Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2022/3320 E. 2024/2738 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2022/3320
- Karar No
- 2024/2738
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/3320 Karar No : 2024/2738 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av.... 2- ...Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... Derneği VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından, 2011 yılında ülseratif kolit ve infertilite nedeniyle Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesinde ameliyat olduğu, tedavinin 14/12/2010 tarihinden 04/11/2011 tarihine kadar yaklaşık 1 yıl sürdüğü, bu süreçte kendisine yaklaşık 20-30 ünite kan nakli gerçekleştirildiği, daha sonra bu kanlardan bir tanesinde HIV virüsüne rastlandığı ve kendisine yapılan testlerde HIV virüsünün tespit edildiği, sunulan sağlık hizmetinin kusurlu olduğu ileri sürülerek 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ: İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince davalı idarelerin ve müdahilin istinaf başvurularının açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI:Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından; davacıya kan naklinin diğer davalı Bursa Uludağ Üniversitesine bağlı hastanede yapıldığı, tazminata hükmedilen kararda idarelerinin kusurunun açıkça belirtilmediği, hematoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının bulunmadığı heyetçe hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı; davalı Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, yaşanan süreçte kan merkezi kayıtlarından davacıya verilen kanların test sonuçlarının tekrar kontrol edildiği, tümünün anti-HIV sonuçlarının negatif olduğu, davacıya virüs bulaşmasının farklı nedenlerinin olabileceği, kan ve kan ürünlerinin güvenliğinin sağlanması hususunda yükümlülüklerin yerine getirildiği; müdahil tarafından, HIV virüsünün nereden ve nasıl bulaştığının kesin olmadığı, bağışçının pencere döneminde kan bağışında bulunulduğunun kabulü halinde dahi sorumluluklarının mevcut olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin ve müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/09/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 5624 sayılı Kan ve Kan Ürünleri Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "Hizmet birimi: Transfüzyon merkezi, kan bağışı merkezi ve bölge kan merkezini,... ifade eder."; "Genel esaslar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, “Bu Kanun kapsamındaki hizmetlerin planlanması, yürütülmesi ve denetlenmesi hususlarında, Bakanlık münhasıran yetkili ve sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. 04/12/2008 tarih ve 27074 Resmî Gazete'de yayımlanan Kan ve Kan Ürünleri Yönetmeliği'nin "Görev ve sorumluluklar" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, "Kan ve kan ürünleri ile ilgili hizmetlerin planlanması, yürütülmesinin izlenmesi, hizmet birimlerinin açılması ve denetlenmesi hususlarında Bakanlık yetkili ve sorumludur."; 6. fıkrasında, "Kan ve kan bileşenlerinin alınması, test edilmesi, işlenmesi, depolanması, kulanılır hale getirilmesi, kullanıma sunulması, dağıtılması ve transfüzyon uygulamalarının geri bildiriminin izlenmesi, ilgili hizmet biriminin sorumluluğundadır." düzenlemeleri yer almaktadır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, kan nakline ilişkin sürecin genel anlamda işleyişi bakımından Sağlık Bakanlığının denetim yükümlülüğünün bulunmasına rağmen bağışçıdan alınan kanın test edilmesiyle ilgili sorumluluğun ilgili hizmet birimini bünyesinde barındıran Bursa Uludağ Üniversitesine ait olduğu anlaşılmakta olup, denetim yükümlülüğünün yerine getirilmediğine ilişkin bir tespitin de bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, Sağlık Bakanlığının ortaya çıkan zarardan, bağışçıdan alınan kana özgü kontrolleri ve gerekli testleri yapmakla yükümlü olan Üniversite ile birlikte sorumlu tutulmasının kan nakliyle ilgili denetim yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir. Bu itibarla, davalı idareler açısından hizmet kusuruna ilişkin değerlendirmenin ayrı ayrı yapılması suretiyle yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda davanın Sağlık Bakanlığı yönünden reddi, Bursa Uludağ Üniversitesi yönünden kabulü gerekirken, davalı idarelerin ortaya çıkan zarardan birlikte sorumlu olduğunun kabul edilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılardan Sağlık Bakanlığının temyiz isteminin kabulüyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.