İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/763 E. 2019/1589 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/763
- Karar No
- 2019/1589
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2017 KARAR TARİHİ : 03/12/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 16/03/2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ilgili bankanın Bursa / Yalova Yolu Şubesinden 240.000 TL tutarlı 60 ay vadeli Bireysel Kredi kullandığını, 16/01/2017 tarihinde 11. Taksit ödemesi yapıldığını ve bu tarihte bankaya 213.470,66 TL anapara borcu kaldığını, borcun tamamını kapatmak istendiğinde, borcun 26/01/2017 tarihinde kapanması halinde tüm maliyetinin 222.650,00 TL olacağının belirtildiğini, bu miktarın ödenerek borcun 26/01/2017 tarihinde kapatıldığını, hesap ekstresinin tetkikinde ise, ödeme tablosuna aykırı şekilde 11., 12. Ve 13. Taksit ödemelerine yüklendiğini toplam 8.721,32 TL tutarında tahsilat yapıldığının görüldüğünü, hesap ekstresinde 11. Ve 12. Taksitlerinin 6.147,84 TL, 13. Taksitin ise 5.165,31 TL olarak, diğer taksitlerin ise ödeme planındaki belirtilen anapara oranında tahsil edildiğinin görüldüğünü, sonuçta davalı bankanın 8.721,32 TL fazla tahsilat yaptığını, işlemi yapan banka görevlisinin erken kapama nedeniyle kapama tarihindeki anapara tutarının 213.470,85 TL'nin % 3'ü oranında Erken Kapama Komisyonu ve bunun vergisi olan 7.556,85 TL ile ipotek kaldırma masrafı gibi bir takım giderler çekildiğini, yapılan tahsilatın bu sebeple olduğunun açıklandığını, ancak ısrarına rağmen bu tutarları açıkça gösteren bir ödeme makbuzunun verilmediğini, oysa kredi sözleşmesinde " Erken Ödeme " halinde böyle bir komisyon bedelinin tahsil edileceği yönünde herhangi bir hususun yer almadığını, kredi borcu kapsamında tahsil edilen BSMV ve KKDF bedellerinden de anlaşılacağı üzere kredinin " Bireysel Tüketici Kredisi " mahiyetinde olduğunu, bu nedenle " Erken Kapama Komisyonu " talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davalı bankanın, kredinin kullanıldığı 17/03/2016 tarihli hesap ekstresinde, 960,00 TL komisyon, 150,00 TL ipotek tesis ücreti ve 600,00 TL ekspertiz masrafı tahsil ettiğini, 960,00 TL'nin tamamını, 150,00 ve 600,00 TL nin 3. Kişilere hizmet bedel ile ödenenlerin haricinde kalan kısmının banka uhdesinde kaldığını, bunun hukuka aykırı olduğunun yasal mevzuat kararları ile de sabit olduğunu, bu sebeplerle konunun Tüketici Kanunu ve ilgili yönetmeliğine aykırı olması nedeniyle iadesi gerektiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL komisyon, ekspertiz ve ipotek tesis bedelinin 17/03/2018 tarihinden, kapama anında haksız tahsil edilen bedelin ise ( 7.556,85 TL yönünden ödeme tarihi olan 26/01/2017 tarihinden, sunulacak deliller ve bilirkişi incelemesi ile belirlenecek diğer alacakların da ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı ile müvekkili banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi ve Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı imzalanarak davacıya Ticari Kredi kullandırıldığını, işbu davada davacının kullandığı krediye ilişkin kendisinden tahsil edilen erken kapama ücreti ile ayni ticari krediye ilişkin tahsil edilen komisyon, ekspertiz ve ipotek tesis ücretinin iadesini talep ettiğini, ancak öncelikle davacı tarafın görevsiz mahkemede dava açtığını, Asliye Ticaret Mahkemesi yerine Tüketici Mahkemesinde dava açıldığını, Tüketici Mahkemesinde dava açılabilmesi için taraflardan en az birinin Tüketici olmasının gerektiğini, Taksitli Ticari Kredi için tahsil edilen bedelin davacı yanca iadesinin istendiği, GKS‘nde, ödeme planında kullandırılan kredinin miktarı, toplam borç tutarı, aylık kar oranı, toplam kar, toplam vergi, masraf ve komisyon tutarlarının ve kredi geri ödeme tutarlarının açıkça yazıldığını, davacının tacir olduğu ve ticari kredi kullandığının sabit olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında davaya konu komisyon taleplerine ilişkin ticari nitelikte Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin Türk Ticaret Kanunu gereğince ticari bir iş olduğunu, bu sebeple dava konusu ilişkiye genel hükümlerden önce ticari teamüllerin uygulanmasının gerektiğini, güncel Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere, bankaların, ticari kredilerde müşterilerinden GKS‘ne istinaden komisyon, masraf, ekspertiz masrafı gibi krediye ilişkin ücretleri tahsil edebileceğinin açıkça belirtildiğini, müvekkili bankanın tacir sıfatına haiz olduğu ve ücret isteme hakkının bulunduğu, TTK‘nun 20. maddesinde; “Tacir olan veya olmayan bir kimseye ticari işletmesi ile ilgili bir iş görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir” hükmünün bulunduğunu, bankaların verdiği her hizmet için bu hükme göre ücret/masraf alma hakkına sahip olduğunu, Bankacılık Kanunu’nun 144. Maddesinin verdiği yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu, kredi ve mevduat işlemlerinde faiz ve diğer menfaatleri belirleyen 22.11.2006 tarih ve 26354 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan 2006/11188 sayılı kararı ile TCMB. ‘na devrettiğini, TCMB. ise verilen yetkiye istinaden 09.12.2006 tarih ve 26371 S. Resmi Gazete‘de yayımlanan 2006/1 Sıra numaralı Tebliğin 4. Maddesinde; “Bankalar reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirler” şeklinde düzenleme yapıldığını, görüleceği üzere TCMB. gerek kredi kullanma şartlarını ve gerekse masrafların nitelikleri ve sınırlarını tamamen kredi veren banka ile müşterinin inisiyatifine bıraktığını, Genel Kredi Sözleşmesi ve TBK.‘nun 95. maddesine istinaden müvekkili bankanın erken ödeme sebebiyle indirim yapma zorunluluğunun olmadığını, tahsil edilmiş olan erken kapama bedelinin usulüne uygun olduğunu, davacı tarafın 7.556,85 TL erken kapama bedeli tahsil edildiğini belerterek bu bedelin iadesini talep ettiğini, GKS. 3. Maddesinde; davacıya kullandırılan kredinin ödemelerin vadeden önce yapılması hususunda açık bir düzenlemenin yer almadığını, davacıya “Kurumsal Ticari Finansman Desteği” şeklinde ticari kredi kullandırıldığını, GKS. 3.12 maddesinde aynen “Müşteri kredi taksitlerini vade tarihinden önce ödediğinden bahisle hiçbir suretle bir karpayı indirimi talebinde bulunamaz. Kredi geri ödemeleri Bankanın yazılı kabulü olmadıkça kısmen veya tamamen vade tarihinden önce yapılamaz. Bankanın erken ödemeyi kabulünün ancak yazılı ve banka yetkililerinin imzalarını taşıyan belge ile ispat olunabilir. Müşterinin parasını banka nezdindeki özel hesaba yatırmasının erken ödemenin kabulü anlamına gelmez” denilmek suretiyle bankanın erken kapama sebebiyle indirim yapma yükümlülüğünün olmadığının açıkça belirtildiğini, Ticari kredilerde erken ifanın düzenlendiği BK.‘nun 96. maddesinde; “Sözleşme hükümlerinden veya özelliğinden ve ya durumun gerektiğinden tarafların aksini kastettiği anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak kanun veya sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borçlu erken ifada bulunması nedeniyle indirim yapamaz” hükmünün yer aldığını, erken ifada borçlunun borcundan indirim yapamayacağını, indirim talebinde bulunamayacağını, indirimin borçlu ile alacaklının rıza anlaşmasına bağlı olduğunu, her iki tarafın tacir olması nedeniyle ticari kredilerin kapatılmasında Tüketici Kredilerinde olduğu gibi erken ödeme indirimini zorunlu kılan emredici bir hükmün olmadığını, davacının müvekkili bankaya olan borcunun, ödeme planından yazılı olan ve vadeye yayılmış bir borç olduğunu, taksit miktarının toplamının davacının bankaya olan borcunu gösterdiğini, yani davacının müvekkili bankaya olan borç tutarının kullandırılan kredi tutarına sözleşmede ön görülen kar payı oranına tekabül eden tutarın ve diğer vergilerin eklenmesi ile bulunan tutarın oluşturduğunu, dolayısıyla davacının borcunun sadece anapara ile sınırlı olmayıp vergiler ve kar payı tutarını da kapsadığını, davacının müvekkili bankadan erken kapama bedeli talep etmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, hiçbir dayanağının olmadığını ve talebin reddinin gerektiğini, usul, yasa ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Genel Kredi Sözleşmesi, BAM kararı, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; Bursa 5. Tüketici mahkemesinde açılmış ve Mahkemece ........... Esas, .............. Karar sayılı 20.06.2017 tarihli “Görevsizlik” kararı verilerek mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Dava, davacının davalı bankadan kredi kullanması nedeniyle davalı tarafından kesilen masrafların iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizce dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdii ile sözleşmede komisyon/ ekspertiz masrafı/ ipotek tesis ve fek ücreti/erken kapatma komisyonu tahsil edileceğine dair hüküm bulunup bulunmadığı, varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği, davacıdan tahsil edilen masrafların kalem kalem ne kadar olduğu, diğer bankalarca hangi oranlarda tahakkuk ettirildiği buna göre banka tarafından yapılan uygulamanın yerinde olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 10/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Bankaların plase ettikleri tutarların erken ödenmesinde; Yatırım Bütçelerinin olumsuz etkilendiği ve amaçlanan gelir tutarlarında sapma olduğu konusunda kuşku bulunmadığı, Bu nedenle Erken Ödeme Komisyonu adı altında bir tutarın talep edilmesi; bankaların tümünün uygulamaları arasında yer aldığı, Uyuşmazlık; uygulanan komisyon oranında odaklandığı, Somut olayda; davacıdan tahsil edilen *Erken Komisyona* tekabül eden % 3,75 oranı; 2015 yılı sektör ortalamasına göre fahiş olarak değerlendirilemeyeceği, Ancak; raporda belirtilen Yargıtay kararı doğrultusunda % 2 komisyon oranının Mahkememizce benimsenmesi halinde dikkate alınmak üzere alternatif hesaplama yapıldığı, 213.579,21 TL Kapatılan Ana Para Tutarı * % 2 = 4.271,59 TL. Komisyon, Davalı Bankaca Tahsil Edilen - 7.994,79 TL, İadesi Gereken : 3.723,20 TL olduğu, Sözkonusu alternatif hesaplamanın kabulü halinde; 3.723,20 TL. ‘nın 26.01.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerekeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekili 25.06.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarında 6.994,79 T.L daha arttırım yaparak davasını ıslah etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dosya bankacılık alanında uzman bilirikşiye tevdii ile sözleşmede komisyon/ ekspertiz masrafı/ ipotek tesis ve fek ücreti/ erken kapatma komisyonu tahsil edileceğine dair hüküm bulunup bulunmadığı, varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği, davacıdan tahsil edilen masrafların kalem kalem ne kadar olduğu, diğer bankalarca hangi oranlarda tahakkuk ettirildiği buna göre banka tarafından yapılan uygulamanın yerinde olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmiş, mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre, davacıya 17.03.2016 tarihinde taksitli ticari kredi kullandırıldığı ekspertiz masrafı 3 T.L, ekspertiz masrafı 507 T.L, ipotek tesis masrafı 150 T.L, komisyon tahsilatı 960 T.L olmak üzere 1620 T.L kesinti yapıldığı ancak davacıya bilgilendirme formu ile genel işlem koşullarına ilişkin bilgilerin verildiği, davacının bilgisi ve mutabakatı dahilinde kesintilerin gerçekleştiği, sadece ipotek tesis masrafının ödeme planında belirtilmediği ancak tahsis edilen kredinin taşınmaz ipoteği ile temin edilmiş olması nedeni ile 150 T.L tutarındaki kesintinin makul ve uygun olduğu, bu masrafların talep edilmesinde davacının haksız olduğu, erken kapama komisyonu yönünden ise, banka tarafından 7.994,79 T.L erken kapama kesintisi yapıldığı, kredi sözleşmesinde erken kapama ve erken kapama komisyonuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, ticari kredilerin erken ödenmesinde tahsil edilecek komisyon oranının TMK 2 madde gereği %2 olarak uygulanması gerektiği erken ödeme kesintisi bankalarının tümü tarafından uygulandığı, %2 oranına göre yapılan hesaplamaya göre bankaca yapılması gereken kesinti miktarının 4.721,59 TL olması gerekirken 3.723,20 T.L fazla kesinti yaptığı anlaşıldığından bu miktarın kesinti tarihi olan 26.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iade edilmesi gerektiği kanaati ile davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş, tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 3.723,20 TL'nin 26/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 254,33-TL harçtan ıslah harcı olan 119,50 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 134,83 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına , 3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 974,50 -TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 453,83-TL ile ıslah harcı olan 119,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı yararına ölçümlenen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı yararına ölçümlenen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Dair; davacı asil ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.03/12/2019 Katip ¸E-imzalıdır. Hakim ¸E-imzalıdır.