İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/874 E. 2018/8 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/874
Karar No
2018/8
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 07/07/2017 KARAR TARİHİ : 11/01/2018 KARARIN YAZIM TARİHİ : 11/01/2018 Mahkememize tevzi edilen Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin Kuveyt Türk Bankasının Beşevler Sanayi Şubesinden .............. nolu hesaptan aldığı ................. seri nolu çekleri, vadeleri açık şekilde doldurulmuş ve mal yaptırıdğı ... namına düzenleyerek, elemanı vasıtasıyla çekleri gönderdiğinde yolda çeklerin kaybedildiğini, kaybolan çeklerin hiç kullanılmadığını ve bulunamadığını, muhatap bankanın çeklerin ital kararının alınmasını istediğini, çek yapraklarının kötü niyetli üçüncü şahısların eline geçmesinin önlenmesi amacıyla çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Somut olayda, davanın hasımsız olduğu, davacıya tebligat çıkarıldığı ve hukuki dinlenilme hakkının sağlandığı anlaşılmakla dosyanın niteliği itibariyle tarafların dinlenilmesinde usul ekonomisi ilkesi gereğince fayda olmayacağı ve HMK' nın 320. Maddesi gereğince dosya üzerinden incelenerek karar vermek gerekmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, banka yazısı, çek fotokopileri, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 818/1-s ve 757.maddesi kapsamında çek iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen "Önleyici önlemler" başlıklı 757. maddesinde; '' (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." "İade davası" başlıklı 763. maddesinde ise; '' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir. Kanunun "İptal kararı" başlıklı 764. maddesi uyarınca; ''(1) Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir. (2) Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir." Hükümleri yer almaktadır. Anılan maddeler uyarınca, çekin iptaline ilişkin dava açma hakkı çeki kaybeden hamile aittir. Çekin hamili çekin iptal davasını olumlu şekilde sonuçlandırdıktan sonra çek bedelini çekin keşidecisinden talep edebilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulun 2013/11-1884 Esas ve 2015/1059 Karar sayılı İlamında vurgulandığı üzere) Bu nedenle hem yasal düzenlemedeki açıklık hem de geçerliliğini sürdüren istikrarlı Yargıtay uygulaması dikkate alındığında, keşidecinin çek iptali davası açmasına yasal olanak bulunmadığı kabul edilmelidir. Keşideci - hesap sahibinin kaybettiği, çaldırdığı yada benzer şekilde elinde çıkan çek veya çek yaprağı ile ilgili olarak kendisinden talepte bulunulması halinde, hak iddia edene karşı menfi tespit davası açması mümkündür. Davacı dava dilekçesinde kaybolan çeklerin boş çek yapraklarının bulunduğu çek koçanları olduğunu bildirmiştir. Davacının beyanına göre, çeklerin doldurulmamış olduğu anlaşılmaktadır. Doldurulmamış boş çek yaprakları kambiyo vasfı taşımazlar, bu husus davanın esasıyla ilgili olup öncelikle , davacının davacı sıfatını değerlendirilmesi gerekir. Sonuç olarak, iptali istenen çek yapraklarının davacıya ait olması nedeniyle, davacının keşideci konumunda olmasından dolayı, çekin cirantası, hamili ya da çek üzerinde hak sahibi olan kişinin dava açmadığından, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla HMK' nın 114/1-d ve 115/2. Maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından dava şartı noksanlığı sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Harç peşin alınmış olmakla bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden itibaren ilgilisine iadesine, Dair davacının yokluğunda HMK'nın 341. ve 345. Maddeleri gereği kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere, Türk Milleti adına dosya üzerinden karar verildi. 11/01/2018 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/874, K. 2018/8, T. 09.01.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-874-e-2018-8-k-3def5880e579