İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/146 E. 2022/1104 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/146
- Karar No
- 2022/1104
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2022/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2022 KARAR TARİHİ : 27/10/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisi, davaya konu ... Plakalı aracı ile 13.11.2021 tarihinde gece saat 01:30 sularında düşük hızla seyir halinde iken ... ili, ... İlçesi ... yolu caddesi istikametinden ... caddesi istikametine katılış(dönüş) yaptığı esnada aracın aracın sol ön tampon ve sol ön lastik kısımların kaldırıma çarpması neticesinde tek taraflı maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, müvekkili aracı dönüş yaptığı esnada ki hızı yaklaşık 30 km civarında son derece düşük hız olmasına ve aracın kaldırıma çarpması şiddetli olmamasına rağmen aracın tüm hava yastıklarının açılmış olduğunu, kaza akabinde araç servisine götürülmüş ve halen aynı serviste olduğunu, araçta ayıp olup olmadığının, araçtaki hasarın ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve müvekkilin uğramış olduğu doğrudan zararın tamamı ile iş bu ayıbın tespit edilmesini sağlamak amacıyla müvekkili tarafça 26.11.2021 ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti davası açıldığını, ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... D.İş dosyasında, mahkemece 01/12/2021 tarihinde aracın bulunduğu davalının servisinde keşif yapılarak, bilirkişi heyetinden rapor alındığından, iş bu rapor incelendiğinde, sunulan raporun sonuç kısmında; "... darbe incelendiğinde airbaglerinin açılabilecek şiddette olmadığı, açılmasının gizli ayıp olarak kabul edilebileceği.. kanaatine varılmıştır." şeklinde bir tespitte bulunulduğunu, bilirkişi heyeti tarafından 08.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ile araçta tespit edilen gizli ayıba ilişkin rapor mahkemece davalı tarafa tebliğ edildiğini ve ... 10.Noterliğin 16.12.2021 tarih 046708 Yevmiye nolu ihtarnamesi ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun daki seçimlik hakkına ilişkin talebinde davalı tarafa iletildiğini, anılan bu sebeplerle; davanın kabulü ile araçtaki gizli ayıp nedeniyle ayıplı aracın muadili (ayıpsız misli ile değiştirilmesini) ile değiştirilmesi, bu mümkün olmazsa aracın dava tarihinde ki güncel piyasa (rayiç) değeri bedeline ilişkin şimdilik 1.000,00TL ile delil tespit dava masraf olan 951,10-TL nin yasal faizleri ile davalı taraftan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili şirket aleyhine ikame edilen davanın husumetten reddine karar verilmesini talep ettiğini, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ‘Zamanaşımı’ başlıklı 12. Maddesi ve sair mevzuat hükümleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeni ile reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, ayıptan doğan yasal hakların kullanımı için, ihbar külfetinin yerine getirilmesi gerekmekte ise de davacı tarafından kanundan kaynaklanan işbu yükümlülük yerine getirilmediğini, davacı iddia ettiği sorunu derhal bildirmek yerine, derhal ayıp ihbarında bulunmayarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, dolayısıyla davacı, derhal ihbar şartını yerine getirmemiş olup, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki uyuşmazlıkta dava konusu aracın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu, bu hususun ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... Değişik İş sayılı dosyası ile tespit edilmiş olduğu iddia edildiğini, ancak davacı taraf, ayıp iddiasını, işbu dava açılmazdan evvel tek taraflı olarak 2021/... D.iş sayılı delil tespiti ne dayandırmakta ise de, savunma hakkının kısıtlanması yolu ile alınan işbu raporun kabulüne usulen imkan bulunmadığını, bu nedenle şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor hazırlanmasını talep ettiklerini, esasa ilişkin ise; araçta ayıp, gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığını, hava yastığı sisteminin çalışma prensibine göre, hava yastıklarının açılması veya açılmaması, aracın karıştığı kaza neticesinde araçta oluşan hasarın büyüklüğü ile orantılı olmadığını, sistemin aktif hale gelmesi, kaza esnasında oluşan eksi ivme miktarına bağlı olduğunu, çarpışma hızının yanı sıra darbenin yönü ve gücü önem arz etmekte olup, hava yastığı sisteminin hızlanma sensörü zamansal gecikme sürecini değerlendirmekte olduğunu, mikro işlemciler oluşumun türü ve şiddet değerlerine göre devreye girmekte ve ancak belirli bir kademeye ulaşıldığında tetikleme mekanizması devreye alındığını, ön hava yastıkları önden ve arkadan gelen darbeler sonucunda, aracın takla atması esnasında ve aracın sürüş doğrultusundaki eksenine göre sağa/sola 30 dereceden fazla açıyla gelen darbeler sonucunda sürüş doğrultusunda yeterli derecede negatif ivme olmayacağı durumlarda açılmayacak şekilde dizayn edildiğini, hava yastıkları araçların pasif emniyetlerini arttırmak üzere günümüzde yaygın olarak kullanılan bir emniyet unsuru olup sürücü ve ön yolcu emniyet kemerlerinin sağladığı korumaya takviye bir unsur olarak tasarlanmış olduklarını, normal durumda bulunan hava yastığının çalışma prensibi, aracın belirli bir şiddetin üzerinde darbe alması halinde genel bir kontrol sinyali ile hava yastığın içinde bulunan gazın ateşlenmesi ve ani hacim artışı ile yastığın 100 ile 150 milisaniye içinde şişerek sürücü veya yolcuyu ilk şiddetli darbeden koruması ve daha sonra araçtan dışarı çıkmayı kolaylaştırmak için yine bir kaç milisaniye içinde hızla sönmesi biçiminde olduğunu, hava yastığının her darbede patlamaması gerektiğini, belli bir yönden ve belli bir şiddetin üzerinde gelen darbe halinde patlayarak, o sırada o yöne savrulmakta olan sürücü ve yolcuya kısa süreli destek olup sonra hızla sönmekte olduğunu, ön hava yastıkları önden, sağdan ya da soldan konik yapıda 30 dereceye kadar, yan hava yastıkları ise konik yapıda 60 dereceye kadar yanlardan alınan ve hayati risk taşıyan darbelerde devreye girdiğini, düşük şiddetli ve/veya farklı yönden alınan darbe durumunda hava yastığının açılması istenmedik ikincil/üçüncül darbelere neden olacağı için sürücünün, araç kontrolünü kaybetmesi riskini doğurabildiğini, söz konusu bu riskin önüne geçilebilmesi için hava yastığının aktivasyonu yukarıda detayına yer verilen ön şartların meydana gelmesi durumunda gerçekleşecek şekilde ayarlandığını, yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere hava yastıkları her kaza anında değil, belli ön şartların meydana geldiği kaza durumlarında açılacak şekilde dizayn edildiğini, söz konusu bu kısa teknik açıklama sonrası Bilirkişi incelemesi neticesinde haklılığın ortaya çıkacağı ve araçta airbaglerin açılması için gerekli negatif ivmenin oluştuğunun görüleceğini, yukarıda detaylı şekilde belirtilen sebepler ile dava konusu araçta ayıp / gizli ayıp / üretim hatası söz konusu olmamakla birlikte, kesinlikle bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aracın teknik durumu itibariyle araç değişimini gerektirir bir husus mevcut olmadığının sabit olduğunu, önemle belirtmek gerekir ki, huzurda görülmekte olunan dava konusu taleplerin Türk Medeni Kanun’unun 2. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, Zira, Türk Medeni Kanun’nun 2. Maddesi; Davacının bedel iadesi veya misliyle değişim talepleri taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesini aşırı ölçüde bozduğunu, anılan nedenlerle, aracın bedelinin iadesi veya misliyle değişimi taleplerinin kabulü yasal olarak mümkün olmadığını, ayıp iddialarını kesin olarak reddetmekle birlikte, araçta varlığı iddia edilen husus, kullanıma engel teşkil etmediğini, kesinlikle davanın kabulü anlamına gelmemek üzere bedel iadesi, misliyle değişim veya diğer seçimlik taleplerin kabulü için diğer yasal koşulların yanı sıra, mevcut bir arızanın araçtan faydalanmayı engelleyecek şekilde süreklilik arz etmesi gerektiğini, kesinlikle iddiaların kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davanın kabulüne gidilecekse, davacı elindeki aracın müvekkile iadesi yönünde hüküm kurularak, araç iadesine bağlı işbu hususların da değerlendirilmesi gerektiğini, sonuç olarak, araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen, giderilemeyen bir arıza, imalattan kaynaklanan herhangi bir problem kusur veya gizli ayıp bulunmadığını, davacının tüm iddia ve talepleri gerçek dışı olup kabulünün mümkün olmadığını, bununla birlikte davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler var ise bunların tarafına tebliğ edilmediğinden bunlara ilişkin her türlü itirazda bulunma ve cevap verme haklarının saklı kalmak kaydıyla haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davanın usul yönünden reddi gerektiği gibi, müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamakla birlikte, esasa ilişkin olarak da belirtmek gerekir ki; davacı tarafça iddia edilenin aksine araçta, yasanın aradığı anlamda araçtan beklenilen faydayı, elverişliliği önemli surette azaltan veya tamamen ortadan kaldıran, kullanıma engel herhangi bir problem, kusur, ayıp/gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığını, hal böyle iken usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan bu sebeplerle; davanın usulden reddine, aksi haldi haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Kaza tespit tutanağı, tramer kayıtları, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... D.İş sayılı dosyası, kasko sigorta poliçesi ile hasar dosyası, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davalı taraftan satın alınan ... plakalı araçta ayıp iddiasından kaynaklı aracın muadili ile değiştirilmesi, mümkün olmazsa aracın güncel piyasa rayiç değeri ile delil tespit dava masraflarının davalıdan tahsiline ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... D.İş sayılı dosyasının celp edilip incelenmesinde, dosyada yapılan keşif sonrasında; Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle; dava konusu aracın Airbaglerinin darbe incelendi, airbaglerinin açılabilecek şiddette olmadığı, açılmasının gizli ayıplı olarak kabul edilebileceği, araç hasarının 115.004,03-TL, araç değer kaybının 100.000,00-TL civarında olabilceği, araç söküldükten sonra hasar miktarının artabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizce, davaya konu araç ve kaza mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak davaya konu araçtaki ayıp iddiası yönünden iddia ve savunmalara uygun şekilde rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olmakla, 01/07/2022 tarihinde, Makine Mühendisi Bilirkişi ..., ..., ... ve Trafik Güvenliği Uzmanı Bilirkişi ... refaketinde yapılan keşif sonrası, dosya tüm ekleri ile birlikte bilirkişilere teslim edilmiştir.14/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Trafik Güvenliği Uzmanı tarafından yapılan değerlendirmede; oluş biçimine göre kazanın türünün tek araçlı yoldan çıkma sonucu maddi hasarlı olarak cereyan ettiği, sürücünün sevk ve idaresini ve kazanın meydana geldiği yer incelendiğinde, keşif esnasındaki yapılan eşleştirme sonucu kaza krokisinin bir biri ile uyumlu olduğu ve mevcut dosyalardaki bilgilere göre ... plakalı aracın kazaya etkisi olacak derecede araç kusurunun tespit edilemediği, dolayısıyla sürücü ... sevk ve idaresindeki plakalı aracı ile ... yolu caddesi 3 şeritli ... kavşağı istikametinden ... istikametine yan yol sağ şeridi üzerinde seyir halinde olduğu ve ... istikametine ... caddesine doğru ... içerisine sağa doğru manevrası esnasında aracının ön sol tampon ve tekerlek kısımları ile ... içi sol taraf bordür taşlarına (Yukarıdaki fotoğrafta görülen yer) çarpması sonucu maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, çarpma sonrası kaza krokisinde metrajlama yapılmamış ve kaz krokisinde görülen şekilde ... cadde içerisinde durduğu görülmekte olduğu, kaza raporunda belirtilmemiş ancak keşif esnasında yapılan incelemede kaza yerine gelmeden 38 metre mesafede 30 km hız tahdit levhasının görüldüğü, buradan hareketle ve 30 km/s ile seyreden her aracın saniyede 8.33 metre yol kat edebileceği 1.41 saniyelik fren zamanında ve toplam 12.1 metre mesafede durma eylemini gerçekleştirebileceği,() ancak bu durma ve intikal mesafeleri aracın yükü, teknik özellikleri hava ve yol durumuna göre değişiklik gösterebileceği ve bu nedenle sürücünün bu şartları göz önüne alarak aracının hızını emniyetli bir şekilde seyredip her türlü tehlikeli durumlarında kontrol ederek kazaya sebebiyet vermeden güvenli bir seviyede seyretmesi gerekmekte olduğu değerlendirmesi ile kaza raporu ve krokisinde araca ait fren veya sürtünme izinin bulunmadığı, çarpmanın gerçekleştiği ... içerisi genişliğinin 12 metre olduğu ve yasal azami hız sınırları doğrultusunda gece vakti görüş mesafesini açık olduğu bir seyir ortamında sağa doğru dönüş manevrası için ... içerisine yöneldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesine etki olacak derecede mutlak suretle tespit edilemeyen bir hız ektekinin mutlak olduğu ve kazaya etken başka bir unsurun olmadığı değerlendirmesi ile aşırı hız, yasal hız sınırlarının; uygun olmayan hız ise, çevresel koşullara göre uygun hız sınırının üzerine çıkılması anlamına gelmekte olduğu, sürücünün yasal olmayan hız ile değil emniyetli bir şekilde dönüş ... içerisinden ... caddesine katılımını sağlayıp seyredebileceği bir hızda olmadığı, sürücünün tüm dikkat ve özeni trafik ortamına verip seyretmesi gerekmekte iken seyir esnasında Mahal hız limitlinde aracını sevk ve idare etmediği, dikkatsizlik veya direksiyon hakimiyetini kaybetmesine neden başka bir etkenlerden kaynaklandığı değerlendirmesi ile sürücü ... ın kazanın meydana gelmesinde Tamamen Kusurlu olduğu, Makine Mühendisi bilirkişi heyeti tarafından yapılan değerlendirmede, Dava konusu ... plakalı araç ; AUDI marka , A6 2.0 TFSI 252 QUATTRO S TRONIC tipi , 2007 model , 85390 kilometrede olduğu , dava konusu araç , 10.07.2017 tarihinde davalı şirketten 285.128,00 TL bedel ile satın alındığı , dava konusu araç ; 13.11.2021 günü , saat 01.30 sıralarında , ... ili , ... ilçesi , ... yolu caddesinden ... caddesine dönüş yaptığı esnada , aracın sol ön tampon ve sol ön lastiğin kaldırıma çarpması sonucu hasarlı tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı ve araçta sürücü ve yolcu hava yastığı , sağ ve sol perde yastığının açıldığı dosya arasında bulunan ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2021 / ... D.İŞ dosyası ile düzenlenen bilirkişi raporu ile sabit olduğu, ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2021 / ... D.İŞ dosyası ile makine mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda ; “ dava konusu aracın sol ön kısımlarından darbe aldığı, araç hızının 25-30 kilometre civarında olduğu, bu durumda araç hasarı incelendiğinde , darbe şiddetinin, airbaglerin açılmasını gerektirecek kadar yüksek olmadığı “ belirtilmekte olduğu, dava konusu aracın hava yastığı neden açılmıştır sorusunu cevaplayacak olursak; hava yastığı sistemlerinin devreye girmesinde yani hava yastığı sisteminin açılmasın da iki önemli unsur olduğu, bunlardan birincisi kaza sırasındaki aracın hızındaki değişim yani ivmesinde azalma değeri, diğeri de çarpışma açısı yani darbe algılayıcı sensöre göre darbenin geldiği açı olduğu, bu iki unsurdan birinin oluşması durumunda hava yastıkları açılacağı, dava konusu aracın hava yastıklarının hem ön hem de yan hava yastıklarının açılması söz konusu olduğu, somut olayda araç sol ön lastik ve sol ön tampon tarafı ile bordur taşına çarptığı ( maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ) ve araçta tüm hava yastıklarının açıldığı dikkate alındığında burada aracı etkiyen yavaşlama ivmesi , hem aracın ekseni boyunca, hem de eksene dik yönde, 30 derelik açıyı kapsayacak şekilde oluştuğu, aracın ön ve yan hava yastıklarının bu şekilde açılmış olduğu anlaşılmakta olduğu, dolayısıyla dava konusu aracın hava yastıklarının ayıplı olmadığı, sistemin normal çalışır olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, dava konusu aracın hava yastığı sisteminin arızalı olmadığına nasıl kanaat getirildiği sorunu cevaplarsak günümüzdeki araçlar üzerinde kullanılan hava yastığı sistemleri tamamen elektronik olarak kontrol edilmekte olduğu, araç güvenlik sistemleri, araç üzerindeki diğer elektronik yönetim sistemlerinde olduğu gibi self diagnostik (kendi kendini test etme ve arıza bulma) özelliğine sahip olduğu, yani araç kullanıcısının kontak anahtarı açması ile beraber elektronik kontrol ünitesi, sistemde bulunan alıcılarla (sensör) ve aktörlerle (uygulayıcı) haberleşirler ki, bu sırada sensörlerde ve/veya sistemde bir arızanın oluşmuş herhangi bir olması durumunda arıza lambası uyarı ışığını yakarak, araç kullanıcısını uyaracağı, bu uyarı ışığı arıza giderilip, arıza teşhis cihazıyla arıza kaydı silinmediği sürece sistemde kalacağı, bu süre zarfınca uyarı ışığı yanmaya devam edeceği, başka bir ifadeyle, her ne olursa olsun kontak anahtarı açılmasıyla beraber aracın bütün elektronik kontrol ünitelerini kendi kendilerini test ederler ve arızalı bir durumda uyarı ışığını yakadıkları, böyle bir durumda en kısa zamanda aracın servise gitmesi ve arızanın giderilmesi gerekli olduğu, şu anda bütün dünyada otomotiv sektöründe uygulanan hava yastığı sisteminin kontrol yöntemi bu şekilde olduğu, dava dosyasında aracın kaza tarihine kadar aracın üzerinde hava yastığı sistemi ile ilgili şikayet kaydı bulunmadığı, dolaysıyla bu bilgiye göre dava konusu aracın hava yastığı sisteminde elektrik - elektronik kaynaklı bir arıza söz konusu olmadığı , dava konusu aracın dava tarihindeki piyasa rayiç değerinin 1.400.000,00 TL olabileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;13.11.2021 tarihinde, davacı şirkete ait ... sevk ve idaresindeki plakalı aracı ile ... yolu caddesi 3 şeritli ... kavşağı istikametinden ... istikametine yan yol sağ şeridi üzerinde seyir halinde olduğu ve ... istikametine ... caddesine doğru ... içerisine sağa doğru manevrası esnasında aracının ön sol tampon ve tekerlek kısımları ile ... içi sol taraf bordür taşlarına çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, mahkememizce yapılan keşif, benimsenen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, kaza raporu ve krokisinde araca ait fren veya sürtünme izinin bulunmadığı, çarpmanın gerçekleştiği ... içerisi genişliğinin 12 metre olduğu ve yasal azami hız sınırları doğrultusunda gece vakti görüş mesafesini açık olduğu bir seyir ortamında sağa doğru dönüş manevrası için ... içerisine yöneldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesine etki olacak derecede mutlak suretle tespit edilemeyen bir hız ektekinin mutlak olduğu ve kazaya etken başka bir unsurun olmadığı, sürücünün yasal olmayan hız ile değil emniyetli bir şekilde dönüş ... içerisinden ... caddesine katılımını sağlayıp seyredebileceği bir hızda olmadığı, sürücünün tüm dikkat ve özeni trafik ortamına verip seyretmesi gerekmekte iken seyir esnasında mahal hız limitlinde aracını sevk ve idare etmediği, dikkatsizlik veya direksiyon hakimiyetini kaybetmesine neden başka bir etkenlerden kaynaklandığı değerlendirmesi ile sürücü ... kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davaya konu kazada dava konusu aracın hava yastıklarının hem ön hem de yan hava yastıklarının açılması söz konusu olduğu, somut olayda araç sol ön lastik ve sol ön tampon tarafı ile bordur taşına çarptığı ve araçta tüm hava yastıklarının açıldığı dikkate alındığında burada aracı etkiyen yavaşlama ivmesi , hem aracın ekseni boyunca, hem de eksene dik yönde, 30 derelik açıyı kapsayacak şekilde oluştuğu, aracın ön ve yan hava yastıklarının bu şekilde açılmış olduğu anlaşılmakta olduğu, dolayısıyla dava konusu aracın hava yastıklarının ayıplı olmadığı, sistemin normal çalışır olduğu anlaşılmakla Mahkememizce, sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 80,70-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 161,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 80,70 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.951,10-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/10/2022 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır