İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/226 E. 2020/440 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/226
- Karar No
- 2020/440
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2020 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : . VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/02/2018 KARAR TARİHİ : 24/09/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı borçlunun sahibi bulunduğu ... Tekstil isimli işletme arasında gerçekleştirilen ticari ilişki nedeniyle mülvekkili şirket tarafından kesilen faturalara istinaden 19.187,00 TL tutarındaki alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının kötüniyetli olarak icra takibine haksız gerekçeler ile itiraz ettiğini, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için işbu davayı açtıklarını, açılan işbu davanın kabulü ile, Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasının devamına, alacak likit ve davalı kötüniyetli olduğundan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, dava konusu borcu ödeyip bu durumun üstüne davacı şirketten alacaklı olduğu halde icra tehdidine maruz kalan müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, irsaliyeli fatura suretleri, tahsilat makbuzu, muavin defter kayıtları, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 12/12/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 20/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 20/12/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 16/11/2018 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı tarafın 12/12/2017 tarihinde icra takibine başladığı ve 20/12/2017 tarihinde davalı tarafa tebligatın ulaştığı, davacı tarafın defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda icra takibine başlanıldığı, tarihte davalı firmadan 67.263,40 TL alacaklı olduğu, davacı defter kayıtlarının da tespit edilen tutar ile uyumlu olduğu, icra takibi tutarının faiz hariç 19.187,00 TL anapara üzerinden yapıldığı ve davacı defter kayıtları tutarı ile uyuşmadığı ve daha düşük bir tutarda olduğunun görüldüğü, davacı tarafın davalı tarafı temerrüde tespit edildiğinden dolayı davacı tarafın alacağı tutar için herhangi bir faiz hesaplaması yapılmadığını, davacı şirketin sunmuş olduğu 2016 yılına ait yevmiye defteri kayıtlarının detaylı ve alt hesaplara göre düzenlenmediği, noter onaylı sayfalarının silik şekilde yazdırıldığı, bu şekilde yevmiye defterinden tek başına tespitler yapmanın imkansız olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 11/10/2018 tarihli celse de davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla talimat yazılmasına karar verilmiş olup, davalı tarafa ait ticari defterlerinin incelenip rapor düzenlenmesi amacıyla dosya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Talimat mahkemesince davalıdan ticari defterleri talep edilmiş olup, davalı tarafın ticari defterleri ve dosya üzerinden rapor düzenlenmek üzere dosya 1 SMMM bilirkişisine tevdi edilmiştir. SMMM bilirkişinin talimat mahkemesine sunmuş olduğu 10/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalı firmanın 2015-2016-2017 yıllarına ait hesapların tam tetkikinden sonra davacıdan 12.506,75 TL alacaklı olduğu, kayıtlara alınmış olmasına rağmen KDV dahil 9.202,51 TL tutarındaki fatura bedelinin belgelenemediği, yine cari hesap kayıtlarına alınmış olmasına rağmen 8.090,00 TL tutarındaki ödemenin belgelenemediği, taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt ile ilgili herhangi bir sözleşme veya davacı tarafından davalıya gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesi bulunmadığından temerrüdün takip tarihi itibariyle oluştuğu mütalaa edilmiştir. Davacı vekilinin rapora karşı itirazlarını değerlendirir ve talimat mahkemesinden aldırılan raporu değerlendirir önceki bilirkişiden ek rapor alınması talep edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 10/09/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Davacı tarafın taraf defter kayıtlarının tespiti ile bilirkişi raporu ile 10/01/2019 tarihli davalı taraf defter kayıtlarının tespitini içeren bilirkişi raporunun karşılaştırılması sonucu davalı taraf defter kayıtlarına göre 31/12/2017 tarihinde davalı tarafın davacı taraftan 12.506,75 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı taraf defter kayıtlarına göre 31/12/2017 tarihinde davacı tarafın 67.263,40 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf kayıtları arasında 12.506,75 + 67.263,40 = 79.770,15 TL bakiye farkının olduğu, bilirkişi raporları arasında tespit edilen 79.770,25 TL fark oluşturduğu mütalaa edilmiştir. Davacı tarafın icra takibine konu dayandığı 13/12/2017 tarihli, 19.187,00 TL bedelli faturanın defterlerde bulunup bulunmadığı, davalı tarafın ve davacı tarafın defterlerinde birlikte bulunan faturaların ayrı ayrı tespit edilerek, miktarlarının belirtilmesine, davalı tarafın yapmış olduğu ödemelerin davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise bu ödeme miktarının ayrıca detaylı olarak belirtilmesine ve bu kapsamda davacının icra takibine konu alacağının tespit edilerek gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ek rapor tanzimi açısından dosya önceki SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. SMMM bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 04/08/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: 13/12/2017 tarihli 19.187,00 TL bedelli faturanın davacı ve davalı taraf ticari defter kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafın düzenlemiş olduğu ve tarafların ticari defter kayıtları ile eşleşen faturaların 2015 yılında 543.439,14 TL tutarlı olduğu tespit edildiği, davalı tarafın düzenlemiş olduğu ve tarafların ticari defter kayıtlarında eşleşen faturaların 2015 yılında 6.383,40 TL ve 2017 yılında 4.050,00 TL olmak üzere toplam 10.433,40 Tl tutarlı olduğu, davalı tarafın yapmış olduğu ve tarafların ticari defter kayıtlarında eşleşen ödemelerin 2015 yılında 178.800,00 TL, 2016 yılında 344.915,00 TL ve 2017 yılında 25.000,00 TL olmak üzere toplam 548.715,00 TL olduğu, davalı tarafın ve davacı tarafın ticari defter kayıtlarında birlikte bulunan faturaların ve davalı tarafın yapmış olduğu ödemelerin davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığına göre tespit edilen ödeme miktarları toplamlarına göre davalı tarafın davacı taraftan 6.506,85 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu anlaşılmakta olup ancak davacı tarafından eldeki davada icra takibine konu 13/02/2017 tarihli 19.187 TL bedelli faturadan kaynaklı itirazın iptali talep edildiğinden fatura konusu malın davacıya teslim edildiğinin usulune uygun yazılı ve kesin deliller ile davacı, ispatla yükümlüdür. Tarafların ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda faturanın ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, faturaya dayanak teslim belgelerinin ibraz edilmediğinden dava konusu alacağın varlığı ve miktarı davacı tarafından yazılı ve kesin deliller ile ispatlanmadığından ve mali müşavir bilirkişinin 04/08/2020 tarihli rapor ile taraf defter kayıtlarındaki davalının yapmış olduğu ödemenin fatura alacağından fazla olduğundan davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğunun sabit olmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Davalı lehine kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından talebin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 224,49 TL'nin mahsubu ile bakiye 170,09 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından posta-tebligat masrafı 22,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/09/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.