İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1452 E. 2019/1702 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1452
Karar No
2019/1702
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/11/2018 KARAR TARİHİ : 26/12/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı tarafa satılan ticari mallar nedeni ile düzenlenen faturalar, yabancı para üzerinden yapılan satımlar nedeniyle davalı adına kesilen kur farkı faturası bedeli olan 9.044,74 TL’nin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine davalı şirket hakkında Bursa 12. İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine, borca ve borcun ferilerine ve faize itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında yabancı para üzerinden yapılan alım satımlar nedeniyle davalıya 29.09.2018 tarihinde kur farkı faturası kesildiğini, davalı tarafın bu faturayı kabul etmediğini ve Bakırköy 2. Noterliği 11.10.2018 tarihli 15655 yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkiline iade ettiğini, Bursa 10. Noterliği 16.10.2018 tarih 43697 yevmiye numaralı ihtarname ile kur farkı faturası davalı tarafa yeniden gönderildiği ve müvekkil ile arasında imzalanan 26.03.2018 tarihli sipariş sözleşmesinde de kur farkının hesaplanıp faturalandırılacağının açıkça belirtildiği gösterildiğini, davalı taraf tekrar ihtarname göndererek faturanın aslı kendinde kalmak suretiyle faturayı kabul etmediğini açıkça beyan ettiğini, davalı ile müvekkil arasında imzalanan 26.03.2018 tarihli sipariş sözleşmesinde davalının ödemesini 120 gün döviz çeki ile yapması kararlaştırıldığını, aynı sipariş sözleşmesinin 11 maddesinde “..dövizli satışlarda ödeme satılan para birimi ile yapılır veya TL çeki ile ödemelerde çekin vadesinde kur farkı hesaplanıp faturalandırılır.” Hükmü içerdiğini, faturaların düzenlendiği ayların ba-bs formlarının davacı ve davalı tarafın ilgili vergi dairesinden istendiği takdirde davalının müvekkilinden aldığı faturaları yasal defterlerine işlediği açık bir şekilde ortaya çıkacağını beyanla, davalının haksız ve yersiz itirazının iptaline, takibin devamına, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkilinin karşı yan arasında yapılan anlaşma uyarınca muhtelif miktarda kumaş siparişi edildiğini, sipariş edilen kumaş bedellerinin davacıya ödendiğini, davacı yana borcunun olmadığını, davacı tarafından satın alınan kumaş nedeniyle kesilen 27.03.2018 tarihli HMK2018000000724 fatura nolu e-fatura ile 3.712,34 USD Bedel Türk Lirasına çevrilerek toplamda ödenecek 14.780,31 TL’nin müvekkil tarafından 0483 nolu tahsilat makbuzu ile 30.08.2018 tarihli müvekkili şirketin keşidecisi olduğu Akbank Radar/Yenibosna Şubesinin Z9134691 çek seri nolu çekle ödendiğini, taraflar arasında varılan mutabakat uyarınca karşı yanca e-fatura ile USD kuru üzerinden TL’ye çevrilerek faturalandırıldığı ve bedelinin ödendiği, ancak haksız kazanç elde etmek amacıyla 9.044,74 TL miktarı kur farkı faturasını keserek e-fatura olarak şirkete gönderdiğini, ihtarname ile müvekkilinin iade ettiğini, taraflar arasında davacının dilekçesinde sipariş sözleşmesi imzaladığını iddia ettiğini, taraflar arasında böyle bir sipariş sözleşmesi olmadığını beyanla, davanın reddi ile davacının haksız ve kötü niyetli takibi sebebiyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, sözleşme, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 9.044,74-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce; Davalı ticari defterlerinin incelenmesi yönünden BAKIRKÖY NATM'ye talimat yazılmasına, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması, davacının davalıdan kur farkı talep edip edemeyeceği, kur farkı konusunda sözleşme olup olmadığı ve taraflar arasında kur farkı istenebilmesi hususunda temaül oluşup oluşmadığının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasının istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 22/05/2019 tarihli talimat bilirkişi raporunda; Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle mahkemenin kabulü halinde, Davalının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının olduğu, Davalının takip târihi itibariyle kaydi olarak davacıya borç / alacağı olmadığı, Davacının 29.09.2018 tarihli takibe dayanak 9.044,74TL1ik faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacıya ait 27.03.2018 tarihli faturaya istinaden davalı tarafından 30.08.2018 keşide tarihli çekin 13.04.2018 tarih 28 fiş numaralı kayıtla davalının ticari defterlerinde davacıya verildiğine dair kayıt olduğu, Taraflar arasındaki ticari ilişkide yalnızca bir fatura ve bir de ödeme hareketi olduğu, Bu itibarla taraflar arasında kur farkına ilişkin teamül olduğuna ya da olmadığına dair ticari defterleri üzerinden kanaat oluşturulamayacağı, Ancak Mahkemece "Sipariş Sözleşmesi" başlıklı belgenin davalı açısından bağlayıcı olduğu benimsenirse takip ve dava tarihi itibariyle davacının 9.002,05 TL davalıdan alacaklı olduğu aksi takdirde davacının alacak iddiasının yersiz olacağı, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez bankası verilerinden, 09.10.2018 takip tarihi itibari ile avans faiz oranının %19,50 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %19,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği Sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 07/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının 2016, 2017 ve 2018 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 69. ile 213. sayılı V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu diğer defterlerin birbirlerini doğruladığı,Davacının ticari defterlerine göre Takip tarihi (09.10.2018) itibariyle davacının davalıdan 9.044,74 TL alacaklı göründüğü, Davalı defterlerinin incelenmesinde taraflar arasındaki cari hesabın kapalı göründüğü, mutabakatsızlığın davacı tarafından düzenlenen ve davalı kayıtlarında olmayan 29.09.2018 Tarih ve HSB20180000000039 seri numaralı 9.044,74 TL’lik kur farkı faturasından kaynaklandığı, Taraflar arasındaki ticarete konu 27.03.2018 Tarih HMK2018000000724 nolu mal satış faturasında Döviz olarak Mal bedeli + KDV tutarının 3.712,34 USD olduğu Döviz Satış kuru olarak 3.9814 olarak görüldüğü, Mal satış faturası karşılığında verilen 14.780,30 TL’lik çekin vadesinin 30.08.2018 olduğu, 30.08.2018 tarihindeki USD Döviz Satış Kurunun 6.4178 olduğu ve bu kurdan çek bedelinin 2.303,02 USD olduğu dolayısıyla aradaki farkın 3.712,34 USD – 2.303,02 USD = 1.409,32 USD olduğu, aynı tarihli kur üzerinden fatura edilebilecek Kur farkının 9.044,74 TL olacağı, Davacı ile davalı arasında yapılmış yazılı bir sözleşme mevcut bulunmamakla birlikte, tarafların beyanları ve ticari defterleri incelendiğinde taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu kanaatine varıldığı, Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası incelendiğinde davacı tarafından takip tarihine kadar temerrüt faizi talep edilmemiş olması nedeniyle tarafınca faiz hesaplaması yapılmadığı, bildirilmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı tarafından davalıya mal sattığı ve 27/03/2018 tarihli 3712,34 USD bedelli faturanın düzenlendiği, faturanın Amerikan doları cinsinden olduğu, faturanın bedelinin 13/04/2018 tarihinde 30/08/2018 keşide tarihli çekle davalının ödediği bunun üzerine davacının dövizli satış sebebiyle 29/09/2018 tarihli 9.044,74 TL bedelli kur farkı faturasının düzenleyerek alacaklı olduğu ileri sürülmüş olup davalı tarafından davacının kabul ve mutabakatıyla TL üzerinden çekle ödendiğini haksız olarak açılan davanın reddini savunmuş olup uyuşmazlık, kur farkı faturasından kaynaklandığı anlaşılmakla, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/1227 Esas ve 2019/1611 Karar sayılı Kararında da vurgulandığı üzere, davacı tarafından faturanın Amerikan Dları cinsinden düzenlenmesi sebebiyle kur farkı istenebilir ise de davalı tarafından yapılan ödemenin çekle yapıldığı sabit olup çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinden açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 154,47 TL'den mahsubu ile artan 110,07 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yararına ölçümlenen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/12/2019 Katip ¸E-imzalıdır. Hakim ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1452, K. 2019/1702, T. 26.12.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1452-e-2019-1702-k-cdecd10358cd