Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2025/2090 E. 2025/5645 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2025/2090
- Karar No
- 2025/5645
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/2090 Karar No : 2025/5645
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'in 13/03/2016 tarihinde Ankara Kızılay ... mevkiinde meydana gelen bombalı saldırıda yaşamını yitirmesi nedeniyle uğranılan zararın genel hükümler kapsamında karşılanması gerektiği ileri sürülerek müteveffanın babası ... için 17.000,00 TL (miktar artırımı ile 86.950,85 TL) maddi, 125.000,00 TL manevi, annesi ... için 17.000,00 TL (miktar artırımı ile 113.845,79 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi, kardeşi ... için 1.000,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2024 tarih ve E:2021/1768, K:2024/328 sayılı bozma kararına uyularak, davacıların ve davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminatın ekonomik koşullar da dikkate alındığında olay nedeniyle meydana gelen manevi yaraları teskin edecek nitelikte olmadığı, maddi tazminatın tazminat hukukunun genel ilkeleri kapsamında hesaplanması gerektiği, kardeşin maddi tazminat isteminin de kabulünün gerektiği iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından olay nedeniyle idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, meydana gelen zarardan idarelerinin sorumlu olmadığı iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise olayda idarelerinin hizmet kusurunun bulunmadığı, maddi tazminat hesabının 5233 sayılı Kanuna göre yapılması gerektiği, anılan Kanuna göre manevi tazminata hükmedilemeyeceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize Konu Kararın, Esasa İlişkin Kısım Yönünden İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına işletilecek yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmı dışındaki diğer kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Davacılar Lehine Hükmedilen Manevi Tazminat Tutarlarına İşletilecek Yasal Faiz Başlangıcına İlişkin Kısım Yönünden İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuna göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, uyuşmazlık bakımından ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır. İdari işlem ve eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak idareye başvuru tarihinin, dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin bir istemde bulunulmaması halinde ise dava tarihinin esas alınması Danıştay içtihatlarında genel kabul görmüş ve istikrar kazanmıştır. Bakılan davada, Bölge İdare Mahkemesince, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına davanın açıldığı tarih olan 18/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletildiği görülmüştür. Buna göre, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihi olarak olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünde talepte bulunulduğundan, hükmedilen maddi tazminata Danıştay'ın yerleşik içtihatları gereği idareye başvuru tarihi olan 19/04/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği açıktır. Bu durumun bir hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından; temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan, "3-... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın anne ... için 75.000,00-TL, baba ... için 75.000,00-TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarihten (18/01/2017) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine ilişkin kısmı yönünden İSTİNAF İSTEMLERİNİN REDDİNE," ibaresinin, "3-... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:...sayılı kararın anne ... için 75.000,00 TL, baba ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 19/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine ilişkin kısmı yönünden İSTİNAF İSTEMLERİNİN REDDİNE," ve "7-Takdiren davacı kardeş ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarih olan 18/01/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine " ibaresinin " 7-Takdiren davacı kardeş ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 19/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine " şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.