Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2022/1622 E. 2025/2859 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/1622
Karar No
2025/2859
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/1622 Karar No : 2025/2859

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten ...ve ...'e velayeten ... ve ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar vekili tarafından, müvekkili ...'in gebeliği sırasında Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gebeliğin 20. ile 27. haftaları arasında yapılan gebelik tetkikleri ile bebekteki anomalilerin tespit edilmesi gerekirken yeterli dikkat ve özen gösterilmemesi sonucu bebekteki kulak kepçesi yokluğu, sırt omurları farklılığı, parmak eksikliği, yarık damak anomalilerinin tespit edilemediği ve bunun sonucunda hamilelik sonlandırılmayarak doğumun gerçekleştirildiği, bebeğin sağlık problemleri ile doğmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 1.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, esas yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından, bebekteki birden fazla anomalinin tespit edilememesinin hizmetin kusurlu işletildiğinin göstergesi olduğu, fetal pozisyon nedeniyle görüntüleme yapılamaması durumunda bu durum belirtilerek tekrar görüntüleme yapılması gerektiği, söz konusu incelemenin normalde 20 ile 40 dakika arasında sürdüğü belirtilmesine rağmen müvekkiline 3 dakikada yapıldığı, yüksek riskli gebeliğinin olduğunun bilinmesine rağmen eksik işlem yapıldığı, raporu düzenleyen heyette perinatoloji uzmanının bulunmadığı, rapordaki tespitlerin uyuşmazlık ile ilgisinin bulunmadığı, bebeğin sağlıklı olduğu söylenerek hamileliği sonlandırma haklarının elinden alındığı, konuya ilişkin emsal yargı kararlarında hizmetin kusurlu işletildiğine karar verildiği, raporda ultrason ile inceleme yapan uzmanın yeterli bir inceleme, doğru ve kapsamlı yorumlama ve rapor hazırlama, işlemin niteliğini ve amacını açıklama, uygun standartta aygıt kullanma yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tartışılmadığı, gereği gibi inceleme yapmadan bebekte anomali olmadığının raporlandığı iddialarıyla; davalı idare tarafından, olayda idarelerinin kusurunun bulunmadığı, sağlık hizmetinden yararlananlar için tazminata ağır hizmet kusurunun bulunması halinde hükmedilebileceği, sonuç ile sunulan hizmet arasında nedensellik bağının bulunmadığı, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme vasıtası haline getirilemeyeceği, manevi tazminat için faize hükmedilse dahi başlangıç tarihinin hüküm tarihi olması gerektiği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiş olup davalı idare yanında müdahil tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

A) Davalı İdarenin Temyiz İsteminin İncelenmesi: Yargılama hukuku kurallarına göre, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasını talep etmesinde korunması gereken hukuki yararının bulunması zorunludur. Dosyanın incelenmesinden; .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, davacıların istinaf başvurusu üzerine temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, esas yönünden reddine karar verildiği, davacılar tarafından anılan kararın redde yönelik kısmının, davalı idare tarafından manevi tazminata yönelik kısmının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği görülmektedir. Bu durumda; davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının manevi tazminata yönelik olmasına karşın, İdare ve Bölge İdare Mahkemelerince manevi tazminatın kabulü yönünde hüküm kurulmadığı, dolayısıyla davalı idarenin korunması gereken hukuki bir yararının bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

B) Davacıların Temyiz İsteminin İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2022/1622, K. 2025/2859, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2022-1622-e-2025-2859-k-aa925f8623ae