İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/956 E. 2025/1426 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/956
Karar No
2025/1426
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/10/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin adına tescilli bulunan ... plakalı aracın uğramış olduğu zarar karşısında davalıdan zararın karşılanması için başvurulduğunu, fakat davalı tarafından ödeme yapılmadığından huzurdaki davanın açılması gerekliliği doğduğunu, müvekkilinin kredi çekmek suretiyle ... plakalı aracı satın aldığını, aracın kredi çekilerek satın alındığı için üzerinde ... Bankası lehine rehin tesis edilmiş ardından 8 Mart 2024 tarihinde ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı tarafa kasko ettirildiğini, aracın kasko ettirilmesinin ardından ...'dan ... iline doğru seyir halindeyken ve trafikte giderken aniden kendiliğinden alev aldığını ve yandığını, aracın yanmasından dolayı kullanılmasının artık mümkün olmadığını, aracın kasko sigortalı olup yanma durumuna karşı da teminat altında olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın müvekkilinin uğradığı zararı gidermekle yani kasko poliçesi sebebiyle aracın bedelini ödemekle yükümlü olmasına rağmen gelinen aşamaya kadar zararı gidermediğini, davalının zararı gidermediği gibi müvekkiline makul bir açıklama dahi yapmadığını, davalı tarafça ödemenin geciktirilmesilye müvekkilinin uğradığı zararın gittikçe arttığını, müvekkilinin bugün aracın satın alınmasında çekilen kredi tutarını ödemekte araçtan mahrum kalmakta kasko bedelini de halen tahsil edemediğini, dolayısıyla da belirttikleri üzere müvekkilinin zararı gittikçe arttığını, netice itibariyle davalı tarafça yapılmış olan Kasko Sigorta Poliçesi doğrultusundaki yükümlülüğün yerine getirilmediğini, açıklamış oldukları ve re'sen araştırılacak olan nedenlere binaen; davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve daha sonra artırılmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihinden itibaren başlayacak faiziyle birlikte davalıda tazmini ile davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuruda bulunan tarafın taraf ehliyeti olmadığını, bu nedenle huzurdaki uyuşmazlığın işin esasına girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde sigortalının poliçe tanzim edilirken müvekkili şirketi eksik bilgilendirdiği ve araç üzerinde rehin kaydı bulunduğunun tespit edildiğini, MK madde 879 uyarınca, muaccel olan sigorta tazminatının, malike ancak bütün rehinli alacakların rızası ile ödenebileceğini, zira rehinli alacaklının muvafakati olmadan başvurucunun taraf ehliyeti bulunduğundan söz edilemeyeceğini, poliçeden görüleceği üzere araç üzerinde ... ... Bankası A.ş. ... ... Bankası A.ş. ... lehine rehin hakkı bulunduğunu, başvurucunun taraf ehliyetinin varlığı rehinli alacaklı tarafından verilecek olan kayıtsız şartsız muvafakate bağlı olacağından başvuran tarafa rehin alacaklısının yazılı muvafakatinin alınıp dosyaya sunulması için kesin süre verilmesi gerektiğini, verilen kesin süre içinde muvafakatin ibraz edilememesi halinde başvurucunun aktif taraf ehliyetinin varlığından söz edilemeyeceği için davanın esasa girilmeksizin usulden reddi gerekeceğini, bahsi geçen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 08/03/2024 - 08/03/2025 vade tarihli ... Sigorta Poliçesi "... Kasko"ile sigorta örtüsü altına alındığını, poliçenin mevcut olması teminatın her halde tamamen ve otomatik ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, uyuşmazlığa konu hasarın meydana gelme şekli ekspertiz eliyle araştırıldığını ve suiatimal olabileceğinin tespit edildiğini, yapılan araştırma ve incelemelere göre sigortalı aracın poliçelendirilmesinden tam 10 dakika sonra aracın yandığının tespit edildiğini, ayrıca sadece pert olursa alınabilecek bir sigorta türü yapılmış olup aracın 10 dakika sonra pert olduğunu, işbu sebeple sigorta parası almak için yapılan suistimal hususunun gündeme geldiğini, şirkete yapılan ihbar neticesinde meydana gelen hasar nedeniyle ... sayılı hasar dosyası açılarak dosyada inceleme ve araştırma yapıldığını, yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda ... Fırın Makinaları San.Tic.İth.İhr.Ltd.Şti. yetkilisi ... (...) yazılı beyanında, 08.03.2024 günü ... Bankası ... ... Şubesinde kredi çekmek amacıyla kendisi, Ortağı ... ve eşi ... ile beraber bulunmakta olduklarını, Kredi başvurusu amacıyla ... plakalı araçlarını teminat olarak gösterdiklerini, Banka yetkililerinin teminat olarak gösterdikleri araçlarına kasko sigortası yapılması gerektiğini kendilerine bildirdiklerini ve bankanın kasko poliçesini yaptığını, İşlemler tamamlanınca bankadan ayrıldıklarını, Ortağı ... e saat 16:15 civarı gelen telefon araması ile aracın yanmaya başladığını öğrendiklerini, Aracın bakımlarını ortağı ...'in ... sitesinde bir tanıdığına (tamirhane bilgisi paylaşılmamıştır) yaptırmakta olduğunu, Bakımlar ile ilgili fatura olmadığını, Kredi çektikleri güne kadar araca kasko sigortası yaptırmaya gerek görmediklerini, Kasko yapılırken araç yolda olduğu için görülmeden poliçenin yapıldığını ve kendilerinden fotoğraf istenmediğini, 08.03.2024 günü bankaya ilk olarak saat 10:00 civarı gittiklerini, Ön görüşmenin yapıldığını ve evrak listesinin hazırlandığını, Kefil olarak ... i alarak saat 14:00 civarı bankaya ikinci kez gidildiğini ve işlemlerin saat 16:00 civarına kadar devam ettiğini belirtmiştir. Sigortalı aracın bütünüyle yanmış olması sebebiyle yangın çıkış sebebi hususunda net bir tespit yapma imkanımız olmamış, Olay yeri görselleri incelendiğinde, Yanmanın aracın ön motor bölümü tarafından başlamış olduğu ve yanmanın zaman içerisinde devam ederek aracın bütününe sirayet etmiş olduğu, Yanma hadisesinde herhangi bir hızlandırıcı etkisi olmadığı, Yanmanın, İtfaiye raporunda belirtildiği gibi yüksek ihtimal ile motor kısımlarında meydana gelen bir sorundan (Elektrik tesisat kısa devre, yağ-yakıt kaçakları, Fan motoru arızası,vb.) kaynaklanmakta olduğu, Yanma hadisesinde hızlandırıcı veya kasıtlı dış etken durumu olmadığı düşünüldüğünde, Yanma olayının motor bölümünde olan bir sorundan dolayı zaman içerisine yayılarak hasıl olabileceği ve sürücünün ancak aracın motor kısımlarından çıkan dumanları fark ettiği sırada aracın yandığını anlamış olabileceği değerlendirilmiştir. Aracın yanma başlangıcının poliçenin düzenlendiği saat 15:56 dan önce gerçekleşmiş olabileceğini hususunda belgeye dayalı bir tespitimiz olmamış, fakat, yanma durumu ile ilgili sürücü ve yolcu yazılı beyanında saat 16:02 olarak belirtilmesine karşın, bu zamanın yanmanın fark edildiği an olduğu, yanma hadisesinin daha önce başlamış olabileceği ihtimali bulunduğu düşünülmüştür." şeklinde beyanların tespit edildiğini, işbu sebeple davanın reddi gerektiğini, yapılan incelemeler sonucunda aracın yanma olayı gerçekleşmeden önce üretici standartlarına uygun olmayan şekilde onarıldığının tespit edildiğini, işbu sebeple ekeltrik aksamından dolayı yanma gerçekleştiğini, sunulan evrakların incelenmesi ve yapılan araştırma sonucunda olayın belirtildiği şekilde meydana gelmediğinin tespit edildiğini, söz konusu olayın kara araçları kasko sigortası genel şartları a.1. maddesinde belirtilen sigorta konusu kapsamı dışında olduğu tespit edildiğinden tazminat talebinin olumlu değerlendirilemediğini, sigortalı tarafından sigorta teminatı dışında olan bir hasarın gerçeğe aykırı beyanlar ile teminat dahilindeymiş gibi gösterildiği araştırma raporu ile ispat edildiğini, dolayısıyla davanın reddi icap ettiğini, poliçede yer alan özel şart gereği ... kasko poliçelerinde aracın kdv hariç onarım masraflarının aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki piyasa değerinin %60'ının (yüzde altmışının) altında kalması nedeni ile poliçedeki ... poliçesi tam hasar (pert) özel şart notu hükmü gereğince ödeme yapılmadığını, poliçenin 5. sayfasında eksper tarafından belirlenen kısmi onarım bedelinin esas alınacağının açıkça düzenlendiğini, '' …10. Hasar Tazmin Yöntemi: Kısmi hasarlarda, hasarlanan parçanın onarımı mümkünse onarım yoluna gidilir. Bu hususta hasarın tespiti için görevlendirilen eksper tarafından yapılan değerlendirme esastır. Hasar gören parçanın onarımı mümkün değilse 11. Madde’de belirtildiği şekilde değiştirilme yoluna gidilir. 11. Parça Tedariki: Onarımı mümkün olmayan ve değişimine karar verilen hasarlı parçalar için sigortacı tarafından orijinal parça tedarik edilir. Parçanın tedarikinin, aracın onarımının yapıldığı servis veya sigortalı tarafından yapılması sigortacının onayına bağlıdır. Bununla birlikte hasarlanan parça orijinal değilse aynı özellikleri taşıyan parça ile değiştirilme yoluna gidilir veya aynı özellikleri taşıyan parçanın bedeli ödenir. 12. Onarım Yapılacak Servis: Sigortacı, herhangi bir hasar durumunda aracın sigortalının tercih edeceği serviste onarımını kabul eder. Hasar tespiti için eksper görevlendirilmesi durumunda, eksper tarafından belirlenecek hasar tutarı esas alınır. Eksper tarafından tespit edilen hasar tutarına kadar aracın onarımı yaptırılır veya tutar nakden ödenir. Sigortacının anlaşmalı olmadığı servislerde yapılacak onarımlarda, tedarik edebildiği durumda parça tedarikinin sigortacı tarafından yapılacağı; parçanın, aracın onarımının yapıldığı servis tarafından tedarik edilmesinin sigortacının onayına bağlı olduğu hususunda mutabık kalınmıştır.'' dolayısıyla sigortalının ekspertiz raporu ile tespit edilen onarım bedelini aşan tazminat isteminin haksız ve fahiş olduğunu, ... 11. Hukuk Dairesi’nin 2000/ Esas, 2000/ Karar sayılı kararı ve istikrar kazanmış olan diğer kararlarına göre; sigortacının rizikoyu meydana gelen gerçek zarar miktarı ile ve fakat poliçe limiti ile sınırlı olarak temin edeceğini, müvekkili şirketçe yaptırılan tespitin ... bağlı bağımsız eksper tarafından yapılan tespitler doğrultusunda gerçekleştiğini, Uyuşmazlığın çözümünün zararın miktarını belirleyen ekspertiz raporlarının hukuki niteliğinin irdelenmesini gerekli kıldığını, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 2/m maddesinde, ''Sigorta Eksperi'' sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutat meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişi olarak tanımlandığını, aynı Yasanın 22. Maddesinde sigorta eksperliğinin gerçek veya tüzel kişilerce yapılacağı belirlenerek sigorta eksperliği ile ilgili ayrıntılı düzenlemelere yer verilerek sigorta eksperi olabilme koşulları, mesleki faaliyetlerinin kapsamı, denetimi ve faaliyetin gereği gibi yerine getirilememesi halinde uygulanacak müeyyidelerde belirlendiğini, aynı Yasanın 13. maddesine göre sigorta eksperi tarafsız olmak zorunda olduğu gibi Yasanın 17. maddesine göre eksperler tarafından düzenlenmiş olan raporların delil niteliğinde olduğunu, Sigortacılık Kanununa dayanılarak yürürlüğe konulan Sigorta Eksperleri Yönetmeliğinde sigorta eksperliği kursları, sınavları ve stajın düzenlendiğini, stajı tamamlayanlara ...’ne başvurmaları üzerine ... ruhsatname verileceği kurala bağlandığını, bu kurallardan anlaşılacağı üzere sigorta hukukunda tazminat yükümlüğünün belirlenmesi açısından sigorta ekspertiz müessesesine yer verilerek sigorta ekspertizlerine hukuki bir statü kazandırıldığını, ekspertiz raporlarının delil niteliği taşıdığını belirleyen Yasa kuralı ile sigorta ekspertizlerinin sigortalayan ve sigorta ettirene karşı tarafsız ve bağımsız çalışma ilkeleri gereği tazminat yükümlüğünü doğuran olayların nedenlerini ve zarar miktarını ortaya koyan raporlarının hukuken geçerli belge niteliği taşıdığının kabulünün zorunlu olduğunu, nitekim, ... 11. Hukuk Dairesi’nin 2009/ Esas, 2010/ Karar sayılı kararı ve ... 8. Daire’nin 2008/ Esas, 2011/ Karar sayılı kararı ile işbu hususun vurgulandığını ve eksper raporunun delil niteliğine atıfta bulunularak hüküm kurulduğunu, talebi kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde ekspertiz raporunun dikkate alınması gerektiğini, sigortalının talebinin haksız ve fahiş olduğunu, sigortalının talebi ile müvekkili şirket tarafından hasar dosyasındaki ekspertiz raporu arasında fahiş farkın mevcut olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; çelişkinin giderilmesi için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, eksper tarafından tespit edilen hasar miktarı dışında müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, eksper raporlarının mevzuat gereği delil niteliğini haiz olduğunu, poliçenin 5. sayfasında eksper tarafından belirlenen kısmi onarım bedelinin esas alınacağının açıkça düzenlendiğini, dolayısıyla sigortalının ekspertiz raporu ile tespit edilen onarım bedelini aşan tazminat isteminin haksız ve fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebinin de fahiş olduğunu, müvekkili şirketin gerçek zarardan sorumlu olduğundan davacı tarafın talep ettiği tazminat tutarının da fahiş olduğunu, Mahkeme tarafından kusur ve hasar miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu tür sigortalarda asıl amacın zarar görenin uğradığı gerçek zararın giderilmesi olduğunu, bu nedenle asla kabul anlamında olmamakla öncelikle davaya konu hasarın teminat kapsamında olup olmadığının tespiti ile gerçek zararın tespiti için konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması ve davacının aracındaki gerçek hasar miktarının tespit edilmesi gerekmekte olup ispat yükünün zarara uğradığını iddia eden davacıda olduğundan masrafların da davacı tarafından karşılanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, sigortacı olanın müvekkili şirketten ancak Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.4.1 uyarınca gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan itibaren faiz talep edilebileceğini, ancak dava açılmadan önce müvekkili şirkete yapılan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, bir an için sorumluluğa hükmedilse dahi haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerine, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, belirtilen sebeplerle, red sebebini mektupla bildiren müvekkili şirket davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunduğundan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenlerle; dava konusu araç hasarı bedelinden müvekkili sigorta şirketinin özel ve genel şartlar gereği poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, davanın öncelikle usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : trafik tescil kayıtları, yangın raporu, kasko sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... kayıtları, ... ... Bankası A.Ş. muvafakat yazısı, trafikten çekme belgesi, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; 08/03/2024 tarihinde yangın nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen zararın kasko sigorta poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde, 08/03/2024-08/03/2025 vade tarihli, ... numaralı, ... Sigorta Poliçesi "... Kasko"ile sigortası ile sigortalı olup, 08.03.2024 tarihinde sigortalı araç seyir halinde iken çıkan yangın sonucu aracın tamamen yanması sonucu hasara uğradığı, sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu oluşturulan hasar dosyası kapsamında düzenlenen eksper raporuna göre, sigortalı araç evrakları incelendiğinde poliçenin 08.03.2024 tarihin saat 15:56 başladığı ve hasarın 08.03.2024 tarihinde saat 16:09 da itfaiye kayıtlarına ihbar olarak düştüğü, dosyanın incelenmesi uygun görülmüş olup yapılan inceleme sonrası işlemler devam edileceğinin belirtildiği görülmüştür.Davalı tarafça özetle; sigortalı aracın poliçelendirilmesinden tam 10 dakika sonra aracın yandığı, sadece pert olursa alınabilecek bir sigorta türü yapılmış olup araç 10 dakika sonra pert olduğu, işbu sebeple sigorta parası almak için yapılan suistimal hususu gündeme geldiği, yapılan incelemeler sonucunda aracın yanma olayı gerçekleşmeden önce üretici standartlarına uygun olmayan şekilde onarıldığının tespit edildiği, işbu sebeple ekeltrik aksamından dolayı yanma gerçekleştiği, hasarın sigorta konusu kapsamı dışında olduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. Mahkememizce davaya konu araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda yapılan keşif sonrası bilirkişi heyetinin 20/07/2025 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin 18/11/2025 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 617.000,00-TL'ye arttırdığı görülmüştür. Kasko Sigortası Genel Şartları A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK. 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarında sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Yine 6102 sayılı TTK. 1446. maddesi uyarınca sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Bu değerlendirmeler ışığında somut olaya gelince; dava konusu aracın yangın hadisesi sonucu hasara uğradığı dosya kapsamından sabit olup, aracın yanması da poliçe kapsamında teminat altına alınmış riskler kapsamında olduğu, dava konusu araçtaki yangının aracın motor kısmından başladığı ağırlıklı olarak aracın diğer kısımları yayıldığı, dava konusu aracın 2011 model olması yanı sıra, araç üzerindeki 6 ayrı hasarın onarımları sırasında aracın elektrik ve motor yakıt/yağlama sistemine müdahale edilmesi nedeni ile, araçtaki yangının aracın onarımlarda müdahale edilen elektrik aksamından veya motordaki yakıt / yağ sızıntısında kaynaklanmış olabileceğinin değerlendirildiği, davalı tarafça sunulan “suistimal” ve “aracın yanma olayı gerçekleşmeden önce üretici standartlarına uygun olmayan şekilde onarıldığı, bu sebeple elektrik aksamından dolayı yangının gerçekleştiği” iddiasının somut ve her türlü şüpheden uzak belgelerle ispatı gerektiği, ancak dosya bütününde bu yönde belge ve bilgi tespit edilemediği, bu hali ile yapılan inceleme sonucunun, hasarın teminat kapsamı dışında bırakan bir durumun varlığını tespite uygun olmadığı, bu bağlamda dosya kapsamına göre TTK 1409/2. maddesi hükmü gereğince sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediği, yangın hasarı nedeniyle meydana gelen zarardan kasko sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davaya konu aracın riziko tarihi itibari ile rayiç değerinin 617.000 TL ve sovtaj değerinin 50.000 TL olduğu, davacı tarafça trafikten çekme belgesi dosyaya ibraz edilmiş olup, sovtaj bedeli mahsup edilmeksizin toplam hasar tutarının 617.000,00 TL olduğu, 6102 Sayılı TTK’nun 1427.maddesinde sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmekle, sigorta şirketine başvuru tarihi 13.07.2024 olup, temerrütün 45 gün sonra 28.08.2024 tarihi itibariyle temerrütün oluşacağı kanaati ile; Mahkememizce davanın kabulü ile, 617.000,00-TL'nin 28/08/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hasarlı aracın üzerindeki takyidatlardan ari olarak davacı tarafından davalı sigortacıya teslimi kaydı ile belirlenen tazminatın davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 617.000,00-TL'nin 28/08/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Hasarlı aracın üzerindeki takyidatlardan ari olarak davacı tarafından davalı sigortacıya teslimi kaydı ile belirlenen tazminatın davacıya ödenmesine, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 42.147,27-TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı olmak üzere alınan toplam 10.747,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 31.399,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 98.550,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 15.597,50-TL harç, 2.000,00-TL keşif araç gideri, 20.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 281,50-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 37.879,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/12/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/956, K. 2025/1426, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-956-e-2025-1426-k-15beed394b0f