İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/485 E. 2023/1179 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/485
- Karar No
- 2023/1179
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2023/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2023 KARAR TARİHİ : 21/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı- müvekkili ... ile davalı ... arasında makine,makine parçası satımına dayalı ticârî münasebetin söz konusu olduğunu, ticârî münasebette müvekkili satıcının, davalı şirket satın alan konumunda olduğunu, müvekkilinin açık hesap bakiye alacağının davalı şirket tarafından ödenmemesi akabinde taraflarınca alacaklı şirkete vekâleten ... 8.İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. sayılı dosyası ile ilâmsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu şirket vekili tarafından yetkiye, borca, faize ve takibin tüm fer’ilere itiraz edildiğini, söz konusu itiraz nedeni ile takibin durdurulduğunu, huzurdaki davanın ikamesi zarureti hâsıl olduğunu, Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk anlaşamama tutanağının, arabulucu ve taraf vekillerinin ıslak imzalarını havi anlaşmama tutanağının sureti davanın ikamesinde ... sisteminden sunulduğunu, davalının icra takibine itiraz dilekçesinde davalı şirketin ticârî merkezi itibarı ile ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasında ticârî satım ilişkisinden doğan para alacağını konu bir ilişkinin söz konusu olduğunu, T.B.K.nın 89. maddesi uyarınca ortada bir para alacağı mevcut ise, borç, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa olunabildiğini, bu hususun, Yüksek Mahkemenin istikrarlı görüşleri ile de sabit olduğunu, müvekkili şirketin ticârî merkezinin .../... adresinde bulunduğunu, icra dairesi yönünden ... Adliyesi yargı çevresinde olduğunu, bu sebeple olayda ... İcra Daireleri ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu , davalının yetkiye ilişkin itirazının reddi gerektiğini, davalı vekilinin, itiraz dilekçesinde“.Müvekkilin ...’ya takip talebi ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde bir borcu bulunmamaktadır..” beyanı ile borca itirazlarını sunduğunu, uyuşmazlığın tarafı olan şirketler arasında makine parçaları ve makine alım satımına dayalı ticari münasebet söz konusu olduğunu, ayrıca davalı şirket tarafından davacı müvekkiline teslim edilen ve davalının cari hesap ekstresine ilişkin ödeme yapacağını bildirir beyanını içerir belgenin de mevcut olduğunu, davanın mesnedi icra takibinde; tarafların ... ve ... ... üzerinden tutulan iki ayrı cari hesabının bulunması sebebi ile asıl alacağının 28.914,76-€ + 6.195,00-TL olarak belirtildiğini, 28.914,76-...’luk cari hesap ekstresi, davalının davacı müvekkilden yapmış olduğu emtia alımlarını içerdiğini, 6.195,00-TL’lik alacak ise cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere davalıya yapılan satış ile ilgili nakliye faturası ve akabinde düzenlenen fatura ile iade faturasının bakiyesi olduğunu, ... üzerinden takip edilen cari hesapta; davacı tarafından düzenlenen no’lu satış faturası, no’lu satış faturası, davalının düzenlediği no’lu reklamasyon(onarım bedeli) faturası ve akabinde davacı tarafından düzenlenen no’lu iade faturasının yer aldığını, ... ... üzerinden takip edilen cari hesap ekstresinde ise, davacı tarafından davalı adına ödenen nakliye bedeline ilişkin no’lu faturanın, no’lu kur farkı faturası ve akabinde davalı tarafça düzenlenen no’lu iade faturası bulunduğunu, davacı şirketin icra takibine konu ettiği tüm alacağın ticarî defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı şirketin satın ve teslim aldığı emtiadan doğan ödeme edimini yerine getirmediğini, toplanacak deliller ve taraf ticârî defterlerinin incelenmesi neticesi davacının alacağının kanıtlanacağını, itiraz dilekçesinde davalı vekili tarafından hukuken geçerli bir gerekçe sunulmaksızın faize, işlemiş faize ve tüm fer’ílere itirazda bulunulduğunun görüldüğünü, davalının icra takibi ile temerrüde düşürüldüğü için, icra dosyası kapsamında zaten icra takibi öncesi işlemiş faiz talebi bulunmadığını, takip sonrası işleyecek faiz içinse asıl alacağının; ... üzerinden takip edilen cari hesap alacağı ve ... ... üzerinden takip edilen cari hesap alacağı olmak üzere iki kısımdan oluştuğundan, ayrı ayrı açıklama yapılacağını, asıl alacağın ... olarak talep edilen kısmı için 3095 sayılı kanunun 4/A maddesinin uygulanması talep edildiğini, takip konusu alacağın ... ... üzerinden talep edilen kısmı için ise, takip talebinde de görüleceği üzere, takip mesnedi alacağın ticarî işten kaynaklandığından, olayda istenmesi ve uygulanması gereken faiz türü avans faizi olduğunu, İ.İ.K.nın 67/2 maddesi uyarınca davalı şirketten icra takibine konu edilen alacak kaleminin %20’si oranında tazminat talebinin mevcut olduğunu, zira tahsilini talep ettikleri alacağın, fatura alacağı olduğunu, likit, bilinebilir bir alacak kalemi olduğunu, bu nedenler ile; davalı tarafın ... 8.İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. sayılı dosyasına ilişkin yersiz ve yasal mesnetten yoksun yetkiye, borca, faize ve takibin tüm fer’ilere ilişkin itirazlarının iptâli ile icra takibinin devamına, İtirazlarında haksız olan davalı tarafın icra takibine/davaya konu alacağın %20’si oranında tazminat ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...nin var olduğunu iddia ettiği borcu tahsil etmek amacıyla ... 8.İcra Müdürlüğünde 2022/... E. sayılı dosyası ile ... aleyhine ilâmsız icra takibi başlattığını, müvekkili şirket adına bu asılsız icra takibine karşı itirazı sonucu takibin durdurulduğunu, taraflar arasındaki genel tedarik şartları mallar ve ilgili hizmetlerin satın alınmasına ilişkin sözleşme uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlıkları çözmeye yetkili mercii milletlerararası tahkim divanı olduğunu, bu nedenle işbu davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında 01 Haziran 2022 tarihinde akdedilen Genel Tedarik Şartları Mallar ve İlgili Hizmetlerin Satın Alınmasına İlişkin Sözleşmenin ("Sözleşme") Uygulanacak Hukuk ve İhtilafların Çözümü başlıklı 22. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlıkları çözmeye yetkili mercii ... olduğunu, izah edilen nedenlerle ve tarafların aralarında imzaladıkları sözleşmede açık ve geçerli bir biçimde taraflar arasındaki uyuşmazlıkları çözmeye yetkili mercii olarak ...Ticaret Odası Tahkim Divanını belirlemiş olmaları dolayısıyla, huzurdaki davaya sayın mahkemece bakılmasına itiraz ettiklerini, bu uyuşmazlığa bakmaya yetkili mercinin ... olduğunu , huzurdaki davanın öncelikle tahkim itirazı doğrultusunda usulden reddini arz ve talep ettiklerini, huzurdaki uyuşmazlıkta, dava değeri itibarıyla basit yargılama usulü olmadığını, yazılı yargılama usülü uygulanması gerektiğini, huzurdaki davanın, itirazın iptali davası olması sebebiyle, bu uyuşmazlığın temelini teşkil eden ödeme emrinde müvekkili şirketten tahsili istenilen tutarın 28.914,76 EUR ve 6.195,00 TL olduğunu, zira ödeme emrinde de harca esas değerin 574.112,69 TL olduğunun belirtildiğini, bu tutarların basit yargılama usulü için öngörülen 500.000 TL eşiğinin üstünde olması sebebiyle huzurdaki davaya yazılı yargılama usulü uygulanması gerektiğini, huzurdaki uyuşmazlığa uygulanacak hukukun ... Hukuku olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesi ile sözleşmenin ... hukukuna tabi olduğu, sözleşmenin her bakımdan ... Hukukuna göre yorumlanacağı düzenlendiğini, 5718 sayılı ...Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun ("MÖHUK") 24/1 maddesinin "Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir. Sözleşme hükümlerinden veya halin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir." şeklinde bir düzenleme içerdiğini, bu hüküm gereği işbu davaya uygulanacak hukuğun, tarafların açık olarak seçtikleri ... hukuku olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davada ... hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, mahkme tarafından tahkim itirazının kabul edilmemesi halinde, bu açıklamaları dikkate alınarak öncelikle uygulanacak hukukun ... hukuku olarak tespit edilmesini arz ve talep ettiklerini, zira davacının ... hukuku altında dava dilekçesinde belirtmiş olduğu taleplere hak kazanamayacağını, davacı tarafından müvekkili şirkete teslim edilen mallar sahip olduğu bildirilen niteliklerden ve standartlardan çok uzak durumda olduğunu, müvekkili şirket tarafından numarasıyla sipariş edilen edilen parçaların 30 Eylül 2022 tarihinde teslim edilmesi gerekirken söz konusu ürünlerin 7 Ekim 2022 tarihinde, gecikmeli olarak teslim edildiğini, gecikmeyle teslim edilen ürünlerin müvekkil şirket tarafından derhal kontrol edildiğini ve ürünlerde çok ciddi kusurlar tespit edildiğini, ürünlerin kusurlarına ilişkin tutulan rapor uyarınca , gecikmeli olarak teslim edilen parçaların çok ağır kaynak hataları barındırdığı, kaynaklarda gözenekleşmenin oluştuğu, alttan kesim ve yapıştırılma gibi kusurlar bulunduğu ve ... normlarına göre parçaların bu koşullarda kabul edilemeyeceği, ürünlerin kabulü için onarım yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, ürünlerin müvekkili şirket bünyesinde onarılması için derhal davacıya bildirim yapıldığını, ürünlerdeki kusurların tamiratının yapılması için sahaya çağrılan davacının, herhangi bir alet edevat, kaynak makinası ve profesyonel bir kaynakçı olmaksızın müvekkili şirketin sahasına gelerek sözde tamiratları gerçekleştirdiğini, ... Makina, 14.10.2022 tarihinde saat 15:00'te ... sahasından tedarik edilen üründeki kusurları gidermeden ayrıldığını, ... yaptığı sözde tamirata ilişkin tutulan raporda görüleceği üzere kaynak üzerindeki birçok kusurun onarılmadığını, plaka yüzeylerinin boyanmadığını ve temizlenmediğini, bu iş kalemlerin bazılarının ... tarafından yapılmak zorunda kalındığını, ayrıca ürünlerin kamyona yüklenmesinin bile ... yükümlülüğü olmasına rağmen ... tarafından gerçekleştirildiğini, nitekim sözleşmenin 14/6 maddesi uyarınca "GARANTİ SÜRESİnin sonuna kadar herhangi bir zamanda, MALLARın kusurlu olduğu veya SÖZLEŞMEdeki şartlara uygun olmadığı tespit edilirse veya KABULden itibaren 5 yılın sonunda gizli kusurlar tespit edilmesi durumunda, ALICI (...), masrafları TEDARİKÇİye (...) ait olmak üzere: … iii) kendi takdir yetkisine dayanarak, TEDARİKÇİye önceden bildirimde bulunarak, üçüncü şahıslar aracılığıyla dahi olsa tüm kusurları gidermek ve/veya MALLARı SÖZLEŞME gereklerine uygun hale getirmek amacıyla gerekli tüm adımları atma (bu durumda ALICI tarafından yapılan tüm masraf ve harcamalar TEDARİKÇİ tarafından karşılanacaktır)" müvekkili şirketin bu kapsamda yaptığı işlere ilişkin zaman ve masraf kaydı dökümünün dosyaya sunulduğunu, ürünlerin, 2 Kasım tarihinde ... ... müşterisine gönderildiğini, orada teslim alınan ürünlerde ciddi kusurlar olduğunun tespit edilerek montajın mümkün olmadığının belirtildiğini, zira 22 ve 29 Aralık 2022 tarihli raporlar uyarınca ürünlerde eksik işleme yüzeylerinin olduğu, deliklerin yanlış pozisyonda olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine söz konusu ürünlerin ... ... ortağı ... ve ürünlerin teslim edildiği ... şirket ekipleri tarafından tamir edilmek zorunda kalındığını, müvekkili şirketin ürünleri teslim ettiği ... şirket (...) ... ... hissedarı ... bu işlemlerden doğan masraflara ilişkin 14.502,00 ... faturası kestiğini, söz konusu tutara ilişkin ... ve grup şirketleri olarak ... karşı tüm haklarının saklı olduğunu, sonuç olarak, ... tarafından teslim edilen ürünlerin taraflar arasındaki sözleşme ve teknik spesifikasyonlara aykırı olduğunun dosya kapsamında alınacak herhangi bir rapor ile tespit edilebileceğini, bu sebeple uyuşmazlık konusu siparişler uyarınca ... gerekli tüm ödemeler yapıldığını ve hatta (herhangi bir şekilde haklarımızdan feragat ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla) rücu edilebilecek tutarların yansıtılmamış olmasına rağmen ..., önce icra takibi sonra huzurdaki dava yoluyla haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, ..., ürünü ... taraflar arasındaki sözleşme koşullarına uygun olarak teslim etmeyip eksik ve ayıplı şekilde teslim ettiğini, ... tarafından eksik ve ayıplı şekilde teslim edilen ürüne ilişkin ... gerekli tüm ödemelerin yapıldığını, ürünün teknik koşullara uygun olarak teslim edilmesi halinde ise bakiye ödemelerin de yapılacağının davacının da dava dilekçesi ekinde mevcut olduğu üzere ... tarafından 15 Kasım 2022 tarihinde belirtilmişse de Aralık ayında ... ... müşterisine teslim edilen ürüne ilişkin eksiklik ve ayıpların varlığı sebebiyle ürünün ... tarafından tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediğinin sabit hale geldiğini, nitekim taraflar arasındaki sözleşmenin 13./10 maddesi uyarınca "SÖZLEŞMEde aksi belirtilmedikçe, TEDARİKin ve buna ilişkin MAL ve HİZMETLERİN herhangi birinin KABULÜ, TEKNİK ŞARTNAMEde belirtilen koşullarda TEDARİK performanslarının testinden oluşan nihai performans testinin MÜŞTERİnin tesislerinde SÖZLEŞMEde belirtilen prosedürlere uygun olarak başarıyla sonuçlanmasıyla ve SÖZLEŞMEde ve uygulanacak hukukta öngörülen tüm belgelerin teslim edilmesiyle gerçekleşmiş sayılır." hal böyleyken ... ürününün ayıpsız ve eksiksiz şekilde teslim ettiğini belirterek ... ödeme borcunu yerine getirmediğini iddia etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, nitekim ... eksik ve ayıplı ürüne ilişkin olarak ... gerekli tüm ödemeleri gerçekleştirdiğini, hiçbir şekilde mahkemenin görevsizliğini, uygulanacak hukuku ve davacının iddialarını kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının iddialarının doğru olduğu kabul edilse dahi davacının ürünü eksik ve ayıplı şekilde teslim etmesinden dolayı müvekkil şirketin uğradığı tüm zararların eksik ve ayıplı ürün onarım bedeli olarak mahsup edilmesi gerektiğini, bu yönü ile takas mahsup taleplerinin mevcut olduğunu, davacının hiçbir iddiasını kanıtlayıcı nitelikte delil sunamadığını, hiçbir surette davacının taleplerinin kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacının ileri sürdüğü alacağın varlığının tespitinin, öncelikle müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkinin, borç ilişkisinin ve bu ilişkiler kapsamında, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, verilen hizmetin veya teslim edilen malların ispatına bağlı olduğunu, bu anlamda, davacının dayandığı fatura ve benzeri evrak tek başlarına ticari ilişkinin varlığını ispat edemediğini, nitekim davacı tarafın müvekkil şirketten talep edilebilir nitelikte herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının ispata muhtaç olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle ve müvekkilinin fazlaya iliskin tüm hakları saklı kalmak üzere, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın usulden ve esastan reddine; davacının dayandığı takibin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle dava değerinin %20sine denk gelen tazminatın davacıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, ... 8.İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı takibe itirazın iptali davası olup yasal süresi içerisinde açılmıştır. Davalı tarafça, tahkim itirazında bulunularak davanın reddini talep etmiştir. Takip konusu alacak, taraflar arasında makine parçaları ve makine alım satımına dayalı ticari nitelikteki satım sözleşmesi kapsamda düzenlenen faturalar gereğince cari hesap bakiyesinden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında, 21/06/2022 tarihinde akdedilen Mallar ve İlgili Hizmetlerin Satın Alınmasına İlişkin Genel Tedarik Şartları Sözleşmesinin "Uygulanacak Hukuk ve İhtilafların Çözümü" başlıklı 22. Maddesinde; "(1) Sözleşme'nin yorumlanması ve uygulanması ile taraflar arasındaki hukuki ilişkiler ... hukukuna tabidir. Taraflar, ...Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Viyana Sözleşmesi'nin Uygulanmasından özellikle feragat ederler.(2) Sözleşme ile ilgili olarak ortaya çıkan tüm ihtilaflar, 30 günlük dostane bir çözüm girişiminden sonra, ... Ticaret Odası'nın (...) uzlaşma ve tahkim kurallarına göre ve ihtilaf değerinin 100.000 ...'dan az olması halinde, söz konusu kurallara göre atanan tek hakem tarafından / ihtilaf değerinin daha yüksek olması halinde ise yine söz konusu kurallara göre atanan üç hakem tarafından nihai olarak çözüme kavuşturulacaktır. Hakemller)in kararı nihai ve her iki Taraf için bağlayıcı olacaktır. Tahkim yeri ... (...) olacaktır. Tahkim, Taraflar arasında kararlaştırıldığı şekilde, İngilizce veya İtalyanca dilinde yürütülecektir..." şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şaklinde yapılsın tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır. Sözleşmenin tarafları ... tabiiyetinde olup sözleşmeye tahkim şartı koydukları ancak yabancı hukuk seçimine ve ... dışında bir yeri tahkim yeri olarak belirlemelerine bir engel bulunmamaktadır. Sözleşme de tahkim yeri ... (...), uygulanacak hukuk kuralları ... hukuku olarak belirlendiğinden tarafların iradesinin uygulanacak usul kuralları olarak ... usul hukuk kurallarını seçtiği sonucuna varılmaktadır. Buna göre taraflarca tahkim yoluna başvurulması halinde anılan hakem kararı tarafların tabiyetine rağmen yabancı hakem kararı sayılacaktır. Sonuç olarak, tahkim şartının yer aldığı sözleşmeden doğan iş bu dayaya konu uyuşmazlığın tahkimde çözümü gerekmekte olup, davalının da ilk itiraz olarak tahkim itirazında bulunduğu anlaşılmakla davanın HMK. 413, HMK 116/1-b maddeleri gereği usulden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK. 413 ve HMK 116/1-b maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken, 269,85.-TL harcın peşin yatırılan 7.842,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.573,01-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/12/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza