İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/996 E. 2023/1176 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/996
Karar No
2023/1176
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2023/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 03/07/2023 KARAR TARİHİ : 21/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2024 ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/07/2023 tarih 2023/... Esas 2023/... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu,Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.11.2022 tarihinde davalı ... Granit Seramik İnş. Nakl. San. Tic. Aş.'ye ait olan ve sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracın, müvekkiline ait park halinde olan ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı zararı oluştuğunu, kolluk tarafından hazırlanan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davalı sürücü ...'nun kazanın oluşumunda %100 kusurlu durumda olduğunu, kusurlu tarafça karşılanması gereken, müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybı zararının karşılanmadığını, müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybı zarar bedelinin Borçlar Kanunu ile ... Kararlarında belirtilen ilkeler ışığında belirlenmesini talep ettiklerini, kusurlu tarafça karşılanması gereken, müvekkiline ait araçta oluşan hasarın karşılanmadığını, müvekkiline ait araçta oluşan hasar miktarı ve onarımda geçen süre boyunca uğranılan araç mahrumiyet bedeli zararının Borçlar Kanunu ile ... Kararlarında belirtilen ilkeler ışığında belirlenmesini talep ettiklerini, oluşan kazada davacı müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığı da dikkate alındığında, müvekkilinin aracında hasar bedelinin tahsiline ilişkin hüküm kurulması gerektiğini, oluşan trafik kazası neticesinde kazanın oluşumunda hiçbir kusuru bulunmayan kişilerin, kusursuz olarak araçlarında meydana gelen zararların giderilmesi gerektiğini, açıklanan tüm sebeplerle; davacının aracındaki 500-TL hasar, 13.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli, 500 TL araç değer kaybı bedeli olarak toplam 14.000,00-TL bedelin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, kaza tarihi olan 10.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ... Granit Seramik İnş. Nakl. San. Tic. AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından 10.11.2022 tarihinde meydana gelen davaya konu trafik kazası sebebiyle müvekkili şirket ve ... aleyhine açılan işbu davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ticari uyuşmazlıklarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, davacı tarafından işbu hususun yerine getirilmeksizin dava açıldığını ve müvekkili şirketten haksız ve kötü niyetli olarak tazminat talebinde bulunulduğunu, Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2.fıkrasının son cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesine yer verildiğini, bu nedenle, davacı tarafından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeksizin açılan işbu davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, müvekkil şirketten değer kaybı tazminatı talebinde bulunmuş ise de Karayolları Trafik Kanununun 97. Maddesinde "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." denildiğini, dolayısıyla, kusuru ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı tazminatına ilişkin sigorta şirketine başvuru yapılmaksızın doğrudan müvekkili şirkete karşı işbu davanın açılmış olmasının hatalı olduğunu, bu nedenle, davacı tarafından sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmaksızın açılan işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, Mahkeme huzurunda görülmekte olan davaya konu 10.11.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sürücü ...'nun asli ve tam kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de meydana gelen kazada davalı ...'ya atfedilebilecek kusurun bulunmadığını, zira davalı ... tarafından tüm trafik kurallarına riayet edildiğini ve kazanın oluşmasına sebebiyet verilmediğini, bu hususun Mahkeme tarafından kaza mahallinde yapılacak keşif sonucu tanzim edilecek bilirkişi raporunda da açıkça ortaya çıkacağını, bu nedenle öncelikle kazadaki kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, zira, müvekkili şirket ve ...'nun hukuka aykırı bir fiili ve kusuru ile gerçekleşen bir zarardan bahsedilemeyeceği için tazminat sorumluluğunun da bulunmayacağını, davacının, davaya konu kaza sebebiyle aracında oluşan hasarın müvekkili şirket tarafından karşılanmamış olduğunu iddia etmiş ise de davacının işbu iddialarına itibar edilemeyeceğini, kusuru ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu kaza sebebiyle davacıya; müvekkili şirket tarafından 23.12.2022 tarihinde 127.355,01.-TL, sigorta şirketi tarafından ise 26.12.2022 tarihinde 99.857,00.-TL,02.01.2023 tarihinde 413,00.-TL olmak üzere toplam 100.000,00.-TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, davacının, aracında meydana gelen hasar bedelinden fazla hasar bedeli tahsilatı yaptığını, müvekkili şirket tarafından fazlaca ödenen hasar bedeline ilişkin olarak her haktan fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, ayrıca davacının, hasar bedeline ilişkin müvekkil şirketi ve sigorta şirketinden ödeme almış olmasına rağmen açıkça kötü niyetli ve zenginleşme amacıyla öncelikle müvekkili şirket ve ... aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlattığını, müvekkili şirket ile diğer davalı ...'dan 13.000,00.-TL araç mahrumiyet bedeli ile 127.335,01.-TL hasar bedeline ilişkin talepte bulunduğunu, akabinde Mahkeme huzurunda görülmekte olan işbu davayı ikame ettiğini, bu nedenle davacının haksız ve açıkça kötü niyetli olarak araçta meydana gelen hasara ilişkin talepte bulunmuş ise de müvekkili şirket tarafından zararın karşılanmış olması sebebiyle işbu talebin reddi gerektiğini, davacının, davaya konu kaza sebebiyle araç değer kaybı talebinde bulunmuş ise de kusuru ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirkete ait araç ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, araç değer kaybından sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, değer kaybı taleplerinin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca değer kaybının aracın önceki hasarları/kazaları da dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, davacının, davaya konu kaza sebebiyle aracının onarımı süresince ikame araç kiraladığını ve bu nedenle araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat talebinde bulunmuş olduğunu beyan etmiş ise de doğrudan sabit bir kiralama bedeli üzerinden araç mahrumiyet bedelinin hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini, zira, araç mahrumiyet bedelinin belirlenmesinde sigorta şirketinin tespit, onarım sürecini başlatma, ödemeyi geciktirmesi, davacının onarım için aracını bıraktığı servisin yoğunluğu, parça tedariği vb. sebeplerle tamir süresinin uzayıp uzamadığının tespiti gerektiğini, dolayısıyla makul tamir süresinin üzerindeki sürelerden ve de bu sebeple doğduğu iddia edilen zarardan kusuru bulunmayan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının tazminat taleplerine ilişkin müvekkili şirketin hiçbir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını beyan etmekle birlikte, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç kaza tarihi itibariyle ... Sigorta A.Ş. ünvanlı şirkette Trafik sigortası ile zararlara karşı teminat altına alındığını, davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini, izah edilen ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle davacının usul ve esasa itirazları doğrultusunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; 10/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline yönelik tazminat istemine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümleri uyarınca,davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile iş bu dava hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış olduğu, dosya Mahkememize görevsizlikle gönderilmiş olup, davacı yanca dosyanın Mahkememize tevzi edildiği 20/10/2023 sonra 22/11/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulup 04/12/2023 tarihinde arabuluculuk son tutanağın düzenlendiği anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken, 269,85.-TL harçtan peşin yatırılan 239,09-TL harcın mahsubu ile bakiye 30,76-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı ... Granit Seramik İnş. Nakl. San. Tic. A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 14.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı ... Granit Seramik San. Tic. A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'nun yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/12/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/996, K. 2023/1176, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-996-e-2023-1176-k-2a85b3c7649a