İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/425 E. 2025/795 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/425
Karar No
2025/795
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : 1- VEKİLİ :Av. DAVALILAR:2- 3- VEKİLLERİ : Av. DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 02/05/2024 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Aleyhlerine manevi ve fazlaya ilişkin talep hakkını saklı tutarak maddi tazminat açtıkları davalılardan ...'ın ... plaka nolu araç sahibi, diğer davalı ...'ın sürücü, diğer davalının anılan aracının Zorunlu Trafik Mali sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi olduğunu, davalılardan ... 'ın 29.09.2023 günü saat ... sıralarında kullanmakta olduğu ... plaka nolu araç ile .../... aracını sevk ve idare halinde seyir halinde iken tamamen trafik kurallarına aykırı davranışı sonucu trafik kazasına sebebiyet verdiğini, ...'ın olay günü saat 16.40 sıralarında ... Sokak üzerinde ... plakalı otomobiliyle geri geri manevra yaparak gittiği esnada otomobilin sol arka kısmı ile yol üzerinde yürümekte olan ...'a çarptığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/1-j maddesinde düzenlenen Manevraları Düzenleyen Genel Şartlara Uymamak ve yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/l-a maddesinde düzenlenen ''Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır. '' kurallarını ihlal ederek gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek vekil edenin üzerine geldiğini ve kazanın oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalı ... 'ın meydana gelen kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, vekil edene atfedilecek hiçbir kusur ve ihmal bulunmadığını, bu çarpma sonucu müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, ağır yaralanan müvekkilinin derhal kaza mahaline en yakın bulunan Selanay Tıp Merkezine götürüldüğünü, burada yalnızca ayağına pansuman yapıldığını, ancak kazanın üstünden 2 hafta geçtikten sonra ...'ın kaza sebebiyle ayağında ve bacağında oluşan ağrılar dolayısıyla ... Devlet Hastanesine gittiğini ve burada 2 hafta müşahede altında tutulduğunu, yapılan tetkikler sonucunda kaza sebebiyle sol bacak aşil ten don bölgesinde doku nekrozu, sol ayak bileğinde hassasiyet, ayak bileğinde de şüpheli 4. Metatars distal fraktür ve basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek düzeyde yaralandığı ... ... Devlet Hastanesi Epikriz Formu ve yine ... ... Devlet Hastanesi Adli Muayene Raporlarında da rapor edildiği, halen devam eden tedavisi boyunca uzun bir süre yürüyemediğini, sol ayağının ciddi bir fonksiyon kaybı yaşadığını ve bununla birlikte ekonomik geleceğinin sarsıldığını, dava konusu olayın oluş şekli ile müvekkilinin ağır maddi ve bedeni zararlara uğradığının açık olduğunu, bu kaza sonucu müvekkilinin çalışma gücünü ciddi oranda kaybettiğini, ayağını eskisi gibi kullanabilme ihtimali kalmadığını, tedavi masrafları yaptığını ve yapmaya da devam ettiğini, bu gerçek ve fiili durumun nedeniyle anılan trafik kazası sonucu davacı müvekkili ...' ın çok ağır maddi ve manevi zarara uğradığının izahtan vareste olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, trafik kazası nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralanması, çalışma gücü kaybına uğraması ve halen iyileşmemesi göz önüne alınarak, ... için 150.000,00- TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılar ... ve ...'dan tahsiline, müvekkili ...'ın iş güç kaybı nedeniyle uğradığı maddi zarar karşılığı için şimdilik 1.000,00- TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari iskonta faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi tazminat yönünden davalı ... Sigorta A.Ş.nin trafik sigortası poliçe sınırları dahilinde sorumlu tutulmasına, maddi tazminat talebiyle ilgili olarak belirsiz alacak davası olarak açtıkları işbu davada belirlenecek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça talebe konu edilen faizin doğru tayin edilmediğini, davacı tarafça talep edilen tazminat kalemlerine işleyecek faiz olarak ticari iskonta faizi talep edildiğini,oysaki davanın haksız fiil kaynaklı tazminat talebine dayanmakta olup, uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, belirsiz alacak davası açılmasından davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafça maluliyetin belirli olduğu, kusurun tam kusur ile müvekkiline ait olduğu iddiası ile ikame edilen davanın karşı taraf iddiaları ile belirsiz nitelikten ari olduğunu, davacının belirsiz alacak davası ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığını, bu itibarla davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu kazaya ilişkin ceza kovuşturması halihazırda ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/ Esas numaralı dosyası ile derdest olduğunu, Mahkeme nezdinde görülen yargılamanın her ne kadar ceza mahkemesince verilen beraat kararının, kusur ve derecesinin, illiyet gibi esaslarla bağlı değil ise de yerleşik içtihat uyarınca ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusuyla hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağının kabul edildiğini, bu itibarla ceza dosyasının bekletici sorun yapılmasını talep ettiklerini, bahse konu yaralanma davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşen kazadan kaynaklı olmayıp huzurdaki davanın haksız kazanç temin etme amacı ile ikame edildiğini, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların maddi gerçekten uzak ve mesnetsiz olduğunu, bahse konu yaralanmaların oluşumunda iddia edilen yaralanmaların ortaya çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili ...'ın hakimiyetindeki araç ile park yerinden çıktığı esnada aracın arkasında davalıyı fark ettiğini ve durduğunu, müvekkili ve annesi olan bir diğer davalı ...'ın hemen araçtan inip, davacının yanına gittiklerini, müvekkillerinin davacının yanına gittiği esnada davacının ayakta olup işbu hususun dahi çarpmanın herhangi bir şiddetinin olmadığını gösterdiğini, işbu hususun davacının kollukta vermiş olduğu ifade ile de sabit olduğunu, davacı tarafın ifadesinde "... Sokakta seyir halinde iken arkadan bana bir şey çarptığını hissettim. Arkamı döndüğümde araçtan bir erkek ve bayan indiler benim sol ayak bilek arkasında çizikler oluşmuştu" beyanında bulunduğunu, önemle belirtmek gerekir ki davacının iddia ettiği şekilde bir yaralanmanın meydana gelmesinin şiddetli bir çarpma sonucu meydana gelebileceğinin izahtan vareste olduğunu, kaza anında yere dahi düşmeyen, hatta ve hatta araba çarptığını dahi tam olarak algılayamadığına ilişkin beyanları da göz önünde bulundurulduğunda bahse konu kazanın mevcut yaralanmalara sebebiyet veremeyeceğinin sabit olduğunu, akabinde müvekkillerinin davacı ile ilgilendiğini ve hemen hastaneye götürmeyi teklif ettiklerini, bunun üzerine davacının ... adlı şahsı aradığını ve kendisininde yanında gelmesini istediğini belirterek hep birlikte Özel Selenay Tıp Merkezi'ne gittiklerini, burada davacıya yapılan tetkiklerde davacının iddia ettiği yaralanmalara ilişkin herhangi bir semptoma rastlanmamış olup, sürtünmeden kaynaklı deri sıyrığı sebebi ile pansuman yapıldığını, müvekkilleri tarafından davacıya defaatle MR çekilmesi talep edilmiş ise de davacı tarafından bu talebin herhangi bir ağrısının olmaması sebebi ile reddedildiğini, davacı tarafın 02.10.2023 tarihinde hastaneye gittiğinde merdivenden düştüğünü belirttiğini, akabinde 13.10.2023 tarihinde ayağında yaşamış olduğu problemler nedeni ile hastaneye yattığını ve 27.10.2023 tarihinde taburcu edildiğini, davacı tarafından işbu süreçte dahi bahse konu yaralanmanın kaza nedeni ile meydana geldiğinin iddia edilmediğini, ancak davacının taburcu edilmesinden yaklaşık 1 ay sonra yeniden ... Devlet Hastanesine giderek bahse konu yaralanmanın yaşamış olduğu trafik kazası nedeni ile gerçekleştiğini ve bu hususta rapor tanzim edilmesini talep ettiğini, davacının eylemlerinin hayatın olağan akışına aykırı olup kötü niyetli bir şekilde hareket edildiğini gösterdiğini, belirtilen süreçler ve oluş şekilleri dahi davacının haksız kazanç elde etme amacı ile huzurdaki davayı ikamet ettiğini gösterdiğini, zira davacının 28.11.2023 tarihinde geçmişe dönük bir şekilde rapor tanzim edilmesini talep ettiğinde 02.10.2023 tarihinde merdivenden düşmediğini aynı tarihte trafik kazası geçirdiğini beyan ettiğini, davacı tarafın vermiş olduğu 3 beyanında birbirleriyle çeliştiğini, işbu beyanlar dikkate alınarak illiyet bağı kesildiğinden bahse konu yaralanmanın 29.09.2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde oluştuğunun kabulünün taraflarınca mümkün olmayıp Mahkemece kabulü halinde de hak ve nefaset kurallarına aykırı olacağını, 29.03.2023 tarihinde meydana gelen kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, detaylı bir şekilde izah edildiği üzere davacı yanda meydana gelen yaralanmaya 29.09.2023 tarihinde meydana gelen kazanın sebebiyet veremeyeceğinin ortada olduğunu, davacı tarafın 02.05.2024 tarihli dava dilekçesinde 29.09.2023 tarihinde meydana gelen kazanın müvekkili ...'ın kusurlu davranışı sebebi ile meydana geldiğini iddia ettiğini, bahse konu kazanın oluşumunda müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ...'ın ... plakalı araç ile park alanından çıkarken aynalarını kontrol ederken kafasını sağ dikiz aynasından sol dikiz aynasına çevirdiği esnada sol arka teker hizasında davacıyı fark ederek durduğunu ve hemen araçtan indiğini, müvekkili tarafından alınabilecek tüm önlemlerinin alındığının izahtan vareste olduğunu, zira müvekkilinin aynalarını kontrol ederek çıktığını ve kaldırım olmasına karşılık aracın arakasından geçmeyi tercih eden davacıyı gördüğü esnada durduğunu, müvekkili tarafından gerekli önlemlerin alınmadığı ihtimalinde müvekkilinin davacıyı hiç fark edemeyeceği ve basit bir çizikten çok daha ağır sonuçların ortaya çıkacağının aşikar olduğunu, 29.09.2023 tarihinde meydana gelen kazanın yol üzerinde meydana geldiğinin sabit olduğunu, davacı ...'ın kaza yerinde kaldırım bulunmasına ve kullanılır durumda olmasına rağmen yaya kaldırımını kullanmadan yol üzerinde yürümesi sebebi ile kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, zira 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Yayaların uyacakları kurallar başlıklı 68/3-e maddesinde belirtilen "Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolunda bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır." hükmüne amir olduğunu, yine Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Yayaların uyacakları kurallar başlıklı 138/A maddesinde belirtilen "Yayalar taşıt yolu bitişiğinde veya yakınında yaya yolu, banket veya alan varsa buralardan yürümek, her iki tarafında banket bulunan ve kullanilabilir durumda olan yollarda kendi gidiş yönüne göre sol bankette yürümek zorundadırlar" düzenlemesinin mevcut olduğunu, davacı tarafın kazanın meydana gelmiş olduğu alanda kaldırımın mevcut ve kullanılabilir olmasına rağmen trafik güvenliğini tehlikeye atarak park halindeki aracın arkasında yürümeyi tercih ettiğini ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davacı tarafın maddi tazminata ilişkin talebinin ne olduğunun dava dilekçesinde açık ve net bir şekilde anlaşılamadığını, işbu hususun davacı tarafa açıklattırılması gerektiğini, davacının elde ettiği gelire ilişkin herhangi bir iddiası bulunmadığını, davacı tarafın gelirini resmi belgeler ile ispatlamak zorunda olduğunu, öte yandan davacının emekli olduğu hususununda gözetilmesi gerektiğini, kaza tarihinden önce davacının gelirine ilişkin olarak dava dilekçesinde herhangi bir iddianın söz konusu olmayıp davacının çalışma gücünü ciddi oranda kaybettiğinin iddia edildiğini, davacı tarafın kaza anında davacının gerçek gelirini yazılı ve resmi kayıtlarla ispatlamak durumunda olduğunu, davacı tarafın gelir iddiasını kayıtlar ve sigorta bilgileri gibi verilerle ispatla yükümlü olduğunu, dava dilekçesindeki beyan ile davacının kaza tarihinden önce yapmakta olduğu spesifik ve nitelik arz eden bir mesleği bulunmadığını, öte yandan davacının 73 yaşında ve emekli olup kaza tarihinden önce de herhangi bir fiili çalışmasının söz konusu olmadığını, maluliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasını talep ettiklerini, manevi tazminat talebinin dayanaktan yoksun olup kazanın oluşumunda tam kusurlu olan davacı lehine manevi tazminat talebinin reddini talep ettiklerini belirterek davanın reddine, yargılama gideri ile arabuluculuk ve yargılama vekalet ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Davalı ... Sigorta A. Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve yersiz bir dava olup usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde tazminat ödemelerinde istenilecek belgeler başlığında kalıcı sakatlık halinde istenilen belgelerden birçoğunun davacı tarafın başvurusunda eksik olduğunu, bu nedenle dava şartı olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğunu davacı tarafça usule uygun şekilde yerine getirmediğinden işbu davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, şayet mahkeme aksi kanaatte olur ise de davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın eksik başvurusu ve eksik olduğu bildirilen evrakları tedarik etmeden işbu davayı açmış olması nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin sabit olduğunu, bu nedenle yargılama sonunda müvekkili sigorta şirketi aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini, ayrıca dava konusu kazanın 29.09.2023 tarihinde meydana geldiğini, davacı tarafın ise işbu davayı 02.05.2024 tarihinde açtığını, yani davacı tarafın kazadan yaklaşık 7 ay sonra işbu davayı açtığını, bilindiği ve ... kararlarında da bahsedildiği üzere maluliyetin stabil hale gelebilmesi için kaza tarihinden itibaren yaklaşık 12 ila 18 ay geçmesi gerektiğini, 12 ila 18 aylık süre dolmadan alınan raporların doğru sonuç vermeyeceğinin de yazılı olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın kazadan 7 ay sonra hemen işbu davayı açarak maluliyetin tespit edilebilmesine imkan vermediğini, yani davacının maluliyetin stabil hale gelip belirlenebilmesi ve şartları oluşmuşsa müvekkili sigorta şirketi tarafından değerlendirme yapılabilmesi için gereken sürenin davacı tarafça beklenmediğini, davacı tarafın maddi tazminat bakımında talebinin ne olduğunun da dava dilekçesinden açık ve net bir şekilde anlaşılamadığını, maddi tazminatın talep edilebilecek tazminat kalemlerinin genel başlığı olduğunu, bu başlık altında da talep edilebilecek birden çok tazminat kalemi bulunduğunu, ancak davacı tarafın dava dilekçesinin sonuç kısmında sadece şimdilik 1.000,00- TL maddi tazminat talep ettiğini belirttiğini, davacı tarafın maddi tazminat olarak belirttiği talebinde maddi tazminatın alt başlıkları olan zarar kalemlerinden hangisini veya hangilerini talep ettiğini açıkça bildirmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, zira kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurun davacı taraf olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna yönelik iddia ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini, davayı ve kusuru kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf dava dilekçesinde dava konusu kaza nedeniyle yaralandığını, bu sebeple ekonomik geleceğinin sarsıldığını, çalışma gücünü yitirdiğini ve iş güç kaybı zararına uğradığını bildirdiğini, ancak davacı tarafın bu iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı tarafın anılan iddialarını ispat edecek bir delil gösteremediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve bakım gideri, tedavi gideri ve ulaşım giderinden sorumlu olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari iskonto faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, ancak izah ettikleri üzere davacı tarafca müvekkili sigorta şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, davacı tarafın usule uygun olmayan eksik başvurusu ile müvekkili sigorta şirketin temerrüde düşmüş sayılamayacağını, aynı şekilde kazaya karışan sigortalı aracın ticari nitelikte olmadığını, bu nedenle ticari iskonto faizi talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeplerle kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu davada herhangi bir tazminata hükmedilecek ve faiz işletilecek olursa ise bile bu faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiği, izah edilen hususlar ve resen dikkate alınacak nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER;, trafik tescil kayıtları, ... Sigorta A.Ş. zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... CBS'nin 2024/ Soruşturma sayılı dosyası, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/ Esas sayılı dosyası, tedavi kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, SGK kayıtları, tanık beyanı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; 29/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, bildirilen tanıkların beyanlarının alındığı görülmüştür. Mahkememizce, dosyanın bilirkişiye tevdi ile meydana gelen kaza nedeniyle kusur durumunun tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 24/01/2025 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği, raporda özetle;... plakalı araç sürücüsü ... ... kazanın meydana gelmesinde asli yönden %75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... ise kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememizce, dosyanın tedavi tedavi evrakı ile birlikte gölge dosya oluşturularak Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek, davacının trafik kazası nedeniyle maluliyetinin tespiti amacıyla, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesine karar verildiği, bu kapsamda 19/02/2025-2673 Karar sayılı adli raporun düzenlendiği, raporda özetle; davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla tüm vücut engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememizce, dosyanın nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile, dava dosyasında mevcut deliller kapsamında, davacının maddi tazminat talebine konu alacağının tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 05/05/2025 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği, raporda özetle, ...’ın ilkesel kararlarında, kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalıştığına ilişkin dosyada bilgi ve belgenin de bulunmayan, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının olmayan kazalının geçici iş göremezlik zararının da doğmayacağı, Mahkemece davacının geçici iş göremezlik talep hakkı bulunduğu kabulü halinde; kazalının varsayımsal kazancının 17.103,49TL hesaplandığı, kusur durumu dikkate alınarak 12.827,62TL olacağı yönünde rapor tanzim edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda;29/09/2023 tarihinde, ... ilçesi, ... mahallesi sınırlarında kalan ... Sokakta, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile iki yönlü olduğu değerlendirilen ... sokağın çıkmaz olan tarafından ... sokak istikametine doğru geri istikamete manevra yaparak devam ettiği esnada aracının sol arka tekerlek kısımları ile arka tarafında yine ... sokak istikametine doğru yolun sağ tarafında yürüyen yaya davacı ... 'ın sol ayak bileği kısmına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazsında, Mahkememizce benimsenen gerekçeli ve denetime elverişli rapora göre, sürücü ... ... sevk ve idaresindeki plakalı aracı ile geri istikamete manevra yaparken tüm dikkatini aracının seyrine vererek aracının sağ, sol ve içi dikiz anlarından yolu kontrol ederek hareket emesi gerektiği halde aksi durumda davranması ile yaya ... a çarpmasından dolayı asli yönden %75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... ise araç trafiğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde hareket etmediğinden ötürü kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Meydana gelen kaza nedeniyle,kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu tespit edilmiş olup, ayrıca her ne kadar davacının iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 aya kadar uzayabileceği yönünde rapor tanzim edilmişse de, kaza tarihi itibariyle 73 yaşında bulunan davacının kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalıştığına ilişkin dosyada delil bulunmadığından geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının olmayan daavcının geçici iş göremezlik zararının da bulunmayacağı kanaati ile Mahkememizce maddi tazminat istemine yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce manevi tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede ise, TBK 56/2 maddesinde'' ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin ve ya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir'' hükmü mevcuttur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler ... Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/- E., 2018/ K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/- E., 2021/ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Somut uyuşmazlıkta, kusur durumu, paranın alım gücü ve tarafların ekonomik sosyal durumu dikkate alınarak, meydana gelen kaza nedeniyle davacının duyulan elem ve ızdırabı yönünden tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için, manevi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile, davacı için 20.000,00-TL manevi tazminatın 29/09/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat istemine yönelik davanın REDDİNE, 2-Manevi tazminat istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile, 20.000,00-TL manevi tazminatın 29/09/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3- Harçlar Yasası gereği maddi tazminat yönünden alınması gereken 615,40-TL harç ile manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.366,20-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.578,71-TL harçtan mahsubu ile bakiye 597,11-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 1.366,20-TL karar ve ilam harcı, 427,60-TL başvuru harcı, 6.200,00-TL bilirkişi ücreti, 4.650,00-TL adli tıp fatura bedeli ve 2.100,50-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 14.744,30-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 1.952,88-TL'sinindavalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 7-Manevi tazminat talebi yönünden, davalılar ... ve ...'dan kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 8-Davalı ... tarafından yapılan 105,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 91,10-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 9-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 10-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davalı ... Sigorta Aş. vekilinin yokluğunda, diğer tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde .... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/07/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/425, K. 2025/795, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-425-e-2025-795-k-7821635703a4