Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2021/2391 E. 2024/1437 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2021/2391
Karar No
2024/1437

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2391 Karar No : 2024/1437 DAVACI: ... VEKİLİ: Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 3- ... Bakanlığı (... Devlet Personel Başkanlığı) VEKİLİ: Av. ... DAVANIN KONUSU: Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ... Bölümünde öğretim görevlisi olarak görev yaptıktan sonra isteği üzerine görevden ayrılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 92. maddesi uyarınca yeniden Devlet memurluğuna atanma istemiyle 15/04/2010 tarihinde yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ve Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanarak 28/07/2009 tarih ve 27302 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin 6. maddesinin B fıkrasında yer alan "en az iki yıl" ibaresinin iptali istenilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : 657 sayılı Kanun'da yer alan, adaylık süresinin bir yıldan az, iki yıldan çok olamayacağı yolundaki kural dikkate alındığında, adaylığın bir yılın sonunda da kaldırılabileceği ve asli memurluğa atanılabileceği; her kurumun kendine özgü koşulları olduğu, asli memurluğa atanma durumu dahi olmayabileceği düşünüldüğünde en az iki yıl çalışmış olma koşulunun üst hukuk normlarına aykırılığının açık olduğu; 657 sayılı Kanun'da yeniden memuriyete atanma durumunda her hangi bir süre öngörülmediği, davacının asli memur statüsünde göreve başladığı, aday memurluğunun söz konusu olmadığı belirtilerek, dava konusu işlemlerin iptali gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALI CUMHURBAŞKANLIĞI SAVUNMASI: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu dışındaki mevzuata tabi çalışanlardan istifa edenlerin mesleğe dönüşünde, asli memurluğa atanmak için gerekli olan eğitim sicil ve sınav gibi şartları tamamlayarak asil memurluğa atanma imkanı olmadığı için 657 sayılı Kanun'un 54. maddesinden yola çıkılarak 657 sayılı Kanuna tabi olsalar dahi asgari iki yıl çalışmış olmaları kaydıyla adaylıklarının kalkmış olacağı varsayımı ve memuriyete girişte yaşanabilecek suistimallerin önüne geçilmesi amacıyla dava konusu tebliğde iki yıl çalışmış olma ibaresine yer verildiği, diğer mevzuata tabi olarak çalışanların asli memur statüsü kazanmadan atamalarının yapılmasının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bu çerçevede, dava konusu tebliğ maddesinin ve bu maddeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin usul ve hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DAVALI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI SAVUNMASI: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu dışındaki mevzuata tabi çalışanlardan istifa edenlerin mesleğe dönüşünde, asli memurluğa atanmak için gerekli olan eğitim sicil ve sınav gibi şartları tamamlayarak asil memurluğa atanma imkanı olmadığı için 657 sayılı Kanun'un 54. maddesinden yola çıkılarak 657 sayılı Kanuna tabi olsalar dahi asgari iki yıl çalışmış olmaları kaydıyla adaylıklarının kalkmış olacağı varsayımı ve memuriyete girişte yaşanabilecek suistimallerin önüne geçilmesi amacıyla dava konusu tebliğde iki yıl çalışmış olma ibaresine yer verildiği, diğer mevzuata tabi olarak çalışanların asli memur statüsü kazanmadan atanmalarının yapılmasının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bu kapsamda, davacının eski işinde 1 yıl 8 ay 11 gün hizmetinin bulunduğu, söz konu tebliğde arananan 2 yıl çalışmış olma şartını taşımadığı, açıktan atama müracaatlarının değerlendirilmesi ve kabulünde idarelerin takdir yetkisi bulunduğu hususları dikkate alındığında, dava konusu tebliğ maddesinin ve bu maddeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DAVALI ... BAKANLIĞI (MÜLGA ... BAŞKANLIĞI) SAVUNMASI : Aday memurun istifa ettikten sonra tekrar memuriyete dönmek istemesi halinde sadece ayrıldığı kuruma dönebileceği zira 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan aday memurun başka kuruma nakledilemeyeceği hükmü ile ilgili hükümün uygulama bakımından eş değer hiyerarşide olduğu, diğer mevzuata tabi olarak çalışanların asli memur statüsü kazanmadan atanmalarının yapılmasının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bu çerçevede, dava konusu tebliğ maddesinin usul ve hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ... Bölümünde öğretim görevlisi olarak görev yaptıktan sonra isteği üzerine görevden ayrılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 92. maddesi uyarınca yeniden Devlet memurluğuna atanma istemiyle 15/04/2010 tarihinde yaptığı başvurusunun en az iki yıl hizmeti bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ve Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanarak 28/07/2009 tarih ve 27302 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin 6. maddesinin B fıkrasında yer alan "en az iki yıl" ibaresinin iptali istemi ile açılmıştır. Danıştay Onikinci Dairesinin 18/02/2014 tarih ve E:2010/8348, K:2014/836 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/01/2017 tarih ve E:2014/3996, K:2017/126 sayılı kararıyla, 1 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin dava konusu edilmeyen 6. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "en az iki yıl" ibaresi ile buna dayalı olarak tesis edildiği iddiasıyla bireysel işlemi iptal eden Daire kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine, Danıştay Onikinci Dairesinin 26/06/2018 tarih ve E:2017/1011, K:2018/2834 sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/10/2019 tarih ve E.2018/2941:K.2019/4695 sayılı kararıyla danıştay 12. Dairesinin davanın reddine ilişkin kararının bozulmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı idareler tarafından yapılan karar düzeltme isteminin de İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2020 tarih ve E.2020/1386:K.2020/1824 sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara uyulması zorunlu olduğundan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma gerekçesi gözetilerek dosyanın incelenmesine geçildi. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurluktan çekilenlerin yeniden atanmaları" başlıklı 92. maddesinin 1. fıkrasında; "iki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler." hükmü, 3. fıkrasında; "657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler." hükmü, 54. maddesinin 2. fıkrasında; "Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz." hükmü," Asli memurluğa atanma" başlıklı 58. maddesinde ise; "Adaylık devresi içinde eğitimde başarılı olan adaylar disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile onay tarihinden geçerli olmak üzere asli memurluğa atanırlar. Asli memurluğa geçme tarihi adaylık süresinin sonunu geçemez." hükmü yer almaktadır. Devlet Personel Başkanlığınca 28/07/2009 tarih ve 27302 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 1 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin "Diğer Personel Kanunlarına Tabi Olanların Devlet Memurluğuna Alınmaları" başlıklı 6. maddesinin "Öğretim Görevlileri, Okutmanlar ve Öğretim Yardımcılarının Devlet Memurluğuna Alınmaları" başlıklı (B) fıkrasında; "2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 31 inci maddesine göre istihdam edilen öğretim görevlileri, 32 nci maddesine göre istihdam edilen okutmanlar ve 33 ile 50 nci maddelerine göre istihdam edilen araştırma görevlileri, uzmanlar, çeviriciler ile eğitim-öğretim planlamacılarından, kendi istekleri ile görevlerinden çekilmiş olanlar ile görev süreleri sona erenlerin, en az iki yıl süreyle görev yapmış olmaları şartıyla, kamu kurum ve kuruluşlarında boş bulunan durumlarına uygun memur kadrolarına açıktan atanmaları, başvuracakları kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunmaktadır." düzenlemesine yer verilmiştir. 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 92. maddesinin "Memurluktan Çekilenlerin Yeniden Atanmaları" şeklindeki başlığından da anlaşılacağı üzere, maddede esas olarak memur statüsünde iken memuriyetten çekilen veya çekilmiş sayılanların (açıktan) tekrar memur olarak atanmalarının düzenlendiği, Kanun'un 92/1. maddesi ile aday memurluk konusunu düzenleyen 54 ilâ 58. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, özellikle 55. maddede memur adaylarının eğitim ve staja tabi tutularak sonucuna göre Devlet memurluğuna atanmalarının öngörülmüş olması karşısında, anılan Kanun'da memur kavramıyla, adaylık sürecini başarıyla tamamlayıp "asli memur" statüsüne girmiş kişilerin kastedildiği, kişilerin 92. madde uyarınca yeniden atanabilmeleri için asli memur iken çekilmiş veya çekilmiş sayılmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. 657 sayılı Kanun'un 92. maddesinin 3. fıkrasında ise; 657 sayılı Kanun'a tabi olmayan ancak 657 sayılı Kanun kapsamındaki Devlet memurları gibi asli ve sürekli kamu görevlerini yürüten ve kendi özel personel kanunlarına tabi olan diğer kamu görevlilerinden (subay/astsubay, hakim/savcı, yükseköğretim personeli gibi) kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanların, 657 sayılı Kanun uyarınca idarenin takdir yetkisi dahilinde ve açıktan atama koşulları çerçevesinde Devlet memurluğuna atanabilmelerine olanak sağlandığı görülmektedir. Uyuşmazlıkta; 657 sayılı Kanun'un 92. maddesinin başlığı ve metni bir bütün olarak değerlendirildiğinde, madde kapsamında açıktan memurluğa atanacakların, memuriyetten çekilme veya çekilmiş sayıldıkları tarih itibarıyla adaylıklarının kaldırılmış olması, bir diğer ifadeyle "asli memur" konumunda olmaları gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu halde, 92. maddenin 3. fıkrası kapsamında kendi özel personel kanununa tabi iken görevden çekilen veya çekilmiş sayılan kamu görevlilerinin de kendi kurumlarında adaylık/deneme devresini geçirmiş ve "asli kamu görevlisi" statüsüne girmiş bulunmalarının zorunlu olduğu, asli kamu görevlisi olup olmadıklarının ise, kendi özel mevzuatına göre tayin edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Dava konusu Tebliğin 6/B maddesinde, 657 sayılı Kanun'un 54/2. maddesinde yer alan adaylık süresinin bir yıldan az, iki yıldan çok olamayacağı yolundaki hükümden hareketle, ilgililerin kurumlarında en az iki yıl çalışmış olmaları koşulu getirilmiş ise de, adaylığın bir yıl sonunda da kaldırılabileceği, kaldı ki, her kurumun kendine özgü koşulları ve adaylık/deneme süreci olabileceği göz önüne alındığında; "asli kamu görevlisi" iken görevden çekilmiş veya çekilmiş sayılma kriteri yerine, 657 sayılı Kanun'un 54/2. maddesinde öngörülen adaylık süresinden hareketle "en az iki yıl çalışmış olma" koşulu getirilmesinde, hukuka ve üst hukuk normlarına uyarlık görülmemiştir. Bireysel işlemin iptali istemi yönünden yapılan incelemede; Davacının, Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ... Bölümünde öğretim görevlisi olarak 04/12/1998 - 15/08/2000 tarihleri arasında 1 yıl, 8 ay, 11 gün görev yaptıktan sonra, kendi isteğiyle istifa ettiği, 04/12/1998 tarihinden itibaren (asıl olarak) görevine başladığı, akademik personelde adaylık söz konusu olmadığından, asalet tasdik işleminin de tesis edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının açıktan atanma başvurusunun niteliklerine uygun kadro bulunup bulunmadığı ve hizmetine ihtiyaç duyulup duyulmadığı hususları yönünden değerlendirme yapılarak idarenin takdir yetkisi çerçevesinde sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılan Tebliğ hükmü dayanak alınarak sırf en az iki süre ile hizmeti bulunmadığı gerekçesiyle tesis edilen bireysel işlemde, akademik personel için adaylık sürecinin bulunmaması ve davacının 04/12/1998 tarihinden itibaren "asıl" olarak görevine başladığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 1. 28/07/2009 tarih ve 27302 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin 6. maddesinin B fıkrasında yer alan "en az iki yıl" ibaresinin iptaline, 2. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 92. maddesi uyarınca yeniden Devlet memurluğuna atanma istemiyle 15/04/2010 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptaline, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Dairemizin 26/06/2018 tarih ve E:2017/1011, K:2018/2834 sayılı davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/10/2019 tarih ve E:2018/2941, K:2019/4695 sayılı kararıyla bozulması ve davalı idarelerce yapılan karar düzeltme istemlerinin de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2020 tarih ve E:2020/1386, K:2020/1824 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası ve 50. maddesinde, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından ve bozma kararına uyulması zorunlu olduğundan, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ: Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ... Bölümünde öğretim görevlisi olarak görev yaptıktan sonra, kendi isteği ile görevden ayrılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 92. maddesi uyarınca, yeniden Devlet memurluğuna atanma istemiyle 15/04/2010 tarihinde yaptığı başvurusu, 1 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin 6. maddesinin B fıkrasında yer alan "en az iki yıl çalışmış olmak" koşulunu taşımadığı gerekçesiyle Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, Milli Savunma Bakanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ve Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanarak 28/07/2009 tarih ve 27302 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin 6. maddesinin B fıkrasında yer alan "en az iki yıl" ibaresinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurluktan çekilenlerin yeniden atanmaları" başlıklı 92. maddesinin 1. fıkrasında; "iki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler." hükmü, 3. fıkrasında; "657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler." hükmü, 54. maddesinin 2. fıkrasında; "Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz." hükmü, "Asli memurluğa atanma" başlıklı 58. maddesinde ise; "Adaylık devresi içinde eğitimde başarılı olan adaylar disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile onay tarihinden geçerli olmak üzere asli memurluğa atanırlar. Asli memurluğa geçme tarihi adaylık süresinin sonunu geçemez." hükmü yer almaktadır. Devlet Personel Başkanlığınca 28/07/2009 tarih ve 27302 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 1 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin "Diğer Personel Kanunlarına Tabi Olanların Devlet Memurluğuna Alınmaları" başlıklı 6. maddesinin "Öğretim Görevlileri, Okutmanlar ve Öğretim Yardımcılarının Devlet Memurluğuna Alınmaları" başlıklı (B) fıkrasında; "2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 31 inci maddesine göre istihdam edilen öğretim görevlileri, 32 nci maddesine göre istihdam edilen okutmanlar ve 33 ile 50 nci maddelerine göre istihdam edilen araştırma görevlileri, uzmanlar, çeviriciler ile eğitim-öğretim planlamacılarından, kendi istekleri ile görevlerinden çekilmiş olanlar ile görev süreleri sona erenlerin, en az iki yıl süreyle görev yapmış olmaları şartıyla, kamu kurum ve kuruluşlarında boş bulunan durumlarına uygun memur kadrolarına açıktan atanmaları, başvuracakları kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunmaktadır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 92. maddesinin "Memurluktan Çekilenlerin Yeniden Atanmaları" şeklindeki başlığından da anlaşılacağı üzere, maddede esas olarak memur statüsünde iken memuriyetten çekilen veya çekilmiş sayılanların (açıktan) tekrar memur olarak atanmalarının düzenlendiği; Kanun'un 92. maddesinin birinci fıkrası ile aday memurluk konusunu düzenleyen 54 ilâ 58. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, özellikle 55. maddede memur adaylarının eğitim ve staja tabi tutularak sonucuna göre Devlet memurluğuna atanmalarının öngörülmüş olması karşısında, anılan Kanun'da memur kavramıyla, adaylık sürecini başarıyla tamamlayıp "asli memur" statüsüne girmiş kişilerin kastedildiği, kişilerin 92. madde uyarınca yeniden atanabilmeleri için asli memur iken çekilmiş veya çekilmiş sayılmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. 657 sayılı Kanun'un 92. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, 657 sayılı Kanun'a tabi olmayan ancak 657 sayılı Kanun kapsamındaki Devlet memurları gibi asli ve sürekli kamu görevlerini yürüten ve kendi özel personel kanunlarına tabi olan diğer kamu görevlilerinden (subay/astsubay, hakim/savcı, yükseköğretim personeli gibi) kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanların, 657 sayılı Kanun uyarınca idarenin takdir yetkisi dahilinde ve açıktan atama koşulları çerçevesinde Devlet memurluğuna atanabilmelerine olanak sağlandığı görülmektedir. Uyuşmazlıkta, 657 sayılı Kanun'un 92. maddesinin başlığı ve metni bir bütün olarak değerlendirildiğinde, madde kapsamında açıktan memurluğa atanacakların, memuriyetten çekilme veya çekilmiş sayıldıkları tarih itibarıyla adaylıklarının kaldırılmış olması, bir diğer ifadeyle "asli memur" konumunda olmaları gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu bağlamda, 92. maddenin üçüncü fıkrası kapsamında kendi özel personel kanununa tabi iken görevden çekilen veya çekilmiş sayılan kamu görevlilerinin de kendi kurumlarında adaylık/deneme devresini geçirmiş ve "asli kamu görevlisi" statüsüne girmiş bulunmalarının zorunlu olduğu, asli kamu görevlisi olup olmadıklarının ise, kendi özel mevzuatına göre tayin edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Dava konusu Tebliğin 6/B maddesinde, 657 sayılı Kanun'un 54. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan adaylık süresinin bir yıldan az, iki yıldan çok olamayacağı yolundaki hükümden hareketle, ilgililerin kurumlarında en az iki yıl çalışmış olmaları koşulu getirilmiş ise de, adaylığın bir yıl sonunda da kaldırılabileceği, kaldı ki, her kurumun kendine özgü koşulları ve adaylık/deneme süreci olabileceği göz önüne alındığında; "asli kamu görevlisi" iken görevden çekilmiş veya çekilmiş sayılma kriteri yerine, afaki olarak "en az iki yıl çalışmış olma" koşulu getirilmesinde, hukuka ve üst hukuk normlarına uyarlık görülmemiştir. Bireysel işleme ilişkin kısmına gelince; Davacının, Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ... Bölümünde öğretim görevlisi olarak 04/12/1998 - 15/08/2000 tarihleri arasında 1 yıl, 8 ay, 11 gün görev yaptıktan sonra, kendi isteğiyle istifa ettiği, 04/12/1998 tarihinden itibaren (asıl olarak) görevine başladığı, akademik personelde adaylık söz konusu olmadığından, asalet tasdik işleminin de tesis edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılan Tebliğ hükmü dayanak alınarak tesis edilen bireysel işlemde, akademik personel için adaylık sürecinin bulunmaması ve davacının 04/12/1998 tarihinden itibaren "asıl" olarak görevine başladığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu, 28/07/2009 tarih ve 27302 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Seri Nolu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin 6. maddesinin B fıkrasında yer alan "en az iki yıl" ibaresinin İPTALİNE, 2. Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı dava konusu işleminin İPTALİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafa ait toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 4. Davalı idarelerce yapılan yargılama giderlerinin ayrı ayrı üzerlerinde bırakılmasına, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2021/2391, K. 2024/1437, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2021-2391-e-2024-1437-k-3b3a79a8f7fc