İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/405 E. 2018/274 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/405
- Karar No
- 2018/274
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/ KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... MAHKEMEMİZİN BU DOSYASI İLE BİRLEŞEN MUDANYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN .............. ESAS SAYILI DOSYADA DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. .. DAVALI : 3- ... - ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 29/12/2006 BİRLEŞEN DAVA MUDANYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN ................... ESAS - ................ KARAR SAYILI DOSYADA DAVACI VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- 2- ... VEKİLİ : Av. ... - ... Av. ... DAVALI : 3- ... - ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 29/12/2006 BİRLEŞEN DAVA MUDANYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN ............... ESAS - ............. KARAR SAYILI DOSYADA DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- 2- ... VEKİLİ : Av. ... - ... Av. ... DAVALI : 3- ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/01/2007 KARAR TARİHİ : 22/02/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/03/2018 Mahkememize tevzi edilen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili tarafından Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla mahkememize verilen 29/12/2006 havale tarihli dava dilekçesi ile davalı şirketin yetkili vekili ve davalı şirket ortağı ...'ın eniştesi olan ... isimli şahsın 2005 yılı Şubat ayında Zeytin üreticisi olan davacının ikamet ettiği Mudanya ilçesi Dereköy'e gelip kendi ismi olan ... ve davalı şirket unvanının birlikte yazıldığı kartını davalının ibraz ederek davalı adi komandit şirket adına zeytin alacağını davacıya bildirdiğini, yine davalının şirketin merkezinin İstanbul Bayrampaşa'da olduğunu, şubesinin de Gemlik Rifat Minare üretici zeytin hali ......... Blok No: ..... adresinde bulunduğunu davacıya beyan ettiğini, davacının güvenini kazanmaya çalıştığını, davacının ... vasıtası ile davalı şirkete teslim etmek üzere şirketin vekili olan ...'a şahitler huzurunda 1300,74 kg. 1. boy ve 1600,00 kg 2. boy olmak üzere, toplam 2.900,75 miktarında sofralık siyah salamura zeytini Mudanya Dereköy'de teslim edip sattığını, teslim edilen bu zeytinlere karşılık ...'ın şirket adına şirketin vekili ve mümessili olarak ve bono bedelinin şirket tarafından kendisine ödeneceği tanıklar huzurunda davacıya söyleyerek 12/02/2005 tanzim tarihli 26/04/2005 vadeli, 10.000.000,000 TL. (10.000,00 YTL) tutarlı 1 adet bono verdiğini, ancak bu bononun davacıya vadesinde ödenmediğini, davacıya, diğer zeytin üretici arkadaşları ile beraber Gemlik'e gittiklerinde kendisine ... tarafından verilen kartta yazılı adresteki 9 nolu iş yerinde davalılardan ...'ın kiracı olduğunu ve buraya asılan Marmara Gemlik zeytinleri tabelasının 2005 yılı Ağustos ayında sökülüp burada kiracı olan ...'ın ve kiracı kefili olan ... ile bu iş yerine terk ettiklerini ve böylece davacının bu şahıslar tarafından mizansen ortaya konularak bu konuda hile ve sania yapılarak söz konusu bononun ödenmemek üzere kendisine göstermelik olarak verildiğini ve davalılarca dolandırıldığını anladığını, bunun üzerine davacının Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile davalılar aleyhine 10.000,000,000 TL ana alacak tutarında ve işlemiş faizini ekleyerek icra takibini yaptığını, davalı ... aleyhine yapılan takibin ...'ın bonoda yazılı adresi terk etmesi nedeni ile sonuçsuz kaldığını, diğer davalılar ... ve ortağı olduğu adi komandit şirketinin bu takibe itiraz ettiklerini, itiraz sonucunda Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesince takibin iptaline karar verildiğini, kararın Yargıtayca onandığını, ancak Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin kararına dayandığı gerekçelerine katılmadıklarını, bu konuda aksi kanaatte olduklarını, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığında toplanan tüm delillere göre davalı ...'ın Türk Ticaret Kanununu 260. maddesince davacıya karşı, davalı şirket ile birlikte sorumlu olduklarını açıklayarak özetle; davacının davalılara karşı fazlaya ilişkin her türlü yasal talep ve hakları ile ayrıca bu konuda fazlaya ilişkin alacaklarını ayrıca talep ve dava hakları saklı olması kaydı ile davacının muaccel ve vadesi gelmiş 10.000,00 TL tutarındaki ana alacağının İcra-İflas Kanunun 257. Maddesinin 1. fıkrası hükmü gereğince şimdilik 6.000 (Altıbin) TL tutarındaki kısmının teminat altına alınması için herhangi bir teminat aramaksızın borçluların yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır taşınmaz malları ve üçüncü şahıslarda olan alacakları ile diğer haklarında davacının alacağına yeter kısmının ihtiyaten haczine karar verilmesini, yine davacının davalara karşı her konuda fazlaya ilişkin tüm yasal talep ve dava haklarının ve fazlaya ilişkin alacaklarının talep ve dava hakları saklı olması kaydı ile talep ve davanın kabulü ile, davacının alacağının şimdilik 6.000 (Altıbin) TL tutarındaki kısmının(alacağının) 26/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari ve reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek bu miktarın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... ve vekili tarafından mahkememize verilen 11.09.2007 havale tarihli dilekçe ile ıslah dilekçesi sundukları, talep edilen miktarı 4.000,00TL artırarak 10.000 TL ye çıkardığı ve 10.000 TL' nin 26.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte talep etmiştir. Birleşen Mahkememizin... Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili tarafından mahkememize verilen 29.12.2006 havale tarihli dilekçe ile, davalı şirketin yetkili vekili ve şirket ortağı ...'ın eniştesi olan diğer davalı ...'ın 2005 yılı Şubat ayı ve müteakip aylarda zeytin üreticisi olan davacının ikametine geldiğini, ... ve davalı şirket ünvanının birlikte yazıldığı kartı davacıya ibraz ederek zeytin alacağını bildirdiğini, davacının güvenini kazanmaya çalıştığını, bunun üzerine davacının ... vasıtası ile davalı şirkete teslim etmek üzere şirketin vekili ...'a şahitler huzurunda 4200 kg birinci boy s siyah salamura zeytini teslim ettiğini, ...'ın bonoların bedelinin şirket tarafından kendisine ödeneceğini tanıklar huzurunda davacıya söylediğini, 19.07.2005 vadeli 10.000,00-TL ve 26.07.2005 vadeli 10.000,00-TL bedelli olmak üzere iki adet bono verdiğini, bonoların davacıya vadesinde ödenmediğini, şirketin adresine gittiklerinde ... tarafından verilen kartta yazılı yerde davalılardan ... 'ın kiracı olduğunu, ... ve eniştesi ...'ın işyerini terk ettiklerini, davacının dolandırıldığını anladığını, davalılar aleyhine icra takibi yaptıklarını, ... ve ortağı komandit şirketin takibe itiraz ettiğini, Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesince takibin iptaline karar verildiğini, kararın onandığını, bu karara katılmadıklarını, davalı şirketin ...'a vekaletname verdiğini, Antalya 7. Noterliğinden tanzim edilen 07.12.2004 tarih ve 33434 sayılı vekaletnamede sadece kambiyo senedi sözcüğünün kullanılmadığını, vekilin şirket adına bankadan para tahsil ederek gerekli ödeme yapmaya belge tanzimine yetkisi olduğunu, bonolarda malen kaydının bulunduğunu, davalı ... ve TTK'nın 260. maddesine göre şirket ile birlikte davacıya karşı sorumlu olduğunu, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Hz. Sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, davalıların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, ...'ın ... Pazarlama ve İhracat Adi Komandit Şirketi adına hareket ettiğini, şirket vekili ve mümessili sıfatı ile zeytin alacağını davacıya söylediğini belirterek özetle; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6.000,00.-TL'lik alacağın 26.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Mahkememizin... Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili tarafından mahkememize verilen 11.09.2007 havale tarihli dilekçe ile ıslah dilekçesi sundukları, talep edilen miktarı 14.000,00TL artırarak 20.000 TL ye çıkardığı ve 20.000 TL' nin 26.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte talep etmiştir. Birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili tarafından mahkememize verilen 08.01.2007 havale tarihli dilekçe ile, davalı şirketin yetkili vekili ve şirket ortağı ...'ın eniştesi olan diğer davalı ... 2005 yılı Şubat ayı ve müteakip aylarda zeytin üreticisi olan davacının ikametine geldiğini, ... ve davalı şirket ünvanının birlikte yazıldığı kartı davacıya ibraz ederek zeytin alacağını bildirdiğini, davacının güvenini kazanmaya çalıştığını, bunun üzerine davacının ... vasıtası ile davalı şirkete teslim etmek üzere şirketin vekili ...'a şahitler huzurunda 9936 kg sofralık siyah salamura zeytini teslim ettiğini ve sattığını, ...'ın bonoların bedelinin şirket tarafından kendisine ödeneceğini tanıklar huzurunda davacıya söylediğini, 30.08.2005 vadeli 21.140,00-TL ve 23.08.2005 Vadeli 21.000,00-TL bedelli olmak üzere iki adet bono verdiğini, bonoların davacıya vadesinde ödenmediğini, şirketin adresine gittiklerinde ... tarafından verilen kartta yazılı yerde davalılardan ...'ın kiracı olduğunu, ... ve eniştesi ...'ın işyerini terk ettiklerini, davacının dolandırıldığını anladığını, davalılar aleyhine icra takibi yaptıklarını, ... ve ortağı komandit şirketin takibe itiraz ettiğini, Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesince takibin iptaline karar verildiğini, kararın onandığını, bu karara katılmadıklarını, davalı şirketin ...'a vekaletname verdiğini, Antalya 7. Noterliğinden tanzim edilen 07.12.2004 tarih ve 33434 sayılı vekaletnamede sadece kambiyo senedi sözcüğünün kullanılmadığını, vekilin şirket adına bankadan para tahsil ederek gerekli ödeme yapmaya belge tanzimine yetkisi olduğunu, bonolarda malen kaydının bulunduğunu, davalı ... ve TTK'nın 260. maddesine göre şirket ile birlikte davacıya karşı sorumlu olduğunu, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Hz. sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, davalıların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, ...'ın ... Pazarlama ve İhracat Adi Komandit Şirketi adına haraket ettiğini, şirket vekili ve mümessili sıfatı ile zeytin alacağını davacıya söylediğini belirterek özetle, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6.000,00-TL'lik alacağın 30.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili tarafından mahkememize verilen 11.09.2007 havale tarihli dilekçe ile ıslah dilekçesi sundukları, talep edilen miktarı 36.140,00TL artırarak 42.140,00 TL ye çıkardığı ve 42.140 TL' nin 30/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte talep etmiştir. Davacı vekili sunmuş olduğu 13/06/2017 havale tarihli dilekçesinde özetle: Davalı sanıklar aleyhine Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinde ... esas sayılı dosyası ile açlımş kamu davasında maddi ve fiili olgu olarak kanıtlanan haksız fiil mağdurları olan 16 kişi arasında yer alan davacı müvekkileri ..., ve ... isimli zeytin müstahsilleri alınterlerinin karşılığı olan sanıklara kaptırdıkları zeytin ürünü ile ilgili alacaklarını Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine ibraz ettikleri senetlerle kanıtladıklarını, dolandırıcılık haksız fiili olarak Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/11/2012 tarih ve ... esas, ............ karar sayılı mahkeme dosyasında mübrez kararın kesinleşmesiyle sabit olduğunu, sanıkların başta Mudanya C.Başsavcılığı olmak üzere Bursanın zeytin mahsülü yetişen ilçelerinde oturan müvekkillerinden Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile sabit olan dolandırıcılık yoluyla 16 kişiden tesellüm edilen zeytin miktarının takribi 70 ton olduğunu, 70 tonu aşan zeytinin bugünkü işlemiş ticari avans faizi ve esasen denkleştirici adalet ilkesine göre değerlendirildiğinde parasal değerinin takribi 1.000.000 TLyi aştığını, sonuç olarak sanıkların mağdur müvekkillerine yan yana durduklarında 10 tonluk 7 kamyon yükünde 70 ton zeytinlerini dolandırıcılık yoluyla yok ettiklerini, bu zeytinleri pazarladıklarını, müvekkillerini zarara uğrattıklarını, bu olayın bütün boyutlarda davalılarda müştereken ve müteselsilen gerçekleştirilen bir olay olduğunu, 11 senedir hukuk mücadelesi verdiklerini, sanık tarafnıdan müdahil vekili olarak bu hukuk mücadelesinde hakarete maruz kaldıklarını, hukuk mahkemelerinin kesinleşmiş ceza mahkumiyetlerindeki maddi olgalara kesinlikle bağlı olduklarına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun karar örneklerini dosyaya sunduklarını, yine aynı olay hakkında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gerçekten Türk hukuk tarihine geçecek 21/12/2015 tarih ve ........ esas, ............ karar sayılı ve aynı tarih ......... esas ........... karar sayılı kararlarının örneklerini emsal olarak dosyaya sunulduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 05/07/2017 havale tarihli dilekçesinde özetle: Davanın dolandırıcılık haksız fiiline dayanılarak açılmış bir alacak davası olduğunu, bu konuda nitelikli dolandırıcılık suçuyla Davalı ... ve ... aleyhine Buras 3. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin .................. esas sayılı davasının sonuçlandığını ve ...'ın basit dolandırıcılık suçuyla mahkum olduğunu, bu konuda müvekkilinin de içinde olduğu 18 zeytin üreticisinin mağdur olduğunu, davalılar aleyhine 16 zeytin üreticisi ile ilgili olarak dava açıldığını beyan etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 11/12/2017 havale tarihli dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin alın terlerinin karşılığı olan takribi 70 ton zeytinleri dolandırıcılık yoluyla davalılarca gaspedildiğini, 18 kişiden oluşan bu zeytin üreticisinin hepsinin de müvekkili olduğunu, davalıların tümünün iştirakiyle maddi ve manevi unsurlarıyla oluşmuş bir dolandırıcılık haksız fiili bütün çıplaklığıyla gerçekleştiğini, topla 18 zeytin üreticisinin aynı sanıklarca aynı yöntemlerle ve 2005 yılı ocak ayından başlayan ve sanıkların aynı yöntemlerle ve 2005 yılı aralık aynı zaman periyodu içinde sanıkların başta Mudanya olmak üzere Bursanın zeytin mahsülü yetişen ilçelerinde oturan müvekkillerinden dolandırıcılık yoluyla tesellüm ettikleri zeytin miktarının takribi 70 ton olduğunu, 70 tonu aşan zeytinin bugünkü işlemiş ticari avans faizi ve esasen denkleştirici adalet ilkesine göre değerlendirildiğinde parasal değerinin takribi 900.000 TLyi aştığını, sonuç olarak sanıkların mağdur müvekkillerine yan yana durduklarında 10 tonluk 7 kamyon yükünde 70 ton zeytinlerini dolandırıcılık yoluyla yok ettiklerini, bu zeytinleri pazarladıklarını, müvekkillerini zarara uğrattıklarını, bu olayın bütün boyutlarda davalılarda müştereken ve müteselsilen gerçekleştirilen bir olay olduğunu, 11 senedir hukuk mücadelesi verdiklerini, sanık tarafnıdan müdahil vekili olarak bu hukuk mücadelesinde hakarete maruz kaldıklarını, hukuk mahkemelerinin kesinleşmiş ceza mahkumiyetlerindeki maddi olgalara kesinlikle bağlı olduklarına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun karar örneklerini dosyaya sunduklarını, yine aynı olay hakkında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gerçekten Türk hukuk tarihine geçecek 21/12/2015 tarih ve ............ esas, ............ karar sayılı ve aynı tarih ................ esas ............... karar sayılı kararlarının örneklerini emsal olarak dosyaya sunulduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... Pazarlama İhracat Adi Komandit Şirketi vekili 17/04/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davalıların birleştirilen davaların kesin hüküm muhkem kaziye kuralı gereği reddine karar verilmesini, davacı ...'ün dava konusu ettiği senetli alacağı hakkında Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin............ esas,............ sayılı iptal kararı ile davalı müvekkili ... ve ... Pazarlama Şirketi lehine dava konusu senetle ilgili olarak iptal kararı verildiğini, yine diğer davacı ...'ın da açtığı davanın aynı gerekçelerle reddine karar verilmesini talep ettiğini, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ........... sayılı dosyada icra takibi yaptığını, işbu takipte takip konusu alacakla ilgili olarak Bursa 1.icra Hukuk Mahkemesinin .................. esas, .............. karar sayılı kararı ile davalı müvekkillerinin ... ve ... Pazarlama şirketinin borçlu olmadığına dair karar verildiğini, iptal kararının önce Temyiz edildiğini, temyiz kararının onandığını, bu onama kararında tashih karar edildiğini bu talebin Yargıtay 12. Hukuk Dairesince reddedildiğini, ilaveten ...'un da açtığı alacak davasında aynı gerekçelerle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu ettiği senetli alacağı hakkında Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ................. esas sayılı, .................. karar sayılı iptal kararı verildiğini, işbu kararın davalı müvekkillerinin ... ve ... Pazarlama şirektinin borçlu olmadığına karar verildiğini, kararın yargıtayca onandığını, onama kararının tashihi talep edilen davacının bu talebi senetli alacakları için davalı müvekkillerinin sorumlu olmadıklarını, davacılara borçlu olmadıklarına dair kesin hüküm hale gelmiş mahkeme kararları gereği davanın esasına girmeden davaların reddine karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... Pazarlama İhracat Adi Komandit Şirketi vekili 13/05/2017 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle: Davacı tarafların şirketle alakası bulunmayan ve neye karşılık alındığı belli olmayan senet dışında hiçbir yazılı belge ve kanıtı ortaya koyamadığını, davalı satım işkisini kabul etmediği durumlarda davacının davasını yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, davacının ibraz ettiği faturanın tek taraflı düzenlendiğini, yalnız başına ispat için yeterli olmadığını, davacının faturada yazılı malı teslim ettiğini kanıtlayamadığını, davacı ...'un referans gösterdiği Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının 08/11/2007 tarihli ifadesinde; ...a 42 milyarlık zeytin verdiğini, iki tane 21 milyarlık senet verdiğini ve senetlere kendi adını yazdığını, herhangi bir kefil yazmadığını, senedi kendisinin imzaladığını, bu işlerden anlamadığı için şirket kaşesi basması konusunda birtalebi olmadığını, kendisinin 2004 yılında yine zeytini ... isimli şahsa sattığını, o zaman da yine kendi adına senet düzenlediğini, o zaman senedi ödediğini beyan ettiğini, ... ile aralarında rızaen kendi adlarına yapılmış bir alışverişin vukubulduğunu beyan ettiğini, müvekkilini ve şirektini hiç tanımadığını, aldığı şahsi senetle ... Şirketinin hiçbir alakasının olmadığının sabit olduğunu, davacı ...'ün referans gösterdiği Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinde ... esas sayılı dosaysının 08/11/2007 tarihli ifadesinde kendisinin ...a bir arkadaş tavsiyesi ile 10.000 TLlik zeytin verdiğini, senedi kendi adına düzenleyip imzaladığını, köyde başka şahıslardan da zeytin alımı yaptığı için kendisine güvendiğini,bu sebeple şirket kaşeli senet istemediğini, müvekkileri ... ve ... Şirketi ile ilgili ticari ilişki kurmadığını, müvekkilinin ... şirketinin geçmişte başka şahıslardan zeytin alımının da söz konusu olmadığını, ...ün iradesinde oluşan güvenin gerçekleştirilen diğer davalı ve daah önce köyde kendi adına zeytin alımı gerçekleştirilen ...ı bağladığını, davacının da ifadesinde yer aldığı gibi müvekkili ya da ... Şirketini senetten sorumlu hale getirecek ne herhangi bir imza ne de herhangi bir kaşe senet üzerinde mevcut olmadığını, Davacı ...'ın referans gösteridği Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki ifadesinde; ... isimli şahsı daha önceden tanımadığını, kendisinden 4200 kilo zeytin aldığını, karşılığında iki tane 10.000 TLlik senet verdiğini, zeytin alımı yapmadan önce ... Pazarlama Şirketine ait kağıdı gösterip yetkili olduğunu söylediğini, kendisinin de şirketi aradığını, ...'ın senede kendi adını yazıp imzaladığını, şirket kaşesini vurmadığını, kendisinin de şirket kaşesi vurmasını söylemediğini, senetler ödenmeyince araştırma yaptığını, şirketin ... adına kayıtlı olduğun öğrenince ona da dava açtığını beyan ettiğini, bu dosyaların gerekçeli kararlarında net olarak diğer davalı ... ile bu kişiler arasında yapılan alışveriş vs alacak meselesiyle ... Pazarlama şirketinin hiçbir alakasının olmadığın ve kendi aralarında yapmış oldukları alışverişe karşılık vermiş oldukları senetlerde şirketin hiçbir imzasının bulunmadığını, bu kararların Yargıtayca müvekkilleri lehine onandığını, karşı taraf vekilinin bu 9 dosya ile ilgili yapmış olduğu karar düzeltme taleplerinin reddedildiğini ve bu kararların kesinleştiğini, ... ve ... Pazarlama yönünden beraat kararı verildiğini ve bu kararın Yargıtayca onandığını, sonuç olarak beş icra hukuk mahkemesi, dört sulh hukuk mahkemesi ve bir ticaret mahkemesi alacak ve senetler yönünden ... ve ... Pazarlama Şirketinin borçlarla hiçbir alakası olmadığına, ... lehine red kararı verdiklerini, sonuç olarak ticaret mahkemesinin bir ticari davayı değerlendirirken incelemesi gereken yazılı delil ve belgelerin davacılar tarafından sunulamamış olduğu dikkate alınarak, diğer davalı ... ile ilişkilerinden kaynaklı senet alacaklarının sadece diğer davalıyı bağladığını, tacir sıfatındaki şirketin bu senetler karşılığında herhangi bir mal almadığı ve davacı tarafın mal teslim etmediği sabitken ve senetlerde herhangi bir ciro, imza ve onay bulunmazken bu davada borçlu sıfatıyla yer almasının abesle iştigal olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmeisni talep etmiştir. Davalı ... ve ... Pazarlama İhracat Adi Komandit Şirketi vekili 18/06/2017 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle: Davacı tarafların şirketle alakası bulunmadığını, neye karşılık alındığı belli olmayan senet dışında hiçbir yazılı belge ve kanıt ortaya koyamadığını, davalı satım ilişkisi kabul etmediği durumlarda davacı davasını yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, davacının faturada yazılı malı teslim ettiğini kanıtlayamadığını, davacı ...'un referans gösterdiği Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının 08/11/2007 tarihli ifadesinde; ...a 42 milyarlık zeytin verdiğini, iki tane 21 milyarlık senet verdiğini ve senetlere kendi adını yazdığını, herhangi bir kefil yazmadığını, senedi kendisinin imzaladığını, bu işlerden anlamadığı için şirket kaşesi basması konusunda birtalebi olmadığını, kendisinin 2004 yılında yine zeytini ... isimli şahsa sattığını, o zaman da yine kendi adına senet düzenlediğini, o zaman senedi ödediğini beyan ettiğini, ... ile aralarında rızaen kendi adlarına yapılmış bir alışverişin vukubulduğunu beyan ettiğini, müvekkilini ve şirektini hiç tanımadığını, aldığı şahsi senetle ... Şirketinin hiçbir alakasının olmadığının sabit olduğunu, davacı ...'ün referans gösterdiği Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinde ... esas sayılı dosaysının 08/11/2007 tarihli ifadesinde kendisinin ...a bir arkadaş tavsiyesi ile 10.000 TLlik zeytin verdiğini, senedi kendi adına düzenleyip imzaladığını, köyde başka şahıslardan da zeytin alımı yaptığı için kendisine güvendiğini,bu sebeple şirket kaşeli senet istemediğini, müvekkileri ... ve ... Şirketi ile ilgili ticari ilişki kurmadığını, müvekkilinin ... şirketinin geçmişte başka şahıslardan zeytin alımının da söz konusu olmadığını, ...ün iradesinde oluşan güvenin gerçekleştirilen diğer davalı ve daah önce köyde kendi adına zeytin alımı gerçekleştirilen ...ı bağladığını, davacının da ifadesinde yer aldığı gibi müvekkili ya da ... Şirketini senetten sorumlu hale getirecek ne herhangi bir imza ne de herhangi bir kaşe senet üzerinde mevcut olmadığını, Davacı ...'ın referans gösteridği Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki ifadesinde; ... isimli şahsı daha önceden tanımadığını, kendisinden 4200 kilo zeytin aldığını, karşılığında iki tane 10.000 TLlik senet verdiğini, zeytin alımı yapmadan önce ... Pazarlama Şirketine ait kağıdı gösterip yetkili olduğunu söylediğini, kendisinin de şirketi aradığını, ...'ın senede kendi adını yazıp imzaladığını, şirket kaşesini vurmadığını, kendisinin de şirket kaşesi vurmasını söylemediğini, senetler ödenmeyince araştırma yaptığını, şirketin ... adına kayıtlı olduğun öğrenince ona da dava açtığını beyan ettiğini, bu dosyaların gerekçeli kararlarında net olarak diğer davalı ... ile bu kişiler arasında yapılan alışveriş vs alacak meselesiyle ... Pazarlama şirketinin hiçbir alakasının olmadığın ve kendi aralarında yapmış oldukları alışverişe karşılık vermiş oldukları senetlerde şirketin hiçbir imzasının bulunmadığını, bu dosyaların gerekçeli kararlarında net olarak diğer davalı ... ile bu kişiler arasında yapılan alışveriş vs alacak meselesiyle ... Pazarlama şirketinin hiçbir alakasının olmadığın ve kendi aralarında yapmış oldukları alışverişe karşılık vermiş oldukları senetlerde şirketin hiçbir imzasının bulunmadığını, bu kararların Yargıtayca müvekkilleri lehine onandığını, karşı taraf vekilinin bu 9 dosya ile ilgili yapmış olduğu karar düzeltme taleplerinin reddedildiğini ve bu kararların kesinleştiğini, ... ve ... Pazarlama yönünden beraat kararı verildiğini ve bu kararın Yargıtayca onandığını, sonuç olarak beş icra hukuk mahkemesi, dört sulh hukuk mahkemesi ve bir ticaret mahkemesi alacak ve senetler yönünden ... ve ... Pazarlama Şirketinin borçlarla hiçbir alakası olmadığına, ... lehine red kararı verdiklerini, sonuç olarak ticaret mahkemesinin bir ticari davayı değerlendirirken incelemesi gereken yazılı delil ve belgelerin davacılar tarafından sunulamamış olduğu dikkate alınarak, diğer davalı ... ile ilişkilerinden kaynaklı senet alacaklarının sadece diğer davalıyı bağladığını, tacir sıfatındaki şirketin bu senetler karşılığında herhangi bir mal almadığı ve davacı tarafın mal teslim etmediği sabitken ve senetlerde herhangi bir ciro, imza ve onay bulunmazken bu davada borçlu sıfatıyla yer almasının abesle iştigal olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmeisni talep etmiştir. Davalı ... ve ... Pazarlama İhracat Adi Komandit Şirketi vekili 04/12/2017 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle: Davacıların sunmuş oldukları senetlerde müvekkili ...'ın adı ve imzası veya cirosunun bulunmadığını, müvekkilinin ...'ın imzalamış olduğu senetlerden sorumlu olmadığının açık olduğunu, her ne kadar davacıların davalı olarak müvekkili göstermişlerse de senetlerdeki müvekkilin adı imzası veya cirosunun bulunmadığından davanın müvekkile yöneltilebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların mahkeme huzurunda bulundukları beyanlardan da anlaşılacağı üzere davacıların zeytinlerini ...'a sattıklarını, bunun karşılığında ...'dan senet aldıklarını, bu senetlerde müvekkilinin herhangi bir şekilde adı, imzası veya cirosunun bulunmadığını, bu durumun davacıların beyanlarıyla da sabit olduğunu, müvekkiline karşı farklı davacılar adına aynı vekil tarafından açılan ve aynı olaya ilikşin çeşitli davalarda müvekkili ...'ın sorumlu olmadığına ilişkin karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay kararı ile kesinleştiğini, müvekkilinin adı imzası veya cirosu bulunmayan senetlerden dolayı borçtan sorumlu olmadığını belirterek ve asla borcu anlamına gelmemekle birlikte senetler karşılığında verilen zeytinlerin müvekkile teslim edildiğinin ispat edilmesi gerektiğini, müvekkiline teslim edilen zeytin bulunmadığını, teslim edilmeyen zeytinler karşılığında verilmiş olan senet bedellerinin davacılara ödenmesi, sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... Pazarlama İhracat Adi Komandit Şirketi vekili 06/12/2017 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle: Dava dosyasının 21/11/2017 tarihli celsesinde verilen ara kararı gereği dosyaya ilişkin daha önce Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 26/03/2016 tarihli, 12/06/2017, 03/07/2017, 20/11/2017 tarihinde mahkemeye sunulan dilekçlere ek olarak Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde süren davanın ................... sayılı karar ile sonuca bağlandığını, işbu dosyanın 12/06/2017 tarihli dava dilekçesinin ekinde yer alan gerekçeli kararında görüleceği üzere davanın ticari bir dava olması sebebiyle davacıların Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararına dayanak açtıkları davanın reddine karar verildiğini, davacı ...'un referans gösterdiği Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının 08/11/2007 tarihli ifadesinde; ...a 42 milyarlık zeytin verdiğini, iki tane 21 milyarlık senet verdiğini ve senetlere kendi adını yazdığını, herhangi bir kefil yazmadığını, senedi kendisinin imzaladığını, bu işlerden anlamadığı için şirket kaşesi basması konusunda birtalebi olmadığını, kendisinin 2004 yılında yine zeytini ... isimli şahsa sattığını, o zaman da yine kendi adına senet düzenlediğini, o zaman senedi ödediğini beyan ettiğini, ... ile aralarında rızaen kendi adlarına yapılmış bir alışverişin vukubulduğunu beyan ettiğini, müvekkilini ve şirektini hiç tanımadığını, aldığı şahsi senetle ... Şirketinin hiçbir alakasının olmadığının sabit olduğunu, davacı ...'ün referans gösterdiği Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinde ... esas sayılı dosaysının 08/11/2007 tarihli ifadesinde kendisinin ...a bir arkadaş tavsiyesi ile 10.000 TLlik zeytin verdiğini, senedi kendi adına düzenleyip imzaladığını, köyde başka şahıslardan da zeytin alımı yaptığı için kendisine güvendiğini,bu sebeple şirket kaşeli senet istemediğini, müvekkileri ... ve ... Şirketi ile ilgili ticari ilişki kurmadığını, müvekkilinin ... şirketinin geçmişte başka şahıslardan zeytin alımının da söz konusu olmadığını, ...ün iradesinde oluşan güvenin gerçekleştirilen diğer davalı ve daah önce köyde kendi adına zeytin alımı gerçekleştirilen ...ı bağladığını, davacının da ifadesinde yer aldığı gibi müvekkili ya da ... Şirketini senetten sorumlu hale getirecek ne herhangi bir imza ne de herhangi bir kaşe senet üzerinde mevcut olmadığını, Davacı ...'ın referans gösteridği Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki ifadesinde; ... isimli şahsı daha önceden tanımadığını, kendisinden 4200 kilo zeytin aldığını, karşılığında iki tane 10.000 TLlik senet verdiğini, zeytin alımı yapmadan önce ... Pazarlama Şirketine ait kağıdı gösterip yetkili olduğunu söylediğini, kendisinin de şirketi aradığını, ...'ın senede kendi adını yazıp imzaladığını, şirket kaşesini vurmadığını, kendisinin de şirket kaşesi vurmasını söylemediğini, senetler ödenmeyince araştırma yaptığını, şirketin ... adına kayıtlı olduğun öğrenince ona da dava açtığını beyan ettiğini, bu dosyaların gerekçeli kararlarında net olarak diğer davalı ... ile bu kişiler arasında yapılan alışveriş vs alacak meselesiyle ... Pazarlama şirketinin hiçbir alakasının olmadığın ve kendi aralarında yapmış oldukları alışverişe karşılık vermiş oldukları senetlerde şirketin hiçbir imzasının bulunmadığını, bu dosyaların gerekçeli kararlarında net olarak diğer davalı ... ile bu kişiler arasında yapılan alışveriş vs alacak meselesiyle ... Pazarlama şirketinin hiçbir alakasının olmadığını, dosyadaki senetlerde imzanın, kaşenin ve cironun olmadığının çıplak gözle görüldüğünü, mahkeme dosyasındaki senetlerin çıplak gözle incelendiğinde senet borçlusunun ... olduğu, kendisinin şirketle hiçbir alakasının olmadığını, 2004 yılında Tarım İl Müdürlüğü elektrik idaresi, PTT ve marka patent dairesi gibi dairelerde kullanılmak üzere verilmiş olan dar kapsamlı vekaletnamede çok açık görüldüğünü, şirketi borçlandıracak şekilde senet imzalama, ne borçlandırma ne de mal alma yetkisinin olmadığının aşikar olduğunu, ayrıca 12/06/2017 tarihli dilekçesinde ek olarak sunulan Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesine 29/03/2016 tarihinde sunulan dilekçedede görüleceği üzere Gemlik Zeytin Hali Başkanlığının ticari faaliyetin ... Şirketi tarafından yapıldığına ve ...'ın gemlikteki işyerleriyle bir ilgisi olmadığına dair yazısı ile ...ın Gemlikte kendisine ait işyerinin elektrik belgesi de ... ile müvekkili ... ya da ... şirketinin bir ilgisi olmadığını kanıtlayacak belge niteliğinde olduğunu, alacağın ispatının yazılı delillerle mümkün olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, ancak davacıların dosyaya hiçbir yazılı delil ve ispat edici nitelikte evrak sunamamış olmalarının davanın reddi için en önemli olgu olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, beyan dilekçesi, tarafların yazılı beyanları, ıslah dilekçeleri, Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... esas - ... karar sayılı dosyası, Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas - 2010/530 karar sayılı dosyası, Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, emsal karar örnekleri, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi ... ve 2009/422 esas sayılı dosyası, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Mahkememizin bu dosyası ile birleşen Mudanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/ 744 esas sayılı dosyasında, davacının Mudanya ilçesi Dereköy' Köyünde zeytin üreticisi olduğu, davalıların ise zeytin üreticilerinden toptan zeytin satın alarak zeytin toptan satış ve pazarlama ticari faaliyetinde bulundukları, davalıların Bursa- Gemlik ve İznik Köylerindeki üreticilerden birlikte hareket ederek toptan zeytin satın aldıkları, davalıların davacıdan 1374 kg 1. Boy ve 1600 kg 2. Boy olmak üzere toplam 2975 kg miktarında siyah salamura sofralık zeytin karşılığında; 12/02/2005 keşide tarihli 26/04/2005 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 1 adet bonoyu davalı ... tarafından tanzim edilerek davacıya verildiği, diğer üreticiler ile davacılara zeytin bedellerinin ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ceza soruşturması açılıp, Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı, Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinde 2007/281 Esas sayılı ceza davaları açıldığı, buna rağmen davacı alacağının ödenmemesi üzerine, 1 adet senet bedeli 10..000 TL alacağın tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin bu dosyası ile birleşen Mudanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında, davacının Mudanya ilçesiZeytinbağı Köyünde zeytin üreticisi olduğu, davalıların ise zeytin üreticilerinden toptan zeytin satın alarak zeytin toptan satış ve pazarlama ticari faaliyetinde bulundukları, davalıların Bursa- Gemlik ve İznik Köylerindeki üreticilerden birlikte hareket ederek toptan zeytin satın aldıkları, davalıların davacıdan 4200 kg 1. Boy siyah salamura sofralık zeytin karşılığında; 15/05/2005 keşide tarihli 19/07/2005 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 02/07/2005 keşide tarihli 26/07/2005 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli olmak üzere 2 adet bonoyu davalı ... tarafından tanzim edilerek davacıya verildiği, diğer üreticiler ile davacılara zeytin bedellerinin ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ceza soruşturması açılıp, Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı, Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinde 2007/281 Esas sayılı ceza davaları açıldığı, buna rağmen davacı alacağının ödenmemesi üzerine, 2 adet senet bedeli 20.000 TL alacağın tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin bu dosyası ile birleşen Mudanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında, davacının Mudanya ilçesi Zeytinbağı Köyünde zeytin üreticisi olduğu, davalıların ise zeytin üreticilerinden toptan zeytin satın alarak zeytin toptan satış ve pazarlama ticari faaliyetinde bulundukları, davalıların Bursa- Gemlik ve İznik Köylerindeki üreticilerden birlikte hareket ederek toptan zeytin satın aldıkları, davalıların davacıdan 9936 kg siyah salamura sofralık zeytin karşılığında; 01/06/2005 keşide tarihli 30/08/2005 vade tarihli 21.140,00 TL bedelli ve 05/07/2005 keşide tarihli 23/08/2005 vade tarihli 21.000,00 TL bedelli olmak üzere 2 adet bonoyu davalı ... tarafından tanzim edilerek davacıya verildiği, diğer üreticiler ile davacılara zeytin bedellerinin ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ceza soruşturması açılıp, Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı, Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinde 2007/281 Esas sayılı ceza davaları açıldığı, buna rağmen davacı alacağının ödenmemesi üzerine, 2 adet senet bedeli 42.140.000 TL alacağın tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalılar vekili ise, müvekkillerinin bonoyu tanzim eden ... ile birlikte hareket etmediklerini, davacının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğu, davacıdan zeytin teslim almadıklarını, bu nedenle zeytin bedelinden sorumlu olmadıklarından; hakkındaki davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda; Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının sonucu beklenilerek; yargılamaya devam edilmiştir. Sonucu beklenilen Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanık ... ve ...'ın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bir kısım müştekiler yönünden 7 yıl 6 aylık zaman aşımı süresi dolmuş olduğundan; davanın düşürülmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 23.CD nin 12/10/2015 tarih ve 2015/11411-2015/4977 E/K sayılı ilamı ile ONAYLANARAK KESİNLEŞTİĞİ anlaşılmıştır. Ceza Mahkemesi dosyasında yapılan yargılama toplanılan deliller ve Yargıtay onama ilamına göre; davalılar ... ve ... ile davalı ...'ın yetkilisi ve ortağı olduğu ... Paz. Kom. Şti nin birlikte hareket ederek ... aracılığı ile davacılar ile diğer zeytin üreticilerinden zeytin topladıkları anlaşılmıştır. Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 05/11/2012 tarih ve ...-2012/428 E/K sayılı kararının gerekçesinde belirtildiği gibi; ''...Tüm bu hususlar göz önüne alındığında sanık ... tarafından verilen vekaletname uyarınca sanık ...'un şirket vekili gibi hareket ettiği, sanıkların katılana zeytinleri şirketin faaliyeti kapsamında satın alıp şirketin adı, ticaret ünvanı ve sermayesi göz önüne alındığında, katılan üzerinde güven telkin ettikleri, katılanın üzerinde inandırıcılık sağladıkları, yaşlılığı ile satış sırasında yalnızlığından da istifade ederek dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdikleri, buna göre sanıkların eylemlerinin tacir veya şirket üreticilerinin gerçekleştirdiği dolandırıcılık suçunu oluşturduğu sonucuna ulaşıldığından; her iki sanığın katılana yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir...'' belirtilerek; davacıdan zeytin toplayan ve satın alan sanıkların birlikte hareket ettikleri, bonoyu tanzim eden ...'ın davalı ... ve davalı şirketin vekili olarak hareket ettiği, her üç davalının da birlikte hareket ederek davacıdan zeytin satın aldıkları, diğer davalıların adına vekaleten hareket eden ...'ın düzenlediği bonolardan diğer davalıların da birlikte müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmış olup; Yargıtay 23. CD nin 12/10/2015 tarihli onama ilamında da; ''....... Pazarlama Adi Kom. Şti'nin sahibi olan sanık ... Demir ayak ile vekaletname uyarınca anılan şirketin yetkilisi olan ... ve şirketin sanık ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek şirketin faaliyetleri kapsamında katılanların ürettikleri zeytinleri şirket adına sözde imzaladıkları senetler karşılığında teslim aldıktan sonra ilçedeki işyerilerini kapatarak; olay yerinde ayrılıp katılanlara paralarını ödememek sureti ile haksız menfaat temin ettiklerinin...'' kabul edilerek, sanıkların davacıdan ve diğer zeytin üreticilerinden zeytin topladıkları, satın aldıkları zeytinlerin parasını ödemedikleri dosyadaki kanıt ve belgeler, bono fotokopileri ve ceza yargılaması ile ceza dosyası kapsamı ile açıklığa kavuşmuştur. Davacı ... Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, davada katılan sıfatı ile yer aldıkları, 42.000 TL lik zeytin verdiğini, iki tane senet aldığını ve eniştesi ... ve şirketi aına aldığını ve dolandırıldığını ileri sürerek; davaya müdahil olarak katıldıkları anlaşılmıştır. Davacı ... Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, davada katılan sıfatı ile yer aldıkları, davalı ...' ı tanımadığını, kendisinin 4.200 kg zeytin aldığını, 10.000 TL bedelli iki adet senet aldığını, davalı ... ve ... dolandırıldığını ileri sürerek; davaya müdahil olarak katıldıkları anlaşılmıştır. Davacı ... Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, davada katılan sıfatı ile yer aldıkları, davalı ...'a 10.000 TL lik zeytin verdiğini, davalı ...' ı bir arkadaşının önerdiğini, tanımadığını, şirket adına hareket ettiğini, ...' ın eniştesi olduğunu, davalı ... ve ... dolandırıldığını ileri sürerek; davaya müdahil olarak katıldıkları anlaşılmıştır. Diğer yandan Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Hukuk Mahkemesine etkisi yönünden düzenlemelere değinmekte fayda bulunmaktadır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53.maddesi hükmünde; "Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin failinin temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka, ceza mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez." denilmektedir. Aynı düzenleme, yeni Türk Borçlar Kanununun 74.maddesi hükmünde de; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” şeklinde önceki kanuna paralel bir şekilde düzenlenmiştir. Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak beraat kararı dahi olsa ceza mahkemesince belirlenmiş maddi olgunun hukuk mahkemesini bağlı olup olmadığı yönünden Yargıtay içtihatlarına bakıldığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2016/8116 Esas ve 2018/605 Karar sayılı Kararında vurgulandığı üzere " 6098 sayılı TBK'nun 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. " mahkeme beraat kararı ile bağlı olmasa da maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı vurgulanmıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/9541 Esas ve 2018/120 karar sayılı kararında" Ceza mahkemesince delil yetersizliğine dayalı olmayan beraat kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde bu karar, kısmen veya tamamen aynı olan eylemler bakımından hukuk hakimini bağlayacaktır. Kısmen veya tamamen aynı maddi olgulara dayalı olan iki farklı mahkeme kararının ortaya çıkmasının adalete duyulan güveni zedeleyeceği de kuşkusuz olup, mahkemelere güvenin sağlanması bakımından ceza davasının sonucunun beklenmesi, karar verilmiş ise ceza dosyası ve kesinleşmiş ilamı getirtilerek, 818 sayılı BK'nın 53. maddesi (TBK'nın 74. maddesi) kapsamında incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin olarak eksik inceleme ve araştırma yapılması doğru görülmemiştir." delil yetersizliğine dayalı olmayan beraat kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi halinde bu karar kısmen veya tamamen aynı olan eylemler bakımından hukuk hakimini bağlayacağı vurgulanmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2017/15056 Esas ve 2017/17040 Karar sayılı Kararında :Ceza Mahkemesi kararlarının, Hukuk Mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen TBK'nın 74.maddesinde; (BK. 53) hakimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı bulunmadığı, aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hakimini bağlamadığı düzenlenmiş ise de;Ceza Mahkemesi tarafından maddi vakıaya ilişkin yapılan tespit ile Hukuk Hakimi bağlı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/6166 Esas ve 2017/11880 Karar sayılı Kararında "6098 sayılı TBK.'nun 74. maddesi uyarınca, hukuk hakiminin ceza mahkemesince belirlenen maddi olgu ile bağlıdır." hukuk hakimi ceza mahkemesinde verilen maddi olgu ile bağlı olduğu vurgulanmıştır. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/520 Esas ve 2014/435 Kararı üzerine başvurulan temyiz incelemesinde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/6306 Esas ve 2017/11391 Karar sayılı kararında "Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi, TBK'nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. TBK'nın 74.maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir" Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak Ceza Mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun Hukuk Mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Y.H.G.K. 11.10.1989 gün ve E.1989/11-373, K.472 sayılı ilamı). Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından Ceza Hâkiminin Hukuk Hâkiminden çok daha elverişli konumda bulunmasıdır. O halde bir Ceza Mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki Hukuk Mahkemesinde de kesin delil oluşturacağı açıktır (Hukuk Genel Kurulu - 2008/4-564 E, 2008/536 K.)." Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada Yargıtay bozma kararında açıkça vurgulandığı üzere ceza mahkemesinin maddi olgulara göre kesinleşmiş saptamasının kesin delil olduğu açıklanmıştır. Aynı zamanda benzer olayda mahkememizin ... Esas ve ...................Karar sayılı Kararında verilen karar ile dosya istinaf yoluna başvurulmuş İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2017/1337 Esas 2017/3888 Karar sayılı kararında: Her ne kadar Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin davalılar hakkındaki 17.01.2017 tarihli kararına karşı istinaf isteminde bulunulmuş ise de, davalı gerçek kişiler ... ve ... haklarında, davacıları dolandırmak suçundan dolayı Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 12.10.2015 tarih ve 2015/11411 Esas, 2015/4977 Karar sayılı onama ilamı ile kesinleşen mahkumiyet kararı ile tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesinin istinaf konusu kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf istemlerinin reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir. O halde yukarıdaki açıklamalar toplanan deliller ve Yargıtay İçtihatları ışığından, Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamına göre; davalıların birlikte hareket ederek, fikir ve eylem birliği içerisinde davacıdan ve birleşen dosya davacılarından siyah salamura sofralık zeytin satın aldıkları karşılığında, davacı ...'e , borçlusu ... olan, 12/02/2005 keşide tarihli 26/04/2005 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli 1 adet bono, birleşen dosya davacısı ...'a 15/05/2005 keşide tarihli 19/07/2005 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 02/07/2005 keşide tarihli 26/07/2005 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli olmak üzere 2 adet bono, birleşen davacı ...' a 01/06/2005 keşide tarihli 30/08/2005 vade tarihli 21.140,00 TL bedelli ve 05/07/2005 keşide tarihli 23/08/2005 vade tarihli 21.000,00 TL bedelli olmak üzere 2 adet bono verildiği bu bonodaki imzalara itiraz edilmediği ancak davacılara bono bedellerini ödemediklerinin anlaşıldığı ve davalılar hakkında dava konusu bonolarla ilgili açılan dolandırıcılık suçundan Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının kesinleştiği ve bu dosyada davalıların birlikte hareket ettiğinin saptandığı ve bu maddi olguların kesin delil oluşturduğu, her ne kadar davacı tarafından Ceza Mahkemesinde Kadriye Sönmezin şikayetten feragat dilekçesi sunulmuş ve kanun yararına bozma sonucunun beklenmesini talep etmiş ise de dilekçesinin içeriği ve ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararının halen geçerli olduğu bozulmadığından itibar edilmeyerek ve davacının usulune uygun sunduğu ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Mahkememizin bu dosyası ile birleşen Mudanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ................ esas sayılı dosyası yönünden; (a)-Davanın Kabulü ile, 10.000,00 Tl alacağın 6.000 TL kısmının 26/04/2005 tarihinden itibaren, 4.000,00 TL kısmının 11/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak bu dosya davacısına verilmesine, (b)-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 115,20 TL harç ve ıslah harcı 54 TL'nin mahsubu ile bakiye 513,9 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (c)-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 244,30 TL yargılama gideri ve 115,20 TL peşin harç ve 54 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 413,5 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, (d)-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, (e)-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, (f)-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, 2-Mahkememizin bu dosyası ile birleşen Mudanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ............. esas sayılı dosyası yönünden; (a)-Davanın Kabulü ile, 20.000,00 Tl alacağın 6.000 TL kısmının 26/07/2005 tarihinden itibaren, 14.000,00 TL kısmının 11/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak bu dosya davacısına verilmesine, (b)-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1366,2 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 115,20 TL harç ve ıslah harcı 189 TL'nin mahsubu ile bakiye 1062 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (c)- Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 61 TL yargılama gideri ve 115,20 TL peşin harç ve 54 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 230,2 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, (d)-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, (e)-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, (f)-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, 3-Mahkememizin bu dosyası ile birleşen Mudanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden; (a)-Davanın Kabulü ile, 42.140,00 Tl alacağın 6.000 TL kısmının 30/08/2007 tarihinden itibaren, 36.140,00 TL kısmının 11/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak bu dosya davacısına verilmesine, (b)-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2878,58. TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 116,20 TL harç ve ıslah harcı 488 TL harcın mahsubu ile bakiye 2274,38 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (c)-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 70 TL yargılama gideri ve 116,20 TL peşin harç ve 488 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 674,2 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, (d)-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, (e)-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.985,40 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, (f)-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı asil ve vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.