İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/985 E. 2018/1722 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/985
- Karar No
- 2018/1722
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2018 KARAR TARİHİ : 25/12/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2019 Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı kooperatife 1999 tarihinden bu yana üye olan ve kooperatifin kurup işlettiği Arıtma Tesisinden hizmet alarak bedelinin de belirlenen debi brim fiyatı üzerinden ödeyen müvekkili şirketin 07/04/2005 tarihli davalı kooperatif yönetim kurulu kararı ile "Evsel Atık" kategorisinden "Endüstriyel Atık" üye kategorisine geçerek ödenmesi gereken bedelin brim m3 debi için 375.00. USD olmasına karar verildiğini, ancak müvekkili şirketin piyasalardaki konjonktüre paralel olarak ödeme güçlüğüne düşmesi üzerine davalı tarafından Bursa 10 Noterliğinin 16/03/2009 tarih ... yevmiye nolu 'ödeme yapılmadığı halde tahsilatın cebr-i icra yoluyla yapılacağı' tebliğini içerir ihtara karşılık müvekkilinin davalı tarafın şart koştuğu taahhütnameyi imzalamak zorunda kaldığını, davalı kooperatifin 1163 sayılı Koop. K. 23 md aykırı olarak 2005-2006 yıllarında brim m3 debi fiyatını 249.20 USD uyguladığı halde müvekkili şirkete 375.00 USD uyguladığı duyumları üzerine müvekkili şirketin davalı kooperatife çekilen 01/03/2011 tarihli " fazla paraların iadesi aksi halde dava açılacağı" ihtarına olumsuz cevap alındığını, olumsuz cevaba karşılık Bursa 5. ATM ne açılan davanın davalının aleyhine sonuçlanması üzerine müvekkiline Bursa 10 noterliğinin 21/02/2013 tarih 8019 yevmiye nolu "tahsilatın cebr-i icra yoluyla yapılacağının" ihtar edildiğini belirterek, cebr-i icra baskısı altındaki müvekkilinin davalı kooperatife borçlu olmadığının tespiti ile 25.360 USD karşılığı ödenen 45.648,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte istirdadına, %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle istirdat talep edilen kısımlar yönünden istemin zaman aşımına uğradığından davanın zaman aşımı yönünden reddini talep etmiş olup, bölge sınırları içindeki firmaların atık sularının arıtılması amacıyla faaliyet gösteren müvekkili kooperatifin arıtma havuzlarının inşası aşamasında ihale bedelinin belirlendiğini ve buna uygun olarak üyelerden katılım bedeli toplandığını, bir kısım üyelerin endüstriyel üye olduklarını beyan ederek daha yüksek katılım bedeli ile üye olduklarını, bir kısım üyelerin ise evsel üye kategorisinde üye olup daha sonrasında endüstriyel debi talep ettiğini ve 07/04/2005 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyelik statüsünün doğru olarak bildirilmediği takdirde 400 m3 gün debi ile ve debi m3 birim fiyatı 375 USD den ortaklığın kabul olunduğu, ancak evsel kategorisinde ortak olan davacının üyelik statüsünün doğru olarak bildirilmediğinin tespiti üzerine tahsis edilen debinin 375 USD/m3 fiyat üzerinden tahsis edilerek bu debi karşılığı 150,00 USD ödemenin talep edildiğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Bursa 5.ATM ................. esas, .............. Karar sayılı dosyası, ihtarnameler, ödeme belgeleri, taahhütname, şirket kayıtları, keşif ve bilirkişi incelemesi, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; davalı kooperatif üyesi olan davacının fazla alındığını iddia ettiği 45.648,71 TL aidatın iadesi talebine ilişkin alacak alacak talep olunan 66.356,71 TL katılım payından borçlu bulunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. Taraflarca sunulan tüm deliller toplanmış, davalı kooperatife ait defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. 02/12/2013 günlü bilirkişi raporunda ; davalı kooperatifin, 27.05.1998 tarihinde Ana Sözleşme ile kurulduğu, davacının 25.12.1999 yılında üye olarak kabul edildiği, 03.03.2005 tarihli yönetim kurulu toplantısında özetle; "Kooperatifimize muhtelif tarihlerde endüstriyel debi talebinde bulunan ve halen evsel atık kategorisinde kooperatifimiz üyesi bulunan 16 firma ile üyemiz olmayan 3 firmada; -İlgili belediyeden 01/04/2004 tarihinden önce ruhsat almış olması halinde, -Halen geçerli yapı kullanma izni bulunması halinde,müracaatında talep ettiği debinin aşılmaması şartıyla endüstriyel debi ile ilgili proses, sistem ve makine parklarının istenmesine ve gerektiğinde yerinde inceleme yaparak durumun tespit edilmesi halinde, -Mevzubahis firmalardan Noterden tasdikli debi taahhütnamesi alınması halinde, Bu firmalara verilecek endüstriyel debinin 1 m3 fiyatının 400 USD olarak belirlenmesine, -Katılım paylarının eşit taksitlerle 31/03/2006 ' ya kadar ödenmesini sağlayacak çek/senet verilmesi halinde, Üyelik konusunun değerlendirilmesine..karar tesis edildiği, Burada bahsedilen halen evsel atık kategorisinde olup endüstriyel atık kategorisine geçmek isteyen 16 firmadan bir tanesi de davacı firmanın olduğu, bilahare 07.04.2005 tarihli yönetim kurulu toplantısında davacının iddiası ile ilgili kısımda özetle; " Kooperatifimize muhtelif tarihlerde endüstriyel debi talebinde bulunan ve halen 11 adedi evsel atık kategorisinde kooperatifimiz üyesi bulunan firmalar ile 12.ve 13..sırada yer alan ve ilk defa kooperatifimize endüstriyel debi talebinde bulunan firmalar Yönetim Kurulumuzun 03.03.2005 gün 124 sayılı kararının 7.maddesindeki şartlar taşıdıkları belirlenen aşağıda 13 firmaya karşılarında yazılı miktarda endüstriyel debinin verilmesine ve katılım bedeli olarak önceki kararımız revize ederek 1 m3 debi fiyatının 375 USD olarak belirlenmesine, dendikten sonra bu 13 firma sayıldığı, bunlardan birisi de davacı firma olduğu, Kooperatif yönetim kulununun 2005 yılı Nisan ayında almış olduğu ve davacı yanın da ortaklığa kabulüne dair karara değin 249,20 USD birim fiyat ile endüstriyel ortak kabul etmiştir. Yukarıda kararla bu grupta üye olan ve bundan sonra olanlardan; 375 USD birim fiyat ile endüstriyel ortak kabul edildiği, tüm bu kararların yönetim kurulunca alındığı ve bu hususta genel kurullarda yapılmış bir görüşmeye rastlanılmadığı, bu husustaki takdirin mahkememize ait olduğunu, Davacının dilekçesinde de belirttiği gibi; "Davacı, davalı kooperatifin kurup işlettiği arıtma tesisinden hizmet satın almakta bedelini de belirlenen debi birim fiyatı üzerinden ödemektedir. Bu durumda davalı kooperatif sunmuş olduğu hizmet bedeli ile ilgili olarak aldığı (belirlediği) ücreti Kooperatif üyelik aidatı gibi değerlendirilmemesi gerekmektedir. Üyelik aidatlarında mutlak eşitlik olmalıdır. Ancak "Hizmet Satma" ile ilgili ücret belirlenmesinde döneme göre farklı fiyat tespiti kooperatif tasarrufundadır. Burada taraflar arasında bir akit vardır. Bir taraf istemez ise bunu kabul etmeyebilir. Kooperatifler Kanunu eşitlik ilkesini Kooperatifler Kanunu 23.maddesinde hükme bağlamaktadır. Madde 23' de; "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler."şeklindedir. Eski üyeler ile yeni üyeler arasında mutlak bir eşitlik aramak doğru olmaz kanaatindeyiz. Çünkü kooperatifin kuruluşundan beri üye olan ve aidat ödeyen üye ile sonradan üye olan üye arasında bir fark olması olağandır. Ancak 03.03.2005 tarihinde alınmış 2 üyeden (Kardelen Tekstil Ltd Şti-Şehla Boya Ltd Şti) 249,20 USD talep edilir iken 07/04/2005 tarihinde üye alınanlardan 375 USD talep edilmesi ve bu kararlarında genel kurulda müzakere edilmeden yönetim kurulu kararı ile alınmış olması dolayısıyla bu işlemin kooperatif üyeleri arasında olması gereken eşitlik ilkesi ile uyuşup uyuşmadığının takdiri sayın mahkemeye bırakılmıştır denilmek suretiyle, mahkemece üyeler arasında eşitlik ilkesinin benimsenmesi halinde sonuç olarak davacı şirketten 66.400,00 USD fazla ücret talep edilmiş olacağı ve davacının katılım payı mahsup edildikten sonra 25.360 USD' nin iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporu ile, aynı konuya ilişkin Bursa 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/235 e sayılı dosyada sunulan uzman görüşünün çelişkili olması nedeniyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davalı yanın bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi yönünden istinabe yoluyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi heyet raporu alınmıştır. İstinabe yoluyla İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından atanan bilirkişi Prf.Dr. ... tarafından düzenlenen 15.07.2014 günlü bilirkişi raporunda ise; Olayda 2005 Nisan tarihinden itibaren davacıya ve davacı ile aynı konumda olan 2 dava dışı şirkete (........................ Kırtasiye Tekstil Paz. San.Tic.Ltd.Şti ve ................. Emp.Tekst.San.Tic.Ltd.Şti' ne) davalı kooperatif tarafından farklı birim fiyat tarifesi uygulandığı dosyadaki bilgi ve delillerden anlaşılmaktadır. Davacıya uygulanan ve davacıdan talep edilen miktar metre küp başına 375-USD olmasına rağmen diğer dava dışı iki şirkete (.................. Kırtasiye Tekstil Paz.San.Tic. Ltd.Şti ve ........... Boya Emp.Tekst.San.Tic.Ltd Şti) uygulanan tarife m3 başına 249,20 USD' dir. Davacı taraf bir kooperatiftir. Bilindiği üzere Kooperatifler ortak ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaç ve istekleri, müşterek sahip olunan ve demokratik olarak kontrol edilen bir işletme yoluyla karşılamak üzere gönüllü olarak bir araya gelen insanların oluşturduğu özerk bir teşkilattırlar. Kooperatifler, toplumsal kalkınmayı geliştiren ve ticari işletmeler için temel sağlayan özgün bir modele dayanmaktadırlar. Bu işletmeler ortakların sahipliği, ortaklarına hizmet etme ve ortaklarınca yönetilme, kendi kendine yetme, kendine sorumluluk, demokrasi, eşitlik, adalet ve dayanışma, birlik, ilkelere dayalı işletmecilik özelliklerini bünyesinde barındırırlar. Kooperatifler; bireylerin, özellikle yoksul insanların, tek başlarına elde etmeleri zor olan ürünler ve hizmetler için katma değer yaratırlar. Bu durum, ortaklara ait kaynakların birlikte verimli şekilde kullanılmasıyla mümkün olmaktadır. Bu özellikleri dolayısıyla davacı ile davalı kooperatif arasındaki ortaklık üyelik ilişkisi, alelade bir borç ilişkisinden , sürekli bir borç sözleşmesinden daha değişik mahiyettedir. Bu itibarla davalı kooperatifin, atık su bedeli birim fiyatını, alelade bir borç sözleşmesinde olduğu gibi serbest piyasa ve ticari rekabet ortamı kuralları gereğince tek taraflı biçimde ve kar elde etmeye yönelik olarak belirmesi söz konusu değildir. Ancak 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda buna ek olarak bir de ortaklar arasında eşitlik ilkesi getirilmiştir. Bu ilke emredici bir hukuk kuralıdır. Buna göre "Ortaklar bu Kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler." bu hüküm gereğince kooperatifi, aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır. Somut olayda, davacı ortak bakımından ve ......................... Kitap Kırtasiye Tekstil Paz.San.Tic.Ltd Şti ve ............... Boya Apre Emp.Tekst.San.Tic.Ltd.Şti bakımından, "projede debisi bulunan" ve "üye olmaya davet edilen" konumunda bulunma, eşitlik ilkesinin ihlal edilip edilmediğinin saptanması bakımından belirleyici kriter olamayacağından, bir başka benzer davada sunulan uzman görüşündeki kanaate katılma imkanı bulunmamaktadır. Önemli olan, belli bir zaman süresinde davalı kooperatifin aynı durumdaki ve konumdaki üyelerinden aldığı aidatların aynı mı yoksa farklı mı olduğudur. 2005 Nisan ayından itibaren davacı ortak ve diğer dava dışı 2 şirket (...................... Kitap Kırtasiye Tekstil Paz.San.Tic.Ltd Şti ve ..................... Boya Apre Emp.Tekst.San.Tic.Ltd.Şti) aynı konumda bulunmalarına ve endüstriyel atıkları söz konusu olmasına rağmen, bunlardan davacıya, diğerlerine uygulanandan daha farklı ve pahalı bir tarife uygulandığı dosyadan anlaşılmaktadır. Kuşkusuz kooperatiflerdeki eşitlik ilkesi mutlak değildir, farklı şartlar içinde bulunan veya farklı özellikleri bulunan ortaklara, belirli bir objektif ölçü kullanılarak, hak ve menfaatin farklı ancak nisbi olarak eşit şekilde sağlanması, borcun farklı ancak nisbi olarak eşit şekilde yüklenmesi mümkündür. Ancak somut olayda davalı kooperatif, mutlak eşitlik ilkesinden ayrılmayı gerektiren, diğer bir deyişle nisbi eşitlik uygulamasını haklı gösteren somut ve belli bir olguyu ispat edebilmiş değildir. Hangi haklı ve meşru gerekçelerle davacıya ve dava dışı 2 şirkete (............................. Kitap Kırtasiye Tekstil Paz.San.Tic. Ltd Şti ve .................. Boya Apre Emp.Tekst.San.Tic.Ltd.Şti) bunlardan davacı aleyhine ve iş bu 2 şirket lehine farklı tarife ve aidat ödeme borcu tahakkuk ettirildiği belirsizdir. Nisbi eşitliğin kabulü için "projede debisi bulunan" ve "üye olmaya davet edilen" konumunda bulunma, yeterli bir sebep olarak değerlendirilemeyeceğini ve 02/12/2013 günlü bilirkişi raporundaki görüşe, hesaplamalara ve tayin olunan alacak miktarına iştirak edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bilirkişi raporları ve dosyaya sunulan delillere göre; davacının davalı kooperatifin üyesi bulunduğu, sonuç olarak davalı kooperatifin, davacı ile aynı konumda bulunan kooperatife ortak şirketlere oranla davacıya farklı ve daha yüksek aidat borcu uygulaması ve tahakkuk ettirmesinin Kooperatifler Kanununun 23.md.' sinde öngörülen ve emredici mahiyette bulunan eşitlik ilkesine aykırı düştüğü, davacının imzaladığı taahhütname ile bağlı sayılamayacağı, geriye dönük olarak ödediği fazla aidat miktarlarını davalı kooperatiften isteyebileceği, bilirkişi raporlarına göre, davacıdan ödemesi gerekir 66.356,71 USD fazla talepte bulunduğu, davacının ödemesi gereken aidat borcu mahsup edildiğinde, 25.360,00 USD karşılığı 45.648,00 TL' nin iadesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı ile davalı kooperatif arasındaki ortaklık ilişkisi halen devam etmekte olup, davacının talebi bakımından sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımı süresi uygulanamaz. 10 yıllık zaman aşımı süresi söz konusudur, davadan zaman aşımı süresinin dolduğundan bahsedilemez. Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 23. Hukuk Dairesine gönderilmiş olup, Yargıtay 23. HD'nin, 02/07/2018 tarih ve 2016/186-2018/3859 E/K sayılı ilamı ile; "Dava, kooperatif ile üyesi arasında, kooperatifin verdiği arıtma hizmeti nedeniyle tahakkuk ettirdiği meblağ kadar borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemelerin istirdadı istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının endüstriyel üretim yaptığı, atığının endüstriyel atık olduğu anlaşıldığı gibi, taraflar arasında düzenlenen, davacı tarafın üzerindeki imza inkâr edilmeyen ve 24.05.2010 tarihli olduğu anlaşılan, davacının davalıya borcunun miktarını ve ödeme koşullarını ihtiva eden “Taahhütname” başlıklı belge içeriğine göre, davacının davalıya borçlu olduğu ve yaptığı ödemelerin istirdadını gerektirir bir durum bulunmadığı nazara alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA," gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, yargılamaya devam edilmiştir. O halde toplanan delillerden Yargıtay Bozma İlamı ışığında somut olayda, kooperatif ile üyesi arasında, kooperatifin verdiği arıtma hizmeti nedeniyle tahakkuk ettirdiği meblağ kadar borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemelerin istirdadı davacı tarafından talep edilmiş olup dosya kapsamından, davacının endüstriyel üretim yaptığı, atığının endüstriyel atık olduğu anlaşıldığı gibi, taraflar arasında düzenlenen, davacı tarafın üzerindeki imza inkâr edilmeyen ve 24.05.2010 tarihli olduğu anlaşılan, davacının davalıya borcunun miktarını ve ödeme koşullarını ihtiva eden “Taahhütname” başlıklı belge içeriğine göre, borcun kayıtsız şartsız kabul edildiği, ödeme planı süresince genel kurul toplantısında karara bağlandığı şekliyle kabul edildiğinin belirtildiği ve davacının tacir olup bütün iş ve işlemlerde basiretli davranmak zorunda olduğundan düzenlenen taahhütnamenin davacıyı bağlayacağı sabittir. Diğer yandan davacı tarafından ileri sürülen eşitlik ilkesi iddiası yönünden, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23’üncü maddesinde; “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler” ifadesine yer verilmiştir ve kanunun bu hükmü emredici nitelikte olup, mahkemece resen gözetilmelidir. Bu düzenleme uyarınca ortaklar, bu kanunun kabul ettiği esaslar çerçevesinde eşittirler. Bilindiği üzere, “eşitlik” kavramın mutlak ve nisbî eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Kooperatifler Kanunundaki düzenlemeden eşitlik kavramının nasıl uygulanacağı tam olarak anlaşılmamaktır. Bu nedenle mutlak ve nisbî eşitliğin ayırdedici ölçütleri uygulamada ve öğretide tartışılmış, bu kavramın içeriği tanıma kavuşturulmaya çalışılmıştır. Eşitlik kavramını kooperatif ortaklığı somutunda açıklanacak olursa, mutlak eşitlikten, koşullar ve nedenler ne olursa olsun bütün ortaklara aynı hakların tanınıp, aynı yükümlülüklerin yüklenmesi anlaşılmalıdır. Bir başka anlatımla, ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı, mutlak eşitlik kapsamındaki haklardandır (Örneğin aynı pay sayısına eşit oy hakkı tanınması, ortakların kooperatif organlarına aday olmalarına eşit şans ve olanak sağlanması gibi…). Buna karşılık kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nisbi eşitlik ilkesi gereğidir. Yönetim kurulu eşitlik ilkesinin dışına çıkmak istediği takdirde, genel kurulca kararın onaylanması ya da zımnen benimsenmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/23-1910 Esas ve 2018/561 Karar ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/11116 Esas ve 2015/6704 Kararlarında vurgulandığı üzere) Dolayısıyla davacının 24.05.2010 tarihli davalıya borcunun miktarını ve ödeme koşullarını ihtiva eden “Taahhütname” başlıklı belge içeriğinde kooperatif genel kurul kararında alınan şekliyle kabul ettiği anlaşılmakla zımnen eşitlik ilkesinin dışına çıkılan kararın benimsendiğinden davacının iddiasına itibar edilmeyerek açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı lehine kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.913,35 TL'den mahsubu ile bakiye 1.877,45 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama 795,00 TL talimat-bilirkişi gideri, 50,04 TL müzekkere-tebligat gideri olmak üzere toplam 845,04 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 10.846,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içendi Yargıtaya temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.