İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1347 E. 2018/1604 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1347
- Karar No
- 2018/1604
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/10/2016 KARAR TARİHİ : 11/12/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/01/2019 Mahkememize tevzi edilen Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ... Yemek Üretim ve Hizmetleri A.Ş.'nin dünyada 50'den fazla ülkeye hizmet veren sunan ... Grup bünyesinde yer aldığını, Türkiye genelinde ülkenin önde gelen şirketlerine 1987 tarihinden bu yana hizmet sunduğunu ve sektörün önde gelen şirketleri arasında yer oldığını, bu hizmetleri kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı borçlu ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'ye de yemek hizmeti verdiğini, bu kapsamda müvekkili davacı ile davalı arasında borçlu davalı şirkete yemek hizmeti sağlanması konusunda ticari bir ilişki kurulduğunu, verilen bu hizmet karşılığında davalı şirketin kendisine faturalandırılarak tebliğ edilen hizmet bedellerini ödemekle yükümlü olduğunu, bu kapsamda muhataba sözlü veyazılı olarak yapılan bildirimlere ve taleplere rağmen davalı borçlu müvekkili tarafından ifa edilen hizmetler karşılığında ödemeyi taahhüt ettiği hizmet bedellerini ödemediğini, davalı borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığnıdan bahisle alacağın tamamına ve ferilerine itiraz edildiğini, davalının söz konusu cari hesap alacağının iş ilişkisinin ve borcun neye dayandığını ve ne şekilde faturalandırıldığını gayet iyi bildiğini, bu hususun müvekkili şirketin ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile açığa çıkacağını, bu nedenlerle müvekkili şirketin taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı şimdilik 1.000 TL tutarındaki alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, ıslah dilekçesi, beyan dilekçesi, SGK kayıtları, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, davacı tarafından davalıya verilen yemek hizmeti sebebiyle düzenlenen fatura dayalı alacak istemine ilişkindir. Davalı tarafın ticari defterleri talep edilmiş olup, davalı taraf inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini sunmamıştır. Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. Talimat mahkemesince seçilen Mali müşavir bilirkişinin 29/05/2018 tarihli raporunda özetle: Davacı tarafın yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, yevmiye defterinin de kanunda öngörülen kapanış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, davacının yevmiye defterinde davacının davaya konu ettiği alacağının kaydın yevmiye defterine işlenmiş olduğunu, davacının yasal defterlerinde davalıdan toplam alacağının 4.813,34 Tl olduğunun tespit edildiği ancak 2.063,34 TLlik kısmı takibe konu ettiği tespit edildiği mütalaa edilmiştir. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete yemek hizmeti verdiği ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 29/05/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi ticari defterlerin sunulması sunulmadığı takdirde davacı vekilinin HMK' nın 220/son maddesi uyarınca davalının beyanlarının kabul edileceğine dair davetiyeye de cevap verilmediğinden, davacının beyanlarına itibar edilerek 1000 TL alacak yönünde davanın kabulu ile her ne kadar davacı tarafından ıslah dilekçesi sunulmuş ise de ıslah harcının yatırılmadığından ıslahın hiç yapılmamış sayılacağından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ ile, 1.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 24/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı vekilinin ıslah dilekçesinin ıslah harcının yatırılmadığından, ıslahın hiç yapılmamış sayılmasına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 68,31 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 39,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 350,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 222,80 TL olmak üzere toplam 572,80 TL yargılama gideri ve 68,31 TL peşin harç olmak üzere toplam 641,11 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT 13/2. maddesine göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.