Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2025/286 E. 2025/3978 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2025/286
- Karar No
- 2025/3978
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/286 Karar No : 2025/3978
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 16/04/2018 tarihinde ... Devlet Hastanesinde uygulanan enjeksiyon işleminde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğramış olduğu zararlara karşılık 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 201.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 06/11/2023 tarih ve E:2021/1766, K:2023/6473 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, manevi tazminatın ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetilerek, dava konusu olayın davacının üzerinde yarattığı etki ve hayatı süresince yaşayacağı sıkıntılar, davacının vücudunda ortaya çıkan engel oranı ve benzer olaylarda Dairece hükmedilen tazminat miktarları göz önüne alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, davacının talep ettiği 200.000,00 TL manevi tazminat isteminin tamamının kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Adli Tıp Kurumu raporunda kusur izafe edilmemesine ve illiyet bağı kurulamamasına rağmen yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : Davacı tarafından, 16/04/2018 tarihinde ... Devlet Hastanesinde uygulanan enjeksiyon işleminde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğramış olduğu zararlara karşılık 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 201.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu raporunda, davacının bacağında meydana gelen sinir hasarının enjeksiyon uygulamalarının beklenen komplikasyonlarından olduğu ve bu hususun önceden öngörülemez nitelik arz ettiği, enjeksiyonun yapılış tekniği ve uygulanan bölgenin uyumsuzluğu yönünden tıbbi bir delil de bulunmadığı hususu dikkate alındığında, dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, davacıya uygulanan enjeksiyon sonrası sinir lezyonu gelişmesinin muhtemel komplikasyon olduğu bilinmekte iken hükmedilen manevi tazminat miktarının Dairemiz içtihatlarına göre yüksek olması nedeniyle manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde yeniden ve takdiren belirlenmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata münhasır kısmının bozulması oyuyla kararın onanması yolundaki çoğunluk kanaatine katılmıyorum.