İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/397 E. 2023/1366 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/397
- Karar No
- 2023/1366
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/397 Esas - 2023/1366 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/397 Esas KARAR NO : 2023/1366 HAKİM : .... KATİP :... DAVACI : ... ... - .... Yeşilyurt Mah. Alparslan Türkeş Bulvarı No:238 İç Kapı No:10 Seyhan/ ADANA VEKİLİ : Av. .... - [16213-12982-....] UETS DAVALI : KAMİL KOÇ OTOBÜSLERİ ANONİM ŞİRKETİ ANTALYA 7 ŞUBESİ - .. Panayır Mah. İstanbul Cad. N:421/A Osmangazi/ BURSA VEKİLİ : Av. . .... - [16574-75767-..] UETS DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/10/2020 KARAR TARİHİ : 25/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; davacının ticari işlerini görmek amacıyla 31/01/2020 tarihinde Bursa ilinde iken aynı gün Bursa-İzmir yönüne davalı firmadan 16:00 sefer saati olan otobüsten yolcu bileti satın aldığı, davacının daha sonra İzmir'de bulunan ... Giyim isimli iş yeri ile ilgili 18:45 saatinde müşteri randevusu olması nedeniyle 16:00 hareket saati olan biletini, davalı firmayı arayıp otobüsün otobandan gideceğini ve toplantı saatinden önce İzmir ilinde olacağını da teyit ederek, saat 14:00'a aldığı ve saatinde otobüsün Bursa Otogarından hareket ettiği, davacının ayrıca o günün akşamında Adana iline de seyahat etmesi gerektiğinden, davalı firmanın güzergah saatlerine güvenerek İzmir ilinden Adana iline 21:20 saatine de uçak bileti satın aldığı, ancak ilgili otobüs saat 21:30 sularında İzmir otogarına giriş yaptığı ve uçağı kaçırdığı, bunun üzerine ertesi gün sabah tekrar uçak bileti almak zorunda kaldığı, bu nedenle davacının zararının giderilerek 750,99 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının biletindeki sefer saati dikkate alındığında , davacının varlığını iddia ettiği toplantıya yetişme ihtimalinin bulunduğu anlaşılmadığını, davacı İzmir' de saat 18.45 de gerçekleşecek toplantısı için, Bursa'dan İzmir istikametine seyreden ve sefer saati 14.00 olan araca bilet aldığını iddia ettiğini, öncelikle davacı tarafça talep edilen alacak kalemlerine dayanak teşkil eden söz konusu toplantının varlığı ve saati davacı tarafça ispatlanmamış olup davacı tarafın hasız ve dayanaktan yoksun taleplerinin reddinin gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemek ve hak kaybına uğramamak üzere, davacı tarafça varlığı iddia edilen toplantı kapsamında da beyanda bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, davacı tarafça sefer saatinden yaklaşık 4 saat 45 dk sonra gerçekleşecek 18.45'teki toplantıya yetişmek üzere 14.00 da Bursa'dan İzmir istikametine giden obüse bilet alındığı iddia edildiğini, fakat davacının bahsi geçen sefer saatli otobüsle, varlığını iddia ettiği söz konusu toplantıya yetişme ihtimali objektif olarak mümkün olmadığını, Zira bursa- izmir arası otobüs sefer süresi olağan şartlarda 5 saat olup davacının sefer saatinden 4 saat 45 dk sonraki toplantıya bilet aldığı otobüs seferi ile yetişme amacının bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğu açıkça ortada olduğunu, davacının 31.01.2020 tarihinde müvekkil şirket tarafından işletilen bir otobüs ile seyahat ettiği, davacının seyahat ettiği otobüsün arıza yaptığı ve gecikme yaşandığı, bu nedenle davacının maddi zararının doğduğu hususlarını kesinlikle kabul anlamına gelmemek koşulu ile belirtmek isteriz ki; zararın kanıtlanması yükü davacı yana düşmediğini, 6098 sayılı türk borçlar kanunu'nun 50. maddesi gereği de “davacının zararının varlığını ve miktarını kanıtlama yükümlülüğü” bulunmaktadır. davacı ise toplam 750,99 TL olarak bildirdiği maddi tazminat talebini hiçbir belge ile somutlaştırmamış ve zararın miktarına dayanak teşkil edebilecek hiçbir delil sunmadığını, ayrıca, davacının zarar kalemlerine dayanak mahiyetinde sunmuş olduğu 21.20 deki uçak seferine ilişkin müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamadığını, manevi tazminatın amacı zararın tazmini olmayıp, kişinin manevi değerlerinde meydana gelen eksilmenin bir nebze olsun manevi yönden tatminini sağlamaktır. Somut olayda davacının ne maddi ne de manevi zararı söz konusu olmadığını, işbu davanın bir zenginleşme aracı olarak görülmesi iyi niyetten uzak bir tutum olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle esasa girilmeksizin zamanaşımı ve yetki itirazlarımız doğrultusunda reddine, her halükarda hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın esas yönünden de reddi ile tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Tarafların iddia-savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, taşımacılık konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle; dava konusu olayın çözümünde seferin duraksamasına ve gecikmeli olarak tamamlanmasına neden olan araç arızasının taşıyıcı kusuru olarak kabul edilip edilemeyeceği belirleyici olacağı, Türk Ticaret Kanunu Madde 877 Fıkra ''(1)Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.'' dediği, bu maddenin yolcu otobüsü için uygulama alanı olup olmadığının takdirinin Yüce Mahkemede olduğu, taşımacılık açısından yapılan ayrıntılı inceleme sonucunda davacı ... ...’un maddi tazminat talebinin uygun olduğu, taşımacılık açısından yapılan ayrıntılı inceleme sonucunda davacı ... ...’un manevi tazminat talebinin uygunluğuna Yüce Mahkemece karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacının 31/01/2020 tarihinde Bursa ilinde iken aynı gün Bursa-İzmir yönüne davalı firmadan 16:00 sefer saati olan otobüsten yolcu bileti satın aldığı, davacının daha sonra İzmir'de bulunan ... Giyim isimli iş yeri ile ilgili 18:45 saatinde müşteri randevusu olması nedeniyle 16:00 hareket saati olan biletini, davalı firmayı arayıp otobüsün otobandan gideceğini ve toplantı saatinden önce İzmir ilinde olacağını da teyit ederek, saat 14:00'a aldığı ve saatinde otobüsün Bursa Otogarından hareket ettiği, davacının ayrıca o günün akşamında Adana iline de seyahat etmesi gerektiğinden, davalı firmanın güzergah saatlerine güvenerek İzmir ilinden Adana iline 21:20 saatine de uçak bileti satın aldığı, ancak ilgili otobüs saat 21:30 sularında İzmir otogarına giriş yaptığı ve uçağı kaçırdığı, bunun üzerine ertesi gün sabah tekrar uçak bileti almak zorunda kaldığı, 750,99 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Davacının maddi zararının olup olmadığı, maddi zararı var ise miktarının tespiti amacıyla dosya taşımacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davacı ... ...’un maddi tazminat talebinin uygun olduğunun belirtildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak;davalı şirketin seferin duraksamasına ve gecikmeli olarak tamamlanmasına neden olan araç arızasına dayalı meydana gelen maddi zarardan sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılarak davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, buna göre 750,99 TL nin dava tarihi olan 02/10/2020 tarihinden itibaren(davacı tarafça davalının dava açılmadan önce temerrüde düşürülmediği hususu gözetilerek) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebin yönünden ise; davalının karayolu ile yurtiçi yolcu taşıma edimini 6102 sayılı TTK'nın 914 vd. maddelerinde öngörülen şekilde yerine getirmediği, bu kapsamda taşıyıcının sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Adı geçen yasanın 1. fıkrasına göre:Taşıyıcı, yolcuları rahat bir yolculukla ve sağlıklı olarak gidecekleri yere ulaştırmakla, özellikle hava, ses, yer ve çevre kirliliğine meydan vermemek için gerekli düzeni kurmakla, gerekli diğer tüm önlemleri almak ve mevzuatta öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür. Aynı yükümlülük, 6102 sayılı yasanın 916. maddesi kapsamında çıkartılan yönetmelikte de ifade edilmiştir. Davalı otobüs firmasının davacı ve diğer yolcuları otobüsün arızalanması nedeniyle Balıkesir-İzmir otoyolunda yolcuları yaklaşık dört saat beklettiği, edimini ayıplı şekilde yerine getirdiği, ayıbı giderme süresi- yöntemi ile yolcuları süresinde uygun başka bir araç ile taşımayarak yolcuları mağdur ettiği anlaşılmaktadır. Davalının edimini yerine getirme şekli karşısında hadiselerin mücbir sebep sayılamayacak boyutta davalının kusurlu olduğunu ve eylemlerinden sorumlu tutulması gerektiğini göstermektedir. 6098 sayılı TBK'nın 114/2. maddesine göre haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanır. TBK nın 49.maddesi uyarınca ;kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK 58/1. Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Her insanın medeni bir şekilde taşınma hakkı vardır. Otobüs arıza yapsa da yolcuların uygun koşullarda bekletilmesi, sorunlarıyla makul ölçüde ilgilenilmesi onun kişilik hakkıdır. Davalının edimini yerine getirme şeklinin, hukuka aykırı olduğu, bu durumda haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin dava konusu olaya uygulanmasının gerektiği kabul edilmelidir.Bu nedenle davalının kusurlu ve hukuka aykırı eyleminden dolayı davacının manevi zarara uğradığı ve davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağının bulunduğu kabul edilerek davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, buna göre 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 02/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Emsal mahiyette Adana BAM 9. HD'nin 2020/632 Esas 2022/775 Karar sayılı ilamı, Kayseri BAM 6. HD'nin 2021/486 Esas 2021/613 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜNE, buna göre 750,99 TL nin dava tarihi olan 02/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, buna göre 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 02/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 187,92 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85 TL den ve 54,40 TL den mahsubu ile artan 136,33 TL nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 2.269,50 TL nin davanın kabul-ret oranında göre belirlenen ( %25,58 kabul %74,42 ret ) 580,53 TL yargılama gideri, 187,92 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 822,85 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 55,00 TL nin davanın kabul-ret oranında göre belirlenen ( %25,58 kabul %74,42 ret ) 40,93 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 680,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden(kabul edilen maddi tazminat üzerinden belirlenen) AAÜT'ye göre belirlenen 750,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı vekil ile temsil edildiğinden(kabul edilen manevi tazminat üzerinden belirlenen) AAÜT'ye göre belirlenen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı vekil ile temsil edildiğinden(reddedilen manevi tazminat üzerinden belirlenen) AAÜT'ye göre belirlenen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/12/2023 Katip ... ¸ Hakim .. ¸ Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.