İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1248 E. 2018/1741 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1248
- Karar No
- 2018/1741
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2016 KARAR TARİHİ : 27/12/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında yapılan ticari mal alışverişi neticesinde davalıdan alacağının tahsili için mutabakata varıdlığını, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlattığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı, icra dairesine sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde; borca ve ferilerine itiraz ettiğini bildirilmiştir. KANITLAR: İcra dairesi, irsaliyeli fatura, mutabakat formu, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 6.165,50-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Davalı tarafa ticari defterlerini sunmak üzere 31/01/2017 tarihli celsede verilen ara karar gereğince süre verildiği ancak davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi davacı ticari defter kayıtlarının aksini ispata yarar nitelikte herhangi bir delil ibraz etmediği anlaşılmaktadır. Alınan 10/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacının sunmuş olduğu 2016 yılı ticari defterlerinin beratlarının mecut olduğu ve beratlarının yasal süreleri içerisinde yaptırılmış olduğu, davacı ile davalı arasında mal/hizmet alım satımına dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı ticari defter ve kayıtlarında davacının davalıdan 6.150,50-TL alacaklı olarak gözüktüğü, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların irsaliyeli fatura niteliğinde olduğu ve faturalardan 14/04/2016 tarihli 085178 nolu 5.782,50-TL bedelli fatura altında bulunan teslim alan kısmındaki ismin okunmadığ ancak imzanın mevcut olduğunun belirlendiği, 05/05/2016 tarihli fatura altında bulunan teslim alan kısmında ... isim ve imzasının mevcut olduğu, ...'nin davalı şirket yetkilisi yada çalışanı olduğu hususunun dosya kapsamından anlaşılamadığı, taraflar arasında yapılmış, davalı şirket kaşe ve imzasını da taşıyan 30/04/2016 tarihli belgede, 5.782,00-TL tutar üzerinde mutabık kalındğı, bu tutarın dönem olarak 14/04/2016 tarihli fatura miktarına denk gelmesi nedeniyle davacının 14/04/2016 tarihli 085178 numaralı fatura ve faturanın içeriğini oluşturan malları davalıya teslim ettiğini kanıtlayıp kanıtlayamadığı hhususuunun takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacı tarafından ... ve ismi okunmayan 14/04/2016 tarihli faturadaki imzanını davalı şirket yetkilisi yada çalışanına ait oludğu hususu davacı tarafından kanıtlanamamasına rağmen davacının 14/04/2016 tarihli 085178 nolu 2.872,00-TL bedelli faturanın ve faturanın içeriğini oluşturan malların davalıya tesliminin kanıtlanmış olduğu kanaatine varılması durumunda davacının davalıdan olan alcağının 5.782,00-TL kadar olabileceği, davacı tarafından ... ve ismi okunmayan 14/04/2016 tarihli faturadaki imzanın davalı şirket yetkilisi yada çalışanına ait olduğu husus udavacı tarafından kanıtlanması davalının da geçerli bir ödeme belgesini ibraz etmemesi durumunda davacının davalıdan olan alacağının 6.165,50-TL kadar olabileceği bildirilmiştir. Mahkememizce SGK'ya müzekkere yazılarak 05/05/2016 tarihi itibariyle davalı şirkette ... isimli bir çalışanın olup olmadığının tespit edilerek mahkememize bildirilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabında ...'nin 24/09/2013-22/08/2016 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı bildirilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, tarafların ticari defterleri incelenmesi için mahkememizce bilirkişi incelemesine karar verildiği, davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, davacı defterlerine göre alacak tutarının 6.165,50-TL olduğu anlaşılmakla kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulu ile icra takibinin bu miktar üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bursa 19.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, 2-İİK 67. Maddesi gereğince asıl alacağın %20 oranında hesaplanan 1.233,10-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 421,17-TL harçtan peşin alınan 105,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 315,87-TL harcın davalıdan tahsiline, 4-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 560,00-TL yargılama gideri ile peşin alınan 105,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı yararına ölçümlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır