İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/15 E. 2018/1467 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/15
- Karar No
- 2018/1467
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- 3- 4- VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 11/05/2011 KARAR TARİHİ : 15/11/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekillerinin murisi ...'ın Finansbank Bursa-Heykel Kredikolay Şubesinden ............. kredi ve ............ müşteri numarası ile 14/04/2010 tarihinde 10.000,00 TL tüketici kredisi kullandığını, ancak henüz ödemeleri bitmeden 10/08/2010 tarihinde vefat ettiğini, müteveffaya kullandırılan kredi ile birlikte tüketici kredisi sözleşmesinde de belirtilmiş olan, bankanın uygun gördüğü sigorta firması olan Finansbank Emeklilik ve ... A.Ş. ile de sözleşme yapılmış olup, kredi müşterisinin vefatı durumunda ailesine tazminat ödeneceğini, kalan bakiyeden de sigorta şirketinin sorumlu tutulacağı konusunda mutabakat sağlandığını,ancak kredi müşterisi ...'ın vefatından sonra herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı gibi kalan bakiye için ihtarnameler gönderildiğini,davacılar adına 08/10/2010 tarihinde davalı bankaya ihtarname gönderilerek söz konusu durum için açıklama istenmesine rağmen 19/10/2010 tarihli cevabi yazı ile müteveffanın sigorta başvuru formunda böbrek rahatsızlığı ve diyabetik rahatsızlıklarının belirtilmediği,ancak ölüm sebebinin bunlar olduğu gerekçeleri ile ödeme yapılmayacağı ve kalan bakiyeyi de sigorta şirketinin üstlenmeyeceğinin belirtildiğini,ancak müteveffanın ölüm sebebinin böbrek yetmezliği veya diyabetik rahatsızlığı olmayıp kalp krizi olduğunu, davacılardan Ayten Anaç'ın sigorta sözleşmesi ile Finansbank Heykel Şubesine giderek kendisine neden ödeme yapılmadığını şifahen dile getirdiğini,ancak şube çalışanları tarafından hiçbir çare bulunmadığının açıklanarak banka çalışanı tarafından sigorta sertifikasının da teslim alınarak bir daha geri verilmediğini,müteveffanın vefatı sonrası ve bahsi geçen güne kadar tahsil edilen taksitlerde sigorta kesintisine devam edildiği halde sigorta sertifikası teslim alındıktan sonra iş bu kesintilerin yapılmadığını,davacı banka ile sigorta şirketinin müteveffa ... ile gerçekleştirilen akdi feshetmek için geçerli hiçbir hukuki sebepleri olmadığını, müteveffanın belirtilen hastalıkları bilerek sakladığını gösterir hiçbir ibare olmadığı gibi ölüm sebebinin böbrek yetmezliği ve şeker hastalığı olduğunu gösterir hiçbir delil de bulunmadığını,davalı şirketin üzerine düşen borcu ifa etmeyerek sözleşmenin devamı için gerekli kesintileri yapmaya devam ettiğini ileri sürerek açıklanan nedenlerle davacılar aleyhine başlatılan idari takibin durdurulmasına ve açılan davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 6.000,00.-TL alacağın faizi ile birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı Finans Emeklilik ve ... A.Ş vekili duruşmada tekrarladığı cevap dilekçesinde özetle;müteveffa ...'ın 12/04/2010 tarihli Finansbank A.Ş Uzun Süreli Kredi Grup ... Sigortası Başvurusu ve Sağlık Beyan Formunda sağlık beyanı ile ilgili soruların tümüne hayır cevabı vererek tamamen sağlıklı olduğunu beyan ettiğini,ancak Tüik'in 0468368 numaralı ölüm belgesinde müteveffa ...'ın vefatından önce 2 yıldır Kronik Ranel Yetmezliği ile şeker hastalığının olduğunun belirtildiğini,müvekkili şirketin sadece kendisine gelen taleplerle bağlı olduğunu,müvekkili şirketin gelen talep doğrultusunda işlem yaptığını,ancak müvekkili şirkete tevdi edilmesi gerekli olan ıslak imzalı ... Sigortası Başvuru ve Sağlık Beyan Formu'nun müvekkili şirkete sunulmadığını,bu nedenle ortada var olan bir sigorta sözleşmesinin de bulunmadığını,bununla beraber müvekkili şirketin TTK'nın hükümlerine göre T.C.Hazine Müsteşarlığı'nın izni doğrultusunda kurulup,faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olduğunu,müvekkili şirketin diğer davalı bankanın tüzel kişiliğinin bir parçası,şubesi veya başkaca bir ortağı olmadığını,davalı olma sıfatına haiz olmayan müvekkili şirket ile ilgili olarak açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini,müvekkili sigortacının,doğmamış bir sigorta ilişkisi nedeniyle sigorta tazminatı ödemesinin müvekkili şirket açısından mümkün olmadığı gibi 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 19.maddesi kapsamında şirket aktiflerinin azaltılmasına neden olacağı için şirket yöneticilerinin sorumluluğunu da gerektirecek bir durumum olduğunu,bu nedenle davanın tüm taleplerle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Finansbank A.Ş vekili cevap dilekçesi ile;... sigortası sözleşmesinin,tüketici ile müvekkili banka arasında kurulan tüketici kredisi sözleşmesinin sonucu olmadığını,sigorta primi ödemesi yapılmadığından da sigorta başvurusunun teklif aşamasında kaydının ve sigorta sözleşmesi yapılmadığını,hayatı sigorta edilen kimsenin,ilk primin ödenmesinden önce ölmüşse sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğunu,müteveffa ...'ın sağlık beyan formunu doldururken sağlık durumu hakkında gerçeğe uygun beyanda bulunma yükümlülüğünü ihlal etmiş bulunduğunu,sigorta sözleşmesinin "sağlık durumu hakkında gerçeğe uygun beyanda bulunma yükümlülüğü"ne ilişkin hükmünü ihlal ettiğinden sigorta şirketi tarafından mirasçılarına veya daini mürtehini olacak olan bankalarına herhangi bir tazminat ödemesi yapılamayacağını,üstelik vefat eden müşteri ...'ın,sağlık beyan formunu doldururken,sağlık durumu ile ilgili olarak gerçeğe uygun beyanda bulunma yükümlülüğünü ihlal etmeyerek hastalıklarını bildirmiş olsa,müvekkili davalı bankanın muhtemelen bu krediyi kullandırmayacağını,müvekkili bankanın bu yönü ile de kandırılarak zarara uğratılmışken bir de işbu dava açılarak müvekkili bankadan tazminat talebinde bulunulmasının hukuk düzenince korunmayacağının açık olduğunu,davanın reddine karar verilmesini,vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle,davalı bankadan kredi kullanan davacılar murisinin vefatı nedeniyle davalı sigorta şirketince ödenmesi gereken tüketici kredisi borcunun sigorta şirketi tarafından ödenmemesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenmek zorunda kalınan bedelin tahsili istemiyle açılan alacak davası istemine ilişkindir. Dava konusu sigorta poliçesi ve mütevefanın tüm tedavi evrakları dosya içerisine celp edilmiştir. Dain mürtehin Finans Bankası A.Ş Osmangazi Şubesi tarafından verilen 25.12.2013 tarihli yazıda, davacıların mirasbırakanı ...'ın kredi borcunun kapandığı bildirilmiştir. Dosya, konusunda uzman Kardiyoloji anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr...............bursa,emekli banka müdürü ......... ve Hukukçu................'ya tevdii edilmiş, bilirkişi heyetinden aldırılan 26/08/2013 havale tarihli bilirkişi raporunda;davalı Finans Emeklilik ve ... A.Ş'nin 2010 yılı risk yönetmeliğinin sadece acentesi konumundaki finansbank A.Ş Osmangazi/ BURSA Kredi Kolay Şubesi ile arasında cari olacağı; özel yönetmeliğin miras bırakan ... hakkında etkili olmayacağını,... Sigortası teklifnamesini elektronik ortamda aldığını kabul eden davalı Finans Emeklilik ve ... A.Ş'nin .......... Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11/2.maddesi gereği 30 gün içinde teklifnameyi reddettiğini ispat edemediğinden miras bırakan ... ile arasında verilen kredi miktarı olan 10.000,00.-TL limitli ... Sigorta aktinin oluştuğunu,davalı sigortacı cevabı içeriği ve sunulan 2010 yılı risk yönetmeliğinin muhatabı olarak Finansbank A.Ş Osmangazi/Kredi Kolay Şubesini göstermesi nedeniyle kredi sözleşmesine göre ... Sigortası primini hesaplarında alıkoyan ve bunu sigortacıya ulaştırmayan Finansbank A.Ş Osmangazi Kredi Kolay Şubesi'nin Finans Emeklilik ve ... A.Ş'nin acentesi olduğunu ve TMK'nın 2.maddesine göre primin acente tarafından tahsil edilmiş sayılmasının gerektiğini,dolayısıyla oluşan ... Sigorta aktinde teminatın başlamış olduğunu,...'ın Sağlık Beyan Formunu doldurduğu 12 Nisan 2010 tarihinde ve poliçenin yürürlük süresi içinde TTK'nın 1290/1 ve ... Sigortası Genel Şartları'nın C.2.2. Ve C.e maddesindeki ihbar mükellefiyetlerini ihlal ettiği hususunun ispatlanamadığını,davacıların veraset ilamındaki payları oranında Finans Emeklilik ve ... Sigorta A.Ş'nden 10.000,00.-TL olması gereken ölüm tazminatını miras paylarına oranla edebilecekleri (Ayten Anaç'ın 4/16;Ahmet Cumhur Anaç'ın 3/16;Arzu Anaç'ın 3/16;3/16 Hülya Köseer (Anaç)'ın 3/16 oranında payları bulunduğunu,mirasçı Neşe Anaç'ın davacılar arasında bulunmadığını,davacılar talebinin 6.000,00.-TL ile sınırlı bulunduğunu,davacıların davalı sigortacı Finansbank Emeklilik ve ... A.Ş'nin dava açabilmek için ön koşul olarak;dain mürtehin olması gereken Finansbank A.Ş Osmangazi/BURSA Kolay Şubesi'nden muvafakatname almaları veya Finansbank A.Ş Osmangazi/BURSA Kolay Şubesi'nden çektikleri kredi için borçları olmadığını ispatlamaları gerektiğini,aktin oluştuğu kabul edildiğine göre aynı zamanda acente sıfatı ile olayda yer alan Finansbak A.Ş Osmangazi/Kredi Kolay Şubesi'nin işlemlerinden dolayı davalı Finansbank A.Ş'nin pasif husumet ehliyetinin olmadığını bildirmişlerdir. Aldırılan bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun,gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenerek bilirkişi raporu doğrultusunda,davacıların mirasbırakanı ...'ın kalp krizi sonucu öldüğü ve bu hastalığıyla ilgili sağlık beyan formunu doldurduğu sırada ölümüne sebep olan hastalığıyla ilgili bir rahatsızlığı bulunmadığından ihbar mükellefiyetini ihlal ettiğinin söylenemeyeceği,davalı Finansbank A.Ş'nin diğer davalı Finans Emeklilik ve ... A.Ş (Cigna Finans Emeklilik ve ... A.Ş.)nin acentası olması nedeniyle tahsil ettiği primi sigorta şirketine göndermemesi kendi iç ilişkilerinden olup,davacıları bağlamayacağından,primin tahsil edilmiş sayılması gerekeceği ve bu nedenlerle davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinden dolayı sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılarak,taleple bağlı kalınarak 6.000,00 TL davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir. Davalı bankanın acente olması ve sigorta sözleşmesinin kurulduğunun kabul edilmiş olması nedeniyle,sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bu davadan dolayı kendisine husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı hakkındaki dava pasif husumet yönünden rededilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı Finans Emeklilik ve ... A.Ş. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, Yargıtay 17. HD'nin 15/05/2017 tarihli 2014/22590 Esas 2017/5445 karar sayılı ilamı ile " Bu durumda mahkemece, hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden, kök rapordaki tespitleri de dikkate alarak, sigorta ilişkisinin kurulmasından önce sigortalı muriste bulunan ve sigortacıya bildirilmeyen kronik böbrek yetmezliği ile ölüm rizikosu arasında illiyet olup olmadığı konusunda, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Gerekçesi ile bozularak yukarıda esasa kaydı yapılmıştır. Bozma İlamına mahkememizce uyma kararı verilmiştir. Bozma ilamından sonra düzenlenen 06/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Sigortalı ...’ın ölüm nedeninin, TUİK ölüm belgesinde Akut Miyokard infarktüsü olarak belirlendiği, Sağlık Beyan Formunun düzenlendiği 12 Nisan 2010 tarihinden önce, sigortalı ...’ın ölüm raporunda bildirilen hastalıklarından dolayı tedavi gördüğüne ilişkin dosya kapsamında kayıt olmadığı, kronik böbrek yetmezliğinden diyalize girdiğinin Bursa Özel Bahar Hastanesi ve Bursa Yüksek Eğitim ve Araştırma hastanesi Hasta Epikirizlerinde bildirildiği, Genel olarak Kalp Krizinin (miyokard infarktüsü) tek sebebi böbrek yetmezliği değildir. Her böbrek yetmezliği olanın mutlaka kalp krizi geçireceği sonucuna ulaşılamayacağı gibi; kişinin kalp krizi geçirmesi için mutlaka böbrek yetmezliği hastalığının olması da şart değildir. Hiçbir riski olmayan kişi de kalp krizi geçirebilir. Tarafımızdan sigortalının ölüm sebebi olan kalp krizinin (miyokard infartüsü) tek ve uyguijı illiyetinin, aynı zamanda 2 yıldır bildiği iddia edilen diyabete bağlı kronik renal (böbrek| yetmezliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı) kesin olarak belirlenemediği sonuç ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. O halde toplanan deliller ve Yargıtay Bozma İlamı ışığında somut olayda, davacıların murisinin kullandığı kredi sebebiyle davalı Finans Emeklilik ... A.Ş ile düzenlenen ... sigorta sözleşmesi kapsamında murisin poliçenin düzenlenmesinden sonra kalp krizi geçirerek vefat etmiştir. Davacı tarafından muriste daha önce kalp rahatsızlığının bulunmadığını ileri sürmüş, davalı ise muriste mevcut bulunan şekere ve böbrek hastalıklarının gizlenmesi nedeniyle sorumlu olduğu savunulduğundan, sigortalının doğru beyan yükümlülüğü kapsamında, sigorta ilişkisinin kurulmasından önce sigortalı muriste bulunan ve sigortacıya bildirilmeyen kronik böbrek yetmezliği ile ölüm rizikosu arasında illiyet bağının olup olmadığı konusunda 06/08/2018 tarihli ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli düzenlenen bilirkişi heyetinin ek raporunda, kalp krizi ile böbrek yetmezliği arasında illiyet bağının olduğunun belirlenemediğinden ve sunulan deliller ile sigortalı davacıların murisinin doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin davalıFinans Emeklilik ... A.Ş. tarafından ispat edilmediğinden davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinden dolayı ölüm tazminatının taleple bağlı kalınarak 6000 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizle birlikte tahsiline yönelik davanın kabulune, davalı Finansbank A.Ş ile sözleşme ilişkisinin kurulmadığından husumetin bulunmadığı gibi mahkememizce verilen önceki kararın temyiz edilmediğinden bu davalı yönünden usuli kazanılmış hak doğduğundan husumet sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davalı Finanbank A.Ş. Aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, 2-Davalı Finans Emeklilik ... A.Ş. ( Cigna Finans Emeklilik ve ... A.Ş. ) hakkında açılan davanın kabulü ile 6.000 TL alacağın dava tarihi olan 11.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bu davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 3-Alınması gerekli 409,86.-TL harçtan,peşin alınan 89,10.-TL'nin mahsubu ile bakiye 320,76.-TL harcın, davalı Finans Emeklilik ... A.Ş (Cigna Finans Emeklilik ve ... A.Ş.)'den alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap olunan 2.180,00 TL vekalet ücretinin, davalı Finans Emeklilik (Cigna Finans Emeklilik ve ... A.Ş.) alınarak davacılara verilmesine, 5-Davalı Finansbank A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap olunan 2.180,00 TL vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalı Finansbank A.Ş'ye verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan tebligat gideri 150,00.-TL, bilirkişi ücreti 1.200,00.-TL ve dava açılırken alınan 89,10 TL peşin harç olmak üzere toplamlarından oluşan 1.439,10.-TL yargılama giderinin davalı Finans Emeklilik (Cigna Finans Emeklilik ve ... A.Ş.)'den alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı Finans Emeklilik ... A.Ş(Cigna Finans Emeklilik ve ... A.Ş.)' tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı Finansbank A.Ş tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın,HMK'nın 333.maddesi uyarınca,kararın kesinleşmesinden sonra ve istek halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtaya Temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/11/2018 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır