İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/171 E. 2023/574 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/171
- Karar No
- 2023/574
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/171 Esas KARAR NO : 2023/574
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... Ahmet Yesevi Mah. Bilge(310) Sk. No:2B İç Kapı No:2 Nilüfer/ BURSA 2- ... - ... ( ÇOCUK ) : ... VEKİLİ : Av. ... - Uluyol Yeşil Han No:52/47 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - Yıldız Posta Caddesi No:15/B Kat:2 Daire:14 Esentepe-İstanbul Şişli/ İSTANBUL DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/03/2016 KARAR TARİHİ : 11/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilleri ... ve ...'ın murisi ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, 30.10.2010 tarihinde dava dışı tır şoförü sürücüsü olan ...'nin yönetiminde bulunan ... (römork),... (çekici) plaka sayılı tıra çarpması sonucu müteveffanın aynı gün feci şekilde vefat ettiğini, İşbu olaya ilişkin müteveffanın kardeşinin şikayeti üzerine Kestel Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1429 soruşturma nolu dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü, soruşturma sonucunda verilen takipsizlik kararına itiraz edildiğini, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Yalova Ağır Ceza Mahkemesi 'nce ortadan kaldırıldığını, yine Kestel Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/652 Soruşturma nolu dosyası ile yapılan araştırma neticesinde tekrardan olay hakkında takipsizlik kararı verildiğini, ancak müvekkili ...'ın işbu yapılan soruşturma ve takiplerden haberi olmadığını, müvekkilinin çok sonra bu olayları öğrenmiş bulunduğunu, müvekkili ...'in ise 2009 doğumlu olup olay tarihinde henüz bir yaşında olduğunu, Kazanın meydana gelmesinde müvekkillerin desteği müteveffanın tam kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, Soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava dışı Tır şoförünün kusursuz olduğu, müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müteveffanın sevk ve idaresindeki araca ait T-28562514-0-0 nolu 30.09.2010 başlangıç tarihli Karayolları Motorlu-Araç]ar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında davalı ... şirketine dava açma zorunlulukları doğduğunu, Somut olayda, müvekkillerinin zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatında sigorta ettirenin ve sürücünün kusurunun, sigortacının sorumluluğunda etkili olmadığını, zira sigortacının tehlike esası gereği kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, Yüksek Mahkemenin yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere zarar gören üçüncü kişilerin, destekten yoksun kalmaları nedeniyle; sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesinde, şoförün kusur oranının dikkate alınmadığı, nitekim burada Karayolları Trafik Kanunu gereği, tehlike esası kusursuz sorumluluk ilkesinin de nazara alınması gerektiğinin açık olduğunu, eldeki davada, müvekkillerinin mirasçılık sıfatıyla değil zarar gören üçüncü kişi olarak müteveffanın desteğinden mutlak surette yoksun kaldıklarını, müteveffa tam kusurlu olsa bile sigortacının sorumluluktan kurtulamadığı ve poliçedeki teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere müvekkillerinin zararının tamamından sorumlu olacağının açık olduğunu, Müvekkillerinin, müteveffanın desteğinden mutlak surette yoksun kaldığını, maddi ve manevi açıdan oldukça zor zamanlar geçirdiğini, Müteveffanın, Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi 'nde faaliyet gösteren Yiğitoğlu Gıda ve Kimyevi Maddeler San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli firmada o dönemde 3.000- 3.500 TL maaş ile çalıştığını, müteveffanın maaşının çalıştığı firmadan sorulması halinde net gelirinin ortaya çıkacağını, müvekkili davacı ..., o dönemde çalışmadığından evin tüm giderleri ve ailenin geçiminin müteveffa tarafından karşılandığını, müvekkili küçük ...'in, müteveffa babasının gerek maddi gerekse manevi desteğinden yoksun kaldığını, henüz bir yaşında iken yetim kaldığını, müteveffa kimya mühendisi olup ilerleyen zamanlarda gelirinin yükseleceği ve davacılara daha iyi koşullarda yaşama imkanı sunacağının şüphesiz olduğunu, müvekkillerinin, bu olaydan sonra ekonomik sıkıntılar yaşadığını, o dönemde müvekkili ...'in, bir kadın olarak küçük çocuğuyla tek başına kaldığını, küçük ...'in ise ömürboyu babasının desteğinden ve ileride sunacağı daha yüksek eğitim imkanı ve yaşam şartlarından mahrum kaldığını, babası Kimya Mühendisi, annesi fizyoterapist olan, ekonomik ve sosyal çevresi itibari ile ileride yüksek öğrenim görme olasılığı kuvvetle muhtemel olan ...'in babasının eğitimi için sağlayacağı imkanlardan da mahrum kaldığını, müvekkillerinin her birinin, müteveffanın maddi desteğinden mahrum kaldığı sabit olmakla birlikte maddi tazminat miktarının, bilirkişi raporundan sonra netlik kazanacağını, Bu nedenle her bir davacının tazminat miktarları belli olduktan sonra peşin harcı yatırılmak suretiyle maddi zararlarının (destekten yoksun kalma) belirlenerek davalı sigortanın, sigorta limiti ile sorumluluğu da dikkate alınarak, temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müvekkilleri lehine hükmedilmesini istediklerini, davanın kabulü ile her bir davacı için destekten yoksun kalma tazminatı tutarları belli olduktan sonra peşin harcı yatırılmak suretiyle maddi zararlarının (destekten yoksun kalma) belirlenerek (sigorta limiti dahilinde) şimdilik 2.000 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Öncelikli olarak davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, Karayolları Trafik Kanunu 109/1.maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde zarara neden olan olay tarihinden itibaren 10 yıl sonra zamanaşımına uğradığını, dava konusu kazanın 30.10.2010 tarihinde meydana gelmiş olup zamanaşımına uğradığını, açıklanan nedenlerle, öncelikli olarak zamanaşımı itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazları kapsamında davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Dava ile 30.10.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda sigortalı araç sürücüsü ...'ın vefatı sebebiyle davacı tarafın müvekkili şirketten şimdilik toplam 2.000,00- TL destekten yoksun kalma tazminatını talep edildiğinin anlaşıldığını, ... Özel Eğitim Ot. İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı ... plakalı aracın, T-28562514-0-0 poliçe numarası ile 03.09.2010 - 03.09.2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat allına alındığını, Müvekkili şirketin söz konusu poliçeler kapsamında sorumluluğunun, poliçeler üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Manevi tazminat taleplerinin Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi teminatı dışında olduğunu, Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 175.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, Zorunlu trafik sigortasının, bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, Müteveffa sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki ağır kusurunun K.T.K. madde 86 ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği kaza ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bacını kestiğinden müvekkili şirketin tazminat sorumluluğu bulunmadığını, Sigortalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeyken gerçekleşen dava konusu kazada müteveffa sürücünün tam kusurunun bulunduğunun anlaşıldığını, kazanın meydana gelmesine etki eden yol kusuru, araçta tespit edilecek teknik arıza ve 3. kişi kusuru gibi başka hususların bulunması durumunda bu hususlara yönelik beyan, itiraz ve delil sunma hakları saklı kalmak koşuluyla müteveffa sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunun kabul edilmesi halinde; Sorumluluk hukukunun genel ilkelerinden olan "hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesi ve KTK' nın 86 maddesi gereğince zarar görenin ağır kusurunun, müvekkili şirket araç sürüsünün eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiğini, kimsenin kendi kusurundan menfaat elde edemeyeceği gibi mirasçıların da müteveffanın kusurundan menfaat elde etmesinin mümkün olmadığını, aksi halde davacı tarafın müteveffanın sahip olduğu haktan daha fazlasına sahip olması durumu gibi haksız bir sonuç ortaya çıkacağını, Müteveffa sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada ağır kusurunun, kaza ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağını kestiğinden müvekkili şirketin tazminat sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TBK 52. maddesinde; "Zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasından etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." Dendiğini, bu nedenle "hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesi gereğince zararın doğmasına sebebiyet veren sigortalı araç sürücüsü ..."ın mirasçılarının destekten yoksun kalma taleplerinin reddi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracın işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunun belirli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca zorunlu olan bir zarar sigortası türü olduğunu, oysaki davacıların, zarara sebebiyet veren araç sürücüsünün eşi ve çocuğu olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamı dışında kalan hususların, yasanın 92. maddesinde sıralanmış olup, 92/a maddesinde "işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler", 92/b maddesinde ise "işletenin; eşinin, usul turunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin " zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kaldığının belirtildiğini, Manevi tazminat taleplerinin Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi teminatı dışında olduğunu, Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 175.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, Dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde tazminat hesabının, Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüer vasıtasıyla yapılması gerektiğini; Müteveffa sigortalı araç sürücüsü dava konusu kazanın meydana gelmesine kendi tam kusurlarıyla kazaya sebebiyet vermiş olduğu açık olduğundan davanın reddine, Aksi halde; dava konusu kaza nedeniyle açılan Kestel Cumhuriyet Başsavcılığı 'nuı 2010/1429 soruşturma numaralı dosyasının celbine, kazanın meydana gelmesine neden olan teknik kusurun ya da yol kusurunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesİ'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, İlgili Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılmak suretiyle dava konusu kaza nedeniyle davacılara ödenen rücuya tabi bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tenzile tabi tutarının sorulmasına karar verilmesine, Mahkeme tarafından kusur ve maluliyet durumunun tespitinden sonra aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesine, Cevap dilekçelerinde belirtilen hususlarda -var ise- tazminattan birlikte kusur İndiriminin yapılmasına, Davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle, şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu haklan saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Soruşturma dosyası, Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, SGK kayıtları, tanık beyanları, ATK raporu, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, davaya konu trafik kazası nedeni ile oluşan destekten yoksun kalma tazminatı isteminden ibarettir. Mahkememizce 13/10/2016 tarihli celsede davacı tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiştir. Davacı tanığı ... duruşmada " müteveffa benim damadım olurdu, davacı da kızımdır, damadım vefat ettiğinde, torunum 15 aylıktı ve tek çocuklarıdır, hem kızım hemde damadım eğitimli kişilerdir, damadım kimya mühendisi idi, kızım davacı da fizyoterapistir, çocuklarının da mutlaka yüksek öğretim yapmasını arzu ediyorlardı, bu arzularını gerçekleştirecek eğitim ve ekonomik gücüde sahiptiler,vefat eden damadın,kimyada Bursa birincisi olmuş idi, eşinin vefatından sonra kızım ikinci kez evlenmiştir, şu anki eşide doktordur , doktor vefatından önce Yiğitoğlu Kimya şirketinde kimya mühendisi olarak çalışıyor idi, ancak hangi bölümde çalıştığını bilmiyorum " tanıklık beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı ... duruşmada " Davacı benim kardeşim olur, kendisi üniversite mezunu olup, fizyoterps, mütevveffa eşi de kimya mühendisi idi, ayrıca yurt dışınnda iki yıl dil eğitimi almış idi, ben ve diğer kardeşlerimiz de üniversite mezunudur, ailece eğitime çok önem veririz, dolayısıyla yeğenim ...'in de iyi bir eğitim alması , üniversitede okuması ailesinin en büyük isteği ve hayaidir, bunu sağlayacak ekonomik gücüde sahiptiler, ablam eşinin vefatından sonra ikinci kez evlilik yapmıştır, şimdiki eşide doktordur, dolayısıyla yeğenimin eğitimini kendisi de desteklemektedir, yeğenim şu an Altınşehir kolejine devam etmektedir, ondan önce de sınav kolejinden eğitim almıştır, derslerinde başarılı bir çocuktur " tanıklık beyanında bulunmuştur. Mahkememizce; Dosyadaki mevcut delil durumunun değerlendirilmek suretiyle, aktüerya uzmanı ve sigorta hukuku konusunda uzman Bilirkişi vasıtasıyla tazminat hesabı yapılması yönünden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 26/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda; 01.06.2015 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişikliklerin ve 26 Nisan 2016 tarihli ve 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı yasanın öncesinde yani 30.10.2010 tarihinde meydana gelen olayda yeni hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığı ve davalı tarafın, zararın doğmasında tamamen kusuru olan desteğin kusurunun da, hesaplanacak tazminatın hesaplanmasında yansıma yoluyla dikkate alınması gerektiği yönündeki itirazlarının, kazanın meydana geldiği tarih ve yasal değişiklikten önceki istikrarlı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları ve uygulamaları gereğince yerinde olmadığı sonucuna ulaşıldığı, mahkemeye arz edilen hususlara bağlı olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yasal değişiklikten önceki olaylarda, destekten yoksun kalan ve 3. Kişi sayılan davacıların yansıma zararlarına ilişkin olarak "son içtihatlarında " davacıların destek zararı talebinde bulanabileceklerini ve bu tazminatlarından, destek olan müteveffanın kusuruna ilişkin indirim yapılamayacağını hükme bağlamış olduğu,Davacı dul eşin nüfus kaydına göre, 11.03.2013 tarihinde evlendiğinin kayıtlı olduğu, bu sebeple müteveffanın desteğinin, kazanın/ölümün meydana geldiği 30.10.2010-11.03.2013 tarihleri arasında olabileceği, Yüksek Yargının, hayatını kaybeden ebeveynlerinin desteğini yitiren çocukların destek süreleri konusundaki kararlarında, okuduğu okul yanında, ailenin sosyoekonomik yapısını da gözeten kararları bulunmakta olduğu, üniversite mezunu anne ve babanın çocuğu olan, doktor bir ebeveyn ile birlikte yaşayan, kolejde okuyan küçük çocuğun destek süresi yüksek öğrenim görme ihtimali bulunması sebebiyle 25 yaşına kadar hesaplanmış olduğu, kazalının varsayımsal kazancının 877.440,86 TL olacağının hesaplanmış olduğu, davacıların destek zararlarının 2010 yılı zmss poliçe tavam olan 175.000 tl'yı aşması nedeniyle garameten dağılım yapılması sonucunda, Davacı Eş ...'in destek zararı 14.498,92 TL, Çocuk ...'in destek zararı ise 160.501,08 TL olarak oluşacağı, müteveffanın hesaba esas geliri, TMMOB Kimya Mühendisleri Odasının 29.05.2015 tarihli yazısında belirtilen, 2.000 TL-5.000 TL ücret aralığında hesaplanması gerektiği, ancak en düşük seçenek olan 2.000 TL aylıkta bile tavan hesabı aşıldığı için kazalının 5.000 TL ve her iki kazancın ortalaması olan 3.500 TL üzerinden hesaplama yapılmasının gereksiz olduğu sonucuna ulaşılmış olduğu, dava konusu destekten yoksun kalma tazminatı, K.T.K. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Trafik Sigortası) teminatı kapsamında olup, davalı ... temerrüt tarihinden itibaren faiz ödemekle yükümlü bulunduğu, davacıların zararına sebep olan trafik kazasındaki sigortalı olan araç, dava dışı sigortalı ... Özel Eğitim Ot. İnş. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.' ne adına kayıtlı olup, ticari araç olduğundan verilen zararın sigortalı yönünden ticari nitelikte olduğu, sigortalının ödemesi gereken tazminatı teminat altına alan davalı ... şirketinin de, dolayısıyla ticari faiz ödemekle yükümlü olduğu, dava konusu tazminat, ölümlü trafik kazasından kaynaklandığından, uzamış ceza zamanaşımına tabi olup, kazanın davacıların murisi tarafından tamamen kusurlu olması nedeniyle meydana gelmesinin ceza zamanaşımının uygulanmasına engel bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi suretiyle dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir. Alınan 17/04/2018 tarihli ek raporda, 26.4.2016 tarih ve 29695 sayılı R.G.'de yayımlanan, 14.4.2016 tarih ve 6704 sayılı Kanunun 3. ve 4. Maddesi ile 2918 Sayılı Kanunun 90. ve 92. Maddelerinde yapılan değişikliklerle; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatların, bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu, hak sahibin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışında kaldığı düzenlemesi getirilmiş ve böylece Kanun hükümlerini değiştirmeyecek olan ZMMS Genel Şartlarının, tazminat hesaplamalarında dikkate alınması gereceği hususu yasa maddesi olarak düzenlendiği, Ancak, bu yasa değişikliği, daha önce gerçekleşen olaylara ve düzenlenen ZMMS (Trafik Sigortası) Poliçeleri için uygulanamayacağından, 2010 Yılında gerçekleşen olayda, TRH 2010 tablosuna göre %l,8 teknik faize göre hesaplama yapılması mümkün bulunmadığı, Yargıtay 17. H.D. 'nin 29.05.2017 Tarih 2016/14573 Esas 2017/6053 Karar sayılı ilamında; "....Türk Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.I0. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete 'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.îl maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır..." denilmek suretiyle 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen poliçe veya bu tarihten sonra meydana gelen kazalardan kaynaklanan tazminatın hesabında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlanndaki düzenlemenin gözetilmesi gerektiği ayrıntılı olarak açıklandığı bildirilmiştir. Mahkememizce, Dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas kuruluna gönderilerek kusur raporunun aldırılmasının istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 17/01/2019 tarihli ATK raporunda; Sürücü ...' nin kusursuz olduğu,-Müteveffa sürücü ...’ ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce Dosyanın önceki bilirkişilere tevdii ile yeni asgari ücrete göre ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 22/04/2019 tarihli ek raporda, Yargıtay İçtı̇hadı Bı̇rleştı̇rme Büyük Genel Kurulunun 2016/5E., 2018/6K., Sayılı 22.06.2018 Tarihli Kararında, Anne ve babanın doğal destek sahibi olacaklarının net bir biçimde belirtildiği görülmekle ebeveynlerede Destekten Yoksun Kalma Zararı hesaplanmış olduğu, Müteveffanın Tek Başına Ebeveynlere Destek Olduğu Varsayımı dikkate alındığında; Eski Eş ...’in destek zararının 4.732,46TL, çocuk ...’in destek zararının 90.006,42TL, Anne ...’nin destek zararının 38.507,48TL, Baba ...’in destek zararının 41.753,63 TL olduğunun hesaplandığı, Müteveffanın 4 Kardeşiyle Birlikte Ebeveynlere Destek Olduğu Varsayımı dikkate alındığında; Eski Eş ...’in destek zararının 8.532,28TL, çocuk ...’in destek zararının 138.725,16 TL, Anne ...’nin destek zararının 13.419,80 TL, Baba ...’in destek zararının 14.322,76 TL olduğunun hesaplandığı bildirilmiştir. Davacılar vekilinin 10/10/2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi sunduğu, davalıya tebliğ edildiği görüldü. Mahkememizin 2016/353 esas, 2019/1509 karar sayılı kararı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 13. Hukuk Dairesi Başkanlığının 30/12/2021 tarih 2021/513 esas, 2021/750 karar sayılı kararı ile kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce; dosyanın ...'a tevdi ile İstinaf kararı da değerlendirilerek ek rapor düzenlemesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 01/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Eski Eş ...’in destek zararının 9.579,58-TL, çocuk ...’in destek zararının 218.549,82-TL, Anne ...’nin destek zararının 134.824,91-TL, Baba ...’in destek zararının 100.694,48-TLolduğu, Davalı ... Şirketinin 2010 Yılı Trafik Sigortası Teminatının (01.03.2010 - 31.12.2010) 2010 Yılı Zorunlu Mali Sigorta Limitinin 175.000-TL olduğu, Davacıların talep miktarlarının garameten dağılım yöntemli belirlenmesi gerektiği, Eski Eş ...’in destek zararının 3.615,72-TL, çocuk ...’in destek zararının 82.489,63-TL, Anne ...’nin destek zararının 50.888,43-TL, Baba ...’in destek zararının 38.006,21-TL olduğu, Güncel Veriler Tarihi İtibariyle Yapılan Hesaplama Sonucunda; Eski Eş ...’in destek zararının 9.579,58-TL, çocuk ...’in destek zararının 728.861,57-TL, Anne ...’nin destek zararının 362.129,56-TL, Baba ...’in destek zararının 212.631,36-TL olduğu, Garameten dağılım yöntemi uygulanmasından sonra Eski Eş ...’in destek zararının 1.276,59-TL, çocuk ...’in destek zararının 97.129,59-TL, Anne ...’nin destek zararının 48.258,13-TL, Baba ...’in destek zararının 28.335,69-TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacılar ... ve ...'ın murisi ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, 30.10.2010 tarihinde dava dışı tır şoförü sürücüsü olan ...'nin yönetiminde bulunan ... (römork),... (çekici) plaka sayılı tıra çarpması sonucu müteveffanın aynı gün vefat ettiği, aldırılan bilirkişi raporlarında trafik kazasının dosya içeriği ve olayın vukuu buluş dikkate alındığında salt alkol ve benzeri maddelerin etkisi ile meydana gelmediği, hesap bilirkişi raporunda davacı ... için 3.615,72 TL, davacı ... için 82.489,63 TL olmak üzere toplam 86.105,35 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olduğundan davanın KISMEN kabulü ile davacı ... için 3.615,72 TL, davacı ... için 82.489,63 TL olmak üzere toplam 86.105,35 TL tazminatın dava tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ ile; davacı ... için 3.615,72 TL, davacı ... için 82.489,63 TL olmak üzere toplam 86.105,35 TL tazminatın dava tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 5.881,86-TL harçtan peşin alınan 29,20-TL + 2.480,47 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.372,19-TL harcın davalıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 2.275,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 1.330,25 TL ile peşin alınan + ıslah harcı olan toplam 2.509,67-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar yararına ölçümlenen 13.776,86-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacı yararına ölçümlenen 9.784,33-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.11/05/2023
Katip ... ¸.......
Hakim ... ¸...
Davacı gideri ; 1.550,00 TL bilirkişi gideri, 300,00 TL ATK rapor gideri, 425,00 TL tebligat posta gideri 2.275,00 TL toplam gider
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.