Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2021/6214 E. 2024/308 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2021/6214
- Karar No
- 2024/308
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6214 Karar No : 2024/308 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gaziemir Belediyesinde, 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi kapsamında sözleşmeli kameraman olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmesi için 26/12/2019 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 16/07/2018 tarihinden beri Gaziemir Belediyesinde sözleşmeli kameraman olarak görev yaptığı, hizmetine ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle 2020 yılında sözleşmesinin yenilenmediği, 2020 yılı içinde Belediyeye kameraman alımı yapılmadığı, kameramana ihtiyaç duyulmadığı; bu durumda, hizmetine ihtiyaç kalmama sebebinin davalı idarece gerekçeleriyle, somut bilgi ve belgelerle ortaya konulduğu ve davacının sözleşmesinin yenilenip yenilenmemesi hususundaki takdir yetkisinin kötüye kullanıldığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılmadığı, hizmetine ihtiyaç kalmadığına ilişkin somut bilgi ve belgenin İdarece sunulmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2024 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, Gaziemir Belediye Başkanlığında kameraman kadrosunda sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde süresi dolan sözleşmesinin yenilenmesi talebiyle 26/12/2019 tarihinde yapmış olduğu başvurunun davalı idarece cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakları hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinde; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir...", "...Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasında, "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir" hükmü yer almaktadır. 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde, bu Esaslar'ın 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi,.... hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." hükmüne "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." hükmüne yer verilmiştir. Her ne kadar sözleşme süresi sonunda, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte, yine haklı nedenlerin varlığı durumunda sözleşmeli personelin sözleşme süresi dolmadan sözleşmelerinin feshedilebilmesi mümkün ise de; asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum sebebiyle yenilememenin veya feshin haklı sebeplere dayanması gerekmekte olup, bu sebeplerin davalı idare tarafından yargı denetimine imkan verecek şekilde somut olarak ortaya konulması gerekmektedir. İdarelerin sözleşmeli personel istihdamı konusunda takdir yetkileri bulunmakta ise de, bu yetkinin sınırsız, soyut ve mutlak nitelikte olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabileceği tabiidir. Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından, dava konusu sözleşme feshiyle ilgili olarak, davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığına ilişkin somut bilgi ve belge sunulmamış olduğu görülmekle birlikte, Mahkeme tarafından; dava konusu işlem tesis edildikten sonra davacının, yerine başka bir personelin istihdam edilip edilmediği, iş performansının yeterli olup olmadığı, çalıştığı birimdeki kadro durumu ve davalı idarenin davacının istihdam edildiği pozisyonla ilgili değişiklik yapıp yapmadığı araştırılmaksızın, bu hususlarla ilgili yeterli bilgi elde edilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Mahkeme tarafından, davacının sözleşmesinin feshedilmesinden sonra yerine başka bir personelin istihdam edilip edilmediği, iş performansının yeterli olup olmadığı, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı, çalıştığı birimdeki kadro durumu ve davalı idarenin davacının istihdam edildiği pozisyonla ilgili değişiklik yapıp yapmadığı hususları araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşıldığından, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından kararın bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki karara katılmıyorum.