Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2022/1943 E. 2023/4273 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2022/1943
- Karar No
- 2023/4273
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/1943 Karar No : 2023/4273 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … VEKİLLERİ : Av. … TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / … VEKİLİ : Av. … 2- … Valiliği / … VEKİLİ : Av. … İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : İstanbul ili, Beşiktaş ilçesinde 10/12/2016 tarihinde meydana gelen canlı bomba saldırısında çocukları …'ı kaybeden davacılar tarafından, olayda davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle baba … için 30.000,00 TL (miktar artırımı ile 183.566,66 TL) ve anne … için 30.000,00 TL (miktar artırımı ile 211.535,70 TL) olmak üzere toplam 60.000,00 TL (miktar artırımı ile 395.102,36 TL) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğu bulunmamakla birlikte sosyal risk ilkesi gereğince genel hükümler çerçevesinde sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, 211.535,70 TL maddi tazminatın 30.000,00 TL'sinin davalı idarelere başvuru tarihi olan 20/01/2017 tarihinden, miktar artırımı ile artırılan 181.535,70 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği 17/12/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacı …'a ödenmesine, 183.566,66 TL maddi tazminatın 30.000,00 TL'sinin davalı idarelere başvuru tarihi olan 03/01/2017 tarihinden, miktar artırımı ile artırılan 153.566,66 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği 17/12/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacı …'a ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; idarenin hizmet kusurunun veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, sosyal risk ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapılan terör olaylarında maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre değil, 5233 sayılı Kanun'a göre yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararınının davacılar lehine hükmedilen toplam 395.102,36 TL maddi tazminatın 361.482,06 TL'lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, 33.620,30 TL maddi tazminatın 27/07/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte miras hisseleri oranında davalı idarelerce yarı yarıya davacılara ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, 5233 sayılı Kanun'a göre hükmedilen maddi tazminatın, hesaplama kişilerin özel durumları ihmal edilerek yapıldığından gerçeklerle bağdaşmadığı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı … Bakanlığı tarafından, olayın idarelerinin kusur veya kusursuz sorumluluklarını doğuracak bir olay olmayıp terör eylemi olduğu kararın hasım yönünden hukuka aykırılık teşkil ettiği iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı … Valiliği tarafından, davacıların kendilerine maddi tazminat önerilen sulhnameyi imzalamayarak bakılan davayı açmış oldukları dikkate alındığında davacılar lehine maddi tazminata hükmedilmesinin ve hükmedilen tazminata faiz işletilmesinin hatalı olduğu, harçtan muaf olduklarından idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI :Davalı …Valiliği tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı …Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kabulü, davalı idarelerin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı İçişleri Bakanlığı'nın yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: A- Temyize Konu Kararın, Maddi Tazminat İstemlerinin Esası Yönünden İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, davacıların maddi tazminat istemlerinin esasına ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B- Temyize Konu Kararın, Hükmedilen Maddi Tazminatın Davalı İdarelerce Davacılara Yarı Yarıya Ödenmesine İlişkin Kısmı İle Davalı İdarelerin İstinaf Başvurularının Kısmen Reddine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan; sorumluluk hukukunda, özel bir yasa hükmü veya davacının her bir davalının tespit edilecek kusuru oranında zarardan sorumlu tutulması yönünde bir talebi olmadıkça zarara sebep olan her bir davalının kusur oranının tespit edilmesi ve tespit edilen kusur oranında hükmedilen tazminattan sorumlu tutulmaları yönünde bir zorunluluk bulunmaktadır. İdarenin sorumluluğu bakımından da, aynı olay kapsamında birden fazla idarenin eylemi veya idari faaliyetinin neden ve etkisiyle meydana gelen zarardan, kusur oranları ayrıştırılamıyorsa davalı idarelerin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına yasal bir engel bulunmamaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince, genel hükümlere göre yapılan maddi tazminat hesabı sonucunda davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verildiği ve davacı … lehine 211.535,70 TL, davacı … lehine ise 183.566,66 TL maddi tazminata hükmedildiği, bu karara karşı davalı idarelerin yapmış oldukları istinaf başvuruları neticesinde ise Bölge İdare Mahkemesince, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabul, kısmen reddedildiği belirtilerek, idarenin hizmet kusurunun veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı terör olaylarında maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre değil, 5233 sayılı Kanun'a göre yapılması gerektiği gerekçesiyle, davacılar lehine hükmedilen toplam 395.102,36 TL'nin 361.482,06 TL'lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, 5233 sayılı Kanun uyarınca hesaplanan 33.620,30 TL tutarındaki maddi tazminatın davacıların miras payları oranında, davalı idarelerce yarı yarıya davacılara ödenmesine hükmedildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının genel hükümlere göre maddi tazminat hesabı yapılarak ödemeye hükmettiği 33.620,30 TL'ye ilişkin kısım bakımından, kararın gerekçe kısmında idarenin hizmet kusurunun veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı terör olaylarında maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre değil, 5233 sayılı Kanun'a göre yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen gerekçeli olarak reddine karar verilmesi gerekirken, doğrudan kısmen reddine karar verildiği görülmektedir. Ayrıca, hükmedilen 33.620,30 TL'lik maddi tazminat tutarından, kusur oranlarının teknik olarak ayrıştırılması mümkün olmadığından, davalı İçişleri Bakanlığı ile İstanbul Valiliği'nin müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken yarı yarıya sorumlu tutuldukları görülmektedir. Bölge İdare Mahkemesi kararında yukarıda belirtilen iki kısım yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır. Bununla birlikte, söz konusu hukuka aykırılıkların, temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, Mahkemece yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik ve yanlışlık kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; A. "...davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine," ibaresinin, "...davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli olarak reddine,.." şeklinde, B. "... 33.620,30-TL maddi tazminatın 27.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte miras hisseleri oranında davalı idarelerce yarı yarıya davacılara ödenmesine.." ibaresinin, "..33.620,30 TL maddi tazminatın 27/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte miras hisseleri oranında davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacılara ödenmesine.." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının; hüküm fıkrasında yer alan; A. "...davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine," ibaresinin, "...davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli olarak reddine,.." şeklinde, B. "... 33.620,30-TL maddi tazminatın 27.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte miras hisseleri oranında davalı idarelerce yarı yarıya davacılara ödenmesine.." ibaresinin, "..33.620,30 TL maddi tazminatın 27/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte miras hisseleri oranında davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacılara ödenmesine.." şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/07/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.