Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2023/1168 E. 2023/6408 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2023/1168
- Karar No
- 2023/6408
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1168 Karar No : 2023/6408 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLLERİ : ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Geçici 82. maddesinde düzenlenen yükümlülük kapsamında Ankara ili, Güdül ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 200 yatak kapasitesine sahip Yüksek İhtisas Üniversitesi Hastanesi kurulabilmesi için gerekli hastane ve işletme ruhsatının verilmesi istemiyle yapılan 18/11/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 3359 sayılı Kanun'a eklenen ek 15. madde ile tabip ve diş tabiplerinin nitelikli olarak yetiştirilmesini teminen özel hastanelerin vakıf üniversitelerin sağlık uygulama ve araştırma merkezi işlevini görmelerine imkan tanındığı, ancak bu durumun uygulamalı eğitimde aksamaya yol açtığı, vakıf üniversitelerinin kendine ait tıp fakültesinin bulunmasında kamu yararının olduğu, bu nedenle 2547 sayılı Kanun'un ek 3. maddesinin 1. fıkrasına (e) bendinin eklendiği, aynı Kanun'un geçici 82. maddesi ile de yeni hukuki duruma geçişi makul ve ölçülü şekilde sağlayan kademeli düzenlemenin getirildiği, kurulduğu 2011 yılında kendine ait hastanesi olmayan davacı Üniversitenin muhtelif tarihli dilekçelerle 200 yataklı genel hastane açma ve işletme ruhsatı verilmesi amacıyla başvuruda bulunulduğu, başvuruların 2547 sayılı Kanun'a eklenen hükümlere uygun şekilde değerlendirildiği, Bakanlıklarının planlamaları ile gerçekleşen hastane kullanım oranlarının dikkate alındığı, Ankara ilinde yatak kapasitesinin yeterli olduğu, ilave yatak kapasitesine ihtiyaç olmadığı, talebin Bakanlıklarının planlama ilkelerine uygun olmadığı, ayrıca ön izin belgesi olmadan işletme ruhsatı verilmesinin söz konusu olamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY_TETKİK_HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY - (X) : 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. Yukarıda yer verilen 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesi gereği Sağlık Bakanlığının, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu hususu yerleşik Danıştay içtihatları ile sabittir. Diğer taraftan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 3. maddesinde "Vakıf veya birden fazla vakfın yetkili yönetim organlarının yükseköğretim kurumu kurma ile ilgili karar veya kararları Vakıflar Genel Müdürlüğünün olumlu yazısı ile birlikte ve aşağıdaki belgelerle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunulur: ... e) (Ek:RG-16/10/2020-7254/6 md.) Tıp fakültesi kurmak isteyen vakıf yükseköğretim kurumlarının; eğitim ve öğretim faaliyetleri ile sağlık hizmetleri sunumu için asgari iki yüz yatak kapasitesine sahip, Yükseköğretim Kurulunun tıp eğitimi için gerekli gördüğü asgari fiziki mekân ve donanım şartlarını sağlayan, Sağlık Bakanlığının planlama ilkeleri çerçevesinde kendi mülkiyetinde yapacağı hastaneye ait ön izin belgesi veya yukarıdaki şartları haiz, mevcutta faaliyet gösteren bir hastanenin, tıp fakültesi kurulmasını takiben üniversiteye devredileceğine dair belgeler; açılmış olan tıp programına öğrenci alabilmek için ise vakıf üniversitesinin kendi mülkiyetinde, ruhsatı ve işletme hakkı kendisine ait bulunan yukarıdaki şartları haiz hastanesinin varlığını gösteren belgeler. ..." hükmüne; Geçici 82. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bünyesinde tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yükseköğretim kurumlarının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde ek 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan hastaneye ait ön izin belgesini veya aynı şartları haiz mevcut bir hastaneyi devralacağına dair belgeyi Yükseköğretim Kuruluna teslim etmesi zorunludur. Bu süre içerisinde söz konusu belgeleri teslim etmeyen vakıf yükseköğretim kurumları uyarılır. Bu sürenin bitiminden itibaren bir yıl içerisinde söz konusu belgeleri sunamayan vakıf yükseköğretim kurumlarının tıp fakültelerine öğrenci verilmez. Üç yıllık sürenin bitiminden itibaren iki yıl içerisinde mülkiyeti kendisine ait veya Hazineye ait olup bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf yükseköğretim kurumuna irtifak hakkı tesis edilmiş olan taşınmazlar üzerinde bulunan, işletme hakkı ve ruhsatı kendisine ait olan ve ek 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan hastaneye ilişkin belgeleri Yükseköğretim Kuruluna teslim etmeyen vakıf yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleri kapatılır. Mevcut öğrenciler hakkında ek 11 inci madde hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlık 2547 sayılı Kanun'un geçici 82. maddesinde düzenlenen yükümlülük kapsamında davacı Üniversite bünyesinde bulunan tıp fakültesinin faaliyetine devam edebilmesi için Ankara ili, Güdül ilçesi, Çağa Mahallesi, 635 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 200 yatak kapasitesine sahip genel hastane kurulmasına yönelik hastane ve işletme izni verilip verilemeyeceğine yöneliktir. Bu kapsamda, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için sağlık hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde sunulması ve bu hizmetler sunulurken kaynak israfına sebep olunmaması amacıyla, davacı tarafından kurulması öngörülen 200 yatak kapasiteli genel hastanenin davalı Bakanlığa verilen planlama ilkelerine uygun olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Dava dosyası kapsamında bulunan Türkiye İstatistik Kurumunun 2019 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, 2020 yılında Ankara ilinde üniversitelerin tıp fakülteleri için planlanan yatak kapasitesinin toplam 2.820 olduğu, toplamda 5.281 yatak ile üniversite hastanelerinde hizmet verildiği, vakıf üniversiteleri hariç üniversite hastanelerinin ise toplam yatak sayısının 4.211 olduğu; bununla birlikte Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre, Ankara ilinde faaliyet gösteren hastanelerin ortalama yatak doluluk oranlarının 2019 yılında, Sağlık Bakanlığında % 42,9, özel hastanelerde % 48,8, üniversite hastanelerinde (vakıf üniversiteleri dahil) % 67,6 olmak üzere il genelinde % 48,6 olduğu, 2020 yılının ilk 6 ayında Sağlık Bakanlığında % 58,2, özel hastanelerde % 43,3, üniversite hastanelerinde (vakıf üniversiteleri dahil) % 50,3 olduğu görülmektedir. Bu durumda, Ankara İlinin hastane kullanım oranlarına bağlı yatak sayısı ve doluluk oranının kamu, özel ve üniversite hastanelerindeki mevcut durum ve planlanan yatırımlar göz önüne alındığında makul bir düzeyde olduğu, ihtiyaç olmadığı halde yeni hastane kurulmasının atıl kapasite ve kaynak israfına neden olacağı görüldüğünden davacı tarafından, üniversite hastanesi kurulabilmesi için gerekli hastane ve işletme ruhsatının verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.