İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/771 E. 2024/695 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/771
- Karar No
- 2024/695
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2024/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI :... MENSUCAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI :... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ .../ ... VEKİLİ : Av. DAVA :Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 04/07/2022 KARAR TARİHİ : 10/07/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun yıllardır süregelmiş bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişki içerisinde taraflar arasında ticaretten başka borç-alacak ilişkisinin de meydana geldiğini, tarafların tekstil sanayiinde faaliyet göstermekte olup, uzun zamandır ticaret yapmalarının verdiği güven hissiyle müvekkili firma tarafından davalıya sipariş avans ödemeleri yapıldığını, yapılan bu ödemelerin karşılığında herhangi bir ürün teslim edilmediği gibi, ödemelerin iadesinin de yapılmadığını, davalı firma yetkililerine imza karşılığı yapılan ödemelerin makbuzlarında açıkça "yapılan ödemenin tarafınızdan teslim alınmasını ve cari hesabımıza alacak kaydedilmesini rica ederiz." ibaresinin geçmekte olduğunu, ilgili mevzuat ve Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere cari hesaba kaydedilen alacakların ispatının ticari defterler ve yazılı senetlerle mümkün olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu 616.126,83 Euro, 65.352,00 USD, asıl alacağa işlemiş avans faizlerinin ve temerrüt fazinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu değil aksine alacaklı olduğunu, dava açma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin davacı şirket ile 2014-2018 yılları arasında ticari faaliyette bulunmuş, mal/hizmet satmış, bunun karşılığında da ödemeler almış olduğunu, bu faaliyetleri ile ilgili muhasebe çalışanlarına ekstreler göndermiş, farklar tespit edilmiş ve mutabakata varılmış olduğunu, davacı firmanın iddia ettiği gibi 2015-2018 yıllarındaki ödemelerinin karşılığında mal/hizmet almamış olmasının gerçeğe aykırı olduğunu, ticari hayatta çok uzun süre avans verip mal/hizmet alamayan bir tacirin buna rağmen avans ödemesi yapmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, davacı şirket yetkilisi/çalışanı ... [...] tarafından 17.04.2018 tarihinde müvekkili şirkete gönderilen maile göre davacı ve davalı şirket arasında 11.000 Euro reklamasyon kaydı dışında mutabakatın var olduğu konusunda taraflar arasında irade birliğinin mevcut olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen avans ödemelerinin karşılığında mal alınmadığı yönünde hiçbir beyan ve açıklama olmamasına rağmen sonradan dava dilekçesinde belirtildiği şekilde haksız ve mesnetsiz iddialarla açılan davanın reddinin gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine, ihtiyati haciz talebinin reddine, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtilen ve davacı tarafından davalıya sipariş avansı olarak gönderildiği iddia edilen dövizden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir. ... ya müzekkere yazılarak 2016-2018 yılları arasında davalı çalışanlarının isimleri celpedilmiştir. Davalı vekili tarafından 07/08/2023 tarihli dilekçesi ekinde sunulan Doç Dr ... imzalı Hukuki Mütalaada "taraflar arasında 2014-2018 yılları arasında mal alım/hizmet alım satımı karşılığında ödemelerin yapıldığı,2015-2018 yılları arasında yapılan ödemeler karşılığında mal/hizmet alamadığı halde ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı lehine oluşan fiili karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan yeminli mali müşavir ... imzalı mütalaaa da; davacı şirketin 2016,2017 ve 2018 yıllarında davalı şirkete yapmış olduğunu iddia ettiği ödemeleri yasal defterlerine kayıt ettirmeyerek aslında ilgili yıllardaki yasal defterlerinin usulune uygun olarak tutulmadığını kabul ettiğini, dava konusu tediye makbuzları kapsamında alacak talebinin yapılabilmesi için yine ilgili dönemde tutulan ve açılış kapanış tasdikleri yapılan yasal defter kayıtlarında belirtilen ödemelerin ispat edilebilmesinin gerektiğini,işlemlerin gerçekleştiği yıl defter kayıtlarında tespit edilmeyen ödemelere bağlı alacakların doğruluğunu kabul etmenin mümkün olmadığı beyan edilmiştir. Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 05/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafın 2019 yılında kayıtlarında yer alan makbuzların kabul edilmemesi durumunda davalının, davacıya 1.838,78 TL borçlu olduğu, davacı tarafın 2019 yılında kayıtlarında yer alan makbuzların kabul edilmesi durumunda Talebe bağlılık ilkesine göre davacının, davalıdan 616.123,33 Euro ve 65.352 Usd alacaklı olacağı, davacı tarafın 2019 yılında kayıtlarında yer alan makbuzlarda isim ve imzası bulunan davalı şirket E-Bildirge Kullanıcısı olarak görünen ...’nın imzaladığı makbuzların kabulü durumunda davacının, davalıdan 34.000 USD ve 133.780 Euro alacaklı olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile ...'dan gelen yazı cevapları doğrultusunda tediye makbuzlarındaki isimler de karşılaştırılmak suretiyle tediye makbuzlarındaki ödemelerin ne kadarının davalı çalışanlarına yapıldığının tespiti açısından ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 22/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Sayın Mahkemenin ara kararı gereği ... Kurumundan gelen davalı şirkete ait personel listeleri ile tediye makbuzları karşılaştırılmış olup; ... Kurumundan gelen çalışan listesi incelenmiş olup ödeme belgesinde isim ve imzası bulunan personellerin 560.623,33 Euro ve 45.352,00 Usd karşılığında olanlarında isim ve imzanın yer aldığı, ın ise 10.000,00 Euro tahsilat makbuzlarında yer almasına rağmen Kurumundan gönderilen personel listesinde yer almadığı, geriye kalan 45.503,50 Euro ve 20.000,00 Usd tutarlı tahsilat makbuzlarında ismin bulunmadığı, Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafın 2019 yılında kayıtlarında yer alan makbuzların kabul edilmemesi durumunda davalının, davacıya 1.838,78 TL borçlu olduğu, davacı tarafın 2019 yılında kayıtlarında yer alan makbuzların kabul edilmesi durumunda talebe bağlılık ilkesine göre davacının, davalıdan 616.123,33 EURO ve 65.352 USD alacaklı olacağı, davacı tarafın 2019 yılında kayıtlarında yer alan makbuzlarda isim ve imzası bulunan personellerin kabulü durumunda davacının, davalıdan 560.623,33 Euro ve 45.352,00 USD alacaklı olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı tarafından davalı çalışanlarına ,davalı adına tahsilat yapma yetkisi verildiğine dair delil ibraz edilmemiştir. Davacı muhasebesi tarafından davalı şirket muhasebesine gönderilen 17 Nisan 2018 ve 25 Mayıs 2018 tarihli maillerde 11.000 euro reklamasyon faturası dışında hesaplarda mutabık olduklarını bildirmiştir. Davacı taraf 2015 yılı 5. ayı ila 2018 yılı 5.ayları arasında büyük çoğunluğu davalı çalışanlarına tediye makbuzu almak suretiyle yapılan ödemelere dayanarak alacak talebinde bulunmuştur. HMK 222.maddesinde ,usulune uygun tutulmuş ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edildiği düzenlenmiştir. Defterler usulüne uygun tutulmamış olsa bile defterlerdeki aleyhe kayıtlar sahibi lehine delil olarak kabul edilir. Bilirkişi tespitine göre her iki tarafın defterlerinin usulune uygun tutulduğundan ticari defterler sahibi lehine delil sayılabileceği belirtilmiş ise de , davacının ticari defterlerinde davalıya dava konusu ödemeleri yaptığına dair kayıtların ödemelerin yapıldığı yıllarda yapılmayıp, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlandığı 2019 yılında kayıt edildiğinden davacının defterlerinin usulune uygun tutulduğundan bahsedilemeyecektir. Davacı defterlerine göre son ödemenin yapıldığı 2018 yılı sonu itibarıyla davalıya 1.838,78 TL borçlu görünmektedir. Davalı defterlerinde ise 2018 yılı sonu itibarıyla davacıdan 2..031,01 TL alacaklı olduğu kayatılıdır.Dava konusu ödemeler 2015-2018 yılları arasında yapıldığı halde davacının kendi defterlerine alacak olarak kayıt edilmemiştir. Dolayısıyla bu tarihteki kayıtlar davacı aleyhine delil teşkil etmektedir. Neticeten davalının ticari defterlerinin usulune uygun tutulması nedeniyle sahibi lehine delil olduğundan,davacının defterleri usulune uygun tutulmayıp, defterlerdeki alacağının olmadığına dair aleyhe kayıtlar delil olarak kabul edildiğinden davacının davasının reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 185.186,94 TL'den mahsubu ile artan 184.759,34 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine, 4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Davalı yararına ölçümlenen 424.904,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10/07/2024 Başkan ¸e-imzalıdır. Üye ¸e-imzalıdır. Üye ¸e-imzalıdır. Katip ¸e-imzalıdır.