İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1224 E. 2020/503 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1224
- Karar No
- 2020/503
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2020 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2018 KARAR TARİHİ : 06/10/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davalı müteahhit ile Bursa ili, Yıldırım ilçesi, Mollaarap Mahallesi, 589 ada, 69-70-13 ve 14 parsel üzerinde inşa edilmeye başlanan gayrimenkulün zemin katında bulunan toplam 570 m2 brüt, 489 m2 net olmak üzere üç ayrı bağımsız dükkanın yapılması ve sözleşmedeki şartlar ile devredilmesi hususunda 17/06/2013 tarihli sözleşmeyi imza altına aldıklarını, imzalanan sözleşmenin 2.maddesinde satıcı müteahhitin sözleşmeye konu dükkanların 30/09/2013 tarihinde market olarak kullanılmaya yasal bir engel bulunmayacak şekilde teslimini taahhüt ettiğini, yine aynı sözleşmenin 5.maddesinde bağımsız bölümlerin 30/09/2013 tarihinde alıcıya teslim edilmemesi halinde 30/10/2013 tarihinden başlamak üzere geciken her ay için 7250 TL ödemeyi kabul ettiğini, sözleşmeye konu bağımsız bölümlerin kat mülkiyetine dönüştürülmeden farklı tarihlerde alıcı müvekkili şirkete devredildiğini, her ne kadar sözleşmeye konu dükkanların farklı tarihlerde tapu devri gerçekleştirilmiş olsa da müteahhidin borçları ve üzerine düşen diğer sorumlulukları yerine getirmemesi nedeniyle yapı kullanım izinleri alınamadığından müvekkili şirket tarafından kiraya verilemediğini, alıca müvekkili şirket yetkililerinin çabaları ile satışa konu gayrimenkullerle ilgili kısmi yapı kullanım izni alındığını, 15/12/2016 tarihinde 5500 + KDV bedel ile ... Mağazacılık A.Ş (A101)'e kiraya verildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2.maddesinin "market olarak kullanılmaya yasal bir engel bulunmayacak şekilde teslimi" şeklinde düzenlenmesinin ve sözleşmenin 5.maddesinde 7250 TL kira kaybı bedeli belirlenmesinin sebebi müvekkili şirket yetkililerinin müteahhit satıcıyla sözleşme yapmadan önce bir market zinciri ile dükkanların 7250 TL + KDV bedelle kiralanması konusunda sözlü anlaşmaya varmış olduklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın itirazın iptali açmak yerine işbu davayı açtığını, bu nedenle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, esasa girilmeden derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu iddiaların zaman aşımına uğradığını, davacı şirket vekili ile davalı müvekkili arasında imzalanan 20/08/2015 tarihli ve protokol başlıklı evrak ile 300.000 TL miktarlı bononun davacı tarafından müvekkiline iade edileceği, icra takibi ile konulan hacizlerin kaldırılacağı, davacının tapu devrinden sonra icra takibinden veya ...'in borçlu olduğu şekilde düzenlenmiş hiçbir senetten alacak talebi olmayacağı vs konularında anlaşma sağlanamadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, 17/06/2013 tarihli sözleşme sureti, ... Mağazacılık A.Ş ile yapılan kira sözleşmesi, tapu kaydı, resmi senet, encümen kararı, esnaf odası kayıtları, keşif, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı alacağı istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Dava konusu işin yapıldığı mahalde 2 inşaat, 1 mimar, 1 hesap uzmanı bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 30/09/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Bursa ili, Yıldırım ilçesi, Mollaarap Mahallesi, 589 ada, 71 parselde kayıtlı Mollaarap Mah., Eşrefiler Caddesine cepheli, N:160 AB adresinde bulunan ve halen A101 mağazasının bulunduğu taşınmazda yapılan incelemede davalının dava konusu taşınmazı belirtilen sürede tamamlayamadığı, davacının talep edebileceği gecikme cezasının 131.708,00 olabileceği mütalaa edilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları kapsamında ek rapor tanzim edilmek üzere dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda özetle: Bursa ili, Yıldırım ilçesi, Mollaarap Mahallesi, 589 ada, 71 parselde kayıtlı Mollaarap Mah., Eşrefiler Caddesine cepheli, N:160 AB adresinde bulunan ve halen A101 mağazasının bulunduğu taşınmazda yapılan incelemede davalının dava konusu taşınmazı belirtilen sürede tamamlayamadığı, davacının talep edebileceği gecikme cezasının 131.708,00 olabileceği, kök raporlarında değiştirilecek kanaatlerinin olmadığı mütalaa edilmiştir. Taraflar arasında 17/06/2013 tarihli üç ayrı bağımsız bölümün yapılması konulu eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından cevap dilekçesinde zamanaşımı def-i ileri sürülmüştür. Davacı tarafından eserin süresinde teslim edilmemesi sebebiyle gecikme tazminatı talebinde bulunmuştur. Gecikme tazminatında zamanaşımı süresi TBK 147/6. Maddesi uyarınca bağımsız bölümlerin davacıya teslim tarihinden itibaren 5 yıl olup somut olayda, sözleşme kapsamında yapı kullanma izin belgesi alınmadığı ancak davacı tarafından kiraya verildiği tarih olan 28/11/2016 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinden ve bu tarihten itibarın 5 yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşamı def-i savunmasına itibar edilmemiştir(.Davacı ifayı beklediğine göre, davalı yükleniciler sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadırlar. Gecikme tazminatı istemleri yönünden zamanaşımının başlangıç tarihi, sözleşmeye göre yüklenicilerin edimlerini yerine getirerek davacıya ait bağımsız bölümleri teslim tarihidir. Diğer bir deyişle eser sözleşmesi feshedilmediği sürece iş sahipleri gecikme tazminatını (kira) alarak ifayı bekleyebileceğinden eser teslim edilmediği ve sözleşme ifa ile sonuçlanmadığı için teslimi gereken tarih geçmesine rağmen zamanaşımı süresi işlemeye başlamayacaktır. Önceki döneme ait olsa dahi gecikme tazminatı ile ilgili zamanaşımı süresi eserin teslimi ve sözleşmenin ifası ile sonuçlandığı tarihten itibaren başlayacaktır. Yargıtay 15. H.D. 14/10/2010 2010/3391 E. 2010/5310 K.,2019/229 Esas ve 2019/4869 K). Davalı tarafından davacı ile 23/003/2015 tarihli ve 20/08/2015 tarihli protokoller ile davacıya alacağının kalmadığını savunmuş olup protokollerde açıkça davacı iş sahibinin sözleşmeden kaynaklanan alacağının ibra edildiğinin ifade edilmediği gibi 23/03/2015 tarihli protokolde davalının 15/05/2015 tarihine kadar tesliminin kararlaştırıldığı ve bu tarihe kadar 80.000 TL davacı lehine kira bedeli altında ücret doğduğunun belirtildiğinden 15/05/2015 tarihinden sonra oluşan gecikme tazminatı alacağından davacı iş sahibinin vazgeçmediği anlaşılmakla davalının bu savunmalarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Öte yandan eser sözleşmelerinde yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye teknik ve sanatsal kurallara ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle,davalı iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftir. (TBK 470). Somut olayda, taraflar arasında 17/06/2013 tarihli üç ayrı bağımsız bölümün yapılması konulu eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığına dair ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı yüklenicinin işi süresinde yapıp yapmadığı, süresinde yapılmamış ise işin gecikmesinde davacının kusurlu olup olmadığı ve gecikme tazminat miktarı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu işin yapıldığı mahalde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi heyetinin 30/09/2019 tarihli rapor ve ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek sözleşmenin 2. maddesi, 4. maddesi ve 5. Maddesinde bağımsız bölümlerin süresinin belirtildiği anlaşılmakla davalı yüklenici tarafından 30/09/2013 tarihinde market olarak kullanılmaya yasal bir engel bulunmayacak şekilde alıcıya teslim edeceği halde bağımsız bölümlerin kiraya verildiği 28/11/2016 tarihine kadar yapı izin kullanma belgesinin alınmadığı, teslim edilmediği ve 4. Maddesi gereği davalı yüklenici tarafından bağımsız bölümlerin teslime hazır olduğunun açıkça iş sahibine bildirilmediği anlaşılmakla bu tarihe kadar sözleşmenin ifa ile sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda taraflar arasındaki protokolde 15/05/2015 teslim tarihi ile bağımsız bölümlerin kiraya verildiği 28/11/2016 tarihine kadar davacının gecikme tazminatı alacağına hak kazandığından ve kaba inşaat yapılırken fore kazık yapılması, zeminde kaymaların olması ve ekonomik durum nedeniyle gecikmelerden davacının sorumlu olmadığından bilirkişi heyeti tarafından sözleşmeyi uygun olarak tespit edilen 131.708 TL gecikme tazminatının 20.000,00 Tl kısmının dava tarihinden, bakiye kısmının ise ıslah tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinden faiz işletilerek davanın kabulune dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile 131.708,00 TL gecikme tazminatı alacağının 20.000,00 Tl kısmını dava tarihi olan 26/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte 111.708,00 TL kısmını ise ıslah tarihi olan 14/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.996,97 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55 TL ve ıslah harcı 1.907,70 TL olmak üzere 2.249,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.747,72 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 2.800,00 TL, keşif harcı 314,00 TL, keşif araç ücreti 150,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 76,55 TL olmak üzere toplam 3.340,55 TL yargılama gideri ve peşin alınan 341,55 TL ve ıslah harcı 1.907,70 TL olmak üzere 2.249,25 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.589,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 16.462,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/10/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.