Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2021/324 E. 2023/6005 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2021/324
- Karar No
- 2023/6005
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/324 Karar No : 2023/6005 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının başka bir kadınla evliyken şimdiki eşi M. E.'ye gönderdiği iddia edilen mesajların davacının eski eşi H. Ç. tarafından sunulan ekran görüntüleri olduğu, mesajların göndereni ve alıcısının kesin olarak tespit edilemediği, cami cemaatinden her hangi bir kimsenin tanık olarak dinlenilmediği, soruşturma raporunun bu yönüyle eksik olduğu, ifadesine başvurulan davacı ile aynı ilçede birlikte çalışan müftülük personeli ve müftünün ise davacının gayri ahlaki bir davranışına dair bilgileri ve duyumlarının olmadığının ifade edildiği, dolayısı ile cami cemaatinde nasıl bir huzursuzluk yada dedikodu oluştuğunun ortaya konulamadığı, yine tarafsız tanık sayılabilecek A. Ö. ve A. A.'nın disiplin soruşturmasındaki ifadelerini değiştirdiği, beyanlarında M. A.'nın isteği üzerine ifade verdiklerini ve önceki beyanlarının doğru olmadığının belirtildiği, telefon kayıtlarından davacı ve eşinin birbirleriyle evli olmadıkları dönemde telefonda görüşmüş olmasının ise tek başına İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olma şeklindeki ortak niteliği kaybetme olarak görülemeyeceği, yine hizmet dışında davacının özel yaşamına ilişkin telefon görüşmelerine dayanılarak davacının görevine son verilmesi Anayasa'nın 20. maddesi uyarınca "özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı"nın ihlali sonucunu doğuracağı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle davacının, yoksun kaldığı parasal haklarının kendisine ödenmesi Anayasa’nın amir hükmü olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma (12/04/2018) tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusu reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" üzerine Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma (12/04/2018) tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.