İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1123 E. 2025/373 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1123
- Karar No
- 2025/373
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), DAVA TARİHİ : 07/09/2018 BİRLEŞEN ... 20. ATM'NİN 2019/... E. SAYILI DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2019 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında davacıya ait Madafabrik markasına ait ... olarak adlandırılan bir projenin tasarımı için 27/04/2017 tarihinde e ticaret platformu sözleşmesi imzalandığını, söz konusu projenin müvekkile ait hali hazır durumda kullanımda olan ... sitesinin yenilenmesi sureti ile hayata geçirildiğini, davalı tarafından davacıya teslim edilen hiçbir ürün ya da hizmet bulunmadığını, bu kapsamda söz konusu projeye istinaden sözleşme konsu ubedeli peşin alıp daha sonrasında ise sözleşme konusu edimlerini ihmal ve yetersizlik neticesinde yerine getirmeyen davalı şirkete ödenen 190.000,00-TL bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA; DAVA: müvekkil şirket ile davalı borçlu şirket arasında akdedilen taraflara karşılıklı edimler yükleyen 27.04.2017 tarihli bir ... sözleşmesinin mevcut olduğunu, bu sözleşmeye istinaden müvekkil şirket tarafından davalı şirkete ... Danışmanlık hizmeti sunulmaya başladığını, söz konusu hizmet sözleşmesi çerçevesinde müvekkil şirket tarafından davalı şirkete en iyi şekilde danışmanlık hizmeti verildiğini, davalı şirketin 17.08.2018 tarihinde fatura düzenlediğini ve davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin söz konusu faturayı 29.08.2018 tarihinde tebliğ aldığını, 07.09.2018 tarihinde ihtarname keşide ederek tarafların tacir olmasına ve akdi ilişkiye rağmen ve de yasal süresinden sonra iade ettiğini, davacı şirketin edimlerini eksiksiz yerine getirmesi akabinde sözleşmeye istinaden yerine getirilmesi gereken ödemelerden bir kısım fatura bedelini davalı şirket tarafından ödendiğini, ancak bakiye kalan kısma dair bedelin ödenmediğini ve sözleşmeye istinaden kalan 82.316,72-TL bakiye alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine 14.02.2019 tarihinde iş bu davaya esas ... 32. İcra müdürlüğünün 2019/ Esas sayılı icra takibi başlatıldığını ve davalı borçlu şirket tarafından kötü niyetli olarak bakiye kalan fatura alacağı ile ilgili başlattığı icra takibine itiraz edildiğini, davalı şirketin takibe hakısz ve mesnetsiz itiraz ettiğinden haklarındaki takibin durduğunu, davalı şirketin bizzat müvekkil davacı şirketten fatura düzenlenmesini talep ettiğini, akabinde de iş bu hizmete dair bedel ile ilgili faturanın tamamının 2018 yılında düzenlenmesini talep ettiğini, bu hususa dair de ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/ Esas sayılı dosyada tanık beyanlarının da mevcut olduğunu, beyan ederek HMK 166. Mad. Gereği iş bu dosyanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin sunmuş olduğu dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hussular, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı şirketin iddia etmiş olduğu hususların ispat yükü altında olduğunu, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri usul kuralları çerçevesinde iddia edilen vakıayı ispata elverişli gerçek bilgilere, bilime dayalı araçlar olmadığını, davacı şirketin taleplerinin tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere kurgulandığının açık olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, sözleşme, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Asıl davada dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi nitelikli yazılım projesi sözleşmesi nedeni ile ödenen 190.000,00-TL 'nin iadesi istemli alacak davası ;Birleşen davada dava ise ; Eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye ücret alacağının tahsili istemli icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için dosyanın alanında uzman 1 Bilişim Uzmanı (Web tasarımı) bilirkişi ve 1 hesap bilirkişine tevdii ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 26/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafça geliştirilen yazılım veristemin sunucu tarafı ve kodlama yapısı ile ilgili bir inceleme, erişim bilgisi ve yetkileri taraflarında bulunmadığından yapılamadığını, bu yüzden incelenen demoya ait son güncellemeler ve işlemin hangi tarihte olduğu tespit edilemediğini, inceleme sonucu standart bir e-ticaret sisteminde olması gereken özellikler büyük oranda bulunmakta ve sorunsuz çalıştığını, diğer bazı özellikler (facebook giriş, kredi kartı ödeme, kargı takip vb.) gerekli aplikasyonlar veya hizmet sağlayıcı kurumlardan oluşturulacak hesap bilgileri bulunmadığından aktif olarak tespit edilemediğini, inceleme sonucu ürün giydirme özelliğinin çalıştığı kanaatine varıldığı, giydirme işleminin belli bir zaman alabildiği işlem hızı da sunucu hızı ve diğer faktörlerle ilişkili olabileceğini, demo sistemin genel itibari ile tamamlandığı fakat kısmi eksikleri bulunduğu anlaşıldığı, davalının dava konusu sistemi %80 oranında tamamladığı kanaatine varıldığı, sözleşmedeki iş bitirme tarihlerinin geçmesine rağmen davalı tarafın sistem üzerinde yazılım geliştirme çalışmalarının devam ettiğinin görüldüğü, 13/08/2018 tarihine kadar sistemin geliştirildiği sunucudaki davalı tarafa ait erişim şifrelerin aynı olduğu davalının erişimine ilişkin bir kısıtlamanın olmadığının anlaşıldığı, davacının 10.000,00-TL ödemesini (KDV hariç) fazla yaptığı sonucuna ulaşılmakta olduğunu bildirmişlerdir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna beyan ve itirazları doğrultusunda dosyanın önceki bilirkişi heyetine gönderilerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 09/10/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; e-posta yazışmalarından anlaşıldığı üzere, proje başlangıcında harici bir alan adı düşünüldüğünü ama davacı tarafından bundan vazgeçildiği ... alan adı üzerinden devam edileceğinin belirttiğinin görüldüğü, Modafabrik.com alan adı üzerinde projenin devamında taraflar arasında bir itirazın olmadığı gibi görüldüğü, sunucu hizmetinin Mayıs 2018 dönemi ile Şubat-Mart 2019 döneminde ödeme ve sunucu hizmetleriyle alakalı (suspended-creadet-booted) denilen askıya alma, güncelleme, yeniden kurulum, vb. işlemler geçirdiği bu nedenlerle de belli süre erişimle ilgili sıkıntılar yaşanmış olabileceği görüldüğünü, linode sunucu firmasının sunduğu kullanıcı adına bağlı IP erişim bilgileri ve bu konudaki cevaben yazısı yetersiz kalmakta olduğunu, sunucu ve sunucu yönetim paneline erişime ait kullanıcı adı bazında IP erişim bilgileri olarak göründüğünü, direkt sunucu içeriğine erişmelerini sağlayan sunucuya dosya web sitesi, yazılım yüklemeyi sağlayan (vb.) uygulamalardan sunucuya erişim bilgilerini özel olarak vermediğini" beyan ettiğini, dosya transferine ait işlem bilgileri olmadan sunucuya ne yoğunlukta dosya yüklendiği konularında kanaat belirtmenin zor olduğunu, yazılım firmalarının yazılım projelerinde, kendi "local" denilen bilgisayar sistemi veya kendi özel sunucularında çalışarak yazılım projelerini yürüttüğü proje bitimine doğru müşterinin talep ettiği internet sunucusuna projeyi çalışır halde yüklediğinin bilindiğini, bu nedenle projenin bitirilme durumu hakkında davalı tarafın sunucuya erişim sayısı üzerinden değerlendirme yapmanı da sağlıklı olmayacağı düşüncesinde olduklarını, davacı tarafa ait sunucu içeriğine sunulan erişim bilgileri üzerinden erişim sağlanabildiğini, sunucu içeriğinde klasör veya dizine rastlanamadığını, mevcut dizin yapısının sunucuya ait işletim sistemi klasör ve dosyalarından ibaret olduğunun görüldüğü, sunucu ve ftp erişimine ilişkin işlem kayıtları da bulunamadığını, bilirkişi heyeti olarak sadece mevcut deliller ve yetki çerçevesinde inceleme yapıldığını, olmayan deliller veya erişim izni ve yetkisi verilmeyen bir alanlar üzerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, kök raporda da belirtildiği üzere her iki tarafında delil olarak sunduğu server ve demo site incelendiğini, demo site kod yapısına erişim izni olmadığından kod yapısında ve dosyalarla ilgili inceleme yapılamadığını, incelenen demo sitede tarafların özel olarak çalışmadığını belirttiği bölümler üzerinden durulduğunu, çalışan menü ve araçlarla ilgili raporda ekstre bir bölüm ayrılmadığını, sitede bulunan bazı eksikler 1 kaç satırlık kod eklemeleriyle çözülebilecek eksikler olduğundan arayüz de hiç bulunmasa da yazılım geliştirme algoritması olarak mevcut proje büyüklüğü göz önüne alındığında çok kolay arayüze eklenebilecek eksiklikler olduğunu, bu yüzden proje bütünü yazılım ve kod yapısı bakımından büyük çoğunluğu tamamlanmış ve hesap uzmanı bilirkişinin referans alması açısından yaklaşık bir oran tespit edildiğini, davalı tarafın sunduğu demoya ilişkin inceleme servera erişim izni bilirkişi heyetine verilmediğinden demoda en son ne zaman işlem yapıldığının tespit edilemediğini bildirmiştir. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına, davalı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde inceleme yapılması için bağlı bulunduğu ... NATM'ye talimat yazılarak SMMM bilirkişisi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce alınan 21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının sunmuş olduğu ticari defterlerinin usulüne uygun olduğunu, davacının ticari defterlerine göre ihtar tarihi itibariyle davacının davalıdan 190.000,00-TL alacaklı göründüğü, davalının 17/08/2018 tarihinde nolu fatura ile danışmanlık hizmet bedeli adı altında 225.000,00-TL + KDV'lik faturayı düzenlendiğini beyan ettiği, faturanın davacı tarafından ... 10. Noterliği'nin 07/09/2018 tarih ve yevmiye nolu ihtarname ve tebliğ şerhi ile iade edildiğinin görüldüğü, yine davalının 27/12/2017 tarihinde nolu fatura ile danışmanlık hizmet bedeli adı altında 100.000,00-TL + KDV'lik fatura düzenlediğini beyan ettiği, bu faturaya da davacı kayıtlarında rastlanmadığını, davacı ile davalı arasında yapılmış yazılı bir sözleşmenin mevcudiyeti ile ticari ilişkinin var olduğunu, davalı şirkete ... 10. Noterliği'nin 13/08/2018 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnameye göre davacı tarafından proje kapsamında ödenen 190.000,00-TL'nin iş bu ihtarnamenin tebliği ile temerrüde düşmüş sayılacağının talep edilmiş olması, tebliğ şerhine göre ihtarın 15/08/2018 tarihinde evrak almaya yetkili daimi çalışan ... tebliğ edilmesi nedeniyle tarafından faiz hesaplaması yapıldığı, davacı defterinde görülen 190.000,00-TL'nin iadesi yönünde olması durumunda hesaplanan temerrüt faizinin 2.233,15-TL olacağı bildirilmiştir. Talimat mahkemesince alınan 27/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olduğunu, davalı tarafından 17/08/2018 tarihinde nolu fatura ile danışmanlık hizmet bedeli olarak 225.000,00-TL +KDV'li fatura düzenlediği, faturanın davacı tarafından ... 10. Noterliği'nin 07/09/2018 tarih ve yevmiye nolu ihtarname ve tebliğ şerhi ile davalı tarafa iade ettiğinin görüldüğünü, davacının taraflar arasında imzalanan 27/04/2017 tarihli ... sözleşmesini davalı tarafa 13/08/2018 tarihinde gönderdiği, ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, proje kapsamında ödenen 190.000,00-TL'nin ihtarnamenin taraflara tebliğinden itibaren 1 iş günü içerisinde ilgili banka hesabına ödemelerini ihtar ettiğini, söz konusu ihtarnamenin davalı şirket çalışanı ... tebliğ edildiğini, davalıya tebliğ edilen ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 iş günü içerisinde davacı tarafın proje kapsamında 75.500,00-TL ödemesinin iade edilmediğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının davalıya kaydi olarak asıl alacak olarak 75.500,00-TL tutarında borçlu olduğu, İİK 67/2 maddesi uyarınca takibin fatura ve cari hesaba dayanması bu kapsamda belirlenebilir ve likit olması sebebi ile ayrıca davacının %20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatı talebinde bulunabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. ... NATM Ye talimat yazılarak dosyanın önceki raporu sunan SMM bilirkişi ... tevdi edilerek itirazların değerlendirilmesi için ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 10/09/2021 ek raporda; davalı tarafından 17/08/2018 tarihinde nolu fatura ile danışmanlık hizmet bedeli olarak 225.000,00-TL + KDV'li fatura düzenlendiğini, faturanın davalıya 29/08/2018 tarihinde tebliğ edildiğinin, söz konusu faturanın davacı tarafından ... 10. Noterliği 07/09/2018 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğinin görüldüğü, davacının söz konusu faturayı 8 gün içerisinde faturanın kendisine ya da fatura içeriğine ibraz etme hakkına sahip olduğunu ancak faturaya itiraz etme süresinin aşıldığı ve davacının faturayı 9 gün sonra iade ettiğinin görüldüğü, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliğince davacı tarafın ticari defter ve belgelerin incelendiği raporun sonuç kısmında "....davalının 27/12/2017 tarihinde fatura ile danışmanlık hizmet bedeli adı altında 100.000,00-TL + KDV'Lİ fatura düzenlediğini beyan ettiği, bu faturaya da davacı kayıtlarında rastlanmadığı..." hususunun yer aldığı, davalının 27/12/2017 tarihinde fatura ile danışmanlık hizmet bedeli adı altında 100.000,00-TL + KDV'li fatura düzenlediğini beyan etmiş ise de 2017 yılı davalı ticari defterlerinde söz konusu fatura kaydı rastlanmadığı, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede 2017 yılında 190.000,00-TL borçlu olduğu daha sonra 17/08/2018 tarihli yevmiye numaralı KDV dahil 265.500,00-TL'lik davalı tarafından davacı yana fatura kesildiği bakiyenin 75.500,00-TL olduğu görüldüğü, davalı tarafından 17/08/2018 tarihinde nolu fatura ile danışmanlık hizmeti bedeli olarak 225.000,00-TL + KDV'L fatura düzenlendiğini, faturanın davalıya 29/08/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu faturanın davacı tarafından ... 10. Noterliğinin 07/09/2018 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğinin görüldüğü, faturanın iadesi ile ilgili hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında ... Danışmanlığın davacı ...'e kaydi olarak 75.500,00-TL tutarında borçlu olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce ... NATM'ye talimat yazılarak tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından dosyanın 3 kişilik Bilişim- Yazılım Uzmanı bilirkişilere tevdi edilerek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 08/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; işin gecikmesinde her iki tarafın sorumluluğunun bulunması nedeniyle sorumluluğun her iki şirkette de eşit (%50-%50) olduğu, yapılan değerlendirmede yazılımın davacı tarafın isteklerini karşılayacak nitelikte olmakla beraber yazılımın bitmiş olan %75'lik mevcut hali üzerinden yapılabilecek %25'lik geliştirme/düzenlemeler ile canlı ortama taşınabileceği sonuç ve kanatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememmizce ... NATM'ye talimat yazılarak dosyanın önceki raporu sunan bilirkişiye tevdi ile taraf vekillerinin itirazlarının tek tek değerlendirilmesi için ek rapor aldırılmasının istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 31/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök raporda varılan kanaatlerini korudukları, nitelikli hesap uzmanı tarafından yapılan incelemelerde de tarafların eşit kusurlu (%50-%50) kusurlu oldukları bildirilmiştir. Mahkememizce ... NATM'ye talimat yazılarak tarafların iddia ve savunmaları ile önceki bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar tek tek değerlendirilerek dosyanın 3 kişilik yazılım konusunda uzman ve bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdii ile ana dosya ve birleşen dosya açısından rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı taraf Reisoğlu üzerinde tüm düşen edimlerini yerine getirdiğini, işin gecikmesindeki asli kusurun davacı tali kusurun davalı taraf üzerinde olduğunu, yazılım kodları derlenmemesinden dolayı proje çalışılmadığı için işin tamamlanma oranını tespit edilmediğini, ürün giydirme fonksiyonu sözleşmede mevcut olduğunu, ürün giydirme fonksiyonu 2,5 boyutlu olduğunu, ürün giydirme fonksiyonu performanslı çalışacak yazılım altyapısına sahip fakat yeterli donanım altyapısı olmamasından dolayı performanslı çalışmadığını bildirmiştir. Asıl dava, taraflar arasındaki sözleşme nedeni ile ödenen bedelin iadesi, birleşen dava ise sözleşmeden ötürü düzenlenen fatura bedelinden bakiye alacağa ilişkin yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemlidir.Taraflar arasındaki 27/04/2017 tarihli ... başlıklı sözleşmede, davalı tarafından yapılacak işin bedeli 225.000 TL + KDV olmak üzere toplam 265.500 TL olarak belirlenmiştir.Davacının sözleşme kapsamında, davacının muhtelif tarihlerde yaptığı ödeme miktarı ise 190.000 TL'dir.Sözleşmenin konusu ise, ek 1 de tanımlanıp , aşamaları belirtilen proje geliştirme hizmetinin davalı-birleşen davacı tarafça, davacı-birleşen dava davalısına verilmesidir. Taraf beyanları, dava konusu sözleşme , tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacının e -platform projesi için davalı uygun yazılımı üretmeyi üstlenmiştir.Alınan 26/11/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda , davalı tarafından sözleşme konusu işin %80 oranında bitirildiği belirtilmiş ; 13/04/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise sözleşme konusu işin %75 oranında bitirildiği, tarafların işin gecikmesinde %50'şer oranda kusurlu olduğu belirtilmiş ; 05/12/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise işin bitirilmesine ilişkin bir oran bildirilmemiş; işin gecikmesinde davacının asli, davalı tarafın ise tali kusurlu olduğu bildirilmiştir.Farklı heyetlerce hazırlamış Teknik Bilirkişilerin - yazılım hizmetinin yürütülmesi ve yazılımın tamamlanma oranı ve gecikme nedenleri bakımından, teknik veriye dayalı -raporlarındaki saptamaları birbiri ile genel olarak benzeşmekte ise de ; 13/04/2022 tarihli kök ve 31/03/2023 tarihli ek raporu hazırlayan bilirkişi heyetinin raporlarının, içeriğindeki ayrıntılı ve denetime elverişli izahat içeren açıklamalar ile hüküm kurmaya elverişli olduğu sonucuna varılarak Mahkememizce benimsenmiş ; bu doğrultuda davalının sözleşme konusu işin %75 'ini bitirdiği, dava konusu işin gecikmesinde ise tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. Asıl davada, davacı , sözleşme kapsamında, ödediği bedelin iadesini talep etmişse de ; yukarıda atıf yapılan bilirkişi raporunda belirtilen nedenlerle, sözleşme konusu işin 6 aylık sürede bitirilmemesinde, tarafların eşit kusurlu olduğu ve davalının yüklendiği yazılım projesini %75 oranında yerine getirmiş olduğundan, KDV dahil sözleşmede taraflarca kararlaştırılan iş bedelinin 265.500 TL olduğu , buna karşılık davacının yaptığı ödemenin 190.000 TL, davalının işi bitirme oranı gözetildiğinde, davacının talep edebileceği bir alacak bulunmadığı kanaati ile asıl davanın reddi gerekmiş ;Birleşen davada ise , davacı tarafın , dava konusu takipte sözleşmede belirtilen hizmet bedeline ilişkin faturaya dayalı olarak, ödenen bedelin tenzili sureti ile bakiye alacak talebinde bulunduğu, yukarıda değinilen bitirme oranı ve davacının yaptığı ödemenin, toplam hizmet bedeline oranı ve işin gecikmesinde tarafların eşit kusurlu olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, 265.500 TL toplam iş bedelinin, %75 iş bitirme oranına göre hak edilecek ücret miktarının 199.125 TL olduğu, buna karşılık davacı iş sahibinin 190.000 TL ödemesi tenzil edildiğinde , birleşen dava davacısı yazılım hizmeti nedeni ile 9.125 TL bakiye alacak bulunduğu anlaşılmakta ise de kendisinin de işin gecikmesinde eşit kusurlu olduğundan , hakkaniyet ve somut olay adaleti uyarınca alacak talebinin reddi gerekmiş; diğer yandan dosya kapsamına göre bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, dava konusu işin gecikmesinde, iş sahibinin sözleşme dışındaki bir kısım taleplerinin yerine getirilmesinin de etkili olduğu ve bu nedenle sözleşme dışında ek ücret talebinin gündeme gelebileceği görülmüşse de, birleşen davanın itirazın iptali davası olduğu ve dayanak icra takibinin konusunun ise sözleşme bedeli olduğu, itirazın iptali davasının ise sıkı sıkıya takibe bağlı olduğu gözetilerek, birleşen davadaki alacak bakımından hesaplama dışında görülerek, hükme esas alınmamış ; yukarıda izah edilen gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddi gerekmiş; birleşen davada davacı alacağını kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilip, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, ASIL DAVA YÖNÜNDEN 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 3.244,73-TL'den mahsubu ile artan 2.629,33-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 11.150,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı yararına ölçümlenen 30.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, BİRLEŞEN ... 20. ATM'NİN 2019/... E. SAYILI DOSYASI.// YÖNÜNDEN 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 994,19-TL'den mahsubu ile artan 378,79-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine, 4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,/ 6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 15/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır