İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/277 E. 2024/910 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/277
Karar No
2024/910
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 20/03/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :30/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine ... ... 14. İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden girişilen ilamsız icra takibinin kesinleştiğini, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişkide davalıya herhangi bir borcun bulunmadığını, uyuşmazlığın; müvekkilin davalıdan satın aldığı likralı tül tekstil mallarının kusurlu çıkması sebebiyle uğradığı zarara ilişkin taraflar arasında sağlanan mutabakata uygun şekilde müvekkil şirket tarafından davalı alacaklıya kesilen 31.12.2022 tarihli reklamasyon faturasından kaynaklandığını, davalıdan satın alınan yaklaşık olarak 50.000-USD değerinde bir kısım malların hatalı çıktığını, bu sebeple malı sattığı müşterileri ile uzlaştığı ve bu kapsamda müşterilerinin müvekkil şirkete reklamasyon faturaları düzenlediğini, bunun üzerine taraflar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda, toplam zararın yarı yarıya bölüşülmesi hususunda mutabık kalındığını, reklamasyon faturasının da bu sebeple düzenlendiğini, bu faturaya davalının yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini ileri sürerek dava konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında süre gelen ticari alım satımdan dolayı müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkili şirketten satın alınan ürünleri kullanan davacının ödeme yapmamak için malların kusurlu olduğunu iddia ettiğini, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkiline herhangi bir mal da iade edilmediğini, keyfi olarak düzenlenen reklamasyon faturasının kabul edilmediğini belirterek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında süregelen ticari alım satıma dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafından davacı aleyhine faturalara dayalı cari hesap alacağının tahsili için icra takibine girişildiğini, oysa ki, davalıdan satın alınan malların bir kısımının ayıplı çıktığından müşterilerinden davacıya yansıtma faturaları düzenlendiğini, bunun üzerine davalı ile aralarında varılan mutabakat doğrultusunda, davalıya reklamasyon faturası düzenlendiğini, dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı ise, davacıya tekstil ürünleri satıldığını, bundan dolayı davacıdan alacaklı olduğunu, satın ve teslim alınan ürünlerin ayıplı olduğu iddiasının kabul edilmediğini, bu hususta taraflarına mal iadesinin de olmadığını, reklamasyon adı altında düzenlenen faturanın da kabul edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, davalının davacı şirketten icra takibe konu edilen 23.441,49 USD alacağının bulunduğu, uyuşmazlığa konu olan 31.12.2022 tarihli 296.845,12 TL bedelli "reklamasyon" faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarında ise, bu fatura kayıtlı olup, fatura tutarının davalının davacıdan olan cari hesap alacağından mahsup edildiği ve buna göre, davalının davacıdan 2.152,10 TL alacaklı göründüğü dosyadan anlaşılmakla; uyuşmazlık davacının davalıya düzenlemiş olduğu 31.12.2022 tarihli "reklamasyon" açıklamalı 296.845,12 TL bedelli faturadan kaynaklanmaktadır. Davacı, davalıdan satın alınan tekstil ürünlerinin 3. kişi müşterilerine satıldığını, ürünlerde "morullanma" olarak tabir edilen kenar dokusu ile zemin dokusu arasında örgü, sıklık ve dizim farkı olması nedeniyle ortaya çıkan uygunsuzluktan kaynaklı hataların bulunduğu şeklinde şikayetler geldiğini, ürünlerdeki kusurdan kaynaklı olarak müşterileri tarafından davacıya yansıtma faturalarının düzenlendiğini, ayıplı ürünlerden doğan davacı zararın davalıya uyuşmazlığa konu faturayla yansıtıldığı beyan edilmek suretiyle uyuşmazlığa konu faturanın düzenlenme dayanağı gösterilmiştir.Hal böyle olunca, somut olayda ispat yükü davacıda olup, davalıdan satın alınan ürünlerin ayıplı çıktığını ve bundan dolayı doğan zararın davacıya uyuşmazlığa konu faturayla yansıtıldığını yazılı delillerle ispatla yükümlüdür. Dava konusu faturanın davalının ticari defter ve kayıtlarında bulunmamaktadır. Kaldı ki, davalı şirket ba/bs formlarında uyuşmazlığa konu faturanın beyan edilmiş olması veya tebliğ edilen faturaya yasal süresi içerinden itiraz edilmemesi faturanın düzenlenme sebebi olan malın ayıplı olduğu ve bu nedenle uğranılan zararın davalı satıcıya yansıtıldığına davacı alıcı lehine karine teşkil etmez. Dosyaya sunulan ... "... ... Bilg.." başlıklı görüşme içeriğinde, davacının ayıpla ilgili müşterilerinden gelen şikayetlerle bilgilendirme yaptığı anlaşılmakta ise de, davalı şirketin yetkili çalışanı ... ...'ın davacı iddialarını teyit eden herhangi bir beyanına rastlanılmadığı gibi talimatla dinlenen davalı şirket çalışanı ... ...'ın, malların sıkıntılı olduğunun taraflarına bildirildiğini, malları görmek istediklerini, ancak göremediklerini, ne malın iade edildiğini ne de bedelinin ödendiğini beyan ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Diğer yandan, yine ... no.lu hat ile yapılan görüşme içeriğinin kiminle yapıldığı ve dolayısıyla davalı şirket yetkilisi ve/veya yetkili çalışanı ile olup olmadığı anlaşılmadığından söz konusu ... görüşme içerikleri davacı iddiaları yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabulü mümkün olmamıştır. Bu durumda, ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını usulüne uygun delilerle ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiş, icra veznesindeki paranın ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği ve bu tedbirin infaz edildiği anlaşılmakla davalı alacaklı lehine %20 tazminata hükmedildiğine dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 72/4 maddesi uyarınca 111.746,00.-TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 9.541,72.-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 9.114,12.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 84.222,24.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024

Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/277, K. 2024/910, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-277-e-2024-910-k-67951528040e