İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/136 E. 2018/1601 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/136
- Karar No
- 2018/1601
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2- VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/01/2017 KARAR TARİHİ : 11/12/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/01/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'nün davalılardan ...'in keşideci olduğu Vakıfbank Yıldız Şubesine ait Ankara keşide yerli, 20/06/2016 vadeli 120.000 TL bedelli 0014096 çek nolu, diğer davalı ... Dekorasyon ve İnş. Tic. Ltd. Şti ve dava dışı... Restorasyon Proje İnş. Taah. Turz. San. Tic. Ltd. Şti'nin ciranta olduğu çekle ilgili olarak Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasıya alınan ihtiyati haciz kararı gereğince Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine geçildiğini, müvekkilince başlatılan icra takibine karşı davalı borçlu taraflarca 29/07/2016 tarihli dilekçeyle yapılan itiraz neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlulara icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde takip konusu çekteki imzanın kendisine ait olmadığı, bu nedenle ödeme emrinin tebliğine müteakip imzaya ve borca itiraz davası açılacağını belirttiklerini, davalı tarafın imza itirazını kabul anlamına gelmemekle birlikte dilekçe ekinde sunulan davalıya ait imza sirküleri suretinden de çıplak gözle dahi rahatlıkla görülebileceği üzere takip konusu çek üzerindeki imzanın davalıya ait olduğunu, davalı tarafın takip konusu çek bedelini ödemediğini, çekin bedelinin ödendiğinin davalı tarafça yazılı delil ve ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, davalı tarafça takip konusu çekin ödendiğine dair yazılı herhangi bir belgenin sunulmasının söz konusu olmadığını, zira takip konusu çekin bedeli olan 120.000 Tlnin ödenmediğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak müvekkilinin alacağını geciktirmek amacıyla haksız takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile Buras 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, müvekkilinin alacağını geciktirmek amacıyla Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet veren borçlular aleyhine alacağın %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekili Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı kararı ile verilen ihtiyati haciz kararı ile 26/07/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığını ve 27/07/2016 tarihinde davalılara ait bir kısım taşınırların haczedildiğini, davalılar vekili olarak uyap üzerinden icra müdürlüğüne gönderdikleri itiraz dilekçesi ile her iki borçlu yönünden imzaya itiraz ettiklerini ayrıca icra emri tebliğ edildiğinde dava açacaklarını beyan ettiklerini, icraya konu çek üzerindeki imzaların keşideci ...'e ait olmadığını, her iki davacı yönünden imzaya itiraz ettiklerini, davacı ...'in ve ...'ın ciranta olan diğer borçlu... Ltd. Şti ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, çek sureti, Ankara 47. Noterliğinin 30/12/2014 tarihli, 44443 yevmiye nolu imza sirküleri, imza örnekleri, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından Vakıfbank Yıldız Şubesine ait 120.000 TL bedelli 20/06/2016 keşide tarihli keşidecisi ve lehtarın davalılar olduğu çek' e dayalı olarak 14/07/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 29/07/2016 tarihinde borca ve çekteki imzaya itiraz etmiştir. Davalı şirket temsilcisi ...' in 17/05/2018 tarihli celsedeki beyanında, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını imzayı inkar etmiştir. Dava konusu icra takibine dayanak çek aslının davacı tarafından sunulmadığı gibi icra müdürlüğüne müzekkere yazılmış çek aslının olmadığı bildirilmiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve Dairemizin istikrar bulan kararlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamaz. “imzaya itirazda ispat külfeti alacaklıya aittir”(HGK'nun 26.04.2006 tarih, 2006/12-223 E.-2006/235 K.) Diğer bir deyişle, alacaklı, takip dayanağı çekte borçluya atfen atılı imzanın onun eli ürünü olduğunu, itiraz halinde ispat etmek zorundadır. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasına konu Vakıfbank Yıldız Şubesine ait 120.000 TL bedelli 20/06/2016 keşide tarihli keşidecisi ve lehtarın davalılar olduğu çek' e dayalı alacaklı olduğunu ayrıca 11/12/2018 tarihli celse de davacı vekili tarafından davanın ıslah edilerek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talebinin de olduğu beyan edilmekle, davalı tarafça çekteki imzaya itiraz edildiği, imzaya itirazın mutlak def' i olup takip başlatılırken çek aslının alacaklı tarafça sunulması gerekir.Alacaklı çek aslının istenmesi halinde her zaman ibraz etmekle yükümlüdür. Bu durumda çek aslının bulunamaması halinde sorumluluk alacaklıdadır. Dolayısıyla çek aslının ibraz edilmediğinden itirazın iptali ve sebepsiz zenginleşmeye konu çekin varlığından da söz edilemeyeceği ve fotokopi belge üzerinde de imza incelemesi yapılamayacağından davacının çek sebebiyle alacağın ispat edilmediğinden açılan davanın reddine, davacının icra takibinin başlatılmasında kötü niyetli hareket ettiğinin sabit olmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından REDDİNE, 2-Davalılar vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.449,30 TL'den mahsubu ile bakiye 1.413,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına,, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 12.350,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.