayrıca toplu sözleşme desteği yapılmaz. .... İkinci fıkraya göre üye sayılarının tespitinde ödeme tarihi itibarıyla 4688 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi gereğince Resmî Gazete’de yayımlanan en son tebliğ esas alınır.” hükmüne, aynı Kanunun 12. maddesi ile 375 sayılı KHK'ye eklenen Geçici 42. maddede de " Ek 4 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre ödenecek toplu sözleşme ikramiyesi Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin yürürlük süresince 2119 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödenir.” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu 375 sayılı KHK'nin Geçici 42. maddesi incelendiğinde, anılan kanun maddesi ile, 6. Dönem Toplu Sözleşmesinin geçerli olacağı mali yılların tamamını kapsayacak şekilde sendikaların sahip olduğu üye sayısı dikkate alınmaksızın sendika üyelerine Toplu Sözleşme İkramiyesi ödenmesine imkan tanındığı, böylece Toplu Sözleşme İkramiyesi ödenebilmesi için, sendikanın kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikaya üye olunması şartını öngören dava konusu düzenlemenin uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı açık ise de; İdare hukuku ilkelerinden usulde paralellik ilkesi uyarınca bir idari işlemin uygulamadan kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi, işlem tesis edilirken uygulanan usul kurallarının izlenmesiyle mümkündür. 375 sayılı KHK'nin Geçici 42. maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra, davalı idare tarafından yeni bir işlem tesis edilerek dava konusu düzenlemenin geri alınmadığı dikkate alındığında, davanın konusuz kalmadığı sonucuna varılmıştır. Yukarıda açık metinlerine yer verilen Anayasa hükümleri ile, sendika kurma hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı ve çalışanlar ve işverenlerinin, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahip olduğu; hiç kimsenin bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamayacağı; sendika kurma hakkının; ancak, bazı sebeplerin varlığı halinde Kanunla sınırlanabileceği; toplu sözleşme hakkı kapsamında, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin toplu sözleşme yapma hakkına sahip oldukları, bu konu ile ilgili hususların Kanunla düzenleneceğinin kurala bağlandığı görülmektedir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Ek 4. maddesinde yer alan düzenleme incelendiğinde; ilgililerin bu maddeden yararlanabilmesi için, sendika üyesi olması ile aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilmesinin yeterli olduğu açık olmasına karşın, 4688 sayılı Kanun’un 28. ve 32. maddelerine dayanılarak akdedilen, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin, toplu sözleşme ikramiyesinin düzenlendiği 23. maddesinde, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 4. maddesinde yer alan ''üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine'' ibaresinin, ''kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1’inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine şeklinde’’ uygulanacağı kurala bağlanmak suretiyle, ilgili mevzuat hükmünü daraltıcı ve toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanma koşullarını kısıtlayıcı, bir düzenlemenin yapıldığı anlaşılmaktadır. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına ilişkin toplu sözleşme yapılabileceği açık olmakla birlikte, 4688 sayılı Kanun’da toplu sözleşme kapsamının mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak belirleneceği ifade edildiğinden, toplu sözleşmede, kanuna aykırı olmamak koşuluyla memurlar ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına ilişkin hususlarda, çalışanlar lehine kural ve düzenlemelerin getirilmesi mümkündür. Ancak, kanun hükümlerinin toplu sözleşme ile değiştirilmesi ya da toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanma koşullarının sınırlandırılması veya daraltılması suretiyle bu hakkın kullanımının engellenmesi mümkün değildir. Bu durumda; 4688 sayılı Kanun’un 28. maddesinde yer alan, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere, toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı yolundaki hükmün farklı şekilde yorumlanarak, toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanmada, hizmet kollarına ilişkin olarak üye olunan sendikalar açısından, “toplam kamu görevlisi sayısının en az %1’inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalar’’ şeklinde kriter getirilmesi suretiyle sendikalar arasında ayrıma yol açılması, aynı hizmet kolunda çalışıp aynı işi yapan sendika üyesi kamu görevlileri arasında, sadece farklı sendikalara üye olmaları nedeniyle "toplu sözleşme ikramiyesi ödemesinde" eşitsizlik yaratıldığı,375 sayılı Kanunun Geçici 42. maddesi karşısında dava konusu düzenlemenin uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu düzenlemede mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin, ''Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 4. maddesinde yer alan üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ibaresinin ne şekilde uygulanacağını gösteren, "kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine" ibaresinin, Danıştay Onikinci Dairesinin 16/03/2023 tarih ve E:2021/6774, K:2023/1254 sayılı kararıyla iptal edildiği; anılan kararın temyiz incelemesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/04/2024 tarih ve E:2023/2928, K:2024/931 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda; "iptal" kararının hukuki niteliği gereği, işbu davanın konusuz kaldığı görüldüğünden, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3.Davalı idare tarafından yapılan toplam...-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde, davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına, 4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara ve müdahile iadesine, 6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2021/6343, K. 2025/1029, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2021-6343-e-2025-1029-k-7a988be7e6d7