İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/196 E. 2020/607 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/196
Karar No
2020/607
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2020 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI-KARŞI DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI -KARŞI DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2015 KARAR TARİHİ : 20/10/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında 18/06/2012 ve 10/09/2012 tarihinde Bursa Balat Büyük Sk.N.15 ada, 2614 parsel 1'deki konut şantiyesinin izolasyon ve schingle çatı örtüsü,malzeme, işçilik yapım işleri konusunda anlaşma yapıldığını, davalının sözleşmeyi 21/12/2012 tarihinde fesh ettiğini, feshin haksız olup, müvekkilinin hakedişlerinin ödenmediğini, davalıya gönderilen ihtarnameyle, 19/04/2013 tarihi itibarıyla alacak miktarının KDV hariç 26.929,66 TL olduğunun ihtar edildiğini , davalının sözleşme ve teknik şartnameye uygun malzeme teslim edilmediği, işçiliğinin yapılmadığı gerekçesiyle sözleşmenin fesh edildiği, davacının hakedişinin 19.111,50 TL + KDV = 22.552,57 TL olduğunun bildirilmesine rağmen doğru olmadığını, müvekkilinin şartnameye uygun sözleşmede belirtilen niteliklerden daha kaliteli malzeme kullandığını, davalının kabul ettiği miktarı dahi ödemediğini, hakedişlerden nefaset kesintisi yapılmasının doğru olmadığını, Ahbar şirketine 07/01/2014 tarihinde yaptırdığını beyan ettiği işleri kabul etmediklerini, sözleşmenin 21/12/2012 tarihinde fesh edildikten sonraki bir yıllık sürede ne olduğunun belli olmadığını, Ahbar şirketi ile yapılan sözleşmenin sadece ince işlere ilişkin olmasına rağmen, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmenin schingle ve izolasyon işlerini kapsadığını belirterek, düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bursa 1.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP ve KARŞI DAVA: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle;açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili ile davacı arasında yapılan sözleşme gereğince , davacının yükümlülüğünün sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak zamanında ve eksiksiz yapılmadığından bu nedenle sözleşmenin hukuka uygun olarak fesh edildiğini, sözleşme gereği işin müvekkili tarafından 3.kişiye yaptırıldığını, bu nedenle nefaset kesintisinin kabul edilmediğini, alacağın likit olmadığından tazminat talebinin yerinde olmadığını belirterek, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetle açılan asıl davanın reddine, mantolama işinin üçüncü kişiye yaptırılması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu 72.900,00 TL'lik zarar miktarından yüklenici firmanın 10.751,50-TL 'lik hakedişin mahsubu ile 62.148,50-TL 'sinin davacıdan tazmini ile 3.kişiye ödeme tarihi olan 27/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, karşı davaya verimiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalının eserin ayıplı ve kusurlu yapıldığı hususunun ispat etmekle yükümlü olduğunu, davalının sözleşmenin 17.1, 17.4 maddelerine uygun olarak fesih işlemi yapmadığını, fesih işleminin haksız olduğunu, davalının işi sırf başka tanıdğı kişilere iş yaratmak ve işleri ona vermek için sözleşmeye aykırı olarak fesih ettiğini, davalının iddialarının yerinde olmadığını belirterek karşı davanın reddini savunmuştur. KANITLAR: Bursa 1.İcra Müd. ... esas sayılı dosyası,yapım sözleşmesi,hakedişler,tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporu. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Asıl dava ; davacı ile davalı arasında düzenlenen 18/06/2012 ve 10/09/2012 tarihli sözleşmeler gereğince, Bursa Balat Büyük Sk.N.15 ada, 2614 parsel 1'deki konut şantiyesinin izolasyon ve schingle çatı örtüsü,malzeme, işçilik yapım işleri bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Karşı dava ise; davacı ile davalı arasında düzenlenen 18/06/2012 ve 10/09/2012 tarihli sözleşmeler gereğince, davacının üstlendiği işin davalı tarafından 3.kişiye yaptırılması nedeniyle davalının uğramış olduğu 62.148,50 TL zararın davacıdan tazminine ilişkindir. Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 1.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 26.003,07- TL asıl alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan tüm deliller toplanmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, taraflarca gösterilen tanıklar dinlenmiş, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması amacıyla, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptılarak, konusunda uzman SMM , Hukukçu ve İnşaatçı bilirkişiden rapor alınmıştır. Taraflarca gösterilen tanıklar dinlenmiş, tanıklar tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda beyanda bulunmuşlardır. Alınan 25/04/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacı ve davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu , taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davacının , Balat Mah. Büyük Sk. N.15 Nilüfer Bursa adresinde bulunan Teras Evler Balat Şantiyesinin, A, B, C, D.E, F ve G blokların temel zemini ve otopark , 1,2, 3 ve 4 'ün temel zemin yalıtımı, perde duvarlarının yalıtımı , otopark üstü yalıtımı imalatları ile A Blok Zemin kat mantolama, boya yapılması , A Blok zemin kat banyo teras yalıtımı imalatlarının konulduğu, imalatlardan sadece temel ve perde duvar yalıtımları, otopark yalıtımlarının yapıldığı, mantoloma imalatının ise yapılmadığı, bu durumda davacının talep edebileceği alacak miktarının mantolama bedelinden çıkarılması sonucu davacı alacağının, 19.111,50-TL ( 5.423,00- 561,00- TL - 70,00 TL ) = 13.057,50-TL olabileceği, işin fesih olması nedeniyle davalının zarara uğradığına karar verilirse işin fesh olması nedeniyle mantolama imalatından dolayı davalı şirketin 72.900,00 TL fazla ödeme yaptığı, davacı alacağından düşülmesi sonucu 72.900,00- TL -13.057,50-TL = 59.842,50 Tl olacağı, davalı tarafından, davacının sözleşme gereği imalat yapmaması sebebiyle ,başkasına daha yüksek fiyatla bu işi yaptırması nedeniyle uğranılan zararın tazmini müsbet zarar olup, bu zararın tazmini isteminin sözleşmenin ortadan kalktığı durumda talep edilebileceğini, oysaki davalının sözleşmeyi kendisinin fesh etmesi nedeniyle bu talepte bulunamayacağından, davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacıdan 13.057,50 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edilmesi itirazlarının açıklığa kavuşturulması yönünden bilirkişi kurulundan 30/11/2017 tarihli ek rapor alınmıştır. Alınan ek bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu imalatların hesabı yapılırken hatalı yapıldığı belirtilen imalatların hesaplamaya dahil edilmediğinden nefaset kesintisi yapılmadığını, davalı tarafın, yüklenici iş sahibi davalının, davacı tarafından yapılması gereken işlerin teknik şartnameye , sözleşmeye,fen -tekniğine uygun olarak yapmaması nedeniyle sözleşmeyi 20/12/2012 tarihinde fesh ettiği, bu işlerin 3. sahıs Ahbar şirketine yaptırıldığı , iş sahibi sözleşmeyi yükleniciye karşı keşide ettiği ihtarname ile fesh ettiğinden, fesih sebebi ile hükümsüz kalan sözleşmeye tekrar dönerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararı talep edemeyeceği , davalı iş sahibi ancak sözleşmenin yerine getirilmesi güvenine dayanarak kaçırılmış elverişli fırsatlara göre menfi zarar talep edebileceği , iş sahibi sözleşmeye konu olan işlerin yüklenici ile sözleşme yapmasaydı başka bir kişi ile sözleşme yaparak yaptırsaydı o kişi ile yapacağı varsayılan ödeme ile sözleşmenin hükümsüzlüğü ile aynı işleri yaptırmak için ödemek zorunda kaldığı tutar arasındaki farkı yani menfi zararı talep edebileceği, davalı/karşı davacının menfi zarar kapsamında talep ve beyanları bulunmadığı, müspet zarar talebinde bulunan davalının sözleşmeyi fesh etmesi nedeniyle bu zarar edemeyeceğinden karşı dava yönünden 72.900,00 TL 'nin talep edilemeyeceği yönündeki kök raporda herhangi bir değişiklik olmadığının bildirildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki hukuki ilişki, TBK ma. 470 vd. hükümlerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşme gereğince; yüklenici davacı üstlendiği edimlerini, iş sahibi davalının haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Davacı, taraflar arasında yapılan 18/06/2012 ve 10/09/2012 tarihli sözleşmeler gereğince,yüklendiği imalatlardan sade temel ve perde duvar ve otopark yalıtımlarını yaptığı, mantolama imalatının ise yapılmadığı tespit edilmiş olup, bu duruma göre; davacı yüklenici, ediminin büyük bir bölümünü yerine getirmiş bulunmaktadır. Davalı tarafça, 21/12/2012 tarih ve 48685 yevmiye nolu ihtarname ile; 21/12/2012 tarihli sözleşme gereği işlerin ifasında davacı yüklenicinin gerekli titizlik ve özenin göstermediği, defalarca yapılan sözlü ihtarlara karşılık, işlerde yaşanan başarısızlık, ihmal veya ihlallerin düzeltilmesi için çaba gösterilmemesi nedeniyle sözleşmenin fesh edildiğinin ihtar olunduğu anlaşılmıştır. Dosyadaki kanıt ve belgelere alınan asıl ve ek raporlara göre; taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince,davacının Balat Mah. Büyük Sk. N.15 Nilüfer Bursa evlerinde bulunan Teras Evler Balat Şantiyesinin, A, B, C, D.E, F ve G blokların temel zemini ve otopark , 1,2, 3 ve 4 'ün temel zemin yalıtımı, perde duvarlarının yalıtımı , otopark üstü yalıtımı imalatları ile A Blok Zemin kat mantolama, boya yapılması , A Blok zemin kat banyo teras yalıtımı imalatlarının konulduğu, imalatlardan sadece temel ve perde duvar yalıtımları, otopark yalıtımlarının yapıldığı, mantoloma imalatının ise yapılmadığı, bu durumda davacının talep edebileceği alacak miktarının mantolama bedelinin çıkarılması sonucu davacı alacağı 13.057,50 TL olduğu tespit edildiğinden, bu miktar yönünden davalının icra takibine yaptığı itirazı yerinde yerinde değildir. Taraflar arasındaki alacak eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, alacağın likit olmayıp hesaplamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminat talebi yerinde görülmemiştir. Karşı dava yönünden ise; Borçlunun temerrüdü TBK 125. maddesinde düzenlenmiş olup,bu maddeye göre;borçlunun temerrüde düşmesi halinde, alacaklı sözleşmeden dönerek sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir.Alacaklı sözleşmeden döndüğü için artık müspet zarar isteyemez ancak menfi zararını talep edebilir. Menfi zarar uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır.Yani sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır.Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar. Dava konusu sözleşme alacaklı davalı tarafından fesih edildiği için davalı ancak menfi zararını isteyebilir.Müsbet zarar kapsamında olan işi başkasına yaptırması nedeniyle oluşan aradaki farkı talep edemez. Bu nedenle karşı davanın reddi gerekmiştir. Mahkememiz kararının taraf vekillerince İstinaf edilmesi üzerine Bursa BAM 5. Hukuk Dairesinin 06/02/2019 tarih, 2018/664 Esas-2018/823 Karar sayılı kararı ile; "Davalının menfi zararını istediği gözönünde bulundurularak dava dışı şirket ile ikinci sözleşmeyi yaptığı tarihin net olarak belirlenmesinden sonra davalının talebinin yukarıda açıklandığı üzere “kaçırılan fırsat” esasına göre değerlendirilerek ve taraflar arasındaki sözleşmenin 11.3. hükmü de gözetilerek davalının zararının oluşup oluşmadığı, zararı var ise bunun miktarı belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizce dosya yeniden esasa kaydedilerek, BAM kararına uyulmasına karar verilmiştir. Dava konusu işin yapıldığı mahalde 1 inşaat, 1 hesap bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 27/01/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Hakediş bedeli olan 19.111,50 TL hususunda uyuşmazlık bulunmadığına, mantolama yapılan A blok zemin katın pencere merkezlerinde ayıp olduğundan ayıbın giderilmesi için 850,00 TLye ihtiyaç olduğuna, şantiye binası çatısında uygulanan arduazlı membran fiyatı olan 2.925,00 TL'nin davacıya ödenmesine, nefaset kesintisi yapılamayacağına, bu durumda davacının alacak miktarının toplam 25.000 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları kapsamında ek rapor düzenlenmek üzere dosya önceki bilirkişi ...'nun Bursa Bilirkişi Bölge Kurulu listesinden çıkarılması sebebiyle bu bilirkişinin yerine 1 nitelikli hesap uzmanı hukukçu bir bilirkişi ile keşifte görev alan inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 07/09/2020 havale tarihli ek bilirkişi raporunda özetle: Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 20/12/2012 tarihinde feshedildiğini, ikinci sözleşmenin 07/01/2013 tarihinde akdedilmiş olduğu, iki sözleşme arasında geçen sürenin makul olduğu, kök raporda yapılan itibar etmesi halinde örnek dairenin zor şartlarda 6.ayda yapıldığı, fesih tarihi olan 21/12/2012 tarihine kadar hiç bir ses çıkarılmaması, hakedişler düzenlenmeden hatalı imalatların düzeltilmesi imkanının olması, kusurlu işlerin bedelinin 850,00 TL gibi düşük bir bedel olması dikkate alındığında, yüklenici şirketin sözleşmenin feshinde kusurunun olmadığı ve bu nedenle davalı karşı davacının sözleşmenin 11.3 maddesi gereği kaçırılan fırsattan kaynaklı menfi zararının olmayacağı, dosyaya ibraz edilen maillerin genelde sözleşmenin fesih tarihinden sonraki tarih olduğu, davacı tarafın kusurlu olduğunun kabulü halinde davalı karşı davacının talep edebileceği kaçırılan fırsat zararının 48.600,00 TL olacağı mütalaa edilmiştir. O halde toplanan deliller Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2018/1556 Esas ve 2019/81 Karar sayılı İlamı doğrultusunda somut olayda, taraflar arasında izolasyon ve schingle çatı örtüsü,malzeme, işçilik yapım işlerine dair eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, davalının iş sahibi davacının ise yüklenici olduğu sabittir. Sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından feshedildiği, davacı tarafın dayandığı, davalının da itirazının olmadığı nefaset kesintisini de gösterir belgeye göre davacının alacağının 19.111,50.-TL’nın ödenmediği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ödenmeyen hakediş bedelinden nefaset kesintisi yapılıp yapılamayacağı davacının sözleşme dışında 2.925,00.-TL arduazlı membran uygulama alacağının olup olmadığı, karşı dava yönünden ise davalının menfi zararını isteyip isteyemeyeceği hususlarındadır. Dava konusu işin yapıldığı mahalde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi heyetinin 27/01/2020 tarihli rapor ve ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek, nesafet kesintisinin giderilmesi mümkün olmayan işler veya fazla harcama ve zaman kaybı gerektiren kusurlu işler için kesileceğinden davalının bu savunmasına itibar edilmeyerek davacının örnek dairenin mantolama işini de içeren son hakediş raporuna göre davacının sözleşme kapsamında 19.111,50.-TL hak ediş alacağa hak kazandığı ancak örnek dairenin mantolama işinde imalatın uygun şartlarda yapılmamış olduğu, 7-8 cm şakülden kaçık olduğu mermer ve pencerelere göre düzeltildiği, pencere merkezlerindeki ayıplı imalatın düzeltilmediğinden 850 TL ayıbın giderilmesi gereken bedel olduğu, mantolama imalatının uygun şartlarda yapılmadığından bu bedelden davacının sorumlu olduğu ve dinlenen davacı tanığı ... ve davalı tanığı ...' ın beyanları ile davacının satış ofisine arduazlı mebran uygulaması yapıldığı 2925 TL alacaklı olduğu, satış ofisinin tamamen sökülmesi sebebiyle arduazlı mebran uygulamasının ayıplı olduğu beyan edilmiş ise de ayıbın varlığı ve niteliği konusunda algı kişiden kişiye değişebildiğinden, objektif bir bakış açısının yapılması gerekli olup ayıbın varlığı ve niteliğinin belirlenmesi teknik incelemeyi gerektirdiği anlaşılmakla tanığın arduazlı mebran uygulamasının ayıplı olduğu beyanına itibar edilmemiş olup davacı yüklenicinin %18 KDV alacağı ile birlikte 25.003,61 TL hak ediş alacağının ispat edildiğinden bu miktar yönünden asıl davanın kısmen kabulune, takibin devamına, alacağın eser sözleşmesinden kaynaklandığı likit olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı dava yönünden davalının menfi zararını istediği gözönünde bulundurularak dava dışı şirket ile ikinci sözleşmeyi yaptığı tarihin net olarak belirlenmesinden sonra davalının talebinin “kaçırılan fırsat” esasına göre değerlendirilerek ve taraflar arasındaki sözleşmenin 11.3. hükmü de gözetilerek davalının zararının oluşup oluşmadığı, zararı var ise bunun miktarı belirlenmesine dair bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bilirkişi heyetinin 27/01/2020 tarihli rapor ve ek raporun kanaat verici olduğundan, taraflar arasındaki sözleşmenin 20/12/2012 tarihinde fesh edildiğinden sonra davalının 07/01/2013 tarihinde makul sürede ikinci sözleşmenin yapıldığı, davacı yüklenicinin örnek daire işlerinin 2012 yılı Haziran ayında yapıldığı bu tarihten sözleşmenin fesh edildiği 21/12/2012 tarihine kadar hatalı imalatların düzeltilmesi için davalı iş sahibinin 11/3. Maddesi uyarınca süre verilip olanak tanınmadığı ve ayıplı işlerin miktarının azlığı sebebiyle davacı yüklenicinin kusurlu olmadığından kaçırılan fırsattan kaynaklı davalının menfi zarar talep edemeyeceği anlaşılmakla karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, davalının Bursa 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 25.003,61 Tl asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK'nun 67.maddesi gereğince alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Karşı davanın subut bulmadığından reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada; alınması gereken 1.708,00 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 444,07 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.263,93 TL nispi karar ve ilam harcının davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Karşı davada; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.601,34 TL'den mahsubu ile bakiye 1.546,94 TL nispi karar ve ilam harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 5-Asıl dava yönünden; davacı-karşı davalı tarafından bozmadan önce yapılan; 1.346,50 TL yargılama gideri ile bozmadan sonra yapılan; bilirkişi gideri 2.100,00 TL, keşif harcı 314,00 TL, keşif araç ücreti 180,00 TL, posta tebligat masrafı 85,50 TL olmak üzere 2.993,50 TL olmak üzere toplam 4.340,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 4.173,19 TL yargılama gideri ve 1.601,34 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.774,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karşı dava yönünden davalı-karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Asıl dava yönünden, davacı-karşı davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.750,50 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, -Asıl dava yönünden; davalı-karşı davacı vekili ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 999,46 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, -Karşı dava yönünden; davacı-karşı davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 8.879,31 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/10/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/196, K. 2020/607, T. 20.10.2020, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-196-e-2020-607-k-bf0c59c0b295