İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/296 E. 2019/23 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/296
- Karar No
- 2019/23
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/03/2018 KARAR TARİHİ : 10/01/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/01/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin işyerinde hırdavat malzemeleri ve el aletleri toptan ticari faaliyetini yürüttüğünü, davalı tarafın müvekkili firmadan hazır kalıp seti alımında bulunduğunu, alımı gösteren 30/12/2015 tarih, .......... seri nolu toplamda 5.900,00 TL bedelli fatura kesildiğini, söz konusu faturanın davalı tarafından imzalanarak teslim alındığını, davalı tarafından borcun ödenmemesi nedeni ile müvekkili alacağını tahsil edebilmek için Bursa 16. İcra Müdürlüğünün .............. esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazında haksız ayrıca kötü niyetli olduğunu, ilgili faturaların gerçek mal satışı sonucu düzenlendiği konusunda şüphe olmadığını, bu durumun her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davalının icra takibi aşamasında bulunduğu dava konusu itirazın tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekiklinin davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, davaya konu fatura bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacı tarafın müvekkili aleyhine davaya konu fatura bedeli için haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından da borcu olmadığından itiraz edildiğini, fatura bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin kredi kartından 4900 Tllik kısmının ödendiğini, buna ilişkin banka ödeme dekontu da sunduklarını, müvekkili ile davacı arasında önceden gelen cari hesap bulunduğunu, cari hesaba göre müvekkilinin davacıdan 200,00 Tl alacağı olduğunu, mevcut 200,00 Tl alacağın da fatura bedelinden mahsup edildiğini, kalan bakiye 800,00 TLnin ise elden ödeme şeklinde yapıldığını, bu hususta davacı tarafa yemin teklifinde bulunduklarını, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 16. İcra Müdürlüğünün ....................sayılı icra takip dosyası, 30/12/2015 tarih ve ........... seri nolu fatura, yemin metni, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 17/03/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 21/03/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 28/03/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Davacı tarafından davalıya mal sattığını icra takibine konu 5.900 TL bedelli fatura sebebiyle alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise savunmasında alacağın 4.900 TL kısmını kredi kartı ile 23/01/2016 tarihinde ödediğini, 800 TL kısmını elden ödediğini, 200 TL kısmının cari hesaptan mahsup edildiğini borcu olmadığını savunmuştur. Davacı vekili tarafından 28/05/2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, dava konusu alacağın 4.900 TL kısmından feragat ettiğini bildirmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK' nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre " Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacının dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden dava konusu alacağın 4.900 TL kısmı yönünden feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiştir. Dava konusu alacağın 200TL kısmının cari hesaptan kalmadığını, 800 TL kısmının davalı tarafından ödendiği ileri sürüldüğünden, cari hesaptan mahsup ile ödeme iddiasının ispat yükü davalıda olup davalı tarafından ise ön inceleme duruşmasında ticari defter delilinden vazgeçtiğini ve yemin deliline dayandığını beyan etmiştir. Davalı vekili tarafından yemin metni sunulmuştur. Yemin metni davacı asile usulüne uygun meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmiş olup, davacı asil 10/01/2019 tarihli duruşmada katılarak yemin eda etmiştir. Davacı asil 10/01/2019 tarihli duruşmadaki beyanında; Dava konusu davalı tarafın sunduğu yemin metninde belirtilen cari hesaptan kaynaklanan davalı tarafın 200,00 TL alacağının bulunmadığını, davalının kalan bakiye olan 800,00 TLyi ise elden ödeme yapmadığını beyan etmiştir. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacının davalıya mal sattığını icra takibine konu 5.900 TL bedelli fatura sebebiyle alacaklı olduğunun ileri sürülmüş ancak 4.900 TL kısmından feragat edilmesi sebebiyle reddine, bakiye 1000 TL kısmın davalı tarafından cari hesaptan mahsup edildiği ve ödendiği beyan edilerek yemin deliline dayandığı bu kapsamda davacı tarafından usulune uygun yemini eda ettiğinden 1000 TL alacak yönünden davalı tarafından ödendiği ve cari hesaptan mahsup edildiği savunmasının ispat edilmediğinden davanın kısmen kabulune karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminat talebi yönünden, alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacağın 1000 TL kısmı yönünden itirazında haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulune karar vermek gerekmiştir. Davalının kötü niyet tazminatı yönünden, alacağın 4.900 TL kısmı yönünden davacınında kabulunde olduğu üzere ödendiği, alacağın likit olduğu, ticari ilişkinin ve ödemenin taraflar arasında gerçekleştiğinden davacının alacağın ödendiğini bilebilecek durumda olduğundan icra takibinin başlatılmasında ve devamında kötüniyetli olduğundan davalının kötü niyet tazminatının kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, A-Davacı tarafın 4900,00 TL itirazın iptali yönünden açılan davanın feragat sebebiyle 4.900,00 TL'lik kısım yönünden reddine, B-Davalının Bursa 16. İcra Müdürlüğünün ........................ esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 1.000 TL üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek ticari temerrüt faizi, icra gideri, icra vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, C-İİK'nun 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın (1.000 Tlnin) %20'si olan 200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, D-İİKnun 67 maddesi gereğince kötü niyet tazminatının koşulları oluştuğundan reddedilen (4900,00 Tl'nin) %20'si olan 980,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 68,31 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 100,76 TL'den mahsubu ile bakiye fazla kalan 32,45 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan posta, talimat ve tebligat gideri 142,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 24,07 TL yargılama gideri ve 68,31 TL peşin harç olmak üzere toplam 92,38 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/2. maddesine göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 6. Maddeye göre feragat beyanının ön inceleme duruşmasından önce dilekçeler aşamasında yapıldığından tarifeye göre belirlenen (2.725,00 TL yarısı olan ) 1362,5 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı asil, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/01/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.