İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1162 E. 2019/762 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1162
Karar No
2019/762
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI- KARŞI DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI-KARŞI DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2018 KARAR TARİHİ : 07/05/2019 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı firmanın davalı firmaya ait arazi üzerinde müteahhitliğini yaptığı projeden 5 adet bağımsız bölüm satın almak üzere anlaştıklarını, müvekkilinin davalı firmadan proje üzerinden ticari amaçlı 5 adet bağımsız bölüm satın aldığını, karşılığında banka marifetiyle 732.500,00-TL ödediğini, davalı firmanın arsa sahibiyle ve kendileriyle yaptığı sözleşmeye uymadığını, eksik ve hatalı imalatta bulunduğunu, işbu hatalı ve eksik imalattan dolayı oluşan şimdilik 1.000,00-TL maddi zararın davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili karşı dava ve cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, teslimin usulüne uygun olarak eksik ve hata bulunmaksızın gerçekleştirildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, davacının ödeme yükümlülüğünü zamanında yerine getirmediğini, davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile geç ödemeden kaynaklanan işlemiş faiz alacağı olarak şimdilik 100,00-TL'nin davalıda tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. KANITLAR: Tespit dosyası, sözleşme, şartname, daire planları, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklan ticari ilişkiden dolayı karşılıklı olarak alacaklarını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de; tarafların ticari amaçla hareket etmesine rağmen davacının tacir olmadığı, söz konusu uyuşmazlığın her iki tarafın birden ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olmadığı, eldeki davanın Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan da olmadığı, dolayısıyla iş bu davaya bakmakta mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu (İstanbul BAM 18. HD. 2019/97 E.-2019/275 K., Antalya BAM 3. HD. 2018/1815 E.- 2019/275 K..) vicdani kanaatine varılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/05/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1162, K. 2019/762, T. 07.05.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1162-e-2019-762-k-7faaf16df4b1