İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1041 E. 2025/468 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1041
Karar No
2025/468
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2024/ KARAR NO :2025/ BAŞKAN :... ... ÜYE :... ... ÜYE :... ... KATİP :... ... DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ :Av. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 31/05/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili, davalı borçlunun ... A.Ş. ... Şubesi nezdinde imzaladığı ticari nitelikteki Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kredi kullandığını, kefalet sözleşmesinde de görüleceği üzere davacının davalıya kefil olduğu ve aynı zamanda teminat oluşturması için kendi adına kayıtlı ... ili ... ilçesi, ... bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmaz üzerine ipotek verdiğini, davalının bankaya borcunu ödeyememesi nedeniyle icra takibi durumunda kalmamak, kredi imkanlarının bozulmaması ve sahibi olduğu taşınmazın banka tarafından satılmasını engellemek amacıyla müvekkilinin öncelikli olarak ... 13.Noterliğinin 16.04.2024 tarih ve yevmiye nolu kefillikten istifanamesi ile davalı hakkında kefillikten istifa ettiğini hem davalıya hemde bankaya bildiridiğini, davalı tarafın banka borcunu ödemekten imtina etmesi kaçınması davacı tarafından davalının ekonomik vaziyetinin kötüleştiği yönünde duyumu üzerine ihtar ve icra tehdidi altında 22.04.2024 tarihinde ... Bankası ... Şube Müdürlüğü’ne verdiğini talimat ile kefil olduğu ...’nın borç kapaması için ödeme yapılması talimatı verdiğini ve aynı gün müvekkilinin banka hesabından 3.345.000,00.-TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın uzun yıllardır ... adresinde galericilik yapmasına karşın son zamanlarda galeriyi ve araçları başka birinin üzerine muvaazalı olarak devretme ve üzerinde hiçbir mal bırakmamak için girişimde bulunduğu konusunda ciddi duyumlar edinilmesi üzerine davacı müvekkilin bu rucüen alacağı için ihtiyati haciz isteminde bulunduğunu, bu durum karşısında ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/ E. değişik iş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, yapılan ihtiyati hacizde iddialarını destekler mahiyette galerinin tabelası değiştirilerek muvaazalı olarak mal kaçırma kastı oluştuğunun görüldüğünü ve menkul mallar için muhafaza işlemleri yapıldığını, müvekkilinin halen alacaklı olduğu 2.445.000,00.-TL üzerinden takibe geçildiğini, ... Genel İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyası ile işbu alacak için başlatılan takibe davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği” açıklanarak “itirazın iptaline, takibin devamına %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kefalet ilişkisinden kaynaklanan sorunların çözümünde görevli ve yetkili mahkeme’nin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin ... ilinde oto galericiliği sektöründe faaliyetine devam ettiğini, davacının müvekkilinin arkadaşı olduğu davaya konu ticari kredi haricinde de zaman zaman karşılıklı araç alım satım ilişkileri söz konusu olduğunu, davalı tarafından kullanılan kredinin 29.11.2023 tarihinde kullanıldığı ve ödeme gününün 29.11.2024 olduğunu, davacının kullanılan krediye kefil olduğunu ve krediye teminat olarak da kendi adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek verdiğini, davalı tarafından kullanılan ve davacının da kefil olduğu kredinin davalı müvekkil tarafından ticari faaliyetlerinde sermaye olarak kullanılmaya başlandığını ve araç alım-satım işlemlerine devam edildiğini, kredinin 1 yıllık vadesi olması nedeniyle müvekkilinin herhangi bir ara ödeme yapmadığını ve ödeme gününü beklediğini, sermayesinden elde ettiği gelir ile diğer borçlarını ödediğini, ticari faaliyetini en iyi şekilde devam ettiren davalının elde ettiği karlarla gelirini dahada artırdığı ancak davalı ticari faaliyetlerine devam ettiği sırada davacı tarafın kendi tasarrufu ve isteği ile krediyi kapatmak istediğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkil tarafından kredinin vadesi gelmediği ve erken ödeme yapılması halinde tüm ticari istikrarının zarar göreceği defaatle davacı tarafa iletilmiş ise davacının bu durumu önemsemeden krediyi kapatacağını kredi tutarının da davalı tarafından defaten ödenmesini talep ettiğini, kredinin ödenmesine aylar olmasına rağmen bir anda tek taraflı irade beyanı ile karar alan davacı tarafın davalının ticari faaliyetlerine zarar vereceğini hiçbir şekilde umursamadığını, davalının kullandığı tüm kredileri düzenli ödediğini, bu kredilerin ödemelerini düzenli şekilde yaparken en büyük kredisi olan ve davalının kefil olduğu kredinin bir anda vadesinden önce kapatılmak istenmesinin davalıyı ticari olarak çıkmaza soktuğunu, ilgili banka tarafından davalıya ya da kefil olarak davacıya keşide edilmiş bir ihtarname söz konusu olmadığını, vadesinden önce bankanın kredinin ödenmesine dair ihtar keşide etmesinin bir nedeni de bulunmadığını davacının icra tehdidi ile karşı karşıya kalma gibi bir durumu da söz konusu olmadığını, davacının kredi ödemesini yaptığını belirtmesi akabinde elinden gelen tüm gayreti göstermek isteyen davalı müvekkilinin kendisine 1.000.000,00.-TL ödeme yaptığını, kalan bakiyeninde kısa süre içerisinde ödeneceği belirtilmesine rağmen bir kez daha kötü niyetli hareket edilerek ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/ D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararı ile işlem yapılmasının davalı müvekkilin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini, davalının ticari faaliyetlerini sürdürdüğü galeriyi ve araçları 3.kişilere muvazalı şekilde devrettiği iddiasının da doğru olmadığı açıklanarak davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davası ile diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 4. Genel İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyası, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/ D.İş dosyası, 29.11.2023 tarihli Banka Kefalet Sözleşmesi, 29.11.2023 tarihli ipotek eş muvafakatine ilişkin belge, 16.04.2024 tarihli kefillikten istifaname başlıklı ihtar yazısı, 22.04.2024 tarihli ödeme yapılmasına ilişkin talimat yazısı, 22.04.2024 tarihli ödeme dekontu ve internet bankacılığı üzerinden alınan dekont çıktısı ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kefalet nedeniyle ödenen paranın davalı asıl borçludan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı ile dava dışı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu ve aynı zamanda taşınmaz üzerinde banka lehine ipotek verdiğini, davalı borçlunun mali durumunun bozulduğuna dair duyumların alınması üzerine, kefillikten istifasına ilişkin bankaya ihbarname gönderdiğini, sonrasında muhtemel bir icra tehdidi altında kalmamak için davalı borçlunun bankaya olan borçlarının kapattığını, bankaya ödenen bedelin davalı asıl borçludan rücuen tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptalini istemiş, davalı borçlu ise, kullanılan kredinin 1 yıllık vadesi olması nedeniyle herhangi bir ara ödeme yapmadığını ve ödeme gününü beklediğini, kredinin vadesi gelmediği ve erken ödeme yapılması halinde tüm ticari istikrarının zarar göreceği defaatle davacı tarafa iletilmiş ise de, davacının krediyi kapattığını, icra tehdidi ile karşı karşıya kalma gibi bir durumun olmadığını, buna rağmen kapattığı kredi borcuna karşılık kısmi ödeme yapıldığını, kalan bakiyeninde kısa süre içerisinde ödeneceği belirtilmesine rağmen davacının kötü niyetli olarak icra takibine geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Somut olayda, davalı borçlunun bankadan kullandığı kredi ve bu kredi nedeniyle davacı kefilin bankaya ödemiş olduğu ve işbu davaya konu alacak tutarı bakımından taraflar arasında ihtilaf bulunmamakta olup, uyuşmazlık, davacı kefilin borcu erken kapatması nedeniyle davalı asıl borçlunun zararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyada bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; davalı borçlunun dava dışı ... A.Ş ... Şubesi'nden 01.12.2023 tarihinde 2.000.000,00 TL bedelli Borçlu Cari Hesap (...) kredisi kullandığını, borca kefil olan davacı tarafından davalı asıl borçlunun ... A.Ş. ... Şubesi nezdindeki ... no’lu hesabına ...’nın borçlarına karşılık 22.04.2024 tarihinde 3.345.000,00 TL’lik EFT/ödeme yaptığı, bu tutarın toplam 3.322.301,43 TL’sinin aynı gün davalı’nın tüm kredi borçlarına mahsup edildiği, geri kalan 22.698,57 TL sinin halen hesapta bulunduğu, ... kredileri 12 ay, 18 veya 24 ay gibi vadelerle kullandırılabildiği, bu krediler’in faizleri yılda 4 kez 3 er aylık dönem sonlarında tahsil edildiği, faiz ödemelerinde gecikme, müşterinin mali durumunda bozulma yok ise kredi vade sonunda yeni bir vade belirlenerek yenilendiği, zira bu krediler cari hesap gibi çalıştığından her an erken ödeme yapılabildiği, yeniden kredi kullandırılabildiği, kapatıldığında ise herhangi bir fazladan faiz yada fazladan ödenen bir tutar tahsil edilmediği, dava konusu ... kredisi’nin kredi vadesi belge eksikliği nedeniyle belirlenememiş olup, kullandırımdan sonra 3 aylık devre faiz ödemesinde gecikme olmadan 4,5 ay gibi bir süre sonra müteselsil kefil tarafından kapatıldığı, davacının davalı hakkında işlerinin bozulduğu şeklinde bir duyum alması üzerine kefillikten istifa etmesi bunu noter kanalıyla davalıya ve bankaya bildirerek akabinde kefil olduğu tüm borçları kapatmasında herhangi bir uygunsuzluğun bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, davalı borçluya genel kredi sözleşmesine dayalı olarak Borçlu Cari Hesap (...) kredisi kullandırıldığı, ... kredilerinin 12 ay, 18 veya 24 ay gibi vadelerle kullandırılabildiği, bu krediler’in faizleri yılda 4 kez 3 er aylık dönem sonlarında tahsil edildiği, faiz ödemelerinde gecikme, müşterinin mali durumunda bozulma yok ise kredi vade sonunda yeni bir vade belirlenerek yenilendiği ve bu kredilerin cari hesap gibi çalıştığından her an erken ödeme yapılabildiği anlaşılmakla; davalı borçlunıun kredi borcunun erken ödemesinden dolayı, herhangi bir fazladan faiz yada fazladan ödenen bir tutar tahsil edilmediğinden zarara uğradığından söz edilemeyeceği gibi, davalının kredi borcunu kapatan davacı kefile ihtirazi kayıt koymaksızın icra takibinden önce 1.000.000 TL kadar kısmi ödeme de yapmış olması da göz önüne alındığında davalının savunmasına itibar edilmemiştir.Öte yanda, davacı kefilin davalı asıl borçlunun bankaya olan kredi borcunu ödeyerek TBKm.596/1 maddesi uyarınca, kredi alacaklısı bankanın haklarına halef olduğundan, bankadan kullanılan kredi ticari kredi olup, mahkememiz davaya bakmakla görevli olduğu gibi, takipte talep edilen avans faiz oranına itiraz da yerinde olmadığından aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davalı borçlunun ... 4.Genel İcra Dairesinin 2024/... E. sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin aynen DEVAMINA, hükmolunan 2.492.426,30.-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 498.485,26 TL tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 170.257,64.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 30.102,29.-TL harcın mahsubu ile bakiye 140.155,35.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 334.166,89.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 30.590,69.-TL harç, 4.000,00.-TL bilirkişi ücreti ve 285,50.-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 34.876,19.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/04/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1041, K. 2025/468, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1041-e-2025-468-k-0ee005f1d992