İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/806 E. 2019/718 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/806
- Karar No
- 2019/718
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2017 KARAR TARİHİ : 30/04/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/05/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı borçlu şirketin müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcu bulunmadığını, fakat davalı borçlu üstüne düşen edimini yerine getirmediğini ve bu nedenle davalı borçlu aleyhine Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, yürütülen takibe istinaden gönderilen ödeme emri davalıya tebliğ edildiğini, davalının ise 25/04/2017 tarihinde borca ve takibe itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında davalı şirketin alım ve satım yaptığı ithal ve ihraç mallarının müvekkili şirket tarafından gümrükleme hizmetleri takibi ve dış ticaret rejimi, dahilde işleme ve benzeri konularda müşavirlik hizmeti bağlamında bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı şirketin muaccel olan borcunu müvekkiline ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında cebri icra yolu ile takibe başlanıldığını, başlatılan takibe davalının kötü niyetle itiraz ettiğini, zira borca itiraz ederken borcunu ödediğine dair herhangi bir ödeme belgesi de icra dosyasına sunulmadığını, bugüne kadar karşı tarafın bu borç nedeniyle müvekkiline herhangi bir ödemesi bulunmadığını, bu nedenlerle davalı şirketin haksız itirazlarının reddi ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ABD kökenli bir firma olduğunu, 1899 yılından bu yana dünyanın birçok ülkesine ambalaj, endüstriyel ürün ve tedarik konusunda geniş bir zincire ve müşteri portföyüne dönüştürülmüş mukavva, taze ve doğal gıda, dondurulmuş ve soğutulmuş gıda, tıraş, ev, çim ve bahçe gibi tıbbı ürünler gibi pazarlarda dünyanın tanınmış birçok markası için ambalaj ürettiğini, müvekkili ile davacı arasında ürünlerin müvekkiline ulaşması konusunda davacının özensiz davranışları nedeni ile davacı ile çalışmasının son bulduğunu, müvekkilinin davacı firma ile son zamanlarda iş ahlakına ve ilişkisine uymayan bir takım sorunların yaşadığını, davacının özensiz çalıştığını, müvekkili firmanın her iki cari hesap bakiyesi bakımından da davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili ödemelerin tamamını gerçekleştirdiğini, bu nedenlerle kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, cari hesap ekstreleri, dekontlar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 13/04/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 20/04/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 25/04/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı ve davalı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir ve bir gümrük işleri konusunda uzman bir SMMM' bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin bilirkişinin 10/10/2018 tarihli raporunda özetle: Tarafların tutmakta olduğu defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, konunun takdirinin mahkemeye ait olduğu, taraf kayıtları arasında ihtilafın davalı tarafından davacıya gönderilen yansıtma faturalarından kaynaklandığı, söz konusu bu faturalar haricinde davalının davacıya 297,97 TL borcu bulunduğu, davalının davacıya 2017 yılında düzenlemiş olduğu ve davacı tarafından kabul edilmeyen 43.578,46 TL tutarlı faturalardan dolayı davacının borçlu tutulmayacağına karar verilmesi durumunda davalının borcunun 43.876,43 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları kapsamında ek rapor düzenlenmek üzere dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 25/02/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının davalıdan iade ettiği faturaların sözleşme maddelerine göre haksız düzenlemiş olmasının tespiti halinde davalının davacıya olan 43.876,43 Tl borcu bulunduğunu, davalının faturaları sözleşmeye uygun kestiğinin kabulü halinde davalının davacıya 297,97 Tl borçlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tarafından, dava dışı üçüncü kişilerden davalının alım satımını yaptığı ithal ve ihraç mallarının gümrük işlemleri ve müşavirlik hizmetinin verilmesi kapsamında davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin kurulduğu, davalı tarafından verilen hizmete karşılık, faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89. madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, davacı ticari defterlerinde 2017 yılı takip tarihi itibariyle 37.975,41 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde de 2017 yılı takip tarihi itibariyle 297,97 TL davacının alacaklı olduğu, ancak davalının ticari defterlerinde ardiye yansıtma bedeli, demuraj yansıtma bedeli olmak üzere 31/01/2017 tarihinden 14/03/2017 tarihine kadar altı adet toplamda 43.578,46 TL bedelli yansıtma faturalarının düzenlendiği sabittir. Uyuşmazlık noktası, düzenlenen 43.578,46 TL bedelli yansıtma faturaları sebebiyle davacının sorumlu ve borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı tarafından bu yansıtma faturalarına ilişkin sunulan belge ve kayıtlarda borçlu olduğunun bilirkişi heyetince tespit edilemediği gibi, bilirkişi heyeti tarafından ticari defterlerin incelenmesi sırasında yansıtma faturalarına dayanak, davacı taraftan sadır olan kayıt ve belgelerin ibraz edilmediği ayrıca taraflar arasında düzenlenmiş davalının alım satımını yaptığı ithal ve ihraç mallarının gümrük işlemleri ve müşavirlik hizmetinin verilmesine yönelik yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı ve yansıtma faturalarından davalının sorumlu olduğuna dair ikrar ve yazılı delilinde bulunmadığından, davacının düzenlenen faturalar ve açık hesap ilişkisi sebebiyle davalı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen yansıtma faturalarından sorumlu olmadığı kanaatine varılarak bilirkişi heyetinin kök ve ek raporunda seçenekli olarak tespit edilen 43.876,43 TL alacağa itibar edilmiş ve bu alacak miktarı yönünden itirazın kısmen iptali ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune, davacının alacağın reddedilen kısmı yönünden takipte haksız ise de takibin davacı tarafça kötü niyetli olarak takip yapıldığının sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 43.876,43 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİKnun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20si olan 8.775,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı lehine kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.997,20 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 2.176,57 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 820,63 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 1.100,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 108,00 TL olmak üzere toplam 1.208,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 415,86 TL yargılama gideri ve 2.176,57 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.592,43 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 5.176,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 9.436,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.