Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2021/7798 E. 2025/1432 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/7798
Karar No
2025/1432
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/7798 Karar No : 2025/1432

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av.... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU :Davacı tarafından, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ... Fakültesinde... unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yaptığından bahisle mesai saatleri sonrası özel bir poliklinikte serbest mesleki faaliyette bulunma istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin Isparta Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :Davacı tarafından, öğretim üyesi olduğu ve 18/01/2014 tarihinde mesleğini serbest olarak icra ettiği, bu sebeple serbest mesleki faaliyette bulunmasına izin verilmesi gerektiği, statü bakımından birbirine eşit bireylerin farklı işlemlere tabi tutulmasının hukuk devletinde kabul edilemez bir durum olduğu, 18/01/2014 tarihinde özel bir ağız ve diş sağlığı polikliniğinde serbest hekimlik yaptığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idarelerden Isparta Valiliği tarafından, usule ilişkin olarak, dava konusu işlemin icrai bir işlem olmadığı; esasa ilişkin olarak, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta; diğer davalı Sağlık Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2.Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin ve...TL yürütmenin durdurulması harcının iadesine, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :

Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararında da belirtildiği üzere; öğretim üyeleri, Tamgün Yasası olarak anılan 5947 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreçte mevzuatın müsaade etmesi sebebiyle mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilecekleri yönünde oluşan kanaat ve beklenti nedeniyle üniversite dışındaki serbest çalışmalarını planlamış, ekonomik ve sosyal hayatlarını bu koşulları öngörmek suretiyle belirlemişlerdir. Öğretim üyelerinin var olan durumun devam edeceğine dair oluşan beklenti ve kanaat nedeniyle planladıkları faaliyet ve çalışmaları ile bunlar gereğince yaratılan hukuki durumlarını yasal değişiklikler gereğince sona erdirmek zorunda olması hakkaniyete aykırıdır. Öğretim üyelerinin bu statülerinin belli bir süre devam edeceği yönünde meşru beklentilerinin hukuki güvenlik ilkesi gereğince korunması gerekmektedir. Ayrıca yasama organının aynı konuyla ilgili pek çok kanun çıkarmış olması da söz konusu öğretim üyelerinin hukuki durumları bakımından belirsiz bir durum yaratmış ve duraksamalara neden olmuştur. Buna göre, 1997-2008 yılları arasında yükseköğretim kurumunda yardımcı doçent ve doçent kadrosunda öğretim üyesi olarak görev yaptığı ve o tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin müsaade etmesi sebebiyle 2008 yılından itibaren özel bir sağlık kuruluşunda serbest meslek icra ettiği dosya içeriğinden anlaşılan davacının, var olan durumun devam edeceği ve bu faaliyetini devam ettirebileceği yönündeki haklı beklentisinin bulunduğunun kabulü gerekir. Hukuki güvenlik, hukuki belirlilik ilkeleri gereği davacının bu haklı beklentisinin korunması ve 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da serbest meslek icra edebilmesine izin verilmesi ve özel bir poliklinikte çalışma başvurusunun kabulü gerekirken, halen üniversitede görevli öğretim üyelerinin serbest mesleki faaliyette bulunamayacağı gerekçesiyle isteminin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, kararın bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2021/7798, K. 2025/1432, T. 06.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2021-7798-e-2025-1432-k-55651c8d0c4a