İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/394 E. 2019/1171 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/394
- Karar No
- 2019/1171
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/394 Esas KARAR NO : 2019/1171 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... İNŞAAT TEKSTİL VE DIŞ TİCARET SAN. VE TİC. A.Ş. - Millet Mah. 1. Vicdan Sok. N:13/1 Yıldırım/BURSA VEKİLİ : Av. ... - Ulubatlı Hasan Bulvarı No:106 Karasu İş Merkezi Kat:1 D:1-2 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... - T.C.N... - Üçevler Mah. Zincirlikuyu Cad. N:01 Alanyurt İnegöl/BURSA VEKİLİ : Av. ... - Varlık Mahallesi Beypazarı Caddesi No:7/5 - Yenimahalle Yenimahalle/ ANKARA DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 20/03/2017 KARAR TARİHİ : 18/07/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/08/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı arasında 2014-2015 yılından beri süre gelen ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirket ile davalı arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalı tarafça hiçbir sebep gösterilmeksizin ve hukuki gerekçeye dayanılmaksızın icra takibine haksız yere itiraz edildiğini, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesiyle davanın haklılığının ortaya çıkacağını, bu sebeplerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alcağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin alacaklıya takibe konu herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın işbu itirazının iptali davasına konu icra takibine dayanağı cari hesap ekstresi olduğunu iddia ettiğini, taraflar arasında geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline fatura ve irsaliye karşılığı teslim edilmiş bir malzemenin de söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap ekstresine dayalı olarak 09/03/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 11/03/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 14/03/2017 tarihinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir. Davalının yetki itirazına yönelik mahkememizin 25/09/2018 tarihli celse de 2 nolu ara karar ile reddine karar verilmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 27/08/2018 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı ...'nin Alıcılar Alt hesabı altında 120 00 472 ... hesabı altında kayıtlarının tutulduğu 09/03/2017 başvuru harç tarihli ilamsız takipte ödeme emri tarihi ve 20/03/2017 dava tarihi itabiryel davacı firmanın kayıtlarında davalı ...'nin 179.225,78 TL borçlu olduğu, davacı şirketin ilamsız takipte ödeme emri ekinde ibraz ettiği 19/10/2016 düzenleme tarihli cari hesap ekstresinde en son işlem hareketinin 21/06/2016 tarihi olduğu, ibraz edilen ekstrede de davacı firmanın kayıtlarında davalı ...'den 179.225,78 TL alacaklı olduğu, davacı firmanın 09/03/2017 tarihli ödeme emrinde ise davalı ...'den 100.000 Tl asıl alacak talebinde bulunduğu mütalaa edilmiştir. İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) talimat yazılarak, davalı şirket defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Talimat mahkemesi tarafından davalı şirkete tebligat yapılmış olup, davalı tarafça herhangi bir defter sunulmadığından talimat bila ikmal iade edilmiştir. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 27/08/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalıya yapılan ticari defterleri sunması için usulune uygun davetiye ve talimatlara rağmen davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/16599 Esas ve 2014/17323 Karar, 2016/6647 Esas ve 2017/7274 Karar sayılı Kararlarında vurgulandığı üzere ) davanın kabulu ile itirazın iptali ile takibinde devamına davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, davalının Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-İİKnun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20si olan 20.000 Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.207,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.623,25 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 350,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 164,13 TL olmak üzere toplam 514,13 TL yargılama gideri ve 1.207,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.721,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 10.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/07/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.