İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/760 E. 2018/1747 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/760
- Karar No
- 2018/1747
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2018 KARAR TARİHİ : 25/12/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalılardan ...'nın müvekkili şirkette otomasyon müdürü olarak çalıştığını, çalıştığı süre zarfında müvekkili şirket müşterilerini tanıdığını ve müvekkil şirkete ait ticari önem taşıyan her türlü gizli bilgiye sahip olduğunu, iş akdi 08/03/2013 tarihinde sona erdirildiğini, iş akdi fesih edildikten sonra 23/03/2013 tarihinde müvekkili firma iştigal konusu ile aynı iştigal konulu ...'ni kurduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkette çalışırken teklif vermek üzere teknik tespit yapması için gönderildiği firmalarla ticari ilişki içerisine girdiğini, davalı tarafın müvekkilinin ürünleri hakkında yalan beyanlarda bulunarak müvekkili şirketin artık bu işi yapmadığını beyan ederek bu firmalara mal sattığını, davalı ...'nın 20/10/2014 tarihinde yapmış olduğu iş sözleşmesinin 4. Maddesi ile iş sözleşmesinin feshini izleyen 3 yıl boyunca işverinin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette görev almamayı kabul ve taahhüt ettiğini, yine sözleşmenni 5. Maddesi uyarınca iş verenin meslek sırlarını saklamakla yükümlü olduğunu ve davalının bu hükümlere aykırı hareket etmesi halinde işverinin tazminat hakkının saklı olduğunu, yine iş sözleşmesinin 8. Maddesine göre iş sözleşmesine aykırı davranması veya işverini zarara uğratması halinde işverinin bu zararı personelden tazmin etme hakkının saklı olduğunu belirterek, müvekkilini uğramış olduğu 15.000,00 TL zararın davalılardan müştereken tazminini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın 2004-2013 yılları arasında davacı şirket bünyesinde otomasyon montaj sorumlusu olarak başladığını, daha sonra 2009 yılında otomasyon departmanı kurulduğunu ve görevine ilgili departmanda emekli olduğu 2013 yılına kadar devam ettirdiğini, müvekkilinin yaptığı tüm işleri daha önceden çalıştığı ... Otomasyon firmasındaki öğrenmiş olduğu bilgi ve tecrübesi neticesinde yaptığını, davacı firma bünyesinde müvekkilinin yaptığı işi öğretebiecek, bu konuda onu eğitebilecek bir personel olmadığını ve görevini ifa ettiği sürece müvekkiline herhangi bir eğitim de verilmediğini, ayrıca müvekkilinin çalıştığı süre boyunca yaptığı görev niteliğide göz önüne alındığında davacı şirkete ait ticari önem taşıyan gizli bilgilere vakıf olabilmesinin mümkün olmadığını, yine davacı şirkette çalışırken davacı şirketin müşterilerinin hiçbiri ile iletişim içine girmediğini, müvekkilinin ve diğer benzer konumda olan çalışanların direkt müşterilirle görüşmesinin davacı firma tarafından yasaklandığını, davacı firmanın iştigal konusunun makine imalatı, satış ve pazarlaması olduğunu, davalı firmanın ise elektrik, elektronik otomasyon işlemi olduğunu, davacı ile davalı firmanın yaptıkları işlerin birbirinden tamamen farklı olduğunu, bu nedenle davalı şirketin davacı firma ile rekabette bulunması gibi bir durumun olmadığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin cezai şart yönünden denklik ilkesinin olmadığından sözleşmenin geçerli olmayacağını, itirazlarının kabulü ile davanın reddini savunmuştur. KANITLAR: Sözleşme, Protokol, ticari defter ve kayıtlar, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, haksız rekabet, ticari sırları ifşa ve rekabet etmeme taahhüdü ve rekabet yasağına aykırılık nedeniyle tazminat talebi ile eldeki dava açılmıştır. Mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiştir. Tanık ...; "Ben halen davacı şirkette satış müdürül olarak görev yapmaktayım. Bu göreve 2011 yılının kasım ayı içerisinde başladım. O tarihte davalı ... davacı şirkette otomasyon müdürü olarak görev yapmakta idi. Ayrıldığı 2013 yılının mart ayına kadar da aynı görevde kalmıştır. Davacı şirkette otomasyon müdürü olarak çalışan davalı ... yaptığı görev nedeniyle davacı şirketin ticari ve teknik sırlarını, projelerini ayrıca müşterileri ve maliyete ilişkin bilgilere vakıftı. Davalı ... kendi isteğiyle Bursa ya yerleşeceğini söylereke davacı şirketteki işinden ayrılmıştır. Ayrıldıktan bir süre sonra ... Otomasyon Ltd.Şti ünvanlı davalı şirketi kurduğunu duyduk. Davalı şirketi ile davacı şirket aynı alanda faaliyet göstermektedir. Özellikle tuğla ve kiremit sanayine ilişkin otomasyon alanında faaliyetleri vardır. Ben davacı şirketin satış müdürü olduğumdan müşterilerle görüşmeye gittiğimde müşteriler bana davalı ...' nın kendilerine davacı şirketin artık iştigal alanı ile ilgili işler yapmadığını söylediğini beyan ettiler. Hatta bu nedenle davalı ...' ın şirketine iş verdiklerini söylediler. Bu beyanlardan ben davalı ...' ın davacı şirket hakkında ticaretten çekildiği yönünde söylenti yaydığını anladım. Şu an aklıma gelen 4 yada 5 firma davacı şirket ile bu söylenti nedeniyle ve ayrıca da davalının fiyat kırması nedeniyle çalışmasını bırakmıştır. Davalı ... davacı şirketin maliyet değerlerini ve müşterilerini bildiğinden bu bilgileri kullanarak müşterilerle bağlantıya geçerek ve düşük fiyat vererek müşterileri almıştır, davalı ...' nın çalıştığı süre içerisinde başlayıp devam eden projeler olduğundan davalı ... bu projeler nedeniyle işten ayrıldıktan sonra bedeli karşılığında yarım kalan işlerine devam etmiştir, davalı ... bölüm yöneticisi olduğundan davacı şirketin ticari, teknik, maliyet ve müşteri sırlarını biliyordu." Tanık ...; "Ben 1997 yılından bu yana davacı şirkette çalışırım. Davalı ... ise 2003-2013 yılları arasında otomasyon bölümünde çalışıyordu. Hatta sonradan otomasyon müdürü dahi olmuştur. Davalı müdür ve bölüm yöneticisi olduğu için davacı şirketin ticari ve teknik sırlarını, müşterilere ve maliyete ilişkin bilgilere vakıftı. Yapılacak olan işi maliyeti öncelikle ilgili bölümler tarafından çıkartılarak satış bölümüne iletildiğinden müşterilere ve maliyete ilişkin bilgilere vakıf olunmaktadır. Benim bildiğim kadarıyla davalı ... kendi isteğiyle davacı şirketten ayrılmıştır. Ayrıldıktan sonra devam eden birkaç proje ile ilgili olarak kendisinden dışarıdan bedeli karşılığında hizmet alınmıştır. Benim duyduğum kadarıyla davalı ... davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı olan ... Otomasyon Ltd.Şti isimli şirketi kurmuştur. Davacı şirket ile davalı şirketin faaliyet alanlarının aynı olup olmadığını bilemiyorum. Ancak duyduğum kadarıyla davalı kurduğu şirket aracılığıyla davacı şirketin faaliyet alanına giren işler yapmış hatta davacı şirketin çalıştığı birkaç firmanın davalı ...' ın kurduğu şirket ile çalıştığını duydum. Ancak davalı ...' ın davacı şirket aleyhine iştigal alanından çekildiği yönünde söylenti yaydığını duymadım, benim bildiğim kadarıyla davalı ...' ın kurduğu şirket davacı şirketin daha evvel çalıştığı ... Toprak San, Çanakkale Seramik, Bulgaristan menşeeli Prolife isimli firmalarla sonradan çalışmaya başlamış, davalı ... davacı şirkette pozisyonu gereği teknik olarak otomasyonla ilgili tüm bilgileri bilmesi gerekiyor, ayrıca yazılımla ilgili bilgilere vakıftır. " Tanık ...;"Ben 2003 yılından bu yana davacı şirkette çalışmaktayım. Davalı ... da davacı şirkette işe girmiş olup birkaç sene evvel de ayrılmıştır. Ayrıldığı zaman davalı otomasyon müdürü olarak görev yapmakta idi. Benim bildiğim davalı ...' ın davacı şirketten kendi isteği ile ayrıldığıydı. Bulunduğumuz bölüm gereği gerek imalat ve gerekse otomasyon bölümleri birbiri ile koordineli olarak çalışırlar ayrıca yapılan iş gereği tasarımdan itibaren maliyete ve müşteri ile ilgili bilgilere sahip oluruz. Projenin fiyatlandırmasını biz çıkartırız. Bu bütçe fiyatını yönetime bildiririz. Bu nedenle davalı ... da otomasyon müdürü olduğu için davacı şirketin teknik, ticari, maliyet ve müşterilerine ilişkin bilgilere vakıftı. Davalı ... davacı şirketten ayrıldıktan sonra ... Otomasyon Elektrik Ltd.Şti isimli bir firma kurmuştur. Ben bunu kendisinden de duymuştum. Ben davalı ...' ın kurduğu ... isimli şirketin davacı şirketin de faaliyet alanı üzerine de iş yaptığını duydum. ................ Seramik, ............... Toprak San, ........... Seramik gibi davacı şirket ile daha evvel çalışan firmaların davalı ...' nın şirketi ile çalışmaya başladığını duydum. Davalı ...' ın fiyat kırıp kırmadığını bilemiyorum. Davacı firma hem otomasyon alanında müşterinin talebine göre tasarım yapmakta hem de tamir ve bakım hizmeti de vermektedir. Ayrıca iyileştirme de yapmaktadır. Müşteri olan şirketlerin bu yöndeki taleplerini karşılamak için bilgi sahibi olmak gerekir. Müşterinin de bilgi sahibi olunduğunu bilmesi gerekir. Bu nedenle ... davacı şirkette daha evvel çalışmış ve bilgi ve tecrübe sahibi olduğu için, ticari sırlarına vakıf olduğu için müşteri şirketler tarafından tercih edilmiş olabilir. Davalı ...' ın davacı şirketteki işinden ayrıldıktan sonra devam eden projeler nedeniyle bedeli karşılğında çalıştığını duydum, beyanım da ayrıntılı olarak anlattığım üzere bir makinanın siparişi üzerine tasarımından teslimine kadar tüm aşamalarında davalı ... bilgi sahibidir, bunlar ticari sır ise davalı ... bu bilgilere vakıftır, davalı otomasyon departmanında olduğundan yazılımla ilgili tüm bilgilere vakıftır, yazılımı da otomasyon departmanı yapmaktadır." Tanık ...;" Ben davacı şirketten 4 sene önce ayrıldım. İşe girdiğimde depo bölümünde idim. Daha sonra otomasyona daha sonra satış bölümüne geçmiştim. Davalı ... ile de bir dönem birlikte çalıştık. Kendisi otomasyon bölümünde idi. Ben ayrıldığımda davacı şirkette çalışmaya devam ediyordu. Davalı ...' ın davacı şirketten kendi isteği ile ayrıldığı konusunda bilgi sahibi değilim. Davalı ... dan duyduğum kadarıyla davalı olan ... isimli şirketi kendisi kurmuştur. Davacı şirket tuğla, kremit sektörü ile ambalaj söktörüne makine ve otomasyon hizmeti vermektedir. Davalı firma kurulduğunda davalı ...' ın yanına ziyarete gitmiştim. Davalı ...' ın bana söylediğine göre davalı şirket otomasyon alanında hizmet vermektedir. Benim ziyarete gittiğim dönem davalı şirket tuğla, kremit ve ambalaj sektöründe otomasyon hizmeti vermiyor idi. 2,5 - 3 ay evvel davalı ... ile telefonda yaptığım bir görüşmede bana anlattığına göre yurtdışından bir firma davacı ... Makine A.Ş ile daha önce aldıkları bir makine ile ilgili servis hizmeti almak üzere bağlantıya geçmiş ancak davacı şirket, bu yurtdışı firmasına 1 ay sonra servis hizmeti verebileceklerini söyleyince firma davalı ... ile bağlantı kurmuş, Hasan bey firmaya teknik hizmet vermek üzere yola çıktığında ... Makine A.Ş nin genel müdürü olan Cem Bey, Hasan Bey' i telefon ile arayarak bu durumu etik olmadığını Hasan bey' e söylemiş. Hasan Bey de firma ... ten yanıt alamadığı için kendisinin gittiğini beyan etmiş ancak bu görüşmeden sonra yabancı firmaya gitmekten vazgeçerek geri dönmüştür. Yurt dışı firmasının ismini bilemiyorum, davalı ... ile otomasyon bölümünde bir dönem birlikte de çalıştık, bu bölümde çalışmak için yazılımı bilmek gerekir, bu ticari bir sır değildir, ayrıca satış bölümünde de çalıştım, biz sadece gerekli olan malzemelerin listesini çıkartırdık, teklifi ise genel müdür hazırlardı, satış fiyatı konusunda bilgi sahibi değilim, mekanik ve elektronik bölümünde maliyetleri bölüm müdürleri çıkartır ve genel müdüre sunarlar, genel müdürde bu verilere göre makinanın fiyatını belirler, programları yazan kişi Hasan Bey dir, her hangi bir fabrikada da aynı bölüme gidildiğinde bilgileri kopyalayarak almak mümkündür, bana göre Hasan bey' in bilgileri ticari sır niteliğinde değildir, davalı ... davacı firma adına montaja da gittiğineden ve montajda bazen 1 ay çalıştığı da olduğundan firmalar kendisini tanıdığı ve bildiği için onu aramış olabilir " Tanık Mehmet BÜYÜKÇINGIL;"Ben davacı şirketin kurucu ortağıyım. 1,5 - 2 sene evvel şirketteki hisselerimi diğer ortaklara devrederek şirket ortaklığından ayrıldım. Uzunca yıllardır şirketin yöneticiliğini yaptım. Davahı Hasanı da tanırım. 9,5-10 yıl kadar evvel davacı şirkette elektirikçi olarak işe başlamıştır. Daha sonra kendini geliştirmiştir. Son olarak elektrik elektronik ile ilgili bölümde müdür olduğunu biliyorum. Yaklaşık 2 yıl evvel de işten ayrıldığın duydum. Bursaya giderek orada bir şirket kurduğunu da duydum. Davacı şirket ile davalı şirketin faaliyet alanlarının aynı olup olmadığını bilemiyorum. Ortak alanları olabilir. Davalı ... davacı şirkette görev yaptığı dönem üretim yapılacak proje ile ilgili bilgi alır ancak mekatin ve tasarıma ilişikin bilgiler kendisine verilmez. Yani davalı ... davacı şirketin teknik bilgilerine ilişkin sırlarına vakıf değildir. Hatta proje için gerekli olan elektrik ve elektronik malzemeyi belirledikten sonra satın alma müdürüne bildirir, satın alma müdürü tarafından bu malzeme tedarik edilir. Sipariş edilen makinanın projesini ise proje müdürü çizer. Davalı ... ise yaptığı iş gereği bu projedeki makinadaki elektrik elektronik panosunu yapar. Bu panolar yapıldıktan sonra yur dışına montaja gittiğinde davalı ... ekibi ile birlikte montaj için müşteri olan fabrikaya giderek kurulumu yapmaktaydı. Ayrıca mekanik bölümünden de bir ekip müşteri olan firmanın fabrikasına gitmektedir. Daha doğru ifade etmek gerekirse mekanikçiler makineyi kurarken davalı ... ve ekibi de elektrik elektronik panosunun kurulumu işlemini yapar. Sonra mekanik ekip ile davalı ...' ın ekibi birlikte hareket ederek makinanın programa uygun şekilde çalışıp çalışmadığını kontrol ederek makina çalışıyor ise müşteriye teslim edilir. 8 ay yada 1 sene kadar evvel İzmir Torbalı da faaliyet gösteren ... Tuğla Firmasının fabrikasında arızalanan zannedersem davacı şirket tarafından tasarlanarak teslim edilen bir makinanın arızasının giderilmesi için davalı ... giderek hizmet vermiş. Ben bu bilgiyi Doğanya Tuğla firmasının yetkililerinden ve davalı ... dan duydum. Benim tahminime göre müşteriler davacı firmayı arıza servisi yada bakımı için aradıklarında davacı firma geri dönüş yapmadığından davalı ... ı aramış olabilirler. Bunu da bu müşteri firmalardan bana davacı şirketi arıyoruz ancak bize geri dönüş yapılmıyor şeklinde telefon aldığım için tahmin ediyorum, davalı ... şirkete girdikten sonra yaptığı işle ilgili olarak teknik bilgileri ben öğrettim. Diğer şirket çalışanlarına da aynı şekilde işin nasıl yapılacağını ben öğrettim. Ben aynı zamanda makine mühendisiyim. Bu alanda aynı zamanda 5 yıl süresince Almanya da faaliyet gösteren Keller firmasında anahtar teslimi tuğla, makine imalatı üzerine çalıştım. Şu an şirket yetkilisi olan kişilerle görüşmüyorum. 2,5 yıl öncesinde şu anki yöneticiler olan çocuklarım ve eşim ile benim aramda ihtilaf çıkmıştır. 1,5 yıl önce bahsettiğimi gibi şirketteki hisselerimi devrederek ayrıldım. Şu an şirkete girmem dahi yasaktır. 2 yıldır da eşimden ayrı yaşamaktayım. Ancak gerek hukuk mahkemelerinde gerek se ceza mahkemelerin de görülen bir dava yada bir soruşturma yoktur, eşim ile aramda olan boşanma davasında ... yı tanık olarak gösterdim, ancak şirkette çalışan başka kişileri de tanık olarak gösterdim, davalı ... elektrik elektronik otomasyon bölümüdeydi. İmalattan projesini aldıktan sonra makinanın çalışma prensibine göre programını yapar ayrıca daha önce ifade ettiğim gibi elektrik elektronik panosunu hazırlar. Her tuğla fabrikasının ihtiyacına ve talebine göre bu tasarım değişir. Bu işi yapmak için davacı şirketin teknik bilgilerini bilmek gerekir. Davacı şirket bu teknik bilgileri başka şirketlere rakip şirketlere vermez. Ayrıca yapılan ve teslim edilen bir makinada arıza çıktığında makinayı yapan, montajını da yapan kişi arızayı kendisi makinayı yaptığından hemen bulur. Ancak başka bir otomasyoncu bu arızayı bulmak için tüm projeyi elden geçirerek incelemesi gerekir ki arızayı tespit etsin" şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Davacı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarının incelenmesi için mahkememizce alınan 01/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda; eksik hususların tamamlanmasından önceleme yapılacağı, dosyası kapsamında eksik olan hususların, davacı şirketin ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde; davacının yapmış olduğu satışları hangi firmalara yaptığı, yukarıda davalının yapmış olduğu firmalarla aynı firmalara satış yapılması durumunda bu satışlara ait düzenlenen faturaların birer suretinin davacı tarafından sunulması, davalı firma tarafından yukarıda satış yapılan firmalara ait düzenlenen faturaların birer suretlerinin davalı tarafından sunulmasının gerektiği kanaatini bildirmiştir. Talimat Mahkemesince davacı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi için alınan 19/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirket ile birleşen şirketin 2013 ve 2014 yıllarına ait yasal ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, yasal ticari defterler üzerinde yapılan usul incelemelerinde kayıtların Tekdüzen Hesap Planı Genem Tebliğine uygun olarak tutulduğu ve defterlerin birbirlerini teyit ettikleri görüldüğünü, 6762 sayılı mülga TTK'nu, 6102 sayılı yeni TTK'nunu ve HMUK'nun 222. Maddesi amir hükümlerine göre davacı şirketin 2013 ve 2014 yılları yasal ticari defterlerinin delil kudretine haiz olduğunu, davacı şirket ile davalı şirketin ortak müşterilerinin Kaleseramik ... Seramik San. A.Ş. , ... İnş. Malz. San. Ve Tic. A.Ş. İle ... Toprak San. A.Ş. Olduğunu, davacı şirketin 2013 ve 2014 yıllarında davalı şirket ile ortak müşterilerinden olan Kaleseramik ... Seramik San. A.Ş.'ne KDV dahil toplamda 172.321,30 TL, ... İnş. Malz. San. Ve Tic. A.Ş.'ne KDV dahil toplamda 650,39 TL satış gerçekleştiğini, ... Toprak San. A.Ş.'ne ise herhangi bir satış işleminin olmadığı kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce davalı tarafça... Seramik San. A.Ş., ... İnşaat ve ... Toprak San. Ve Tic. A.Ş.'ye yapılan faturalar incelenmek sureti ile yapılan işin davacı şirketin faaliyeti kapsamında bulunan işlerden olup olmadığı ve davalının faaliyetinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabet oluşturduğunun tespiti halinde haksız rekabet nedeniyle davacının uğradığı zararın tespiti yönünden SMMM bilirkişisi ile Haksız Rekabet Konusunda Uzman Hukukçu bilirkişi incelemesinin yaptırılmasına karar verilmiştir. Alınan 21/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... San. Ve Tic. A.Ş. İle davalı ... arasında akdedilen 20/10/2004 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağı şartının yasanın aradığı geçerlilik koşullarını taşıdığına, esas sözleşmesinde belirtilen faaliyet konusu ... Makine San. Ve Tic. A.Ş. İle aynı olan ve davacı ile ortak müşterilerle ticari ilişki içine girdiği tespit edilen tek kişilik şirket olan ... Oto. Elek. Mak. Rob. Kont. Uyg. San. Tic. Ltd. Şti'nin kurucu ortağı ve genel müdürü olan davalı ...'nın rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığına, davalı ...'nın kurucusu ve genel müdürü olduğu şirketin haksız rekabeti ile ilgili takdirin mahkemenin takdiri olduğuna, haksız rekabet dolayısı ile davacı tarafın uğradığı zararın 4.443,60 TL olduğu kanaatini bildirmişlerdir. Mahkememizce davacı ve davalı vekilinin tazminat ve zarar hesaplanmasında yanlışlık olduğu iddiaları ile zaman ve yer bakımından haksız rekabetin sınırlandırılmadığı iddialarının da değerlendirilerek açıklığa kavuşturulması yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzimi için yeniden Hukuk Fakültesi Borçlar Hukuku ve Ticaret Hukuku öğretim görevlisi ile SMMM bilirkişisine bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Alınan 20/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki ibranamenin yasal düzenlemelere uygun olmadığı, davacının davasında haklı olduğu sonucuna varılırsa zararın 4.443,60-TL olduğu kanaatini bildirmişlerdir. Mahkememizin 27/04/2017 tarih 2014/1197, 2017/577 E.K. sayılı kararıyla; rekabet yasağı ( yer ) açısından sınırlandırılmamış olup, süre açısından da 3 senedir. TBK ve Yargıtay kararları doğrultusunda , işçinin çalışma özgürlüğünü uzunca ve kısıtlayan 3 yıllık sürenin hakkaniyete uygun olmadığı ve yasağın geçerli olmadığı kabul edilmelidir. Yine dosyaya sunulan 08/03/2013 tarihinde işten ayrılmıştır. İbranamenin geçerli olabilmesi için de ibra tarihi ile işin bitmesi arasında 1 aylık süre de geçmediğinden ibraname hükümsüz bulunmamamış, haksız rekabetin cezai şart koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince İstinaf edilmiş, BAM 17. H.D.'nin 30/10/2017 tarih, 2017/2211, 2017/1689 E.K. Sayılı kararıyla, " kararın gerekçe bölümünde bilirkişi raporlarına atıf yapılarak, davalı gerçek kişinin davacı şirkette işçi olarak çalışıp ayrıldıktan sonra davacı şirketle imzaladığı iş sözleşmesi hükümleri kapsamında TBK nundaki rekabet yasağı hükümleri uyarınca değerlendirme ile sonuca varıldığı ve yalnızca bu davalı yönünden cezai şart koşullarının oluşmadığı yönünde red gerekçesine yer verildiği, oysa davada cezai şart talebi bulunmadığı, davacı tarafından açılan davada yukarıda da özetlendiği üzere; davalı gerçek kişinin iş aktinin sona ermesinden sonra diğer davalı şirketi kurarak, davacı şirket müşterileriyle ticari ilişki kurduğu, bu surette gerçek kişi davalının iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığı, bununla birlikte diğer davalı şirketle TTK 55 vd maddeleri uyarınca haksız rekabette bulunarak davacı şirkete zarar verdiğininin ileri sürülerek zararın tazmininin talep edildiği, TTK 55 vd. maddeleri uyarınca davacı iddia ve talepleri yönünden ve ayrıca davalı şirket yönünden davanın reddi gerekçesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi gerekçesinin az yukarıda bahsedilen niteliklerde olduğundan söz edilemez. Gerekçesi olmayan bu kararın istinaf incelemesi de yapılamaz." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya mahkememizin yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. TBK. 444 maddesi uyarınca, işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başkaca bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. TBK 445. maddesi uyarınca rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete uygun olmayan sınırlamalar içermesi ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı geçmesi halinde rekabet yasağı hükmünün geçerli olmayacağı TBK 445/2 maddesinde ise hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlendiği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle kapsam ve süre bakımından sınırlandırabileceği düzenlenmiştir. Sözleşmede bulunan rekabet yasağı sınırının geniş bir coğrafyayı kapsamasının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye düşüreceği ve bu sebeple geniş coğrafya için geçerli olmadığı, ancak bir sözleşme hükmünün, tarafların sözleşme yapma iradesine uygun olarak, makul bir coğrafi alan yönünden geçerli, makuliyet dışında kalan alan yönünden ise geçersiz sayılması gerektiği, başka bir deyişle taraflardan birinin borçlandığı edimin, kanuni miktarı aşırı ölçüde aşması halinde, sözleşmenin tümüyle batıl sayılmaması, bunun yerine uzun sürenin veya aşırı ceza koşulunun kanuni sınırlara indirilmesi,diğer kısımlar yönünden sözleşmenin geçerli sayılması gerekmektedir. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin rekabet yasağını düzenleyen 4. Maddesinde coğrafi alana yönelik bir sınır getirilmemiştir. Yasa maddeleri dikkate alındığında işçi ile yapılacak olan rekabet yasağına ilişkin sözleşme bakımından yer, zaman ve konu bakımından sınırlandırılması gerekmektedir. Somut olayda her ne kadar konu ve süre bakımından sınırlama mevcut ise de yer bakımından sınırlama getirilmediği gibi TBK 445. Maddeye aykırı olarak rekabet yasağı 3 yıl olarak düzenlenmiştir. Faaliyet alanı düşünüldüğünde söz konusu coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından çalışma özgürlüğüne, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olduğu gibi hakkaniyete de uygun değildir. Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre davalı ... yönünden davanın esastan reddine, rekabet sözleşmesinin tarafı olmayan davalı şirket yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 35,90-TL harçtan peşin alınan 256,20-TL harcın mahsubu ile arta kalan bakiye 220,30-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri davanın kabul red oranına göre hesaplandığında cüzi miktar olduğundan takdiren davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yararına ölçümlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul BAM İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır