İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/495 E. 2019/1337 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/495
- Karar No
- 2019/1337
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. .. DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 06/05/2013 KARAR TARİHİ : 14/10/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2019 Mahkememize tevzi edilen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekilinin Kapatılan 3.Asliye Tic.Mah'nin ... esas sayılı dava dilekçesinde özetle:Müvekkilinin davalı şirket nezdinde 2007 yılında açtırdığı yatırım hesabı üzerinden davalı çalışanı ... yönlendirmesiyle hisse senedi alım satımı yaptığını, adı geçen çalışanın müvekkiline ait 6.100,00 TL.'nı 29/09/2009 tarihinde, 70.000,00 TL'nı 15/11/2010 tarihinde, davalı şirketle aynı adı taşıyan ... Bank ve SPK müfettişleri tarafından yapılan incelemelerin devam ettiğinden talep edilen ödemenin mümkün görünmediği şeklinde cevap verildiği, daha sonra da Beyoğlu 28.Noterliğinin 03/04/2013/7670 sayılı yazısı ile ödemelerin yapılmayacağının bildirildiğini, müvekkilinin 76.100,00 TL.'nın davalı çalışanı ... tarafından zimmete geçirilerek zarara uğratıldığını, davalının istihdam eden olarak kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, 6098 Sayılı TBK'nun 66.maddeye göre de davalının bu zararı gidermekle sorumlu olduğu açıklamasıyla davanın kabulü ile 70.000,00 TL'nın havalenin yapıldığı 15/11/2010 tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 24/05/2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle:Müvekkili kurumun teftiş kurulu tarafından Bursa acentesine yapılan rutin teftiş incelemesi esnasında acente müdürü ...'nın kaçması üzerine tüm müşterilerin hesaplarının inceleme altına alındığını ve müşterilerle karşılıklı görüşmeler başlatıldığını, acentede usulsüz işlemler yapıldığını ve zimmet suçunun işlendiğinin tespiti üzerine Bursa C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, bu yönden açılan Bursa 2.Ağır Ceza Mah'nin ... esas sayılı dosyasından yargılamanın devam ettiğini, yine müvekkili kurum nezdinde incelemelerin de devam ettiğini, haklı görülenlerin paralarının ödemelerinin devam ettiğini, bu yönden gereken özenin gösterildiğini, ceza mahkemesinde açılan davanın bu dava ile özdeşleştirilemeyeceğini, davacının hesap hareketlerinin aylık ekstreler halinde sürekli kendisine bildirildiğini, bu ekstrelerin adresine geldiğini ve teslim aldığını, 23/01/203 tarihli dilekçesinde kendisinin de beyan ettiğini, ayrıca ekteki inceleme raporunda görüldüğü gibi 03/12/2009-25/10/2010 ve 15/11/2010 tarihlerinde toplam 4 kez ıslak imzalı mutabakat yapıldığını, ayrıca davacının 15/11/2010 tarihinde ıslak imzalı bir ibraname de sunduğunu, davacının 23/01/2013 tarihli dilekçesinde bahsettiği FMIZ ve TURCS hisse senetleri konusunda ses kayıtları ve defter kayıtlarında bunlarla ilgili hiçbir işlem olmadığının anlaşıldığını, ses kayıtlarında da yine böyle bir emir verdiğine rastlanılmadığını, 07/12/2012 günü 7520 nolu yatırım hesabına 12.000,00 TL.yatırıldığını ve toplam varlığının 12.520,77 TL.olduğunu, davalının adresine gelen ve teslim aldığı hesap ekstrelerine 23/01/2013 tarihine kadar herhangi bir itirazının olmadığını, anılan hisse senetlerine dair de bir talimat ve işleminin bulunmadığını, ...'nın 2011 yılında dükkanlarına gelerek kendisine 6.000,00 TL.verdiği şeklindeki dilekçe beyanına göre yapılan incelemede kendisinin ve kardeşinin hesaplarında 2011 yılında böyle bir kayıt olmadığının tespit edildiğini, bu noktada bahsettikleri kayıt dıı 6.000,00TL'nı ...'dan almakta beis görmediklerini ve ne kadar kötü niyetli olduklarının da anlaşıldığını, bu yönden tahsil ettiği 6.000,00 TL.ile ilgili olarak sebepsiz de zenginleştiğini, davacının diğer müşteri hesaplarında yapılan işlemler nedeniyle yaratılan kargaşalıktan faydalan amacı ve haksız kazanç sağlama çabası içinde olduğunu, süregelen işlemlerde davacının kar/zarar yaptığında ve bu işlemler var iken para giriş tarihinin temerrüt trihi sayılamayacağını, bu nedenle temerrüt faizi talep ve tarihine de itiraz ettiklerinden bahsedilerek davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER: Dava ve cevap dilekçeleri, Bursa 2.Ağır Ceza Mah'nin ... esas sayılı dosyası, hesap ekstresi, ihtarnameler, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, menkul kıymet alım satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bursa 2.Ağır Ceza Mah'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı ... AŞ vekilinin Bursa C.Başsavcılığına sunduğu 05/02/2013 havale tarihli ve eski çalışanları ..., ... ve ... hakkındaki şikayet dilekçesindeki özetle:... Bank AŞ'nin yıllık rutin teftiş incelemesini yapmak üzere Bursa acentesine 22/01/2013 tarihinde müfettiş gönderildiği, bu tarihte şube müdürü ...'nın doktor randevusu olduğunu belirterek izin aldığı ve bir daha işine dönmediği, müfettişler tarafından yapılan incelemeler sonucunda 4075 nolu yatırım hesabından, müşterinin bilgi ve talimatı olmaksızın 18/01/2013 tarihinde 162.000,00 TL'nın ... Bank Bursa Şubesi nezdindeki aynı müşterinin 845006 nolu hesabına aktarıldığı, anılan paranın ... tarafından sahte imzalı fişle müşteriye ödenmiş gibi gösterilere nakden teslim alınıp zimmet eylendiği, ... ve ...'nin bu işlemin sahte imzayla yapıldığnı ve müşteriye ödeme yapılmadığını bildikleri ve suça iştirak ettikleri, bu tip işlemlerin başka müşteri hesaplarında da yapıldıkları ve birçok kez tekrar edildikleri, şüphelilerin şahsi menfaat elde etmek amacıyla beraber hareket ettiklerinin tespit olunduğu, ayrıca birtakım müşterilerle birlikte hareket edebilecekleri kanaatine de varıldığı,....konularından ve yasal kurallardan bahsedilerek şüpheliler ..., ... ve ... hakkında soruşturma yapıldığı, soruşturmanın Bursa C.Başsavcılığının ... sayılı dosyasından yürütüldüğü ve işbu suçları isnatla Bursa 2.ACM'nin ... esas sayılı dosyasından yargılamanın yürütüldüğü anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan tüm deliller toplanmış, davacı hesabında bulunan paraların davacının rızası dışında çekilip çekilmediğinin tespiti yönünden davacıya ait mukayese imza örnekleri toplanmak suretiyle davacı hesabına ilişkin banka işlemlerine ait dekontlar üzerinde bulunan imzaların davacıya ait olup olmadığının tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından laboratuvar ortamında yapılan grafolojik inceleme sonucunda düzenlenen 29.12.2015 günlü Adli Tıp Kurumu raporuna göre, 15.11.2010 tarihli 70.000,00 TL giden havale açıklaması bulunan havale işlemine ait dekonttaki imzanın davacıya ait olmadığı, 29.09.2010 tarihli 6.100,00 TL giden havale açıklaması bulunan havale işlemine ait dekonttaki imzanın ise davacıya ait olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre verilen bozma öncesi gerekçeli kararı ile: davalı şirket çalışanı ... isimli kişinin müşteri hesaplarında müşterilerin bilgi ve rızalarının dışında usulsüz şekilde menkul kıymet-alım-satımı ve para yatırma - çekme, havale -eft ve diğer virman hareketleri yaptığı, davacı hesabından 29.09.2010 tarihli 6.100,00 TL havale işlemine ait dekonttaki imzanın davacıya ait olduğu, 70.000,00 TL'nin 15.11.2010 tarihinde davacının rızası dışında imzası taklit edilmek suretiyle çekildiği, bu miktarın davacıya ödendiğine dair herhangi bir delil sunulamadığı, davalının TBK.66. göre sorumluluğu olduğu, davalı banka zararın oluşumunu engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat edemediği, bu nedenle zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 70.000,00 TL'nin 15.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Mahkememizce davanın kısmen kabulüne dair verilen karar vakî temyiz üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Başkanlığının 18/12/2017 tarih, 2016/5565 esas, 2017/7331 karar sayılı ilamıyla, "mahkemece davalı ... Yatırım A.Ş. tarafından davacının hesap bakiyesinin yine davacının dava dışı ... Bank A.Ş. Abdi İpekçi Şubesindeki hesabına aktarıldığı, dava dışı ... Bank A.Ş. Abdi İpekçi Şubesininde bu tutarı 3. kişilere usulsüz olarak ödediği gerekçesiyle davalı ... Yatırım A.Ş'nin sorumluluğuna hükmedilmiştir. Ancak davada kabulüne karar verilen 70.000,00 TL'ye yönelik kısmın davacının davalı şirketle yaptığı sözleşme gereği davacının otomotik virman yetkisi vermesi nedeniyle davalı tarafından dava dışı bankadaki davacı hesabına aktarıldığı sabittir. Yine bu tutarın dava dışı banka tarafından usulsüz olarak davacı dışındaki 3. kişilere ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda davacının dava dışı bankadaki hesabına aktarılan paranın yetkisiz 3. kişilere ödenmesi durumunda davalı ... Yatırım A.Ş'nin sorumlu tutulamayacağı, mahkemenin de dava dışı ... Bank A.Ş'nin sorumlu olduğunu kabul edip davalı ... Yatırım A.Ş'ye yönelik iş bu davanın kabulüne karar verilmesi" gerektiğinden bahisle bozularak iade edilmiştir. Mahkememizin ... yeni esasına kaydedilerek yapılan yargılama sırasında taraf vekilleri 26/09/2019 ve 30/09/2019 tarihli dilekçeleri ile davadan feragat etmiş ve karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini belirtmişlerdir. 6100 sayılı HMK' nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre " Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacının dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden tahkikat aşamasında beyanda bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 44,40 TL maktu karar ve ilam harcının feragatın ilk celseden sonra vuku bulması sebebiyle 2/3'ü olan 29,6TL harçtan, peşin alınan 1.299,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.270,00 TL. fazla harcın istek halinde kararın kesinleşmesi müteakip davacıya iadesine, 3-Davacı ve davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından, bu konularda karar verilmesine yer olmadığına, 4-HMK'nın 333.Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.