İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/468 E. 2024/964 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/468
- Karar No
- 2024/964
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- VEKİLİ : Av. DAVALI : 4- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 5- VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : 6- VASİ/(LAR) : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2019 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 Öncesinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... Esas 2019/... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olan dosyanın mahkememizde mahkememizde yapılan açık muhakemesi sonunda ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ticaret yaptığı ... isimli şahsa gönderilmek üzere 92 adet ve her biri 220 litre hacimli bidonda toplam 11.040 kg turşuyu 18.12.2018 tarihli ... nolu irsaliye ile ...'na ait ... plakalı araca teslim ettiğini. Aracın aynı gün malları teslim etmek için yol çıktığında ...'te ... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza sonucunda taşımaya konu olan malların tırın yan kapaklarının açılması nedeni ile zayi olduğunu. Bu hususun maddi hasarlı trafik kazası tutanağında belirtildiğini. ...'nun gerekli önlemleri almayarak malın tamamen ziyaında kusurlu olduğunu. ... plakalı araçta bulunan müvekkiline ait malların tamamının bedelinin 86.864,00 TL olduğunu. Bu nedenle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 86.864,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle ( davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. açısından poliçe sorumluluk tutarları ile sınırlı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili firmaya kaza nedeni ile herhangi bir başvuru yapılmadığını, ZMMS Genel şartları uyarınca dolaylı zarar taleplerinin sigorta kapsamı dışında tutulduğunu, bu nedenle dolaylı zarara ilişkin olarak müvekkiline yöneltilen talebin reddi gerektiğini. Bu nedenle davanın reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu zararın ZMMS kapsamında davacıya ödendiğini, bu nedenle davanın reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava taşıtılan emtianın 3. Kişi ile meydana gelen trafik kazası nedeni ile zarara uğradığı iddiası sonucu emtia bedeli olan 86.864,00.-TL'nin tazminine ilişkin tazminat davasıdır. Mahkememiz 17/12/2020 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince dosya kapsamı gereği keşif yapılmasına karar verilmiş olup, 15/01/2021 tarihinde keşif icra edilmiştir.Yapılan keşif neticesinde trafik bilirkişinden alınan raporda; "A)... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...; Yukarıda arz edilen hususlar dairesinde, %100 (YÜZDE YÜZ ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU kamaatine varılan ... Plakalı otomobil sürücüsü ...'nin olay esnasındaki davranışı: * Karayolları Trafik Kanununun 47. maddesinin d) bendinde düzenlenen ” Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar. (Dikkatsiz tedbirsiz şekilde araç kullanmak) Şeklindeki hükmünün ihlali niteliğindedir. * Karayolları Trafik Kanunun 52. maddesinin b) bendinde düzenlenen “Sürücüler hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun - gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar. ” şeklindeki hükmün ihlali niteliğindedir. B) Arkasında ... Plakalı Yarı Römork Takılı ... Plakalı Çekici sürücüsü ...;Eldeki verilere göre olay esnasında arkasında ... plakalı yarı römork takılı ... plakalı çekici sürücüsü ...'nun kazanın oluşumunda illiyet bağı olabilecek kusur niteliğinde herhangi bir davranışı saptanamadığından olayda KUSURUNUN BULUNMADIĞI kanaatine varıldığını" bildirmiştir. Mahkememiz 17/12/2020 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince dosyanın lojistik konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek taşıma sırasında davalıların taşıma sırasında kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi istenilmiştir. Bilirkişi ...'nın 15/07/2020 tarihli raporunda; "Taşıyanın aracında yasal olarak bulunması gereken spanzetlerle (Kamyon vb araçlarda yükleri sabitlemek için kullanılan ekipman) bu rapordaki sayfa 4’te resmi gazetede de yayınlandığı üzere sabitlemesi gerekmektedir. Eşyanın yüklemesini gönderen (davacı) yapmış olsa dahi, araç içerisindeki sabitlemenin yapılmasından (eşyanın tırda sağa sola, öne arkaya hareket etmesini engelleyecek şekilde bağlanmasından), yapılmadığı takdirde kaza meydana geldiğinde eşyanın zıyaından, hasarından şoför (taşıyıcı) sorumludur (TTK Madde 875 ve ...-3 / 20.11.2013 / 00 D.1.7)." Görüş ve Kanatinde olduğunu bildirmiştir.Yine Mahkememiz 16/09/2021 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince dosyanın gıda mühendisliği konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim etmesi istenilmiştir. Bilirkişi ...'ün 06/11/2021 tarihli raporunda; "Dosyada bulunan belgeler incelendiğinde 18.12.2018 tarihinde meydana gelen kazada çarpma neticesinde römorkun kapağının açılarak yola dökülen turşuların yerle teması ve römork içerisine dökülen turşuların tamamı yüzeyle temasından dolayı zayi olmuştur. Yine dosyada mevcut olan fotoğraflar incelendiğinde römorkta devrilmeyen az miktardaki turşu varillerinin hasarı tam olarak anlaşılamamıştır ve çarpmanın etkisiyle çatlamış veya kırılmış olma ihtimali bulunmaktadır. Dolayısıyla varillerde bulunan turşuların içerisine ambalaj parçası kaçma ihtimali bulunmaktadır. Fotoğraflarda yola dökülen ürünlerle birlikte düşen ambalajlarında kırılmış olduğu ve kullanılamaz halde olduğu görülmektedir. Taşıma- Lojistik Uzmanının vermiş olduğu raporda eşyanın teslim edilememesi de tam ziyadan bahsedilebileceğini bildirmiş ise de kazadan sonra başka yetkilerinin gelip sağlam varil var ise alınıp alınmadığı teslim adresine götürülüp götürülmediği bilinmemektedir. Kaza sonrasında yerinde gözlem yapılamadığı ve sadece dosyadaki belgeler , fotoğraflar incelenerek yapılan değerlendirmelere göre taşınmak üzere yola çıkan ürünün tamamının zayi olduğu ve ambalajların tamamının kullanılamaz halde olduğunu" bildirmiştir.Davacı ile davalı ... arasında bir taşıma sözleşmesi mevcuttur. Davalı ... ise taşımanın gerçekleştirildiği kamyonun malikidir. Davalı ... Sigorta A.Ş.'de bu aracın ZMSS sigortacısıdır.Diğer davalılardan ... kamyona çarpan aracın sürücüsü, ... bu aracın maliki ve ... Sigorta A.Ş. ise bu aracın ZMMS sigortacısıdır.Davalı ...'in kullandığı aracın, Davalı ...'nun kullandığı araca çarpması neticesinde, davacıya ait taşınan yükler zayi olmuş ve alınan bilirkişi raporundan bu yükün ve ambalajların tamamen kullanılamaz hale geldiği anlaşılmıştır. Alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora itibar edilmiş ve malların tamamının zayi olduğu yine ambalajların kullanılamaz hale geldiği kabul edilmiştir. Dolayısıyla zararın miktarı noktasında fatura bedelleri esas alınmış ve bu husustaki ihtilaf fatura bedelleri esas alınmak suretiyle çözümlenmiştir. Sorumluluk noktasında ise, hukukumuzda borç doğuran sebepler haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve sözleşmelerdir (bir kısım yazarlar vekaletsiz iş görmeyi de borç doğuran sebep olarak görmektelerdir). Davacının davalılardan yalnızca ... yönünden TTK 875. Maddeye dayalı olarak taşıyanın sorumluluğu noktasında talepte bulunduğu, diğer davalılar yönünden ise özel bir hukuki sebebe dayanmadığı görülmüştür. Diğer davalılar yönünden davacının dayanabileceği sebep mahkeme hakimince en lehine olacak şekilde haksız fiil olarak belirlenmiştir.TTK 876. Madde " Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." şeklinde olup, aldırılan kusur raporundan kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in %100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalı fiili taşıyıcı ... tüm önlemleri almış olsaydı dahi bu zarar yine meydana gelecek olduğundan bu zarar yönünden sorumluluğu bulunmamaktadır. Lojistik uzmanı bilirkişiden alınan raporda, taşıyıcının sorumlu olduğundan bahsetmiş ise de, TTK 862. Ve 863. Maddeleri uyarınca yükleme taşıtanın sorumluluğunda olup, yine ambalajlama yapılması ve uygun ambalaj kullanılması da taşıtanın sorumluluğundadır. Taşıyan yalnızca gözetimle yükümlüdür. Ayrıca üçüncü kişinin kusuru, taşıyanın kusurunun önüne geçmiş ve taşıyanın bir kusuru bulunuyor ise dahi, bu kusurlu davranışı ile zarar arasındaki illiyet bağı, üçüncü kişinin fiili ile kesilmiştir. Dolayısıyla davanın fiili taşıyan ... yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer davalılar ... ve ... Sigorta'nın ise, davalı ...'in kazada kusuru bulunmaması sebebiyle sorumlulukları bulunmamaktadır. Bu davalılar yönünden de dava bu sebeple reddedilmiştir.Benzer bir olayda ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 27.10.2020 Tarih, 2018/ Esas ve 2020/ Karar sayılı kararında "......Davalıların sorumluluğunun TTK'nın 876. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup; kazanın oluşumunda davalı taşıyıcı araç sürücüsünün kusursuz, diğer davalı ... Petrol sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu tespit edildiğine göre, TTK'nın 876. maddesinde belirtilen durum gerçekleşmiş; ziya, taşıyıcının gerekli özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı bir sebeple meydana gelmiştir. Dolayısıyla davalı akdi taşıyıcı ..., fiili taşıyıcı ... ve ...'ın sigortacısı ... Sigorta'nın artık oluşan zarardan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu yüzden bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir......" şeklinde tespitleri mevcuttur. Yine benzer nitelikte ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 04/10/2017 Tarih, 2017/ Esas ve 2017/ Karar sayılı ".....Somut olayda makinenin taşındığı araca davalı .....Ltd. Şti.nin işleteni, davalı ... ...'ın sürücüsü olduğu aracın arkadan çarpması suretiyle kaza meydana gelmiş ve taşınan makine çarpmanın etkisiyle araçtan düşerek hasara uğramış olduğundan, davalı taşıyıcının ve yardımcısının bu madde kapsamında yer verildiği şekilde önleyemeyeceği bir sebep, yani taşıma ilişkisinden doğan sorumluluğu ortadan kaldıran illiyet bağını kesen bir sebep söz konusudur. O halde eldeki olayda davalı taşıyan ve yardımcısına taşımadan kaynaklanan bir kusurun atfedilemeyeceğinin, davalıların anılan madde anlamında en yüksek özeni gösterme yükümlülüklerini ihlal etmediklerinin kabulü gerekmiştir. Diğer taraftan davalı taşıyıcının taşınan mal için mal sigortası yaptırma yükümlülüğü bulunmadığı gibi bu türden bir sigorta yaptırmamış olması da davalı taşıyıcının malın taşınmasında en yüksek özeni gösterme yükümlülüğünün ihlali sonucunu doğurmayacaktır. Bu durumda İlk derece Mahkemesinin davalı taşıyan ve yardımcısı yönünden vermiş olduğu davanın reddine yönelik kararında ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....." şeklinde bir kararı da mevcuttur.Diğer davalı ... haksız fiil hükümleri uyarınca yukarıda da bahsedildiği üzere fatura bedeli üzerinden hesaplanan zarardan tam manasıyla sorumludur. Dolayısıyla davalı Meryem yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yine davalılardan ... araç maliki olduğundan, KTK 85. Madde uyarınca işleten sıfatı ile diğer davalı ...'in kusurundan , kendi kusuru olmasa dahi sorumludur. Dolayısıyla bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.... Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararında "....taşınan eşyaya yönelik, çekicinin kapağının açılmasının araçtaki her hangi bir bakım, donanım, istifleme eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, malın tümünün kullanılamaz hale gelmesinde veya zararın artmasında taşıyıcının kusurunun bulunup bulunmadığı, gönderenin (davacı) eşyayı ziya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalaj yapıp yapmadığı hususlarında ek rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. Davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığı, davalılar arasındaki sorumluluk hükümlerinin olası rücu davasında güçlü delil olarak değerlendirilebileceği gözetilerek, haklarında ret kararı verilen davalılar lehine oluşan usuli müktesep hak gözetilmelidir....." şeklinde gerekçe ile kaldırma kararı vermiş ise de; bu karara katılmak mümkün görülmemiştir. Bam kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de; bu hususta alınan rapor mahkememiz görüşünü değiştirir nitelikte olmadığından hükme esas alınmamış ve önceki görüşümüzde değişiklik olmamıştır.Taşıyıcının kusuru, taşıyanın sorumluluğunun varlığının kabulü akabinde değerlendirilebilir ise de, mahkememizin ilk gerekçeli kararında zaten taşıma hukuku kapsamında bir kusuru olsa dahi sorumluluğun üçüncü kişinin fiili ile ortadan kalktığı, taşıyıcının elinden gelen her türlü özeni gösterse dahi zarara engel olamayacağı hususu benimsenmiş ve kusur tartışılmaksızın taşıma hukuku kapsamında sorumluluğun hiç doğmadığı tespit edilmiştir. Nitekim yukarıda zikredilen ... Bam ve ... Bam ilgili dairelerinin kararlarında da aynı husus vurgulanmıştır. Dolayısıyla taşıyıcının zarara sebep olan yahut zararı artırıcı nitelikteki kusuru bu davanın konusu olmaktan çıkmıştır. Rücu davasında davalı haksız fiilden sorumlu kişiler, zarara sebep olduğu yahut artırdığı hususunu ileri sürüp bunun tartışılmasını isteyebilir. Fakat bu davada , davacının talebi farklı davalılar yönünden yarışan sebeplere dayanmaktadır. Her bir hukuki sebepte ayrı kusurlar ortaya çıkabilir. Taşıyanın sorumluluğunun varlığı araştırılırken veya sorumluluğun sınırı tespit edilirken ağır kusur yahut pervasızca hareket tartışılır iken, trafik kazasından kaynaklı tazminat isteminde işleten yönünden kusura bakılmaksızın sorumluluk belirlenir. Şoför yönünden ise haksız fiil esaslarına göre sorumluluk belirlenir. Dolayısıyla her hukuki sebepteki kusurun değerlendirmesi ayrıdır. Mahkememizce davalı taşıyıcının kusurunun olmadığı değil, üçüncü kişinin fiili sebebiyle sorumluluğun ortadan kalktığı kabul edilmiştir. Bu sebeple kusur nisbeti araştırılması yapılmamıştır. Taşıyıcının kusuru diğer davalıların sorumluluğun varlığını etkileyen bir sebep değil, belki azaltan bir sebep olarak kabul edilebilir. Bu değerlendirmenin rücu davasında, davalı taşıyıcının ileri sürmesi üzerine yapılması gerekmektedir. Davalı ... işleten sıfatı ile ve ... Sigorta A.Ş. ZMMS sigortacısı olması sebebiyle bu zarardan sorumludur. Bu azaltan sebeplerin tartışılması ise davacının zararının tazminini etkilememelidir.Davacı taraf dahi bu durumu kabullenmiş ve taşıyıcı aleyhine kararı istinaf etmemiş iken, davalı ... kendisinin sorumlu olmadığını değil bunun yanında davalı taşıyıcının da sorumlu olduğunu (rücu ilişkisi) iddia etmiş iken, davacıya bu davadaki hükmü etkilemeyeceği sabit olmasına rağmen, olası rücu davasına güçlü delil teşkil edeceği gerekçesiyle taşıyıcının kusuru noktasında delil toplattırmak ve bu yönde masraf yapmaya zorlamak taraflarca getirilme ilkesine ve usul ekonomisine aykırılık teşkil edecektir. Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise ZMMS sigortacısı sıfatıyla davalı aracın vermiş olduğu zararlardan sorumluluğu bulunmaktadır. Davalı ... Sigorta A.Ş. bu kaza nedeniyle diğer davalıların kamyonunda meydana gelen zararlar sebebiyle bir kısım ödeme yaptığından, teminat miktarı gözetilerek bu ödeme düşülmüş bakiye tutar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Normal şartlarda aynı kaza sebebiyle zarar görenlerin sayısı birden fazla olduğundan garame hesabı yapılması gerekmekte ise de, bu kazada aynı araçta bulunan mallar zarar görmüş olduğundan garame hesabı yapılmaksızın karar verilmiştir.Davacı özel bir faiz türü talep etmediğinden yasal faize hükmetmek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın, davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş yönünden REDDİNE, Diğer davalılar yönünden davanın KABULÜ ile, 86.864,00 TL’nin (Davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olduğu miktar 18.115,00 TL olmak üzere) davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 18/02/2018 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise 01/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- Harçlar yasası gereği alınması gereken 5.933,67-TL harçtan peşin yatırılan 1....,42-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.450,25-TL harcın davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, BU HUSUSTA HARÇ TAHSİL TEZKERESİ DÜZENLENMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 6.604,25-TL yargılama gideri, 419,90-TL keşif harcı, 1....,42-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı toplamı olan 8.551,97-TL'nin davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı vekili yararına A.A.Ü.T ile hesaplanan 30.000,00-TL (... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan sorumlu olduğu miktar 13.898,24 TL olmak kaydıyla) vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5- Davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve bir önceki kararı istinaf etmediklerinden önceki karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 13.898,24-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'ye müştereken ve müteselsilen verilmesine. 6- Arabuluculuk masrafı olan 1.320,00-TL'nin davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, BU HUSUSTA HARÇ TAHSİL TEZKERESİ DÜZENLENMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/10/2024 Katip ✍e-imzalı Hakim ✍e-imzalı