İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/478 E. 2019/1042 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/478
- Karar No
- 2019/1042
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR Esas No : 2019/478 Karar No : 2019/1042 Hakim : ... ... Katip : ... ... Davacı : ...- TC ...- Bağlaraltı mh. A302 no:24/A 18 Yıldırım/BURSA Vekili : Av. ... - Sakarya Mah. Kıbrıs Şehitleri Cad. Şevki İpekten Plaza No:28 Kat:2 D:201 Osmangazi/ BURSA Davalılar : ... -... ... : ... -... Altınşehir Mah. 215.(280) Sk. No:9 İç Kapı No:1 Nilüfer/ BURSA Vekili : Av. ... - Gazcılar Cad. Petek Bozkaya İş Merkezi A Blok K:4 No:403 Osmangazi/ BURSA Dava : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Dava Tarihi :19/12/2018 Karar Tarihi : 27/06/2019 Kararın Yazım Tarihi : 16/07/2019 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil davalıların murisi olan ... ve dava dışı ...’dan 15/07/2015 tarihinde ... Yapı Konut Kooperatifinde olmak üzere hisse satın aldığını ve bu hisse karşılığı sözleşmenin tarafı olan kişilere nakit olarak 50.000 TL ödediğini, fakat muris ve dava dışı şahıs tarafından dolandırıldığını fark etmiş ve akabinde icra takibine girişildiğini, davalılar 20/11/2018 tarihli itiraz dilekçelerinde, müvekkillerinin herhangi bir borçlarının olmadığını, borca ve ferilerine itiraz ettiğini bu nedenle Bursa 20. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12696 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyet itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen tutanaktaki borcun ve alacak kaleminin altındaki imzanın murise ait olup olmadığının müvekkillerinin bilmesinin imkanı olmadığını, makine ile yazılı yazıdaki taahhüt olduğu beyan edilen sonradan el yazısı ile not olarak eklenen “350 m2 arsa koop. hissesi olarak verilmediği takdirde 50.000 ...’ya faizi ile birlikte iadet naklen tevdi edilecektir” şeklindeki yazının imzası ile murisin imzaları arasındaki uyuşmazlığın olduğu, müvekkillerin murise ait olduğu iddia edilen borcu öğrendikten sonra yasal haklarını kullanarak Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/528 Esas sayılı dosyası ile terekenin borca batık olduğunun tespiti ile birlikte mirasın hükmen reddini talep etmiş olduklarını, izah edilen bu nedenlerle davanın reddini Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın geri dönüşü mümkün zararlara yol açmamak adına bekletici sebep sayılmasını arz ve talep etmiştir. Dava, Kooperatif hisse devrinin gerçekleşmemesi nedenine dayalı ödenen hisse bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinde borca itiraz sonucu takibin durdurulması neticesinde itirazın iptali ve icra inkar tazminat talebine ilişkindir. Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/42 E. 2019/32 K. Sayılı ilamı ve 25/01/2019 tarihli görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememiz esasına kaydedilmiştir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 S.Y. ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Bu düzenlemeler ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği buna göre Bir davanın Ticaret Mahkemesinde bakılabilmesi için tarafların tacir ve uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmış olması veya davaya konu uyuşmazlığın TTK'nın da düzenlenmiş hususlardan bulunmuş olması ya da TTK'nın 4.maddesinde sayılan istisnalara dahil bulunması veyahut özel kanunlarında buna ilişkin bir düzenlemenin bulunması gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 124/1. maddesinde “Kooperatifler” ticaret şirketleri arasında sayılmış ise de, aynı maddenin 2. bendinde kooperatifler “Şahıs şirketleri” ve “Sermaye şirketleri” arasında gösterilmemiştir. TTK'nın 124. maddesinin 1 ve 2. bentleri ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesi birlikte değerlendirildiğinde yapı kooperatiflerinin “ticaret şirketi” olmadığı, sosyal niteliği ağır basan kendine özgü bir ortaklık olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, bu düzenlemelere benzer hükümler, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nda da bulunmasına rağmen (md 18, 136), Yargıtay'ın istikrar kazanan uygulamasında yapı kooperatifleri tacir olarak kabul edilmemiştir. Somut olayda yapı kooperatifi taraf olarak gösterilmediği gibi, dava dışı yapı kooperatifi tacir niteliği taşımadığı, kooperatif defter ve kayıtları incelendiğinde satış yılı olan 2015 yılı itibari ile davalıların kooperatif yönetim kurulu üyesi ya da başkanı da olmadıklarından yönetim kurulu üyeleri ya da başkanın sorumluluk davası nitelinde bir dava olmadığı, dava dilekçesinde davalıların murisi ... ın aynı kooperatiften birden çok sahte kooperatif hissesi sattığı iddiasının haksız fiil olarak nitelendirileceği ve ihtilafın kooperatif hükümleri çerçevesinde tartışılması gerekmediği, olayda TTK 4 madde gereği mahkememizin görevli olduğunda dair başka bir özellik bulunmadığı kanaati ile bu durumda uyuşmazlığı genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunması sebebiyle yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın resen ilgili Bursa Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunması sebebiyle yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın resen ilgili Bursa Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli mahkemece taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verild. 27/06/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. ... Hakim ... ¸e-imzalıdır.