İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/167 E. 2019/1623 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/167
- Karar No
- 2019/1623
- Karar Tarihi
T.C. BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR Esas No : 2019 Karar No : 2019 Hakim : ... ... Katip : ... ... Davacı : ... - ... Vekili : Av. ... Davalı : ... - ... Vekili : Av. ... - Dava : İtirazın İptali (Borcun Nakli Sözleşmesinden Kaynaklanan) Dava Tarihi : 17/01/2017 Karar Tarihi : 09/12/2019 Kararın Yazım Tarihi : 09/01/2020 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 15/12/2010 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesinde belirtilen toplamda 4.700 USD alacağın ödenmemesi üzerine Bursa 18. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 29/07/2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı şirketin 01/08/2016 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, davalı şirketin talebi üzerine İcra Müdürlüğünün 02/08/2016 tarihli kararı ile icra takibinin durdurulduğunu ileri sürerek UYAP ortamında sorgulama yapılarak davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz ve taşıtların kaydı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK'nun ilgili maddeleri gereğincce davaya konu uyuşmazlığın mutlak ticari dava olduğundan Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiği, ayrıca davacı taraf ile müvekkil şirket arasında akdedilen sözleşmede doğabilecek olan ihtilafların hallinde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri yönünde anlaşıldığı, bu sebeple yetki itirazının kabul edilerek dava dosyasının İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini ileri sürerek haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatılmış olması sebebiyle takip dosyasındaki asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında yapılan "Alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi'inden kaynaklanan edimin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan itirazın iptali davasıdır. Yapılan yargılama sonucunda mahkememizin ... esas-... karar sayılı kararı ile davanın reddine dair karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2019/1 E, 2019/35 K, sayılı 24/01/2019 tarihli ve "Davacının duran takibin devamı için açtığı dava sonunda mahkemece, İhlas Finans Kurumu’nun tasfiyesi sonuçlanmadığı ve alacağınk muaccel hale gelmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş ise de; davacı İhlas Finans Kurumu’ndaki alacağını ödemek üzere devralan davalıya karşı 15.12.2010 tarihli sözleşmeye dayanarak tahsil için icra takibi yapmıştır. Gerek icra takibinde gerekse davada İhlas Finans Kurumu taraf olmadığından ona yönelik bir talep ve davada mevcut değildir. Taraflar arasında yapılan sözleşmede davalının nakil aldığı borcu ödemesi belli bir takvime bağlanmış olup ödeme herhangi bir şarta bağlanmamıştır. Mahkemenin gerekçesinde belirttiği gibi ödemelerin dava dışı finans kurumunun tasfiyesi sonrası yapılacağına ilişkin bir hüküm yoktur (Y. 19 HD nin 2016/4537-2016/7507 sy.k). Takip tarihi itibariyle, 24 taksit bedelinin, sözleşmenin 4.5.maddesi uyarınca muaccel olduğu anlaşılmakla yazılı şekilde delil takdirinde hataya düşülerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesi ile kaldırılmıştır. Mahkememiz esasına yeniden kaydedilen dava dosyasında Ziraat Bankasından ve Tasfiye halinde İhlas Finans Kurumundan gelen yazı cevapları ile iddia ve savunmalar doğrultusunda değerlendirme yapılarak davacının bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, takip miktarı ile faiz miktarının talep edilen miktar kadar olup olmadığı, konularında rapor hazırlanması için konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu temin edilmiştir. 16/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafla aralarında yapılan 15.12.2010 tarihli Alacağın Temliki Sulh İbra ve Feragat Sözleşmesi gereği, davalıdan 6.000,00 USD alacaklı olduğunu, bu tuarın 1.300 USD’lik kısmının ödendiğinin kalan 4.700,00 USD için takip başlattığını davalının itirazı sonrası takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptalinin talep ettiği, davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede borcu devreden sıfatına sahip olan İhlas Finans Kurumu A.Ş. halen tasfiye halinde olduğunu, borcu devreden şirketin tasfiye halinde olması nedeniyle takip başlatılamayacağını, borcu nakil alan müvekkil şirket adına da takip başlatılmasının da hukuken mümkün olmadığını beyan ederek, davanın usulden ve esastan reddini talep ettiği, İhlas Finans Kurumunun kayıtlarında davacı ile ilgili ve borcun üstlenilmesine ilişkin belgeler olarak incelenen, Dosyaya sunulan alacak temliki sulh ve feragat sözleşmesi başlıklı belgede davacının tasfiye hâlinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.’deki kar ve zarara katılım sözleşmesi, nedeniyle olan alacağı 6.000 USD’nin ödenmesinin davalı tarafından yapılacağı, kararlaştırılmış olup, bu miktarın 30.06.2011 tarihinde başlayarak 28.11.2013 tarihine kadar aylık 200 USD taksitlerle davacıya ödeneceğinin kabul edildiği, bu sözleşmeden doğan 6.000,00 USD borcun 1.300,00 USD’lik kısmının ödendiği hususunda tarafların mutabık oldukları dolayısıyla davacının davalıdan 4.700,00 USD alacaklı olduğu, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına göre hesaplanan faiz miktarının 1.175,95 USD olduğu, davacının faiz talebinin 1.176,49 USD olduğunu bildirmiştir. Buna göre, İhlas Finans Kurumunun kayıtlarında davacı ile ilgili ve borcun üstlenilmesine ilişkin belgeler olarak incelenen, Dosyaya sunulan alacak temliki sulh ve feragat sözleşmesi başlıklı belgede davacının tasfiye hâlinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.’deki kar ve zarara katılım sözleşmesi, nedeniyle olan alacağı 6.000 USD’nin ödenmesinin davalı tarafından yapılacağı, kararlaştırılmış olup, bu miktarın 30.06.2011 tarihinde başlayarak 28.11.2013 tarihine kadar aylık 200 USD taksitlerle davacıya ödeneceğinin kabul edildiği, bu sözleşmeden doğan 6.000,00 USD borcun 1.300,00 USD’lik kısmının ödendiği hususunda tarafların mutabık oldukları dolayısıyla davacının davalıdan 4.700,00 USD alacaklı olduğu, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına göre hesaplanan faiz miktarının 1.175,95 USD olduğu anlaşılmakla davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmış, dava asıl alacak değeri üzerinden harçlandırıldığı halde sehven işlemiş faiz yönünden de hüküm kurulduğu anlaşıldığından kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması açısından davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş, yargılama gideri vekalet ücreti ise icra takip tarihi itibari ile kur bilgileri dikkate alınarak yapılan hesap sonucu 13.848 T.L asıl alacak üzerinden kısmen kabul olarak hesaplanmıştır. Her ne kadar davalı vekili görevsizlik kararı verilmesi gerektiğin savunmuş ise de, temlik edilen alacağın ticari mahiyette olduğu TTK 4madde gereği ticari dava niteliğinde olduğundan mahkememiz görevli olduğu anlaşılmış, tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın kısmen kabulüne, Davalının Bursa 18.icra müd. ... E. Sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 4.700 USD asıl alacak ve 1175,95 USD işlemiş faiz ile asıl alacağa takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek 2095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli kredili mevduat hesabında en yüksek faiz oranı uygulanmak üzere icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, fazlaya dair istemin reddine , 2-Alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı olan 13.848,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 945,96 TL harçtan peşin alınan 304,74 TL'nin mahsubu ile bakiye 641,22 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 975,10 TL yargılama gideri ve 370,74 TL harcın ( dava açılış aşamasında alınmış olan peşin, harç, vekalet harcı toplamı) kısmen kabul kısmen red oranına göre hesap edilen 1.044 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine, 8-Davalı tarafından yapılan 50 TL yargılama giderinin kısmen red oranına göre hesap edilen 11,50 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. ... Hakim ... ¸e-imzalıdır.