İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1109 E. 2018/267 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1109
- Karar No
- 2018/267
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2016 KARAR TARİHİ : 22/02/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/03/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin borçlu şirket hesap alacağının tahsili amacıyla Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, borçlu tarafın icra dosyasında borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, borçlunun haksız ve mesnetsiz takibi sürüncemede bırakmaya yönelik itirazının iptaline takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davacı firma ile 2015 yılında müteadit şantiyelerde nakliye ve vinç hizmeti hususunda iş yapıldığını ve yapılan işlerin tamamının bedelinin davacı firmaya fazlası ile ödendiğini, davacı şirketin hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, bu durumun her iki tarafın defter kayıtlarından da anlaşılacağını, davacı tarafın hiçbir alacağının olmadığını, ödenmiş tüm faturaların müstenidatı olan vinç sözleşmelerinde şirketin hiçbir yetkilisi veya elemanının imzasının olmadığını, esasen faturaların ödenebilmesi için yapılan işin niteliği, süresi, bilgelirin şirketçe teyit edilmesi gerektiğini, ancak duyulan güvene istinaden bu hususların hiçbirinin aranmadan ödemelerin yapıldığını, sonuç olarak davacı tarafa doğmuş ve doğacak hiçbir borçlarının olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap, ikinci cevap, tarafların beyanı, Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak 18/02/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 22/02/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 23/02/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterler üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme gününde hazır edilmesi talep edilmiş ve taraflarca ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 19/12/2017 tarihli raporunda özetle: Tarafların tacir oldukları ve aralarında düzenlenmiş herhangi bir ticari sözleşmenin bulunmadığını, davacının 2015-2016 yıllarına ait ticari defter ve beratları ile defterlere yazılması gereken işlemlere ait kayıtlarla ilgili beratların 1. Sıra nolu elektronik defter genel tebliğine uygun olarak oluşturulduğunu, davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.183,40 TL alacaklı olduğunu, davalının 2016 yılı ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve sahibi adına delil olma özelliğine sahip olduğu, davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 04/02/2016 tarihi itibariyle 114,60 TL alacaklı gözüktüğünü, davacı kayıtlarında gözüktüğü halde davalı kayıtlarında yer almayan ve davalı adına düzenlenen iki adet fatura toplamı olan 1.298,00 TLnin davalının borcuna ilave edilmesi halinde davalının davacıya olan borcunun 1.183,00 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete nakliye ve vinç hizmeti verdiği ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın 2016 yılı ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu kesin delil olduğu, cari hesaba konu 2 adet 1.298 TL toplamda faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturalara konu hizmetin verilmesine dair sözleşme veya teslime ilişkin davacı tarafından belge sunulmadığı, davacı ile davalı arasında faturalara konu akti ilişkinin olduğunun ispat yükünün davacıda olduğu ve sunulan belgeler ile ispat edilmediği, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 18/12/2017 tarihli bilirkişi raporu, davacının düzenlediği 2 adet faturanın davalıda kayıtlı olmadığı ve verilen hizmetin teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilemediğinden icra takibine konu alacak yönünden sübut bulmayan davanın reddine, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Davacının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 6,70 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2018 yılı itibariyle 3.560,00 Tl kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.